İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/279 E. 2025/986 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/279
Karar No
2025/986
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/279 Esas KARAR NO:2025/986

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:07/06/2016 KARAR TARİHİ:30/12/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 25/10/2015 tarihinde ... plakalı aracın müvekkiline çarptığını, aracın kaza tarihinde ZMMS'nin bulunmadığını, bu nedenle aracı kullananın yanında araç sahibinin ve davalı ... hesabının da sorumlu olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinde Petrol Ofisi istasyonunda pompacı olarak çalıştığını, müvekkilinin kaza nedeniyle tedavi gördüğü hastaneye gidip gelirken masraflar yaptığını, kaza nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, bakıcıya ihtiyaç duyduğunu beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00TL maddi tazminat talebinin tüm davalılardan, 50.000,00TL manevi tazminatın gerçek kişi davalılardan, 25/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Hesabı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ; ... plakalı aracın ...poliçe numaralı ZMMS ile 21/09/2015 - 2016 tarihleri arasında ... Sigorta AŞ tarafından sigortalandığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini beyan ederek; davanın ... Sigorta AŞ ye ihbarına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı gerçek kişilere dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalılar tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalıların dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır. İşbu dava 07/06/2016 tarihinde açılmakla mahkememizin ... Esasına kaydı yapılmış olup mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 22/09/2020 tarihinde "1-Davacının Maddi tazminat talepli davasının davalı ... Hesabı yönünden Feragat nedeniyle REDDİNE, Diğer davalılar ... ve ... yönünden KISMEN KABULÜ İLE, 1.340,12-TL geçici iş göremezlik zararı, 15.215,00-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 16.555,12-TL ye 25/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine 2-Davacının manevi tazminat talepli davasının KISMEN KABULÜ İLE, 25.000,00-TL manevi tazminatın 25/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine," dair kurulan hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 2021/97 Esas, 2024/266 Karar Sayılı, 20/2/2024 Tarihli ilamı ile birlikte kaldırılmakla dosya mahkememizin işbu esasına kaydedilmiş olup yargılamaya kalındığı yerden devam olunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminatın tahsili sitemine ilişkindir. Somut olayda; davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, diğer davalı ...'ya ait, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmadığı beyan edilen ... plakalı otomobilin, davacı ...'a çarpması üzerine meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak davacının yaralanması sebebiyle 14.800,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 15.000,00 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. Yargılama esnasında celp edilen evraklar akabinde davalı ...'ya ait aracın ... Sigorta Şirketi nezdinde kaza tarihini de kapsar şekilde ZMMS poliçesinin bulunduğunun tespit edilmesi sebebiyle davalı ... Hesabına husumet yöneltilemeyeceğine kanaat getirilmiş olup davacı vekilinin yargılama esnasında 8/8/2016 havale tarihli dilekçesiyle davalı ... Hesabına karşı açtığı davadan feragat ettiğini bildirmesi karşısında mahkememizce işbu davalı yönünden davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup bu hüküm istinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2014/4405 Esas, 2014/1058513 Karar Sayılı,13.05.2014 Tarihli "Davadaki taleplerden biri veya birkaçı hakkındaki kararın Yargıtay'ın bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmesi halinde mahkemenin kısmi bozma kararı üzerine yaptığı inceleme sonucu verdiği yeni kararında, infazda tereddüt oluşmaması açısından eski kararının kesinleşen bölümünün de aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” diye belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer alması gerekmektedir." şeklindeki ilamı göz önünde bulundurulmakla bu davalıya yönelik talepler bakımından yeniden hüküm tesis edilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Yargılama esnasında davacı vekili tarafından sunulan talep dilekçeleriyle birlikte ... Sigorta Şirketinin davalı olarak davaya dahil edilmesi isteminde bulunulması üzerine HMK kapsamında dahili davalı müsessesi bulunmadığından işbu talep HMK m.124 hükmü uyarınca taraf değişikliği talebi olarak nitelendirilmiştir. Bu kapsamda 6100 Sayılı HMK'nın 124. Maddesinin ;(1)Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." şeklindeki düzenlemesinde de belirtildiği üzere maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliğinin kabulü için karşı tarafın rızası aranmaz. Yine 4. fıkrada da belirtildiği üzere tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa taraf değişikliği talebinin kabul edilebileceği düzenlemesi mevcuttur. Somut olay bakımından yapılan incelemede kaldırma ilamı da göz önünde bulundurularak ... Sigorta Şirketi davalı olarak davaya dahil edilmiş ve bu kapsamda yargılamaya devam olunmuştur. Her ne kadar 124. Madde uyarında davalı olarak ... Sigorta Şirketinin artık davada yer alması sebebiyle ... Hesabının sıfatının "davalı sıfatını kaybeden taraf" olarak güncellenmesi gerekmekte ise de işbu taraf yönünden kurulan feragate ilişkin hükmün istinaf denetiminden geçerek kesinleşmiş olması sebebiyle sıfatında bir güncelleme yapılmamıştır. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri sayılmış olup bu maddeye göre vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Yargılama esnasında davacı asilin tedavi evrakları celp edilerek ATK'dan davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup dosyaya ibraz edilen raporda özetle; davacının 11/06/2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, sürekli iş gücü kaybının %2 ve iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, kaza nedeniyle bakıcıya ihtiyaç durmadığı ifade edilmiştir. İşbu rapor akabinde alınan ve istinaf tarafından kaldırma konusu yapılmaması sebebiyle mahkememizce hükme esas alınan kusur raporunda özetle; 25/10/2015 günü saat 17:30 sıralarında, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla, İstanbul ili ... ilçesi, ... Caddesi üzerinde ... benzin istasyonu içinde, geri geri manevra yaptığı sırada aracın arkasında bulunan yaya ...'a çarpması sonucunda dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, davalı sürücünün KTK'nın 47/d, 67/b, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 137/b, 84/j madde hükümlerini ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davacıya atfedilecek bir kusurun olmadığını kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Yargılama esnasında kaldırma ilamında belirtmiş olan eksiklikler giderilerek davacının bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığı hususunda ATK'dan alınan raporda ... oğlu, 04/02/1981 doğumlu ...’ın 25/10/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle sürekli veya iyileşme/geçici iş göremezlik süresi içinde geçici olarak başka birinin bakımına muhtaç durumda olmadığı kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Davacının tüm tazminat talepleri bakımından hesaplama yapılabilmesi amacıyla yeni bir aktüerya uzmanından rapor tanzim etmesi istenilmiş olup mahkememize ibraz edilen raporda özetle; SGK kayıtlarına göre davacının kaza tarihindeki aylık brüt ücreti 1.678,38 TL olarak gözükmektedir. Söz konusu brüt ücretten yasal kesintiler yapılınca neti 1.290,00 TL olup, bu tutar kaza tarihindeki net asgari ücretin (1.290,00 / 1.000,54)- 1,28 katıdır. Bu durumda aynı şekilde kazalının günümüze kadarki net kazançları net asgari ücretlerin 1,28 katına göre belirlenecektir. SGK tarafından davacıya 12.829,88 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı bildirilmiş olup, davacının kusursuz olması nedeniyle bu tutarın tamamı davacının maddi