İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/361 E. 2025/809 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/361
- Karar No
- 2025/809
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/361 Esas KARAR NO:2025/809
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:10/06/2024 KARAR TARİHİ:26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davalı/sigortalı ... Otomotiv'in maliki olduğu sigortalı aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda hasar gören dava dışı araç malikine ZMMS poliçesi kapsamında tazminat ödemesi yapıldığını, ödenen tazminatın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigortası Genel Şartları B.4.f maddesi uyarınca, olay yeri terk nedeniyle davalı sigortalıya rücu etmek amacıyla .... İcra Müdürlüğü 2023/... E. sayılı dosyası (yetkisizlikle gönderilen .... Genel İcra Müdürlüğü 2023/... esas sayılı dosyası) kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını ,borçlunun takibe haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak itiraz etmesi neticesinde takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava; .... Genel İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Mahkememizce dava konusu .... Genel İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... Sigorta Anonim Şirketi davalı ... Otomotiv Ticaret Sanayi Limited Şirketi aleyhine 10/10/2023 tarihinde 43.000,00 TL asıl alacak 7.559,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.559,75 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevap dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler Prof. Dr. ... ve ... 17/02/2025 tarihli heyet raporunda '' Yukarıda açıklandığı üzere: Kusur ve Hasar Yönünden; Dava konusu olayda davalı şirkete ait ... plakalı siyah renkli ... marka otomobilin firari sürücüsünün % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu, Davacı şirketin 3. Şahsa ödediği 54.361,22 TL'yi kendi sigortalısı olan davalı şirkete rücu hakkının doğduğu, Sigorta Mevzuatı Yönünden; Davacı sigortacının, davalı sigortalısına karşı rücu hakkı olduğu, Görüş ve kanaatimiz Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile sunulur. 17.02.2025'' şeklinde görüşte bulunmuşlardır. Bilirkişiler Prof. Dr. ... 08/07/2025 tarihli raporunda '' SONUÇ: Yukarıda açıklandığı üzere: Kusur ve Hasar Yönünden; Dava konusu olayda davalı şirkete ait ... plakalı siyah renkli ... marka otomobilin firari sürücüsünün % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu, Davacı şirketin 3. Şahsa ödediği 54.361,22 TL'yi kendi sigortalısı olan davalı şirkete rücu hakkının doğduğu, Ek Görüş ve kanaatim Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile sunulur. 08.07.2025'' şeklinde görüşte bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair ... Karar sayılı ilamında ''Uyuşmazlık, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarına göre salt maddi hasarlı trafik kazalarında olay yerini terkin içe rücu nedeni olup olamayacağına ilişkindir. Sigortacı, KTK 95/2. maddesi ve ZMSS Genel Şartları B.4. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına dair halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye dair kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Sigortacının kendi sigorta ettirenine karşı açtığı içe rücu davası ile sigortacının sözleşme ve kanun gereği sigorta sözleşmesinin diğer tarafını oluşturan sigorta ettirene karşı defi hakkına dayanarak kendi âkidine dönmesi sağlanmaktadır. Sigortacının rücu hakkı kaynağını sigorta sözleşmesinden almaktadır. Zarar görene ödeme yapan sigortacının daha sonra işletenine rücu edebileceği haller, işletenin sigorta korumasından yararlanmasının uygun görülmediği, başka bir deyişle bu korumanın dışında bırakılmış olan hallerdir. 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmadığından sigorta şirketi bu nedene dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-f maddesinde ise ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde'' sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Sürücünün olay yerinden haklı neden olmamasına rağmen ayrılması, sigortacının durumunu ağırlaştırmaya elverişlidir. ZMSS Genel Şartları m.B.4-(b) ve (c) sürücü belgesi olmayan bir kişinin veya uyuşturucu ya da alkol etkisi altında bulunan bir sürücünün kazaya yol açması hallerinde de işletene rücu edilebileceğini belirtmektedir. Kaza yerinin terk edilmesi olasılığında bu rücu hakkını kullanma şartlarını kanıtlama imkanı sigortacının elinden alınmış olabilir. Bu açıdan bir kaza söz konusu olduğunda, sürücünün olay yerinde kalmasının istenmesi makul bir beklenti sayılabilir. (Ünan, Samim, "Motorlu araç sigortalarında sürücünün kaza yerinden ayrılması-II",https://sigortacigazetesi.com.tr/motorlu-arac sigortalarinda-surucunun-kaza-yerinden-ayrilmasi-ii/) Olay yerini terk eden sürücünün kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğünü yerine getiremeyeceği açıktır. Sürücünün yokluğunda kaza tutanağının resen kolluk kuvvetlerince tutulması mümkün ise de, alkol raporu düzenlenemez. (Misili, Sinan: Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Uyarınca Sigortacının Sigorta Ettirene Rücu Davası, TBB Dergisi 2017 (133), s. 638) 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri bakımından uygulanmakta olan Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4-f maddesi metni çok iyi kaleme alınmamış olmakla birlikte, madde metninden anlaşılması