İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/368 E. 2025/260 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/368
- Karar No
- 2025/260
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/368 Esas KARAR NO: 2025/260 DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/05/2024 KARAR TARİHİ: 09/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ---- işletmecisi olduğunu,---- şubesi nezdinde bulunan ticari kredi kartını ----- tarihinde iptal ettirdiğini, Kredi kartı iptal edilmiş olmasına rağmen, 05.06.2023 tarihinde bilgisi dışında 3.367,76 TL işlem yapıldığını, bankadan edindikleri bilgiye göre ----- adlı işletmeden yapılan bu işlemi müvekkilinin yapmadığını, ancak davalı bankanın müvekkilinin mevduat hesabından kredi kartı kesintisinin olarak 04.09.20223 tarihinde 2.768.48 TL otomatik asgari kesinti yaptığını, müvekkilinin memleketi ----- bulunduğu sırada bu haksız kesintiyi fark ettiğini, bankanın müvekkiline telefon üzerinden yardımcı olmaması üzerine müvekkilinin bizzat ----- şubesine gittiğini, şubende hesabın kapanma ve işlem tarihini teyit ettirtiğini, kalan 599,48 TL kesintinin ödenmesi halinde daha sonra hesabına toplam miktarın iade edilebileceği bilgisini aldığını, müvekkilinin kalan kısmı ödediğini, ancak bankadan hiçbir sonuç alamadığını, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkilinden toplam 3.367,76 TL para tahsil edildiğini, müvekkili tarafından iptal edildiğini, kullanılmayan bir alışverişe konu edilmeyen kredi kartı ile yapılan harcamadan sorumlu tutulması kabul edilemeyeceğini, iptal edilmiş olan bir kart ile yapılan işlemin sorumluluğu davalı bankaya ait olduğunu, müvekkili bankaya bu hususta yakınmalarını dile getirmiş ise de bir sonuç alamadığını, bankacılık Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, müvekkilinden haksızca tahsil edilen meblağın müvekkiline iade edilmesini, davalarının kabulüne karar verilmesini,3.367,76 TL paranın kesinti tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile müvekkiline iadesini, dava harç ve masraflarının ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkilinin bankaları nezdinde bulunan mevduat hesabından haksızca kesildiğini iddia ettiği 3.367,76 TL meblağın ödenmesi talebi ile huzurdaki davayı açtığını, harcama İtirazları birimi bankalarına ulaşan harcama itirazlarını ----- belirlediği harcama itirazı kurallarına göre değerlendirmekte ve sonuçlandırmakta olduğunu, Uluslararası harcama itirazı kuralları gereği ------ cihazlarından kartın fiziksel olarak kullanılması sureti ile yapılan işlemlerde kart hamillerinin işlemin bilgisi dışında olduğuna dair yaptıkları itirazları reddedilmekte olduğunu, yazıya konu kart hamili itirazı arabuluculuk aşamasında incelendiğini ve işlemin ekli takas ekran görüntüsünde yer alan ---- olduğu yani işlemin yüz yüze ortamda kartın manyetik şeridinin okunması sureti ile gerçekleştiğinin görüldüğünü, bankanın birimlerinden ----- alınan görüşte ise söz konusu kart ile 05/06/2023 tarihinde harcama yapıldığını ve bu harcamanın takas bilgisinin 27/07/2023 tarihinde bankalarına iletildiğinin tespit edildiği bildirilmiş olduğunu, ekte takas bilgisi iletildiğini, bu itibarla,------- görüşü ile dava konusu tutarın ödenmiş olduğu anlaşılmış olduğundan davanın konusuz kaldığını, davacının bu işlemlerinden kaynaklanan zarara ilişkin kusurunu bankamızın yüklemeye çalışması adeta bankalarının ödeme kabiliyetinin su istimali anlamına gelmekte olduğunu, buna karşı müvekkilinin iyi niyet ve müşteri memnuniyeti kuralları çerçevesinde talep edilen iadeyi gerçekleştirdiğini, bankanın yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacının kendi iradesi ile ihmalkar hareket ettiğini, kusur atfedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, banka açısından müterafik kusurdan da bahsedilemeyeceğini, davacının açılmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, zira müvekkili hakkında davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, hukuk düzeni bakımından iyi niyetli olarak hareket eden ve açılan bir davada kusurunun bulunmayan müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, 6100 Sayılı HMK'nın 312. maddesi şöyle demektedir. "MADDE 312- (2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ... ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmeyeceğini, müvekkili bakımından durum değerledirildiğinde, Müvekkilinin kayıtlara uygun olarak hareket ettiğini ve kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni göstermiş olduğunu ve üstüne üstlük davanın kabul edilmesi ihtimalinde tek zarara uğrayacak kişi olanın müvekkilinin yargılama harç ve giderlerinden sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağını, Öncelikle esasa girilmeksizin davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini ve yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, banka kayıtları, taraf beyanları, icra dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, haksız kesildiği iddia edilen bedelin bankadan tahsili istemine ilişkindir.Uyuşmazlığın, davacının kredi kartından 05.06.2023 tarihinde 3.367,76 TL tutarlı işlemde davacının bilgisinin olup olmadığı, bilgisi yoksa işlemin gerçekleşmesinde davalı bankanın bir kusurunun bulunup bulunmadığı, davalı bankanın paranın davacıya iade edildiği iddiası karşısında paranın davacıya iade edilip edilmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Davacı vekilinin 17/01/2025 tarihli dilekçesi ile; davalı bankanın müvekkilinin dava konusu talep ettiği alacağının ----tarihinde müvekkilinin hesabına yatırdığını, davanın kabulü ile dava konusuna 3.367,76 TL (ödendi) ek olarak 1.982,00 TL avans faizi, 2.366 TL'nin müvekkili tarafından ödenmesini, yargılama giderinin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT tarifesine göre müvekkili lehine vekalet ücreti talep ettiklerini beyan etmiştir.Davacı vekilinin 04/01/2025 tarihli dilekçesi ile; dosyaya konu icra takibine konu borcun müvekkili bankaya haricen ödenmiş olduğunu, işbu itirazın iptali davasının konusuz kaldığını, mahkemece konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini ve konusuz kalan işbu davada yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda karar verilmemesini talep etmiştir.Davacı vekilinin 09/04/2025 tarihli duruşmasında; davalı kurumun müvekkiline asıl alacak yönünden ödeme yaptığını, ödeme tarihine kadarki faizi ödemediğini, kesinti yapıldığı tarihten ödeme yapıldığı tarihe kadar ki avans faizini talep ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücretini de talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekilinin 09/04/2025 tarihli duruşmasında; müvekkilinin ödeme yaptığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile faiz avans faizinin olamayacağını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 331/1 hükmüne göre "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının kredi kartından 05.06.2023 tarihinde 3.367,76 TL tutarlı işlem yapıldığı, davacının bu işlemi kendisinin yapmadığı iddiası ile ödenen bedelin davalı bankadan tahsili için eldeki davayı açtığı, yargılama sırasında davalı banka tarafından dava konusu bedelin ödendiği anlaşılmıştır. Dava konusu alacak ödendiğinden davanın asıl alacak yönünden konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Dosyadaki delillerden davacının bilgisi olmadan kredi kartından işlem yapıldığı, davacının bu işlem sebebi ile eldeki davayı açtığı, davalı bankanın davacıya ödeme yapması nedeni ile dava açılışında davacının haklı olduğu mahkememizce kabul edilmiş, bu sebeple yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutulmuş, davalının sadece asıl alacağı ödediği, ayrı bir alacak kalemi yapılan faizin davalı tarafından ödenmediği, davalının bu faizi dava tarihi olan 21/05/2024 tarihinden davacının talebi dikkate alınarak ödeme tarihi olan 20/11/2024 tarihine kadar işlemiş avans faizini ödemesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Dava konusu alacağın yargılama sırasında ödeme ile sona erdiği görüldüğünden asıl alacak kalemi için karar verilmesine yer olmadığına, yargılama sırasında ödenen ve konusuz kaldığı belirlenen 3.367,76 TL’nin dava tarihi olan 21/05/2024 tarihinden ödeme tarihi olan 20/11/2024 tarihine kadar işlemiş avans faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç toplamı 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan posta gideri olan 205,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT 6.madde uyarınca hesaplanan 3.367,76 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 09/04/2025