zararından tenzil edilecektir. ... Sigorta tarafından 11.02.2025 tarihli yazı ile “... sayılı hasar dosyasından 22.01.2021 tarihinde ... adına 25,413.50 TL. ödenmiş olup ödeme görüntüsü yazımız ek'inde sunulmuştur...” şeklinde cevap verilmiştir. Davacı vekili ... Sigorta tarafından müvekkiline bir ödeme yapılmadığını beyan etmiştir. Sayın Mahkemece bu ödemeye ilişkin ödeme dekontu ve makbuz talep edilmesine karşın ... Sigorta tarafından bir cevap verilmiştir. Davacı vekili tarafından dava devam ederken 26.10.2020 tarihinde davalı ... Sigorta'ya ödeme için başvuru yapılmıştır. Ödeme başvuru tarihinden sonradır. Olayda kazaya karışan başkaca araç ve kişi bulunmamaktadır. Bu durumda da ... Sigorta tarafından sadece sakatlık teminatı kapsamında ödeme yapılması söz konusu olacaktır. Bu nedenle nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere söz konusu ödeme davacının maddi zararından tenzil edilerek takdire sunulacaktır. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2013/7357 E. ve 07.07.2014 tarihli kararında özetle; dava devam ederken sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenmeden tazminattan indirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Ödemenin dava devam ederken yapılması nedeniyle güncellenmeksizin aynen tenzil edilecektir. Kazalının geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararı : 1.324,28 TL, Kazalının kalıcı (sürekli) iş göremezlik dönemindeki maddi zararı : 200.077,86 TL olup 25.413,50TL ödemenin aynen tenzili akabinde bakiye zarar 174.664,36 TL'dir. ATK raporunda davacının iyileşme döneminde bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri nedeniyle maddi zarar hesabı yapılması mümkün olmamıştır. 25.10.2015 kaza tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sorumluluk limiti ölüm / sakatlık ve sağlık giderleri bakımından kişi başı ayrı ayrı 290.000,00 TL.dır. Ödemenin tenzili sonucu bakiye sorumluluk limiti (290.000,00 -25.413,50 )- 264.586,50 TL üzerinden devam etmektedir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2014/16455 ile 2013/2073 E sayılı kararlarında açıkça geçici iş göremezlik zararının zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında ve sakatlık teminatı limitine dahil olduğu belirtilmektedir. Davacının maddi zararları poliçe limitleri içinde kalmaktadır. Davalı sigorta şirketine dava 25.10.2016 tarihinde ihbar edilmiş olup, söz konusu ihbar tarihinden 8 iş günü sonrası (Cumartesi-Pazar hariç) 04.11.2016 tarihinde Cuma günü mesai saati bitimi sona ermektedir. Bu durumda sigorta şirketi bakımından temerrüt bir sonraki iş günü olan 07.11.2016 tarihinde gerçekleşmiş olacaktır. Araç sürücüsü ve işleten bakımından her hangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüt 25.10.2025 olay tarihinde gerçekleşmiş olacaktır. Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözükmesi nedeniyle avans faizi talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan kontrolde; işbu dava açılırken dava değeri olarak 15.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 65.000,00 TL'nin gösterilmiş olduğu, maddi tazminat talepleri bakımından yargılamanın başında talep sonucunun ayrıştırılmadığı, yargılama esnasında kaldırma öncesi ... Esas sayılı dosyadan alınan bilirkişi raporunda 14.170,00 Geçici + 15.215,00 TL sürekli olmak üzere toplam 29.385,00 TL maluliyet tazminatı, 13.989,00 TL geçici bakıcı hesaplaması yapılması üzerine davacı vekili tarafından 14/06/2019 tarihinde sunulan ıslah dilekçesi ile birlikte bu miktarların talep edilmesi üzerine dava değerinin 93.374,00 TL'ye yükseltilmiş olduğu, buna ilişkin olarak kaldırma ilamı akabinde talep sonucunun açıklanmasına yönelik davacı tarafa beyanda bulunmak üzere süre verilmiş olup davacı vekili tarafından 22/10/2024 tarihinde beyan dilekçesi sunulmuştur. Kaldırma ilamı akabinde alınan bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik bedeli 1.324,28 TL, sürekli iş göremezlik bedeli de 200.077,86 TL ( davalı sigorta şirketinin ödemiş olduğunu beyan ettiği bedel