İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/276 E. 2025/475 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/276
- Karar No
- 2025/475
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/276 Esas - 2025/475
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/276 KARAR NO : 2025/475
DAVA : Marka ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 12/06/2024 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 Yazım Tarihi: 05/12/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin 1992 yılında ... TV’yi kurduğunu, ...’nin ikinci, ... topraklarından yayın yapan ilk özel televizyon kanalı olduğunu, ... TV markasının hafızalara kazındığını, bazı olumsuzluklar nedeniyle 28 Şubat 2019 gecesi 28 yıllık ulusal televizyon yayınlarını durdurduğunu, 11 Ekim 2021’de diğer %50 hissedar ... tarafından yeniden yayına geçirildiğini, 6 Mart 2022’de ...’un talebi sonucunda kayyum atandığımı, 15 Nisan 2022’de kayyumun ... TV yayınını sonlandırdığımı, ... TV’nin 30 yıllık ulusal yayın lisansının iptal olduğunu, markaların benzer olduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, markanın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: davacının hangi tescil veya başvuru sayılı markasına ve bu marka hakkında verilen hangi ... numarasına itiraz ettiği ve hangi tescil sayılı markalara dayandığının anlaşılmadığını, davanın kötü niyetli açıldığını, davacının mevcut yönetim kayyımları hakkında görevi kötüye kullanmaktan dolayı savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, daha önce müvekkili tarafından diğer davalı ...'na karşı açılan, ... Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında lehine karar verildiğini, ... ibaresinin düşük ayırt ediciliği emsal kararlar bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, kurum tarafından SMK 19/2 maddesi kapsamında yapılan kullanım ispatına ilişkin değerlendirmesinin yerinde ve doğru olup olmadığı, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık , SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, ... ... sayılı ... Kararının iptalinin, davalı markasının da tescili halinde iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 12/04/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 12/06/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "... " ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "... ", "..." ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6/1, 2, 3, 4, 5, 6, 9. maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. İtiraz gerekçesi ... sayılı markaların hükümden düşmüş olduğu anlaşıldığından bu markalara dayalı itirazın reddi gerekmiş ve takiben diğer hususların incelemesine geçilmiştir. Başvuru sahibi tarafından SMK'nın 19(2) maddesi uyarınca ... sayılı marka hakkında kullanım ispatı talebinde bulunulduğu; yayına itiraz hakkında ... verilen kararda ilgili markaların kullanım ispatına ilişkin sunulan delillerin yeterli bulunmadığı tespitine yer verilmiştir. Kurul nezdinde yayına itiraz aşamasında sunulan delillerin yeniden incelenmesi neticesinde, 13 sayfadan oluşan youtube görsellerine ve 1 adet ödeme işlemine ilişkin belgeye yer verilmiş olduğu görülmekle birlikte, sözkonusu delillerin başvuru tarihinden önceki 5 yıla ilişkin kullanım yoğunluğunu ve tarihleri içerir biçimde ciddi kullanımı ispat eder nitelikte olmadığı tespit ve kanaatlerine varılmış ve aynı yöndeki ... kararı isabetli görülmüştür. Bu çerçevede, kullanım ispatı talebine konu ... sayılı markaların kullanımlarının ispatlanamadığı sonucuna varılmış olduğundan, SMK m. 19(2) hükmü uyarınca, söz konusu markalara dayalı olarak SMK m. 6(1) kapsamında yapılan itirazın reddi gerekmiştir. Takiben diğer itiraz gerekçeleri incelenmiştir. 6769 s. SMK'nun 6/2 maddesi... Bu çerçevede, başvurunun Md. 6/2'ye aykırı olduğu yönünde iddianın mesnetsiz olduğu kanaatine varıldığından, ilgili itirazın reddi gerekmiştir. 6769 s. SMK'nun 6/3 maddesi ... İtiraz ve dosya kapsamında sunulan bilgilerin incelenmesi neticesinde, , söz konusu ibarenin, itiraza konu hizmetler üzerinde, başvurudan önce ...'de yaygın, fasılasız ve ticari etki doğuracak şekilde kullanıldığını ispatlamaya yeterli bilgi yer almadığı kanaatine varıldığından eskiye dayalı kullanım iddiası kabul edilmemiştir. 6769 s. SMK 6/4'e ..... 6/5'e .... Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. İtiraz dilekçesinde öne sürüldüğü gibi itiraza gerekçe markanın, 6769 s. SMK'nın 6/6 kapsamındaki hak sahipliği yönünde yeterli kanaate ulaşılamadığından, bu iddianın kabulü mümkün olmamıştır. Başvurunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin yeterli düzeyde delile rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir. KARAR: İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.” şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde ...’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından ...’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da ... hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm ... genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti ... hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ; ... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin ...'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (... sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını ...’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır. ... davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır. 3'üncü fıkrası ise; "Başvuru sahibinin talepte bulunması halinde Kurum, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından ...’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması için itiraz sahibine bir aylık süre verir. İtiraz sahibi tarafından süresi içinde delil sunulmaması veya sunulan delillerin itirazla ilgili olmaması halinde ve ayrıca başka bir itiraz gerekçesi veya itiraza gerekçe gösterilen başka bir marka da yoksa Kurum itirazı reddeder." hükmünü içermektedir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
...
