İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/288 E. 2026/181 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/288
Karar No
2026/181
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/288 Esas KARAR NO:2026/181

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/04/2024 KARAR TARİHİ:25/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı otomotiv tamir sektöründe belli bir bilinirliğe ve güvenilirliliğe sahip olduğunu, uyuşmazlığa konu davada faturaya konu iş davacı tarafından davalıya ait malzemelerin İstanbul -Gaziantep arası nakliye bedeli hizmetine ilişkin olduğunu, davacı ile davalı/ borçlu şirket arasındaki ticari ilişkiye dayanan cari hesap alacaklarının ödenmemesi nedeniyle davalı/ borçlu şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü' nün 2024/... E. Numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, söz konusu takibe, borca ve tüm fer'ilerine süresi içinde davalı şirket tarafından 22.02.2024 tarihinde itiraz edilmiş ve iş bu itiraz sonucu takip icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, başlatılan takipte istenen asıl alacak tamamen yasal ve hukuka uygun olup borçlunun bu nedenle yapmış olduğu itirazın kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, davalı / borçlu tarafından yapılan itirazın hiçbir hukuki dayanağı da olmadığını, arz ve izah edilen nedenler ile mahkemece re'sen dikkate alınacak sair nedenler doğrultusunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı (borçlu) tarafın takibe yapılmış haksız ve mesnetsiz itirazın iptalini, takibin 29.000,00-TL anapara, faizi ve ferileri ile kaldığı yerden devamını, yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı/borçlu taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; haksız ve de hukuka aykırı olarak açılan davanın reddi gerektiğini, borca mesnet evraklar dosyada mevcut olmadığını, Icra İflas Kanunu’nun 61. maddesine göre eklenmesi gereken belge sureti ödeme emrine eklenmemiş olup borca dayanak evraklara müvekkilince muttali olunamadığını, davalıya tebliğ olunan bir fatura da olmadığını, bu durum tebligat zarfı ile de sabit olduğunu, anılan nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı firmanın kötü niyetinden de söz edilemeyeceğini, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, takip alacaklısından davalı firma herhangi bir mal veya hizmet almadığını, haksız ve de hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini, kötü niyetli takip nedeniyle davacılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 29.000,00 -TL asıl alacak ve 121,56-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.121,56-TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 20.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 22.02.2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, görülmüştür. Bilirkişinin 06.10.2025 tarihli raporunda özetle; Davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı, Dava ve icra takip dosyası dava dosyasına sunulan delillerin incelemesi sonucu, davacının talimat raporu ile incelenen ticari defter kayıtları, davacının takibe konu alacağının dayanağı faturanın ve davalının Bs formlarının davalı aleyhine borç doğurduğu hususu nazara alınarak 06.02.2024 takip tarihi itibariyle davacının 29.000,00TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan asıl alacağı olduğu , Davacı faturalasının davalı aleyhine borç doğurduğu, Gerek taraflar arasında akdi faiz yönünden dosyaya sunulu bir sözleşme olmadığından gerekse takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 06.02.2024 takip tarihi yasal faiz oranın yıllık %9 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına taleple bağlılık ilkesi gereği takip tarihinden itibaren %9 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faiz yürütülebileceği, bildirilmiştir. Bilirkişinin 17.02.2025 tarihli raporunda özetle; Sayın Mahkemenin ara kararı gereği yerinde inceleme günü itibariyle davacının incelemeye iştirak ettiği, İncelenen davacı işletme ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 29.000,00 TL tutarında alacaklı olduğu, Davacı alacağının dayanağını 19.01.2024 tarih ve ... seri numaralı 29.000,00 TL tutarlı E-arşiv faturanın oluşturduğu, Fatura üzerinde taşıma hizmetinin sağlandığı araç plakasının ... olarak belirtildiği, ancak fatura içeriği hizmetin belirtilen araç ile taşıma hizmetinin fiilen gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine dair taşıma irsaliyelerinin sunulmadığı, Davacı ile davalı arasında akedilmiş herhangi bir taşıma sözleşmesinin sunulmadığı, Sayın Mahkeme tarafından davacı lehine alacağa hükmedilmesi durumunda konu alacak için takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2.a Maddesine göre avans faizi talep edilebileceği, bildirilmiştir. DELİLLER: - .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyası -Bilirkişi raporu. -.... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 07.05.2024 tarihli müzekkere cevabı -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, karayolu taşımacılığı kapsamında tanzim edilen faturadan kaynaklanan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın taraflar arasında taşıma sözleşmesinin kurulup kurulmadığ kurulmuş ise davacı tarafın taşıma yaparak ücreti hak kazanıp kazanmadığı, takibe konu edilen faturanın faturada belirtilen taşıma işinin yerine getirilip getirilmediği yerine getirilmiş ise fatura nedeniyle .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasından başlatılan takibe yönelik itirazın yerinde olup olmadığı noktalarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı ve davalı taraf tacir olmakla birlikte taşıma işi mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan Mahkememiz görevi kapsamındaki yargılamaya devam olunmuştur. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Fatura tek başına alacağın kanıtı değildir. Faturanın dayanağı olan temel ilişkinin ispatı gerekir. Tek yanlı düzenlenen faturanın, düzenleyen tarafın kendi ticari defterlerine kayıt edilmiş olması alacağın varlığını ispatlamaz (Yargıtay 19 H.D. 2009/8074 E- 2010/5025 K sayılı içtihadı). Somut olayda faturanın davalı aleyhine borç doğurup doğurmadığının tespiti açısından ticari defterler incelenmek üzere bilirkişi raporu alınmış, ancak davalı yan mazeretsiz şekilde ticari defterlerini sunmamıştır. HMK 222/3 maddesine göre bu durumda davacının usulüne uygun tuttuğu defter kayıtları kendi lehine delil olarak kabul edilebilecektir. Davacının tanzim ettiği e-fatura kendi defterlerinde kayıtlı olup elektronik ortamda davalı yana gönderilmiştir. Davalıya ulaşan fatura, sistemden yapılan bir itiraz veya fiziki ihtaratlı bir iade görmemiştir. E-fatura senaryosuna göre davalıya teslim edilen ancak itiraz veya iade görmeyen faturanın, mazeretsiz defter sunmama kapsamındaki Mahkememiz HMK 222/3 ihtaratı sonucu davacı defterlerinin hükme esas alınabileceği değerlendirildiğinde, davalı aleyhine borç doğurduğunun ve davacının iddiasını ispatladığının kabulünü gerektirir. Açıklanan gerekçelerle davanın talep gibi kabulüne, itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline ile, takibin 29.000,00 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 5.800,00-TL'nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 1.980,99-TL harcın, peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.553,39-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ve 427,60-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.770,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 29.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 2.080,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/288, K. 2026/181, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-288-e-2026-181-k-cc3a3e431db7