mahsup edilmeden hesaplama yapıldığında) olarak hesaplanmış olup geçici bakıcı giderine ilişkin kalem yönünden herhangi bir hesaplama yapılmadığından davacı vekili tarafından sunulan 23/06/2025 tarihli ıslah dilekçesinde "Sürekli iş göremezlik yönünden 200.077,86-TL’ye yükseltilmiştir. Geçici iş göremezlik yönünden 1.324,28-TL’ye yükseltilmiştir. toplam 201.402,14-TL’nin temerrüt tarihinden işletilecek ticari avans faizi ile tahsili" isteminde bulunulmuş olduğu anlaşılmakla emsal mahiyette olan Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/9591 Esas, 2020/8264 Karar Sayılı, 24/12/2020 Tarihli "... davacı vekili dava dilekçesinde 15.660 TL olarak belirttiği talebini, 4/5 oranında düşürerek 12.528 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Eldeki davada davacının talebi, maddi hukuka taalluk eden kısmi feragattir. Doktrinde buna talep sonucunun daraltılması (azaltılması) da denilmektedir. Tam veya kısmi feragat için karşı tarafın iznine ve ayrıca bunun için ıslah yoluna başvurulmasına gerek yoktur. (Baki Kuru - Hukuk Muhakemeleri Usulü - altıncı baskı cilt IV sayfa 4048-4049) Hal böyle olunca mahkemece, davacı tarafın talep sonucunu daraltmasının davadan kısmi feragat olarak kabul edilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindeki ilamı göz önünde bulundurulduğunda davacının başlangıçta 14.170,00 TL talep etmiş olduğu tazminat kalemini 1.324,28 TL'ye düşürerek 12.845,72 TL'lik kısmından feragat ettiği, nitekim geçici bakıcı gideri talebi bakımından da 2. Islah dilekçesinde bedel belirtilmeksizin sadece geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik maddi tazminat kalemleri bakımından hüküm kurulmasına yönelik beyanı uyarınca bu kalem yönünden talep sonucunun daraltıldığı anlaşılmakla buna ilişkin de talebinden feragat etmiş olduğu kanaatine varılmış olup bu doğrultuda hüküm tesis edilmiş ve aşağıdaki şekilde tablo oluşturulmuştur.

DAVA DİLEKÇESİ 1.ISLAH -14/06/2019 2.ISLAH - 23/06/2025 Sürekli İş Göremezlik 14.800,00 TL 15.215,00 TL 200.077,86 TL Geçici İş Göremezlik 100,00 TL 14.170,00 TL 1.324,28 TL Geçici Bakıcı Gideri 100,00 TL 13.989,00 TL - TOPLAM MADDİ: 15.000,00 TL 43.374,00 TL 201.402,14 TL Manevi Tazminat 50.000,00 TL 50.000,00 TL 50.000,00 TL TOPLAM : 65.000,00 TL 93.374,00 TL 251.402,14 TL

(Anılan tazminat miktarlarına yönelik olarak Harçlar Kanunu m.28/1-a hükmü uyarınca hesaplama yapıldığında yargılama esnasında eksik harcın bulunmadığı anlaşılmıştır.)

Her ne kadar bilirkişi tarafından davalı sigorta şirketinin ödemesi mahsup edilerek bir hesaplama yapılmış ise de davalı ... Sigorta şirketine yazılan müzekkereler ve davalının beyanları uyarınca söz konusu ödemenin davacıya yapılmadığı, davacıya ödeme yaptığını beyan ederek sigorta şirketine başvuru yapan kendi sigortalıları ...'ya yapıldığının beyan edilmesi sebebiyle bu miktar mahkememizce mahsup edilmemiş olup davacının gelinen aşama itibariyle davalılardan 200.077,86-TL sürekli iş göremezlik, 1.324,28-TL geçici iş göremezlik tazminatının asiller yönünden kaza tarihinden, sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsili isteminde bulunabileceği, bakıcı ücreti talebinde bulunamayacağı kanaatine varılmıştır. Yargılama esnasında davalı ... tarafından mahkememize ibraz edilen beyan dilekçesinde davacı vekilinin mahkememizin ilk hükmünü ... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı dosyasından takibe koyduğu, hazırlanan kapak hesabı uyarınca davacı vekiline haricen ödeme yaptıklarını ve icra dosya borcunun tahsil edildiğini mahkememize bildirmiş ve ödeme dekontunu mahkememize ibraz etmiş olup bu kapsamda UYAP sisteminden icra dosyası dosyamıza eklenerek yapılan kontrolde davacı vekilinin icra dosya borcunun haricen tahsil edildiğinin bildirilmesi sebebiyle feragat talebinde bulunduğu ve bu talebi akabinde dosyanın kapatılmış olduğu görülmüştür. Takipte talep edilen miktarlar, ödeme tarihi itibari ile icra dosyasından alınan kapak hesabı ve davalı ... adına yapılan ödeme miktarı göz önünde bulundurulduğunda