İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/365 E. 2025/196 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/365
Karar No
2025/196
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/365 Esas KARAR NO :2025/196

DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ:10/02/2020 KARAR TARİHİ:09/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ... ... Şirketi tarafından çekilen ticari kredi sözleşmesine kefil olduğunu, kredi borcu ... ... Şirketi tarafından ödenmemesi sebebi ile ve kullanmakta olduğu kredi kartı borcunun ödenmemesinden dolayı müvekkillinin emekli maaşının tamamına bilgisi dışında bloke konulduğunu ve altı aydır emekli maaşının tamamını alamadığını, davalı banka tarafından müvekkilinin emekli maaşının tamamına haciz konulmasına ilişkin muvafakati müvekkili ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesi sırasında verildiğini, müvekkilinin şu ana kadar emekli maaşından 12.000 TL civarında para kesildiğini, dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm bu sebeplerle; müvekkilinin emekli maaşı üzerindeki kesintinin kaldırılmasına, davalı banka tarafından yapılan 12.000 TL kesintinin faiziyle iadesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı borçlunun emekli maaşından kesinti yapılmasına ilişkin verilmiş muvafakati bulunduğunu, davacının müvekkili banka ile arasında imzalanan Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan bireysel kredi borcunu ödemediğini, davacının müvekkili bankadan almış olduğu emekli maaşından bankaya vermiş olduğu muvafakatname uyarınca tahsilat yapıldığını, davalı bankanın davacının emekli maaşından yapmış olduğu bu tahsilat usule ve yasaya uygun olduğunu, davacının müvekkili banka ile arasında imzalamış olduğu 'Muvafakatname, Taahhütname, Virman, Takas ve Mahsup Talimatı'nın 2. Maddesinde 'Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan olan alacaklarımı, ... A.Ş' ... Sanayi Sitesi Şubesinden kullanmış olduğum kredi hizmetleri nedeniyle ... A.Ş'ye olan borçlarıma karşılık rehnettiğimi gayri kabil-i rücu olarak kabul, beyan ve taahhüt ederim. 'ifadesi yer aldığını, davacının müvekkil banka ile arasında imzalamış olduğu 'Muvafakatname, Taahhütname, Virman, Takas ve Mahsup Talimatı'nın 7. Maddesinde; "Bankadan kullanmış olduğum kredilerin yahut hamili bulunduğum kredi kartı borçlarının ödenmemesi halinde ve sair suretle Bankaya borçlu bulunduğum durumlarda banka tarafından hakkımda başlatılacak icra takiplerinde Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan almakta olduğum gelir, aylık ve ödeneklerin tamamı üzerine haciz uygulanacağını gayri kabil-i rücu olarak kabul, beyan ve taahhüt ederim."dendiğini, kefillik nedeniyle müvekkili bankaya borçlu konumuna gelen davacının, bu durumda da emekli maaşının haczedilmesine muvafakati bulunduğu ortada olduğunu, davacının bu kredileri emekli maaşını ... A.Ş.'ye taşıması ve emekli maaşının kesintileri ile kredi borcunun ödenmesi karşılığında kullandığını, davacı borçlu bu konuda yani emekli maaşından kredi borçlarının ödenmesine dair bankaya imzalı muvafakat verdiğini, tüm bu sebeplerle; fazlaya ilişkin ve sair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ...'tan gelen davacıya ait genel kredi sözleşmesi, ekstre, kefaletname, emekli maaş muvafakatname fotokopilerini içerir müzekkere cevabı, cari hesap kredi sözleşmesi, kefalet sözleşmesi, hesap ekstreleri, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacının emekli maaşına davalı banka tarafından konulan blokenin kaldırılması ve haksız bloke sebebiyle tahsil edilen 12.000,00-TL'nin iadesi talebinden ibarettir. Davacı taraf, dava dışı ... ... Şirketi ile davalı arasında imzalanan ticari kredi sözleşmesine kefil olarak imza attığını, dava dışı şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine emekli maaşının tamamına haciz konulduğunu, kredi sözleşmesinin imzalandığı sırada verilen muvafakatin Yargıtay'ın ilgili içtihatları doğrultusunda geçerli olmadığını, emekli maaşından kesilen bedelin faiziyle iadesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı taraf, borçlunun maaşından yapılan kesintilere itirazının bulunmadığını, tahsilatın verilen muvafakat sonucunda gerçekleştiğini, ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararına göre yapılan kesintinin hukuka uygun