Bilirkişi heyetinden alınan 15/04/2025 havale tarihli raporda ÖZETLE:" İtiraz gerekçesi ... sayılı markaların kullanımının ispat edilmediği, dava konusu “38 Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil) Haber ajansı hizmetleri Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil) Haber ajansı hizmetleri 41 Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)” hizmetlerinin, itiraz gerekçesi markalar kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı / aynı tür/ benzer olduğu, dava konusu diğer mal ve hizmetlerin “41 Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri”nin itiraz gerekçesi markalar kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer olmadığı, taraf markalarının genel izlenim yönünden benzer olmadığı, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6(1) maddesi kapsamında karıştırılma olasılığı bulunmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6(3) maddesi yönünden iddiaların ispatlanmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6(5) maddeleri yönünden iddiaların ispatlanmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6(9) maddesi yönünden hukuki yorum yetkisinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, dava konusu ... sayılı ... kararının yerinde olduğu, dava konusu markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşmadığı"şeklinde ifade edilmiştir. Davacı taraf vekilinin yeni bilirkişi heyetinden rapor alınması yönündeki talebi HMK 30. Maddesi kapsamında değerlendirilerek dosyaya sunulan rapor denetlenebilir olduğu, içeriğinin ise İhtisas Mahkemesi Hakimliğimizce olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan yargılamanın gereksiz uzamaması için bu talebin reddine karar verilmiştir. GEREKÇE; Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının yukarıda tabloda gösterilen ... sayılı "... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunsa da; SMK 19/2 maddesine göre davalının ileri sürdüğü "kullanmama def" üzerine bu konuda ispat külfetinde olan davacının başvuru markasınının kapsamında olup da itiraz mesnedi bu markaları açısından kullanım ispatını yerine getirmediğinden SMK 19/2 maddesi göndermesi ile 6/1 maddesindeki iltibas koşulundan yararlanamayacağı, kanundaki deyimi ile "itiraz yapılmamış " şeklinde değerlendirme yapılması gerektiğinden bu markalara bağlı davacının SMK 6/1 maddesindeki iltibasa dayalı iddiası kabul görmediği; Nitekim bilirkişi heyet raporunda bu husus " Dava konusu markanın başvuru tarihi 11.02.2022’dir. Bu durumda, kullanımın ispat edilmesi gereken dönem 11.02.2017 – 10.02.2022’dir Sunulan delillerde, hem süre olarak şartlara uyulmamış, hem de işaretlemeler yapılmamıştır. “...” olarak listelenen açıklama sadece beyan içermektedir. “...” olarak listelenen ... adresinde videolar bulunmaktadır. Davacı tarafından sunulan delillerde hiçbir kullanım ispatı şartına uyulmamış, hangi delilin hangi markanın kullanımını ispat ettiğine ilişkin bilgi verilmemiştir. Zaten delillerin hiçbirinde, kullanım ispatı talep edilen marka ibareleri de kullanılmamıştır. ...’de yer alan şeklindeki kullanım, şekil unsuru ve ... ibaresi içermekle birlikte kullanım ispatı talebine ilişkin markaların hangisi olduğu belirtilmediği gibi, yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı gibi tescil edilen markaların kullanımı olarak kabul edilecek nitelikte de değildir. Kaldı ki, dava konusu hizmetleri içeren bir kullanım da değildir. Delillerin hiçbirinin işaretlenmediği, hangi markanın kullanımı olduğuna ilişkin bir bilgi verilmediği, kullanım ispatı sunma şartlarını hiçbir şekilde sağlamadığı tereddütsüzdür. Bu durumda, söz konusu markaların değerlendirme dışı kalıp kalmayacağı konusunda herhangi bir tereddüt olmaksızın, bu markaların ilgili düzenleme uyarınca dikkate alınmaması gerekir. Bu nedenle, ...’nin söz konusu markaları karıştırılma olasılığı gerekçeli itiraz yönünden dikkate almaması yerindedir. Dolayısıyla, söz konusu markaların karıştırılma olasılığı yönünden dikkate alınamayacağına dikkat çekilerek, sayın Mahkeme’nin kontrolünün sağlanması amacıyla karşılaştırma ve işaretlemeler yapılacaktır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, 6769 sayılı SMK’nın yayıma itirazın incelenmesine ilişkin 19(2) maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede, takdiri Sayın Mahkeme'nin olmak üzere, kullanımın ispat edilmediği düşünülmektedir. " şeklinde de izah edildiği; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 01/12/2025
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı