İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/380 E. 2026/179 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/380
- Karar No
- 2026/179
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/380 Esas KARAR NO : 2026/179
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 28/06/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... ili ... İlçesi ... Mahallesinde 05.11.2022 tarihinde ...’nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç karşıdan karşıya geçmekte olan ... isimli şahısa hızlı bir şekilde çarptığını ve şahsın ölümüne sebebiyet verdiğini, meydana gelen Trafik Kazasında ... plakalı araç sürücüsünün yerleşim yerinde ki hız limitinin ihlal etmesi sebebiyle araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, sürücünün 2918 sayılı K.T.K'nın 52/1-a maddesini ihlal ettiği sabit olup kaza tutanağa göre sürücü yerleşim yeri içi azami hız limitinin 30 km olduğu kuralına uymadığı bu sebeple kazanın oluşumunda kusurlu olduğu tespit edildiğini, kazanın meydana geldiği yer yerleşim yeri olduğunu, azami hız limitinin saatte 30 km olan bir yer olduğunu, sürücünün Sulh Ceza Hakimi sorgusunda verdiği beyanda ortalama hızının en az 80 km olduğunu belirttiğini,... öldüğünde 25 yaşında olduğunu, vefatı sebebiyle geriye 17 Temmuz 1968 doğumlu babası ve 13 kasım 1971 doğumlu annesi mirasçı olarak kaldıklarını, yetişkin çocuklarının ölümüyle 1968 doğumlu baba ve 1971 doğumlu anne çocuklarının desteğinden yoksun kaldıklarını, destekten yoksun kalan davacı anne ve baba için 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesine göre belirlenecek maddi tazminat tutarının hüküm altına alınması talebinde bulunduklarını, yetişkin oğullarının beklenmedik ölümüyle anne ve baba, içinde kaldıklarını, özellikle yaşlılık yıllarında onları koruyup kollayacak, bakıp gözetecek bir manevi destekten yoksun kaldıklarını, yargılama sırasında toplanacak delillere ve maddi tazminata ilişkin hesap sonucuna , zarar ve kapsamı belli olduktan sonra açıklanacak manevi tazminat miktarlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, davacıların Borçlar Kanunu m.45/1'e dayanarak cenaze kaldırma ve defin giderleri isteme hakkı bulunmakla, bu tür giderlerin ülke koşullarında belgelenmesinin olanaksızlığı nedeniyle, mahkemece mevzuat ve Yargıtay kararları doğrultusunda uzman bilirkişi aracığıyla '' gelenek ve göreneklere , dinsel zorunluluklara göre '' yapılması olağan giderlerin hesaplatılarak hüküm altına alınmasını istediklerini, kazaya karışan ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yapan...Sigorta A.Ş. 'YE 31.01.2023 tarihinde başvurulmuş ise de herhangi bir ödeme yapmayı kabul etmediğinden bu sigorta şirketini dava etmek ve sigorta şirketinden poliçe limiti dahilinde ( temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiz ile birlikte) tazminat istemek zorunda kalındığını belirterek öncelikle müvekkilin adli yardımdan yararlandırılarak yargılama harç ve giderlerinden muaf tutulmasına, ölümlü trafik kazası nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı yasa'nın 107. maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme tahsiline, sorumluluğun derecesine ve maddi zararın kapsamına göre, yargılamanın son aşamasında miktarı bildirilecek manevi tazminat tutarlarının, olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte sürücü ve işletenden birlikte ortaklaşa ve zincirleme tahsiline, sürücünün ve işletenin taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ''ihtiyati haciz'' konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ...A.Ş. vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; başvuru konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın bu yönden reddini talep ettiklerini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, meydana gelen trafik kazasıyla ilgili müvekkili şirkete hukuka uygun başvuru yapılmadığını, başvuru şartı dava şartı olup, davanın usulden reddinin gerekmekte olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun mahkemece tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmekte olup, müteveffanın desteğinin davacılar tarafından ispat edilmesi gerekmekte olduğunu, destek paylarının tespit edilmesi ve davaya taraf olmayan var ise desteklerin paylarının ayrılması gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ilgili başvuruda müvekkili şirkete yapılan başvurudan 8 iş günü sonrasından itibaren faiz uygulanabilir olduğunu, uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, manevi tazminat istemi sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınmadığından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu belirterek davanın müvekkili şirket yönünden usulden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin tümü ile birlikte davanın reddine, müvekkili şirket dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; manevi tazminat isteği niteliği itibarıyla tektir ve bölünemez, kısmi ya da belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, davacı tarafın cenaze ve defin giderleri taleplerinin reddinin gerekmekte olduğunu, davacı tarafın destekten yoksun kalanlar adına istemiş olduğu haksız maddi tazminat taleplerinin de reddinin gerekmekte olduğunu, müvekkili ... açısından işbu davanın husumet yokluğu sebebiyle reddinin gerekmekte olduğunu belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılmış işbu davanın ve tazminat taleplerinin tamamının müvekkilleri yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. ... Makine Mühendisi Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17/06/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; dava konusu olayda ölen yaya ...'nin % 85 oranında asli kusurlu olduğunu, davalı sürücü ...'nin % 15 oranında alt düzeyde tali kusurlu olduğunu belirtmişlerdir. Aktüer Bilirkişi tarafından düzenlenen 04/01/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; Maddi Zarar; İşbu rapor tarihi dikkate alındığında (en son bilinen 2026 yılı asgari ücretlerle hesaplandığında); 05/11/2022 tarihinde destekçi ...’nin vefatı sonrasında; davacı baba ...’nin; toplam DYK zararının 1.018.319,47 TL olduğu, davalı tarafın olayın oluşumunda % 15 