olduğunu, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 31/01/2020 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların görüşme sonrası anlaşamama nedeniyle arabuluculuk sürecinin tamamlandığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 2020/94 Esas, 2020/591 Karar, 27/11/2020 tarihli kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 25/04/2024 tarih, 2021/134 Esas, 2024/623 Karar sayılı ilamıyla "...Buna göre maaş veya ücretten borçlunun ve ailesinin geçinmeleri için zorunlu olan miktar icra müdürü tarafından takdir ve tespit edilerek dörtte birinden daha az olmamak kaydıyla kalanı haczedilebilir. Geçim için zorunlu ücret miktarı borçlunun ve ailesinin sosyal, sağlık ve tahsil durumları gibi hâller gözetilerek belirlenmelidir. Borcun ifa edilerek alacaklının tatmini asıl olduğundan, borçlu, malvarlığında ücret olarak yer alan meblağın kanun koyucunun yukarıdaki madde hükmüyle öngördüğünden daha fazlasını kullanarak da borcunu ödemeyi tercih edebilir. Ancak bu hâlde haczedilemezlikten feragate ilişkin önceden yapılan sözleşmelerin geçersiz olduğuna ilişkin 83. maddenin (a) bendi düzenlemesi gözden kaçırılmamalıdır. Önceden feragatin geçersizliğinin nedeni, borçlunun hacizden önceki bir dönemde böyle bir anlaşmanın sonuçlarını ve hacze gelindiğinde kendisine yükleyeceği yükün ağırlığını tahmin edemeyeceğinin varsayılmasıdır. Bu hâlde, borçluyu bizzat kendisine karşı koruma gereği vardır (Kılıçoğlu, E.: İcra Sözleşmeleri, İstanbul 2005, s. 130- atıf yapan; Yavaş; s.106). Ancak haciz veya daha sonraki bir aşamada borçlunun maaş veya ücretinin tamamının haczine olanak sağlayan bir irade açıklamasında bulunulması mümkündür. Ayrıca 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 93'üncü maddesi “Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez.” hükmünü haiz olup, madde hükmü ile emekli maaşlarının devir ve temliki yasaklanmıştır. Bu durumda, emekli maaşı alan sigortalılar tarafından yapılacak olan herhangi bir muvafakat işleminin kanunun emredici hükmü karşısında geçerliliği bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme eki olan "muvafakatname, taahhütname, virman, takas ve mahsup talimatı" hükümleri irdelendiğinde az yukarıda değinildiği gibi davalı bankaya her türlü hesap üzerinde takas, mahsup, rehin ve hapis hakkının verildiği görülmektedir. Davacı tarafından yukarıdaki madde kapsamında davalıya verilen yetkinin İİK’nın 83/a maddesi anlamında geçerli sayılıp sayılmayacağının belirlenmesi gerekir. Söz konusu düzenleme, temerrüde düşen borçlu davacının, davalı nezdindeki maaş hesapları yönünden, henüz hakkında herhangi bir icra takibi yapılıp kesinleşmeksizin verdiği haczedilemezlikten feragat anlamını taşımakla, yukarıda açıklandığı üzere, Kanun’un 83/a maddesinin açık hükmü gereği geçerli kabul edilmemelidir. Davacının takibin kesinleşmesinden sora emekli maaşından virman, mahsup yoluyla borç hesabına para aktarılması yönünde bir talimatın bulunmadığı çekişmesizdir. Bu durumda taraflar arasındaki "muvafakatname, taahhütname, virman, takas ve mahsup talimatı" nın temerrüt hâlinde Banka’ya takas mahsup yetkisi veren hükümleri İİK’nın 83. maddesinin (a) bendi gereğince geçersizdir. Yargıtay 11. HD nin 11/02/2022 tarih ve 2021/5964 E. 2022/1022 K. gerekse YHGK'nun 10.02.2022 tarih ve 2019/11-565 E. 2022/108 K., 24.06.2021 tarih ve 2017/(13)3-1980 E. 2021/829 K. Sayılı ilamlarında da; sözleşmelerin imzalanması sırasında davalı bankaya, anılan sözleşmelerden doğan mevcut ve müstakbel borçların teminatı olarak davacının banka nezdindeki maaş hesaplarından bloke, rehin, hapis, virman ve mahsup işlemleri suretiyle alacağını tahsil yetkisini veren sözleşme hükümleri, İİK’nın 83/a maddesi gereğince geçerli olmadığı kabul edilmiştir. Bu sebeple davalı banka tarafından davacının maaş hesaplarına bloke konulmasının hukukî dayanağı bulunmadığı gibi geçersiz sözleşme hükümlerine dayalı ve İİK’nın 83. maddesine aykırı bir şekilde tahsil edilen meblağın davacıya iadesi gerekir." gerekçe gösterilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine dosya Mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 17/03/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen Kredi Sözleşmesi, muvafakatname ve sair evraklar kapsamında davacı yanın emekli maaşından yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğu iddiası ile dava tarihi itibariyle kesilen 12.000,00 TL tutarın faiziyle birlikte davalıdan tahsili talebinden ibaret olduğu, Mahkeme tarafından yazılan müzekkereye istinaden ... A.