gereken, maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecek olduğudur. İstisnai durumlar ise "hariç" denilerek gösterilmiştir. Buna göre bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle uzaklaşması gibi zorunlu hallerde sigortalı bu maddeden kaynaklanan rücu sebebinden kurtulacaktır. Olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halleri sınırlı sayıda olmayıp örnek olarak sayılmıştır. Ancak istisnai haller madde metninin başına yazıldığı için sanki olay yerini terk etme hali sadece bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacakmış, maddi hasarlı kazalarda uygulama alanı yokmuş gibi bir anlama yol açmıştır. Oysaki bedensel hasarlı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Açıklanan nedenlerle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu açıktır. Dolayısıyla uyuşmazlığın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararlarına göre giderilmesi gerekir.'' denilmekle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğuna dair karar verilmiştir. Yargılamaya konu olayda, davacı tarafça Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının B.4.f maddesine dayanılarak rücuen tazminat talep edilmiştir. ... plakalı aracın 03.06.2021 tarihinde davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı aracın ... plakalı aracı sıkıştırdığı sonrasında ise önüne geçerek ani fren yapması nedeniyle ... plakalı aracın çarpıştığı ... plakalı aracın olay yerini terk etmesi nedeniyle oluşan hasarın dava dışı 3. Kişiye ödenen tazminatın ZMMS genel şartlar B4'e göre olay yeri terk sebebiyle sigortalısından rücuen tazmini talep edilmektedir. Davalı adına kayıtlı araç sürücüsünün kazaya ilişkin kusurunun bulunup bulunmadığı ve oluşan hasar bakımından teknik bilirkişilerce inceleme yapılmıştır. Olay yerini terk etmesi sonucu alkol raporu ve kazanın oluşuna etki edecek hususlara ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığının anlaşılmasına göre oluşan kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı, bu nedenle rücu koşullarının oluştuğu gözetilerek ve ilgili maddenin "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında" ifadesi ile başlamasının bu bendin sadece bedeni hasarlı kazalara uygulanacağı anlamı taşımadığı, olay yerini terk etmenin istisnasını oluşturduğu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2022/535 E. 2024/1499 K) yerleşik yargıtay ve istinaf ilamlarında da belirtildiği gibi ilgili bedeni hasarlara neden olan kazalarda şeklinde başlaması olay yeri terke dayalı rücu sebebinin sadece bedeni hasara dayalı kazalarda uygulanacağı anlamını taşımadığı bilakis maddi hasarlı kaza meydana geldiğinde sürücülerin olay yerini terk etmemeleri gerektiği, maddi hasarlı kaza meydana geldiğinde sürücünün olay yerini terk etmesinin doğrudan rücu sebebi sayılacağı anlamına geldiği anlaşılmıştır. (... 11. Hukuk Dairesi 2021/314 Esas, 2023/73 Karar; .... Hukuk Dairesi 2022/556 Esas, 2024/1503 Karar) Yukarıda yer alan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair ... Karar sayılı ilamı ile de istinaf mahkemeleri arasındaki uyuşmazlık mahkememiz kabulü gibi giderilmiştir. Dosyada mübrez belgeler ve kaza tespit tutanağının da tetkikiyle tanzim edilen bilirkişi raporlarına göre düzenlenen hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporları kapsamında davalı araç sürücüsünün olay yeri terk ettiğinin sabit olduğu, mahkememizce hükme esas alınabilecek yeterlilikte ve denetime açık tanzim edilen bilirkişi raporlarına göre davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusuruna göre hesaplanan 54.361,22-TL'nin sigortalısı davalıdan tazmini talebinin haklı olduğu, yapılan ödemelerin mahsubu ile 50.876,09-TL asıl alacağın davalıdan talep edilmesinin de yerinde olduğu, rücuen tazminat davalarında ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edilebileceği, ödemenin 14.11.2021'de davacı sigorta şirketince dava dışı zarar görene hasar bedellerinin ödenmiş olduğu icra takibinde talep edilen işlemiş faiz miktarı talebinin yerinde olduğu ve talebin yasal faiz olması göz önünde bulundurularak davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, haksız fiil nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkin olan eldeki davanın yargılamayı gerektirdiği, alacağın likid olmadığından İİK 67. Maddesi şartları oluşmadığı anlaşılmakla; icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik davanın kabulüne ancak icra inkar tazminatı talebi şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, .... Genel İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı takip dosyasına yönelik davalının itirazının İPTALİ ile taleple bağlılık ilkesi gereğince 50.876,09 TL asıl alacak ve 8.342,28 TL işlemiş faiz bakımından takibin devamı ile 50.876,09 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması suretiyle takibin aynen devamına, 2-Alacağın varlık ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 3.475,35 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 715,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.760,13 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 715,22 TL peşin harç ve 427,60 TL Başvuru harcı olmak üzere toplam 1.142,82 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 10.099,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yerolmadığına, 8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine, 9-Devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/11/2025
Katip ... E-imza
Hakim ...E-imza