davacının 1.340,00 TL geçici iş göremezlik tazminatını kaza tarihinden, tahsil tarihine kadar işlemiş yasal faizi ile birlikte tahsil etmiş olduğu, bu hali ile geçici iş göremezlik tazminatı alacağının kalmadığı, bu talebinin konusuz kaldığı görülmekle karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Davacının davalılardan talep edebileceği 200.077,86-TL sürekli iş göremezlik bedelinin 15.215,00-TL'sini işlemiş faizi ile birlikte tahsil etmiş olması sebebiyle bu talepleri bakımından da tahsil edilen miktar açısından talebinin konusuz kaldığı görülmekle karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Emsal mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davadan önce davalı sigorta şirketine herhangi bir başvurunun bulunmadığı, yargılama esnasında davalı sigorta şirketine dava 25.10.2016 tarihinde ihbar edilmiş olması sebebiyle bu tarihte başvurulmuş olduğunun kabulü ile söz konusu ihbar tarihinden 8 iş günü sonrasının 04.11.2016 tarihine tekabül ettiği, bu durumda sigorta şirketi bakımından temerrüt bir sonraki iş günü olan 07.11.2016 tarihinde gerçekleşmiş olacağından faizin başlangıç tarihi davalı sigorta şirketi bakımından bu tarih kabul edilmiştir. Davacının manevi tazminat talepleri bakımından yapılan incelemede; Anayasanın 5 12, 17, 20 ve 26 maddelerinde kişilik değerlerinin önemini esas alarak bunları ihlal edenlere karşı kişinin korunmasını garanti altına almıştır. Kanun koyucu manevi tazminat davası açılacak halleri MK 240/11, 25, 85 ve devamı maddeleri ile TBK 56 ve 58 maddelerinde düzenlenmiştir. TBK 56 md.si maddesi ise özel nitelikte bir hüküm olup Fiziki (maddi) kişilik değerlerinin yani yaşama hakkı ile vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan hallerde manevi zararların tazminini düzenlemiş, anılan maddenin 2.fıkrasında ,ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. TBK'nın " Manevi Tazminat" başlığını taşıyan 56. Maddesine göre " (1) Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. (2) Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." Haksız bir eylem yüzünden çekilen ruhsal eylem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulacağının varlığı kabul edilen olgulardır. TBK'nın 56. Maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasına da amaç edinmemiştir. Tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olacak kadar olmalıdır. 22/6/1966 günlü 7/7 sayılı İBK'nın gerekçesinde takdir olunacak tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Somut olayda dosya kapsamında alınan raporlar, maluliyet oranı da göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin 22/09/2020 tarihli hükmü uyarınca takdir edilen 25.000,00-TL manevi tazminatın dosya kapsamında uygun olduğu görülmekle davacının bu miktardan talepte bulunabileceği, ancak yargılama esnasında 29.12.2020 tarihli ödeme ile bu miktar tahsil edildiğinden bu kısım yönünden konusuz kalan talep bakımından karar verilmesine yer olmadığına; fazlaya dair istemin ise reddine, karar vermek gerekmiş olup mahkememizin ilk hükmünün infaz edilmiş olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda ilk hükümde belirtilen ve davalı tarafça ödenen yargılama gideri ve vekalet ücreti bu hükümde mahsup edilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri başlıklı 331. Maddesinin "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davalı dava açıldıktan sonra ödeme yapmış olması sebebiyle davacının haklı olduğu, ancak davalının yapmış olduğu 1.324,28 TL geçici iş göremezlik tazminatı ödemesini ve 15.215,00-TL sürekli iş göremezlik ödemesini tahsil ettiğini mahkememize bildirmeksizin sanki hiç tahsilat yapılmamış gibi bedellerin ıslah edildiği hususu da göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 25/10/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak; a-Mahkememizin önceki ... Esas sayılı dosyasından verilen 22/09/2020 Tarihli "1-Davacının Maddi tazminat talepli davasının davalı ... Hesabı yönünden Feragat nedeniyle REDDİNE," dair kararın kesinleşmiş olması sebebiyle yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, b-Davacının talep edebileceği 1.324,28 TL geçici iş göremezlik tazminatı yargılama esnasında 29.12.2020 tarihli ödeme ile tahsil edildiğinden bu kısım yönünden konusuz kalan talep bakımından karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair istemin ise feragat nedeniyle reddine, c-Davacının talep edebileceği 200.077,86-TL sürekli iş göremezlik bedelinin 15.215,00-TL'si yargılama esnasında 29.12.2020 tarihli ödeme ile tahsil edildiğinden bu kısım yönünden konusuz kalan talep bakımından karar verilmesine yer olmadığına; bakiye 184.862,86 TL'sini davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 25/10/2015 tarihinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 07.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, d-Davacının geçici bakıcı gideri isteminin feragat nedeniyle reddine, e-Davacının mahkememizce kabulüne karar verilen ve talep edebileceği 25.000,00-TL manevi tazminatı yargılama esnasında 29.12.2020 tarihli ödeme ile tahsil edildiğinden bu kısım yönünden konusuz kalan talep bakımından karar verilmesine yer olmadığına; fazlaya dair istemin ise reddine,

2-Alınması gerekli olan 15.465,53-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 222,01-TL, tamamlama ve ıslah harcı olarak alınan: 1.150,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 14.093,52-TL harcın davalılar ..., ... ile ... Sigorta Anonim Şirketinden (... Sigorta Anonim Şirketinin bu bedelin 13.757,28 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 1.671,51-TL (başvurma, vekalet harçları, peşin harç, ıslah ve tamamlama harcı) davetiye, posta gideri: 3.177,20-TL, bilirkişi ücreti: 7.200,00-TL, ATK Fatura bedeli: 4.650,00-TL olmak üzere toplam: 16.698,71-TL yargılama giderinden 986,05 TL'nin önceki kurulan hüküm akabinde yargılama esnasında tahsil edilmiş olduğu görülmekle bu miktarın mahsubu ile bakiye 15.712,66TL'nin %88.24 kabul- ret oranı uyarınca 13.864,85 TL'sinin davalılar ..., ... ile ... Sigorta Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacının üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinden yargılama esnasında tahsil etmiş olduğu 3.400,00 TL vekalet ücretinin mahsubu ile bakiye 41.600,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ile ... Sigorta Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının reddedilen maddi tazminat talepleri bakımından davalılar ..., ... ile ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 26.843,72-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ... ile ... Sigorta Anonim Şirketine verilmesine, 6-Davacının kabul edilen ve ödeme ile konusuz kalan manevi tazminat talebi bakımından ilk hükümde takdir edilen vekalet ücretini tahsil ettiği hususu da göz önünde bulundurulduğunda takdiren yeniden vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Davacının reddedilen manevi tazminat talebi bakımından takdiren davalılar lehine vekalet ücretine yer olmadığına, 8-Mahkememizin önceki ... Esas sayılı dosyasından verilen 22/09/2020 Tarihli "5-Maddi tazminat davası yönünden davalı ... Hesabı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava dilekçesinde bu davalıya yöneltilen miktar üzerinden AAÜT' nin uyarınca hesap ve takdir olunan 3.400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... Hesabı'na verilmesine," dair kararın kesinleşmiş olması sebebiyle yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, 9-Mahkememizin önceki ... Esas sayılı dosyasından verilen 22/09/2020 Tarihli "10- Davalı ... Hesabı tarafından yatırılan ve kullanılan 11,00TL gider avansının davacıdan alınarak, davalı ... Hesabına verilmesine," dair kararın kesinleşmiş olması sebebiyle yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, 10-Davalıların yargılama esnasında herhangi bir gider yapmadıkları görülmekle hüküm tesis edilmesine yer olmadığına, 11-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/279, K. 2025/986, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-279-e-2025-986-k-9ead63437f97