Ş. tarafından sunulan 25.02.2020 tarihli cevabi yazı ve eklerinde yer alan banka hesap ekstreleri incelendiğinde, davacının hesabından “..., 8, 11 no.lu Kanuni Takip Hesabınız İçin Yapılan” açıklamasıyla çeşitli kesintiler gerçekleştirildiği tespit edildiği, yapılan incelemede, kesinti işlemlerinin uygulandığı hesabın tek gelir kaynağının davacının emekli maaşı olduğu ve bu maaş dışında herhangi bir gelir kaynağının bulunmadığı belirlendiği, ayrıca, davacı hesabından 17.09.2018 – 26.01.2020 tarihleri arasında toplamda 16.794,78 TL tutarında kesinti veya tahsilat işlemi gerçekleştirildiği anlaşılmış olup, bu işlemler davacının hesap hareketlerinden ayrıştırılarak detaylı bir liste halinde Mahkemenizin Takdirine sunulduğu, sonuç olarak, davacı tarafın talebinde emekli maaşından yaklaşık 12.000 TL tutarında kesinti yapıldığını ve bu kesintinin iadesi ile birlikte faizinin tahsil edilmesini istediği belirtildiği, bu talep doğrultusunda, Mahkeme tarafından yazılan müzekkereye istinaden ... A.Ş. tarafından sunulan 25.02.2020 tarihli cevabi yazı ve eklerinde yer alan banka hesap ekstreleri incelenmiş, davacı hesabından 17.09.2018 – 26.01.2020 tarihleri arasında toplamda 16.794,78 TL tutarında kesinti veya tahsilat işlemi gerçekleştirildiği tespit edildiği, ayrıca, yapılan tahsilatların dava tarihine kadar işleyen faiz miktarının 660,44 TL olduğu hesap edildiği, bu kapsamda, davacı hesabından yapılan kesintilerin hukuken iade edilip edilmeyeceğine ilişkin değerlendirme ve nihai karar Mahkemenin Takdirinde olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davacının dava dışı ... ... Şirket ile davalı arasında imzalanan 08/12/2017 tarihli Kredi Sözleşmesi'nde kefil olarak imzasının bulunması sebebiyle, kredi borcunun dava dışı şirket üzerinden ödenmemesi üzerine davacı tarafından kredi sözleşmesi imzalanırken verilen muvafakatname gereği emekli maaşından yapılan haksız kesintiler sebebiyle oluşan 12.000,00-TL bedelin faiziyle iadesini talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda yapılan tespitlere göre ... A.Ş. tarafından davacının hesabından çeşitli kesintilerin gerçekleştirildiği, yapılan incelemede, kesinti işlemlerinin uygulandığı hesabın tek gelir kaynağının davacının emekli maaşı olduğu ve bu maaş dışında herhangi bir gelir kaynağının bulunmadığı belirlendiği, davacı hesabından 17.09.2018 – 26.01.2020 tarihleri arasında toplamda 16.794,78 TL tutarında kesinti veya tahsilat işlemi gerçekleştirildiğinin tespit edildiği ve yine sözleşmelerin imzalanması sırasında davalı bankaya, kredi sözleşmesinden doğan mevcut ve müstakbel borçların teminatı olarak davacının banka nezdindeki maaş hesaplarından bloke, rehin, hapis, virman ve mahsup işlemleri suretiyle alacağını tahsil yetkisini veren sözleşme hükümlerinin İİK’nın 83/a maddesi gereğince geçerli olmadığı bu haliyle davalı banka tarafından davacının maaş hesaplarına bloke konulmasının hukukî dayanağının bulunmadığı gibi geçersiz sözleşme hükümlerine dayalı ve İİK’nın 83. maddesine aykırı bir şekilde tahsil edilen meblağın davacıya iadesi gerekeceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, davacı tarafından davalının dava tarihi olan 10/02/2020 tarihinde temerrüde düşürdüğü anlaşıldığından bu tarihten sonra yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan alacak talebine ilişkin açılan DAVANIN KABULÜ ile; Davacının 12.000,00- TL alacağının 10/02/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 819,72-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 204,93-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 614,79-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 12.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL Başvuru Harcı, 204,93-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 147,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.906,33-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/04/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/365, K. 2025/196, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-365-e-2025-196-k-ca368be92aac