İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/268 E. 2024/690 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/268
- Karar No
- 2024/690
- Karar Tarihi
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/268 Esas KARAR NO : 2024/690
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/04/2024 KARAR TARİHİ : 09/10/2024
KARAR Y. TARİHİ : 15/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ''... ... ... sözleşmesi sözlü olarak akdedildiğini, yapım işi başladıktan sonra müvekkili şirket tarafından yapılan tespitler neticesinde davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediği, işin kusurlu şekilde icra edildiğini, müvekkili şirketin sözlü ikazlarına rağmen işin sürüncemede bırakılması sebebiyle davalı şirkete 03/02/2023 tarihli ... ... ... yevmiye nolu ihtarnamenin gönderildiğini, davalı firma çalışanları tarafından şantiye sahasına başlangıçta bir miktar malzeme getirilmiş olup, devamında işe başlanmadığını ve hiçbir montaj ve benzeri çalışmanın yapılmadığının saptanmadığını, davalı firma tarafından taahhüt edilen yapım işi ile ilgili olarak davalı firmaya defaatle ikaz ve uyarılar yapıldığını, davalı firmanın ihtarın çekildiği tarihe kadar işin tamamlanması adına bir iş ve eylemde bulunmadığını, müvekkili şirketten yapılması istenilen ödemelerin tamamlanmış olmasına rağmen davalı firma tarafından verilen taahhütlerin hiçbiri yerine getirilmediğini, tüm çağrılara ve ısrarlara rağmen işi yapmamakta ısrar edilmesinden dolayı noter aracılığıyla bir ihtar çekilmesi gerekliliğinin duyulduğunu, işbu ihtarname ile taahhüt edilen işe ilişkin çalışmaların ivedilikle başlanması aksi takdirde, davalı firma ile yapılan sözleşmenin fesh edileceğini ve ödenmiş bedellerin yasal yollara başvurulmak suretiyle işlemiş ticari temerrüt faizleri ile birlikte tahsiline girişileceğinin belirtildiğini, davalı firmanın yükümlülüklerini yerine getirmemesinden ve hizmet kusurlarından ötürü yarım kalan yapım işinin başka bir firma ile anlaşılarak devam ettirildiğini, davalı şirkete müvekkili tarafından dava dilekçesinde detaylı bilgileri verilen toplam 4.800.000,00-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelere karşılık olarak davalı firma tarafından yapılan iş ve düzenlenen faturaların dava dilekçesinde belirtildiğini, müvekkili şirket tarafından 4.800.000,00-TL ödeme yapılmış olmasına rağmen davalı firma tarafından kesilen fatura tutarının 1.593.000,00-TL olduğunu, davalı firmanın sebepsiz şekilde zenginleştiğini, müvekkili firma tarafından çekilen ihtara rağmen davalı şirket tarafından fatura kesilmeyen 3.207.000-TL alacağa ilişkin olarak herhangi bir itiraz etmemesi veya fatura göndermemesinin söz konusu bakiye tutarı, uhdesinde tuttuğunu örtülü bir şekilde kabul ettiği anlamına geldiğini, davalı şirkete ödenen ancak faturası kesilmemiş tutarlar davalı şirket uhdesinde kalmış sayılacağından, işbu tutarların sebepsiz zenginleşme uyarınca müvekkili şirkete geri ödenmesi gerektiğini beyanla sözkonusu alacağın tahsiline yönelik olarak başlattıkları dava konusu ilamsız icra takibine vaki davalının haksız itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalının %20 oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA : Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddia ve taleplerinin kül halinde maddi gerçeğe aykırı, asılsız, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının açtığı davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili Şirketin ... ilinde faaliyet göstermekte olup, işin yapıldığı yerin Kocaeli olduğunu, buna karşın davacı yan tarafından İstanbul'da icra takibi başlatıldığını, kendileri tarafından icra dosyasına sunulan borca itiraz dilekçesinde yetki itirazında da bulunulmuş ve yetkili icra dairesinin ... olduğunun belirtildiğini, buna karşın davacı tarafından yetki itirazına yönelik herhangi bir işlem yapılmayıp, yetkili icra dairesinde yeniden takip başlatılmayıp yahut dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi talep edilmeyip doğrudan itirazın iptali davası açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kendilerinin yetkisizlik itirazının ortadan kaldırılmadığını, olayda yetkili icra dairesinde başlatılan bir takip bulunmadığını, bu nedenle yasal koşulları oluşmayan icra takibine vaki itirazın iptali davasının reddi gerektiğini, taraflar arasında sözlü ticari ilişki bulunmasına rağmen sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayalı olarak talepte bulunulamayacağını, davacıya karşı takas-mahsup def’i ileri sürdüklerini, müvekkiline süresinde yapılan ayıp ihbarının bulunmadığını beyanla haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : -BA-BS formları -... ... ... E. sayılı takip dosyası örneği DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fazla ödeme konusu iş bedeli alacağının tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu isteme dayanak ... ... ... E. sayılı takip dosyası örneği celp edilerek incelenmiş, takip alacaklısı olan dosyamız davacısı Şirket tarafından dosyamız davalısı olan takip borçlusu Şirket aleyhine 3.207.000,00-TL asıl alacak, 44.670,00-TL işlemiş faiz dahil olmak üzere toplam 3.251.670,00-TL alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, borçlu davalı Şirket vekilinin yasal süresinde sunduğu borca itiraz dilekçesinde takibe konu asıl borca, işlemiş faizi ve faiz türü ile açıkça ... İcra Dairelerinin yetkili olduğunu bildirerek icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Dosyamızda davacı vekili duruşmada alınan beyanında davalı taraf aleyhine dava konusu alacaklarına istinaden müvekkili şirketin yerleşim yeri olan İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi'nde takip başlattıklarını, TBK 89 m. gereğince takip dairesinin yetkili olduğunu, bu nedenle ...’da takibe devam etmediklerini ve aksi yöndeki davalı yan itirazlarını kabul etmediklerini bildirmiştir. Ancak davacının iddiasının aksine TBK 89.m. gereğince takip alacaklısı davacının yerleşim yeri olarak İstanbul icra dairelerinin somut olayda yetkili icra dairesi olarak kabulü hukuken olanaklı değildir. Zira, eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, yetkili mahkeme, Yargıtay ... ... ... K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, HMK'nın 6. maddesi gereğince davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi, aynı yasanın 10. maddesi gereğince sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesi, yahut taraflar tacir ise HMK 17 maddesi doğrultusunda yetki sözleşmesi ile belirlenen yer mahkemesidir. Yine, konu ile ilgili olarak Yargıtay .... ... ... Karar sayılı ilamında da ise; "Eser sözleşmesinde ilişkin ifa yerinin neresi olduğuna dair özel düzenleme bulunmadığında genel kurallara göre ifa yeri belirlenmelidir. TBK'nın 89. maddesine göre borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Para borçlarının alacaklının yerinde ifa edileceğine dair 89. maddedeki kural salt para alacakları ile ilgili olup eser bedeline ilişkin alacak istemleri yönünden uygulanamayacağı dairemizce istikrarla uygulanan kararlar ile kabul edilmektedir" tespitine yer verilmiştir. Bu bağlamda, taraf sav ve savunmaları ile tüm dosya kapsamına göre; davacı takip alacaklısı tarafından dava konusu icra takibinin ... ... ... İcra Dairesinde başlatıldığı, davacının yerleşim yerinin İstanbul, davalının yerleşim yerinin ise; ... ili olup taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi mevcut olan uyuşmazlık konusu işin Kocaeli ilinde ifa edilmesinin kararlaştırıldığı belirgindir. Bu durumda, dava konusu alacak yönünden İİK 50.m. delaleti ile HMK 6.m. gereğince ..., HMK 10.m. gereğince sözleşme konusu işin ifa edildiği Kocaeli icra dairelerinin yetkili olduğu tartışmasızdır. Öte yandan, somut uyuşmazlıkta taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi ve içeriğinde düzenlenen yetki şartı mevcut olmadığından, HMK 17.m. kapsamında yetkili icra dairesinin belirlenmesi mümkün değildir. Davacı yan, değinilen yetkili kurallarına uygun olarak yetkili icra dairelerinde seçimlik yetkisini kullanarak ve usulüne uygun şekilde takip başlatmamıştır. Bu nedenle de, davacı takip alacaklısı tarafından ... ... ... . sayılı ilamları da aynı yöndedir.) Bilindiği üzere; itirazın iptali davaları icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı ve takibin devamı niteliğinde bir dava türüdür. Bu doğrultuda , yetkili icra müdürlüğünde usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması, itirazın iptali davasında dava şartı niteliğindedir. Mahkeme tarafından dava şartı eksikliğinin mevcut olduğunun tespiti halinde davanın usulden reddi gerektiği tartışmasızdır. Davalının icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu usulüne uygun itirazı dikkate alındığında; takibin yapıldığı İstanbul Anadolu icra dairesinin yetkili olmadığı ve somut uyuşmazlıkta ortada geçerli bir icra takibinin bulunmadığı açıktır. Açıklanan gerekçelerle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın yetkili icra dairesinde usulüne uygun şekilde başlatılan bir icra takibi mevcut olmamakla; dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 427,60-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 38.509,20-TL harçtan mahsubu ile bakiye 38.081,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza