İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/395 E. 2025/1034 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/395
- Karar No
- 2025/1034
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/395 Esas KARAR NO : 2025/1034
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 03/05/2024
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ..... Esas ..... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 03/07/2024 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 K. YAZIM TARİHİ : 10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; 08.07.2021 tarihinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan malların nakliyesi sırasında zarar meydana geldiğini, zararın meydana gelmesinde davalı tarafın kusurlu olduğunu, meydana gelen zarar neticesinde müvekkili sigorta şirketi tarafından 14.10.2021 tarihinde 3.904,42 Euro tazminat ödendiğini, tazminatın bir kısmının davalının sigortacısı tarafından karşılanmış olup 500 Euro tutarında rücu edildiğini, müvekkili şirket tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraftan TTK m.1481 kapsamında rücuen tazmin etme zorunluluğunun doğduğunu, meydana gelen zarar miktarının ve kusurfrücu durumunun ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22/17. maddesi uyarınca eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğunu, “Yargıtay ..... HD. ..... E. / .... K." sayılı kararının da bu yönde olduğunu, belirterek, müvekkili tarafça arz ve izah edilen nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 500 Euro takip toplamı üzerinden fiili ödeme tarihinde TCMB efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek devam ile sigorta tazminatının ödeme tarihi olan 14.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi olan faiziyle birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının 9020'sinden aşağı olmamak kaydıyla İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Müvekkili şirket adına kayıtlı araçların .... CMR Sigorta Poliçesi'nin, ..... poliçe numarası ile ..... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapıldığını, bu sebeple hiçbir suretle kabul anlamına gelmemekle birlikte huzurdaki yargılama konusu hasar sebebiyle davalı müvekkili şirketin kusurlu çıkması durumunda oluşan zararın ..... Sigortasını yapan .... Sigorta Anonim Şirketi tarafından karşılanacağını, dolayısıyla ..... Sigorta Anonim Şirketine HMK'nın 61. Maddesi gereği yanlarında davaya katılması için davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasından açmış olduğu davada huzurdaki dava konusu taşıma sebebiyle aynı sigortalıya ait aynı yükte oluşan hasarın tazminini aynı eksper raporuna dayanarak talep ettiğini, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasında yükte oluşan hasar tutarının tamamının tazmininin talep edilmiş olmasına rağmen huzurdaki dosyada da 500-00-Euro tutarında ayrıca bir talepte bulunulduğunu, bu sebeple derdestlik itirazları bulunmakla Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. sayılı dosyasının celp edilerek itirazları doğrultusunda huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, huzurdaki davaya konu hasarın 08.07.2021 tarihinde meydana geldiğini, ancak CMR Sözleşmesi madde 32 gereğince davanın bir yıl içinde açılması gerektiğinden CMR Sözleşmesi kapsamında incelendiğinde davacı tarafın talep etmiş olduğu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple zamanaşımı defini öne sürmekle davanın bu yönüyle de reddine karar verilmesini talep ettiklerini,davacı tarafın; davalı müvekkili şirket tarafından taşındığı iddia edilen bir emtiada oluşan hasar sebebiyle icra takibi ve akabinde huzurdaki davayı açtığını iddia etmesine rağmen ne huzurdaki dosyadaki eklerden ne de icra takibinden hasarın nerede, ne zaman, hangi plakalı araçta, ne şekilde gerçekleştiğine dair tek bir somut delil sunamadığını, dosya kapsamında yalnızca hasar ekspertiz raporu bulunduğunu, raporda emtiadaki hasarların değerlendirildiğini ancak hasarın meydana gelmesine sebep olan hususun ne olduğunun yani hasarın taşıma sebebiyle gerçekleşip gerçekleşmediğine dair herhangi bir değerlendirmenin yer almadığını, dolayısıyla mevcut deliller çerçevesinde davanın esastan da reddine karar verilmesinin gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için hasarın taşıma sırasında meydana gelmiş olabileceği değerlendirise dahi hasar gerçekleşme sebebinin ambalajlama kaynaklı olup olmadığının da tespitinin gerektiğini, nitekim CMR Konvansiyonu Madde 17/4-b ve 17/4-c gereği ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olmasından kaynaklanan hasarlardan taşımacının sorumlu tutulamayacağını, bu kapsamda müvekkili şirketin hasar sebebiyle sorumlu tutulabilmesi için ayrıca hasarın kötü ambalajlama sebebiyle meydana gelmediğinin de ispatlanmasının gerektiğini, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalıya yaptığı ödeme hatır ödemesi (ex gratia ödeme) niteliğinde olduğundan davacının halefiyete bağlı rücu hakkının bulunmadığını, bu sebeple de davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesi ile her ne kadar ticari temerrüt faizi talebinde bulunmuş ise de 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi göz önüne alındığında davacının ticari temerrüt faizi talebinin de reddine karar verilmesinin gerekeceğini, ayrıca dava konusu zararın tespiti yargılamaya muhtaç nitelikte olduğundan alacağın likit olmadığını, bu sebeple de davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmesinin gerektiğini beyanla müvekkili tarafça açıklanan nedenler ve re'sen dikkate alınacak hususlar dahilinde; davanın, davalı müvekkili şirket adına kayıtlı araçlara ..... CMR Sigorta Poliçesini yapan ..... Sigorta Anonim Şirketine (Vergi No: .....) İhbarına, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasından huzurdaki davaya konu tutarı da kapsayacak şekilde talepte bulunulduğundan derdestlik sebebiyle huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davanın esastan reddine, icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak başlayan davacının, davalı müvekkiline reddolunan miktarın % 20'sinden az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.07.2021 Tarihinde müvekkilinin şirketi nezdinde sigortalı bulunan malların davalı sorumluluğunda gerçekleştirilen nakliyesi sırasında zarar meydana geldiğini, zararın meydana gelmesinde davalı tarafın kusurlu olduğunu, meydana gelen zarar neticesinde müvekkil sigorta şirketi tarafından 11.11.2021 tarihinde ödenen tazminat 38.592,51 TL tutarında rücu edildiğini, müvekkili şirket tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraftan TTK m.1481 kapsamında rücuen tazmin etme zorunluluğu doğduğunu, Davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 41.237,95 TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 11.11.2021 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf taşındığı iddia edilen bir emtiada oluşan hasar sebebiyle icra takibi açtığını ve huzurdaki davayı açtığını iddia ettiğini, dosyadaki eklerden ne de icra takibinden hasarın nerede, ne zaman, hangi plakalı araçta, ne şekilde gerçekleştiğine dair tek bir somut delil sunamadığını, dosya kapsamında yalnızca hasar ekspertiz raporu bulunduğunu, raporda emtiadaki hasarlar değerlendirilmekte olduğunu ancak hasarın meydana gelmesine sebep olan hususun ne olduğu, yani hasarın taşıma sebebiyle gerçekleşip gerçekleşmediğine dair herhangi bir değerlendirme yer almadığını, dolayısıyla mevcut deliller çerçevesinde davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, bir an için hasarın taşıma sırasında meydana gelmiş olabileceği değerlendirilse dahi hasar gerçekleşme sebebinin ambalajlama kaynaklı olup olmadığının da tespiti gerektiğini nitekim CMR Konvansiyonu Madde 17/4; "Madde 18 paragraf 2 ila 5'e uygun olmak üzere kayıp veya hasar durumları aşağıda belirtilen koşullardan bir veya bir kaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, taşımacı sorumlu tutulamayacağını bu nedenlerle davanın reddini talep etmiş ve savunmuştur. . Dava, İİK 67 vd md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişiler Taşıma uzmanı ..... ve Sigorta Uzmanı ..... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 03/03/2025 tarihli rapora göre ; ''CMR m.17/I gereği davalıların meydana gelenden zarardan sorumlu olduğu, ancak hasarın meydana gelmesinden sorumlu olan taşımacıların CMR Madde 23-3'e göre sınırlı sorumluluktan yararlanması gerekeceği, hasar gören ürünlerin brüt ağırlığının 1.508,00-kg. olduğu, CMR konvansiyonu gereği taşıyıcıya yüklenen özel çekme hakkı (SDR) cinsinden üst sorumluluk sınırının 1.508,00-kg x 8,33-SDR - 12.561,64-SDR olarak hesaplandığı, USD veya EURO cinsinden sorumluluk üst limiti Hamule (CMR) Senedinde farklı bir kur tarihi tespiti yapılmadığından, dava konusu emtianın taşıyıcıya teslim edildiği 15.06.2021 tarihindeki TCMB SDRJ/TL bilgisi üzerinden dönüştürüldüğünde, 12.561,64-SDR x 12,3154-TL - 154.701,62-TL olacağı, dosya kapsamında hesaplanan zarar tutarı, 41.237,95-TL olup; hesaplanan özel çekme hakkını(SDR) karşılayan, sınırlı sorumluluk üst limiti 154.701,62-TL 'nin altında olması sebebi ile taşıyıcının meydana gelen hasar sebebi ile sorumlu olacağı zarar tutarının 41.237,95-TL olacağı, davacı sigorta şirketi tarafından 38.592,51 TL tazminat tutarının ödendiğinin / mahsup edildiğinin cari defter incelemesi sonucunda mahkemeye ispat edilmesi halinde; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının haklarına halef olabileceği ve davacının ödemiş olduğu 38.592,51 TL tazminat tutarını TTK 1472. madde gereğince davalıdan rücuen talep edebileceği'' hususu belirtilmiştir. SMMM Bilirkişi ...., Tekstil Mühendisi ..... ve Taşıma Uzmanı ..... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 25/09/2025 tarihli rapora göre ; ''Davacının sigortalısı ..... Taşı San. A.Ş.'nin Letonya'da mukim dava dışı ..... şirketinden satın aldığı 9.280 kg elyaf iplik emtiasının akdi taşıyıcı davacının sigortalısı ..... Nakliyat ve Lojistik Hiz. Tic. Ltd. Şti. ve fiili taşıyıcı davalı ..... Lojistik Uluslararası Nakliyat İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından Letonya'dan İstanbul'a taşınması esnasında net 1.508 kg elyaf ipliğin hasarlandığı, toplam hasarlı ipliklerin hasarsız bedeli ve kurtarma işçilik bedelinin 4.208,92 Euro olduğu, 304,50 TL sovtaj değerinin tenzili sonrasında toplam 3.904,52 Euro hasar oluştuğu, akdi taşıyıcı ..... firmasının sorumluluk sigortacısı sıfatı ile tazminat ödeyen davacı .....Sigorta'nın sigortalısına ve tazminat alacaklısına halef olduğu ve davalı ile davalının taşıyıcı sorumluluk sigortacısına rücu hakkının bulunduğu, asıl davada 500 EURO tazminat talebine karşın, birleşen davada 3.904,53 EURO tüm alacak için dava sürecinde olunduğu, ancak bu davada TL cinsinden talep ve dava sürecinin işletildiği, TL cinsinden takip ve dava yoluna girmekle, davacının tekrar EURO cinsinden alacak iddiasının değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu, davacı ..... Sigorta A.