İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/345 E. 2024/1137 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/345
Karar No
2024/1137
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/345 Esas KARAR NO : 2024/1137

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2024 KARAR TARİHİ : 08/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2024

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, davalı şirket ile müvekkiline ait .... Eczanesi arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen ..... Nolu 28.02.2022 tarihli dava konusu faturaya konu 13.200 Adet K-OTHRINE SC 50 HASARE ilaca ait borç davalı şirket tarafından ödenmesi gerekirken bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 1.335.663,81 TL asıl alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, açıklanan nedenlerle borçlu ve davalı şirketin borca ve icra takibine yaptığı itirazının tümü yönünden iptalini, takibin Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... E. sayılı dosyası üzerinden devamını, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı Şirket ile müvekkil şirket arasında tek taraflı ilişki bulunmadığını, davacının mal alımı yaptığı gibi mal satımı da yaptığından hem alacaklı hem de borçlu konumda olduğunu, davalı şirket incelendiğinde veya davacı vekilinin şirket kayıtları incelendiğinde davacının borçlu olduğunun görüleceğini, açıklanan nedenlerle kötü niyetli davacının davasının reddiyle %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı takip dosyası ile 27/08/2022 tarihli faturaya dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, banka kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. -İstikrar kazanmış yargı kararları uyarınca eczanelerin ticari işletmeler olarak kabul edildiği, gelen müzekkere cevapları doğrultusunda davacı gerçek kişinin tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmakla, iş bu davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı görülmektedir. -Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip borçlusu tarafından davalı takip alacaklısı aleyhine 1.335,663,81 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "..... Fatura Nolu 27.08.2022 Fatura Tarihli Ödenmemiş Fatura Alacağının Kdv Dahil Tahsili Talebi" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Tarafların iddia ve savunmaları ile takip dayanağı fatura ve belgeler nazara alındığında somut olayda davacı tarafın davalı ile aralarında ticari ilişki kapsamında davalı yana ilaç satışı yapıldığını, fatura konusu mallar teslim edilmesine rağmen davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini iddia ettiği görülmekte iken davalı yanın davacı ile aralarında alım satıma ilişkin birden fazla ticari ilişki olduğu, davacı yana borçlarının bulunmadığı, ticari defter ve cari hesap kayıtlarında borcun bulunmadığını iddia ettiği görülmektedir. -Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır. -Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. -Bu kapsamda davacı tarafın öncelikle sözleşme ilişkisini, akabinde sözleşme kapsamında faturaya konu ürünlerin davalı yana teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). -Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). -Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. -Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). -Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). -Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen hususlarda ticari defterlerin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 15/07/2024 tarihli raporda özetle; davacın takip ve dava konusu uyuşmazlık konusu yıllara ilişkin 2022 yılı yevmiye defterinin muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği, TTK ve VUK hükümlerine göre 2022 yılına , ticari defterin birbirini teyit ettiği, ticari defterlerin TTK ve VUK hükümleri ile muhasebe uygulama esas ve usullerine uygun tutulduğu, E-Defter olması nedeniyle Yevmiye Defteri yerine GİB E defter beratını olduğu davacının 2022 yılı ticari defterlerinin kendi lehine delil olarak kullanabileceği, kanaatinin hasıl olduğu davacı ...... ( .....) TC Kimlik nosu ile Davalı ...... İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. şirketine 27.08.2022 tarihi ve ..... nosu ile E-Fatura yolu ile 1.131.918,48 TL mal bedeli + 203.745,33 TL Kdv olmak üzere toplamda 1.335.663,81 TL bedelle fatura tanzim ettiği bu faturanın 27.08.2022 tarih ve ...... Yevmiye nosu ile Ticari defterlere kayıt edildiği, davaya konu olan alacağa ilişkin dönemde (2022/08) Davacıya ait BS formunda 1 adet belge ile 1.131.918,48 Tl ( KDV HARİÇ) bildirimde bulunulduğu , ayrıca Davalı ait (2022/08) dönemindeki BA formunda da 1 adet belge ile 1.131.918,48 Tl (KDV HARİÇ) bildirimde bulunulduğu , davacı ve davalıya ait BA-BS formlarının bir birini teyit ettiği, ve bildirimlerinin bulunduğu, 459 sıra nolu VUK Genel Tebliğine göre 7.000,00 TL üzeri faturaların Banka ve aracı kurumlarda ödeme zorunluğu olması nedeniyle, dava konusu alacağa ait faturada ( AÇIK OLARAK ) tanzim edilip , davalı ..... İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. şirketinin CHS borç bakiye olarak kayıt altına alındığı, davaya konu olan alacağa ilişkin tamamen veya kısmen bir ödeme olmadığı defterler ve kayıtlarda görülmediği, davacı Ticari Defter kayıtlarında yapılan incelemede Davalı ..... İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. şirketinin 1.335.663,81 TL Borç Bakiyesinin olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. -Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. -Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. -Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. -Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen toplam 1.335.663,81-TL bedelli fatura alacağının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. -Bunun yanında her iki tarafın vergi dairesi kayıtlarının incelenmesinde, taraflar arasındaki süregelen ticari ilişki kapsamında, davacı tarafın takibine dayanak olan ...... numaralı 27/08/2022 tarihli faturanın her iki tarafça ba-bs formlarıyla vergi dairesine bildirildiği görülmüştür. Davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)