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda (müteveffa yayanın % 85 kusurlu olduğu) davalılardan müşterek ve müteselsilen 152.747,92 TL talep edebileceğini, davacı anne ...’nin; toplam DYK zararının 1.476.729,99 TL olduğu, davalı tarafın olayın oluşumunda % 15 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda (müteveffa yayanın % 85 kusurlu olduğu) davalılardan müşterek ve müteselsilen 221.509,50 TL talep edebileceğini, davacıların talep edebileceği % 15 kusur oranı dahilinde toplam maddi zarar 374.257,42 TL ‘ nin davalı sigorta şirketi tarafından verilen azami limit 1.000.000,00 TL dahilinde bulunduğunu, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren (gelir durumu, nüfus kayıt örneği vb. belgelerin temini gerektiği gözetilerek) avans faizi ile birlikte (sigortalı araç kamyonet- ticaridir) talep edilebileceğinin hukuki takdirinin Mahekemeye ait olduğunu, Cenaze- Defin Giderleri; Cenaze giderleri için; davacılar tarafından bir belge ibraz edilmemiş olmakla, BK. m.42/F.2 uyarınca, zararın hakiki miktarını tespit mümkün bulunmazsa, mutat cereyanına ve mutazarrır olan tarafın aldığı tedbirleri nazari itibara alarak, adalete tevfikan Hakim tarafından cenaze giderlerinin tayinin mümkün olduğu ve Sayın Mahkemece bu konuda görüşünün sorulması halinde, somut olayda 2022 yılı ekonomik koşulları ve giderlerin niteliği ve kapsamı dikkate alınarak 20.000,00 TL'nin kadri marufunda olduğu (... vatandaşı- nakil masrafları) sonucuna varıldığını, ancak; Yargıtay 17. HD. ... E.... K. 02.06.2015 tarihli kararında; “…Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları gereği davalı taraf davacıların meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan gerçek defin giderleri zararlarını tazminiyle sorumlu olup, davacı tarafın kendi milli değerlerine, yerel örf ve adetlerine göre yaptığı özel giderlerden sorumlu değildir. Bu bağlamda, taziye, teşekkür giderleri, cenaze merasimi giderleri, yemek giderleri, mevlit giderleri vs. gibi zorunlu olmayan giderlere yönelik istemin reddinin gerektiği…”nin belirtildiği görülmekle, gerçek defin giderleri dışında olan masrafların sigorta şirketinden talep edilemeyeceğinin hukuki değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıların, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi zararlarının tazmini için eldeki davayı açtığı, ceza soruşturmasının yürütüldüğü ... CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyasında alınan 03/02/2023 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda davalı ...'nin kusursuz, müteveffa yaya ...'nin asli kusurlu olduğunun kabul edildiği, bu raporun kaza tespit tutanağı olmadan düzenlendiği anlaşıldığından mahkememizce İTÜ makine mühendisi bilirkişi heyetinden yeniden kusur raporu alındığı, alınan 17/06/2025 tarihli raporda ölen yaya ...'nin %85 oranında, davalı sürücü ...'nin %15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu raporun hüküm kurmaya elverişli görülmesi nedeniyle hükme esas alındığı, aktüer bilirkişiden alınan 04/01/2026 tarihli raporda davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının davacı ... için 152.747,92 TL, ... için 221.509,50 TL olduğunun tespit edildiği, davacıların müteveffa yaya ...'nin anne ve babası olduğu, ...'nin ölümü ile onun desteğinden yoksun kaldıkları gözetilerek davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmiş, cenaze giderleri talebi ise davacıların cenaze gideri yaptıklarını gösterir bir belge veya başka bir ispat vasıtası sunmamaları nedeniyle reddedilmiş, manevi tazminat talebinin ise, olayın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, çevre koşulları, davacıların olaydan etkilenme durumu, paranın satın alma gücü, davalıların ödeme gücü ile hak ve nesafet kurallarına göre kabulüne karar verilmiş, hükmedilen tazminat için temerrüdün araç sürücüsü davalı ... ve aracın maliki ... için kaza tarihinde, davalı trafik sigortacısı için eksik belgeyle başvuru yapıldığından dava tarihinde oluştuğuna kanaat getirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 152.747,92 TL, davacı ... için 221.509,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi için dava tarihinden, davalı ... ve ... için 05/11/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile, davacı ... için 1.000 TL, davacı ... için 1.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’den 05/11/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Alınması gerekli 732 TL başvurma harcı ve 25.702,14 TL peşin harcın toplamı olan 26.434,14 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına (davalı sigortanın 26.297,52 TL'sinden sorumlu olması şartıyla), 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat yönünden hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat yönünden hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat yönünden hesaplanan 20.000 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince manevi tazminat yönünden hesaplanan 1.000 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince manevi tazminat yönünden hesaplanan 1.000 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 10-Davacıların adli yardım talebi kabul edildiğinden suç üstü ödeneğinden karşılanan 23.000 TL bilirkişi ücreti, 130 TL tebligat ücreti olmak üzere toplam 23.130 yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 21.962,57 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına(davalı sigortanın 21.956,65 TL'sinden sorumlu olması şartıyla), geriye kalan 1.167,43 TL'sinin davacılardan tahsili ile hazineyi irat irat kaydına, 9-Davacılar tarafından yapılan 985 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 935,28 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine(davalı sigortanın 935,03 TL'sinden sorumlu olması şartıyla), 10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 2.962,52 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına(davalı sigortanın 2.961,72 TL'sinden sorumlu olması şartıyla), geriye kalan 157,48 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Davacı vekilinin ve davalı Türkiye sigorta vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/03/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.