Ş. inceleme günü mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmamış ve davacı yan yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, bu nedenle davacı ..... Sigortanın, dava dışı ihbar olunan ..... Sigortadan ne kadar miktarda tazminat tahsil ettiği ve ne kadar alacak bakiyesinin kaldığı tespit edilemediği, CMR taşıma süreci ve sorumluluk bakımından birleşen dosyada sunulan bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamına uygun olduğu'' hususu belirtilmiştir Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ait olan malların davalı tarafından taşınması sırasında hasar görmesi nedeniyle sigortalısına ödenen bedelin davalıdan tahsili için dava açılmıştır. Birleşen davada ve mahkememizde görülen davada yaptırılan bilirkişi incelemesinde zarar gören eşyanın bedelinin 4.208,92 Euro olduğu, 304,50 Euro sovtaj değerinin düşmesi sonrasında toplam 3.904,52 Euro hasar oluştuğunun tespiti karşısında davacının ödediği hasar bedeli ile gerçek değerin uyumlu olduğu anlaşılmış, düzenlenen belgelerden eşyaların davalı tarafından taşınması sırasında zarar görmesi nedeniyle oluşan hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğu kabul edilmiş, birleşen dosya yönünden sunulan belgelerden ana taşıyıcının ...... Şirketi olması ve söz konusu şirketin de davacının sigortalısı olması ve 38.592,51 TL'nin davacının sigortalısı ........ Şirketi borcuna mahsup edildiğinin anlaşılması ve davalının alt taşıyıcı olması nedeniyle ana taşıyıcı olan ........ Şirketi'nin davalıya rücu hakkının olması ve söz konusu miktarın ........ Şirketi ile poliçe gereği ........ Şirketi'nin alacağına mahsup edilmesi karşısında birleşen dava yönünden ödenen bedelin alt taşıyıcı olan davalıdan tahsil edilebileceği kabul edilmiş ve kalan 500 Euro'nun ise esas dava yönünden taşıma ve hasardan sorumlu olan davalıdan talep edebileceği kabul edilmiş ve bu nedenle esas davanın kabulüne, birleşen davanın ise söz konusu olayda ana taşıyıcı olan ........ Şirketi'ne ödendiği beyan edilen 38.592,51 TL yönünden kabulüne karar verilmiş, fazlaya ilişkin talep yönünden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-ESAS DAVA YÖNÜNDEN; 1-DAVANIN KABULÜNE, Davalının Büyükçekmece ..... . İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 500 Euro alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren aynı cins yabancı paraya ilişkin kamu bankalarının 1 yıllık mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA,
2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 1.195,42 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60 TL peşin/nispi harcın mahsubu sonucu bakiye 767,82 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı + 427,60 TL peşin nispi harç + 60,80 TL vekalet harcından ibaret toplam 916,00 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-a.) Davacı tarafından sarf olunan (15.000,00 TL bilirkişi ücreti + 2.334,00 TL posta/tebligat/ mü- zekkereden ibaret) 17.334,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 3.600,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yü- rürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 17.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine,
B-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davalının Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 38.592,51 TL alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA,
2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 2.636,25 TL karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 704,25 TL peşin/nispi harcının mahsubu sonucu bakiye 1.932,00 TL karar harcının davalılardan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı + 704,25 TL peşin nispi harç + 60,80 TL vekalet harcından ibaret toplam 1.192,65 TL harcın davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-a.) Davacı tarafından sarf olunan (9.000,00 TL bilirkişi ücreti + 229,00 TL posta/tebligat/ müzekkereden ibaret) 9.229,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 8.582,97 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 3.600,00 TL arabulucuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 3.348,00 TL'sinin davalıdan, 252,00 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
5-a.) Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 38.592,51 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine, b.)Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine red olunan dava değerine göre yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 2.645,44 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya ödenmesine dair,
Davacı vekili, davalı ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/11/2025
Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır