İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/246 E. 2026/190 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/246
Karar No
2026/190
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/246 Esas KARAR NO: 2026/190 DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 04/04/2024 KARAR TARİHİ: 24/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Davacı nakliyat işi yapmakta ve davalının da bu şekilde nakliye işini yapmış, Müvekkili ile davalı arasında nakliyata dayalı bir borç/alacak ilişkisinin doğmuş olduğunu, Taraflar arasındaki ticaretten kaynaklı olarak müvekkil tarafından davalıya------- açıklamalı Nakliye Bedeli faturası düzenlenmiş ve bildirilmiş olup, Davalı tarafından fatura bedelinin tüm uyarılara rağmen müvekkiline ödenmemiş olduğunu, Bunun üzerine taraflarınca alacağın tahsili için --------Esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi yapılmış, borçlu tarafından borca ve ferilerine itiraz edilmiş ve ---- tarihinde takip durmuş olup, Alacak miktarı için gerekli görülmesi halinde tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi incelemesi de yapılacağını, Taraflarınca------ Dosya nolu dosya kapsamında tarafımızca arabulucuya başvurulmuş, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, Müvekkili tarafından nakliyesi yapılan ürün patates olup, ---------- deposuna teslim edilmiş, İrsaliye ve künye bilgileri ekte olup, ------- kayıtlarının gerekli görülürse talep edilebileceğini, Müvekkilinin alacağının faturalarda da belirli olması dolayısıyla likit bir alacak olduğu açık olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; Davanın KABULÜNE, --------Esas nolu dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE ve TAKİBİN DEVAMINA, Alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine alacağın %80'i kadar İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE, Yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddiasıyla'' taraflar arasında ticaret olduğu ve müvekkil davalıya ------- açıklamalı fatura düzenlenmiş ve bildirildiğini ve fatura bedelinin tüm uyarılara rağmen müvekkiline ödenmediğinden ötürü alacaklarının tahsili için------ sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi yapılmış, borçlu tarafından borca ve ferilerine itiraz edilmiş ve ----- tarihinde takip durmuştur.'' denilmişse de bu durumun taraflarınca kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, Dava konusu edilen alacak likit te olmayıp geniş yargılama gerektirmekte, Davalı tarafın bir hizmet edimi iddiası bulunmakta, Para alacağı haline dönüşmemiş olduğunu, hizmet tam olarak verilmiş olduğu kabul edilecek olsa dahi vade anlaşması bulunmamakta ve faturanın üzerinde de vadesi belirtilmemiş, Böylece alacak müeccel olmuş olmadığını, Sayın Mahkemenin de takdirinde olduğu üzere müvekkil şirkete de cari kat ihtarı gönderilmeden temerrüt başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğinden faiz başlangıcı olarak da hüküm görmeyeceğini, Bahsi geçen nakliye hizmetine yönelik müvekkili şirket faaliyeti bakımında tedariklerini nakliye dahil şekilde yapmakta, Nakliye bedelleri müvekkilinin tedarikçileri tarafından karşılanmakta olup bedelinin de tedarikçilerce ödenmekte olduğunu, Davacı taraf müvekkili şirketçe tanınmamaktadır. Herhangi bir anlaşma ve görüşmesi de bulunmamakta olup, Dolayısıyla müvekkili şirket aleyhine açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Davaya karşı cevap süresinin HMK m. 127 ve 317/2 gereğince uzatılmasına karar verilmesini şayet sayın mahkeme aksi kanaate ise tarafımızdan verilen dilekçenin

CEVAP dilekçesi olarak sayın mahkemece kabul edilmesine, davacı tarafından açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın REDDİNE karar verilmesine, Asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davacı aleyhine KÖTÜ NİYET TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE, Her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmişlerdir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebidir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır.-----sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; Davacı Şirketin, ---- ASIL ve ----------İŞLEMİŞ FAİZ olmak üzere TOPLAM 24.804,32 TL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın İptali istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İTİRAZIN İPTALİ Davasında; Davacı Firmanın Ticari Defter Kayıtları ve Dayanak Belgeleri itibarıyla, Davalı Şirketten Takip dayanağı yapılan Tek bir Faturadan kaynaklı olarak, talebi gibi ------ ASIL ALACAĞININ mevcut bulunduğu, Takip Öncesi Temerrüt Oluşup, oluşmadığı, Davacı yanca Takip öncesine ilişkin Temerrüt Faizi talebinde bulunulup, bulunulamayacağı hususları Hukuki Değerlendirmeye muhtaç olup, Uzmanlık alanım dışında kalan bu hususta, Davacı Şirketin İşlemiş Faiz talebinin, yukarıda yer verdiğimiz Tespitlerimiz kapsamında Mahkemece değerlendirilebileceği" yönünde beyanda bulunulmuştur. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.---------Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): -----Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir ------Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Davalı taraf, icra takibine itiraz etmiş ise de yargılama aşamasında ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, dosya kapsamı, ticari defter ve kayıtlar ile uyuşmazlığın çözümü bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 21/2 maddesi uyarınca; bir faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi halinde, faturada yazılı hususların kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Somut olayda; Dava konusu faturaların davalıya tebliğ edildiği, yasal süresi içinde faturaya itiraz edilmediği, faturaların ticari defterlere kaydedildiği, ----- bildirimlerinin karşılıklı uyumlu olduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, fatura içeriğinin ve hizmetin davalı tarafından kabul edildiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davalının icra takibine yaptığı itirazın, kısmen haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Davalının temerrüde düşürüldüğüne dair belge bulunmadığından, fazlaya ilişkin işlemiş talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Öteki yandan davacı tarafından talep edilen para alacağı belirlenebilir (likid) -muayyen- olduğundan; davacının icra inkar tazminatı talebi dikkate alınarak; İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarıca asıl alacak olan üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 2--------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 24.536,32 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Asıl alacak olan 24.536,32 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 1.676,08 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 1.248,48 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, tebligat-müzekkere gideri, bilirkişi ücreti gideri olarak yapılan 5.396,00 TL olmak üzere toplam 5.884,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%99) 5.820,82 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 24.536,32 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 268,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. 24/02/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/246, K. 2026/190, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-246-e-2026-190-k-214d63ec570c