-Buna göre davacı tarafça davalı ile aralarında alım-satım ilişkisi kapsamında ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan fatura bedellerin usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. -Davalı tarafın yargılama sırasındaki iddia ve beyanları ile ödeme iddiasında bulunmuş, iş bu iddiasına dayanak olarak; ..... Bankası A.Ş.nin ...... çek seri nolu, 17/08/2022 keşide tarihli, keşidecisi ..... Deposu A.Ş. olan, 1.800.000,00 TL bedelli çek; ..... Bankası A.Ş.nin ..... çek seri nolu, 25/08/2022 keşide tarihli, keşidecisi ..... Deposu A.Ş. olan, 2.700.000,00 TL bedelli çek; ..... Bankası A.Ş.nin ..... çek seri nolu, 25/08/2022 keşide tarihli, keşidecisi ..... Deposu A.Ş. olan, 1.200.000,00 TL bedelli çek; .... Bankası A.Ş.nin ...... çek seri nolu, 25/08/2022 keşide tarihli, keşidecisi ..... Ecza Deposu A.Ş. olan, 1.300.000,00 TL bedelli çek; ..... Bankası A.Ş.nin ..... çek seri nolu, 25/08/2022 keşide tarihli, keşidecisi ..... Ecza Deposu A.Ş. olan, 300.000,00 TL bedelli çeklerin ödendiğini ileri sürmüştür. -Mahkememizce ilgili bankadan çeklere ilişkin bilgi ve belgeler talep edilmiş, ilgi çeklerin lehtarının davalı şirket, keşidecisinin dava dışı şirket olduğu, ilgili çeklerden yalnızca 25/08/2022 tarih 2.700.000,00 TL bedelli çekte davacının ciranta sıfatına sahip olduğu görülmüştür. -Bu haliyle Mahkememizce davalı tarafın ödeme iddiaları yönünden yapılan değerlendirmede; ilgili çek ödemesinin davacı tarafın ticari defter kayıtlarında yer almadığı, bunun yanında ödeme aracı olan çekin ticari defterlere kayıt zorunluluğunun bulunmadığı, ilgili çekin ..... numaralı 27/08/2022 tarihli faturaya ilişkin olduğuna dair bir anlaşma ya da yazılı belgenin dosyaya ibraz edilmediği, ilgili çekin doğrudan davalı yan tarafından davacıya ciro edilmediği, arada başka cirantaların da bulunduğu, bu haliyle ilgili çek ile dava konusu fatura borcunun ödendiğinin davalı yanca ispat edilemediği kanaatine varıldığından davalı yanın bu yöndeki iddiaları Mahkememizce yerinde görülmemiş ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. -Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. -Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; -Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün....... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, -Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 267.132,76 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 91.239,19-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 22.809,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 68.429,39- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 22.809,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 377,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 4.804,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 198.992,93- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/11/2024

Katip .... e-imzalıdır

Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/345, K. 2024/1137, T. 08.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-345-e-2024-1137-k-d3154eff39e1