İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/24 E. 2025/274 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/24
Karar No
2025/274
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/24 KARAR NO : 2025/274

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/01/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 04.01.2023 tarihinde ---- plakalı aracın müteveffa --- sürücüsü olduğu ----- plakalı araca çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkillerinin desteği --- vefat ettiğini, kazaya ilişkin ceza yargılamasının ----- Asliye Ceza Mahkemesi -----. üzerinden yürütüldüğünü, dosyada alınan Adli Tıp Kurumu Adli Tıp raporunda dava konusu kazanın meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsü dikkatli olması ve aracının hızını kavşak şartlarında, her an güvenli bir şekilde durabilecek biçimde azaltması gerekirken bu hususa riayet etmediğinin belirtildiği, müvekkillerinin iş bu davaya konu kaza sebebiyle manevi olarak ağır yıkıma uğradıklarını beyan ederek murisin eşi ---- için 100 TL, murisin çocukları ---- için 100,00 TL, ---- için 100,00 TL ------ için 100 TL olmak üzere toplam 400,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüt tarihlerinden işletilecek ticari temerrüt faizi-avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde mevcut dosyada "başvurunun reddine" karar verildiğini, davacı tarafça müvekkili şirkete yapılan başvuru neticesinde müvekkil şirket nezdinde ------ nolu hasar dosyası açıldığını, eksik evrakların temini amacıyla 24.01.2023 ve 28.02.2023 tarihlerin e-mail yoluyla eksik belgelerin temini talep edildiği ancak, eksik belgeler iletilmediğini, davacı tarafın eksik evrak ile geçersiz bir başvuru yaptığını, KTK madde 97 uyarınca iş bu davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde bahsi geçen ---- araçın, müvekkili şirket nezdinde 12/04/2022-12/04/2023 tarihleri arasında ----- nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik) ile sigortalı olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, sorumluklarının sigortalının kusur oranı ile sınırlı olduğunu beyanla dava konusu olayda vefat eden ---- kaza sırasında emniyet kemeri takip takmadığı belirlenemediği zararın artmasında müterafik kusur hususunun değerlendirilmesini ve hesaplanacak olan şartları oluştuğundan bahisle tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılmasını, davacı yanın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi talebinin reddine karar verilmesini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 06.02.2025 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarını saklı tutarak, dava miktarının arttırılmasına ilişkin taleplerinin kabulü ile ----- için 2.086,19 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ----- için 65.803,97 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ------ için 109.414,64 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ----- için 212.201,35 TL destekten yoksun kalma tazminatı, (HMK 107/2. maddesi uyarınca arttırılmış dava değeri) olmak üzere toplamda 389.506,15 TL destekten yoksun kalma tazminatı üzerinden haklı davalarının kabulü ile davalının temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili talep arttırım dilekçesine karşı sunduğu beyan dilekçesinde özetle; tazminat hesabının 04.12.2021 tarihli Genel Şartlar uyarınca devre başı ödemeli belirli süreli rant formülüne ve %1.65 teknik faizli TRH-2010 tablosuna göre tazminat hesaplanması gerektiğini, bilirkişi raporunda progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığını, genel şartlar kapsamında, devre başı ödemeli belirli süreli rant formülüne ve %1.65 teknik faizli TRH-2010 tablosuna göre yapılması gerektiğinden bahisle rapora itiraz ettiklerini, davaya konu uyuşmazlığın tamamen haksız fiilden kaynaklandığını, haksız fiilden kaynaklanan taleplerde de uygulanacak faizin, ancak kanuni faiz olacağını, davacının avans faizine ilişkin talebin reddine karar verilmesini beyan etmiştir.

Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.-----Jandarma Komutanlığına yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.---- Asliye Ceza Mahkemesinin ---- sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.Sigorta Tahkim Komisyonunun ----- sayılı ve ---- sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır. SGK'ya yazılan müzekere cevabı dosya arasına alınmıştır. Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. ----- Emniyet Müdürlügüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 04.01.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan ----- plakalı araç ile müteveffa ----- sevk ve idaresindeki ------ plakalı aracın kaza yapması sonucu, davacıların murisi müteveffa ----- vefat etmesi sebebiyle, müteveffanın eşi ve çocukları olan davacılar yönünden, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 400,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminat davasıdır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 6098 Sayılı TBK'nın 53. maddesi (818 sayılı BK 45. maddesi) gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Bu yasal düzenleme doğrultusunda hükmedilmesi gereken maddi tazminat, davacıların daha önce aldıkları ancak murisin ölümü sonucu artık alamayacakları destek miktarıdır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması, olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın sağlığında elde ettiği net gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. SGK'ya yazılan yazıya verilen cevapta, müteveffaya ve davacılara ait hizmet dökümü gönderilmiş, rücuya dair herhangi bir ödemenin yapılmadığı bildirilmiştir. ---- yazılan yazıya verilen cevapta, ------ plaka sayılı araca ait zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve hasar dosyasının bir örneği gönderilmiş, davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 12.07.2024 tarihli rapora göre, ----- plakalı aracın sürücüsü müteveffanın 2918 sayılı KTK'nın 57/1-b5 maddesini ihlal etmesi sebebiyle %75 oranında kusurlu olduğu, ------ plakalı aracın sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b maddesini ihlal etmesi sebebiyle %25 oranında kusurlu olduğu, dosya kapsamında, müteveffanın anne ve babasının sağ olup olmadığı, sağ oldukları takdirde desteklik sürelerinin belirlenmesi ve tazminat hesabı yapılabilmesi için gereken nüfus bilgilerine rastlanmadığından, bahse konu bilgilerin (nüfus kayıtlarının) celbi gerektiği, tazminat hesabının söz konusu bilgilerin celbinden sonra yapılabileceği rapor edilmiş olup, sunulan rapor doğrultusunda ilgili kayıtların dosya arasına alındığı ve sunulan itirazların değerlendirilerek ek rapor alınması amacıyla dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, müteveffanın anne ve babasının, müteveffedan önce öldükleri anlaşıldığından hak sahiplikleri bulunmadığı, kaza sebebiyle müteveffanın eşi ve çocuklarının, müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları, yapılacak hesaplamada, Karayolları Trafik Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 tarihinde TBMM'de kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde ----- Gazetede yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde ----- Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen poliçeleri kapsayacağından, rapor tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin-------sayılı ilamları da dikkate alınarak ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, dava dışı SGK tarafından davacılara yapılan rücuya tabi herhangi bir ödemenin olmadığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluk limitinin 1.200.000,00 TL olduğu, yapılan hesaplamaya ve garamaten paylaştırmaya göre, davacı ---- hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 2.086,19 TL, davacı ----- hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 65.803,97 TL, davacı ---- hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 109.414,64 TL, davacı ----- hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 212.201,35 TL olduğu rapor edilmiştir. Müteveffa ----- vefatı sebebiyle eşi ve çocukları olan davacıların, müteveffanın desteğinden yoksun kaldığının kabulü gerekmiş olup, davalı sigorta şirketi 2918 sayılı KTK'nın 97 ve devamı maddelerine göre sorumlu kabul edilmiştir. Davacılar vekili, 06.02.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı --- için 2.086,19 TL, davacı ----- için 65.803,97 TL, davacı ---- için 109.414,64 TL, davacı ------ için 212.201,35 TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52. md.) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin 26/02/2020 tarih, ---- esas -----karar sayılı ilamında: "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Borçlar kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenecek (önce kusur indirimi, sonra yapılan ödemeler), sonra da tazminattan indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 43. maddesi) düzenlenen hatır taşıması indirimi ve 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 44. maddesi) düzenlenen müterafik kusur indirimi uygulanacaktır. ... Yukarıda ifade olunan hususlar karşısında, davacının uğradığı zararın hesaplanmasından sonra; hesaplanan bu bedel üzerinden, davalı borçluya ait indirim sebebi olan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılacak indirimlerin uygulanması ve bu surette sonuç tazminatın belirlenmesi gerektiği açıktır. Oysa mahkeme tarafından hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin davalı ödemesinin tenzilinden sonra yapılması gerekirken önce yapıldığı, yine hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerinin ilgili bozma ilamında belirtildiği şekilde ayrı ayrı yapılması gerekirken, toplam olarak %40 oranı üzerinden yapılarak davacılar aleyhine durum yaratıldığı anlaşılmaktadır" belirtilmiştir. (Aynı yönde Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin 23/06/2020 tarih, ----- esas --- karar sayılı ilamı). Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin 27/05/2019 tarih ---- esas ----- karar sayılı ilamında: "...Davacı vekili; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan müvekkilinin desteği ve murisi olan eşi -----’in sevk ve idaresindeki motosikletin, dava dışı ----- sevk ve idaresindeki araçla çarpışması nedeniyle 02/07/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin desteğinin kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarar gören 3.kişi konumunda olduğunu beyanla, eşinin desteğinden mahrum kalan müvekkili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne, 57.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karar davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilince tazminat için temerrüt faizi olarak ticari faiz(avans faizi) istenilmiş, mahkemece tazminatta davalı sigorta şirketi yönünden avans faizine hükmedilmiştir. Oysa, zarara neden olan araç motosiklet olup ticari araç değildir. Bu halde temerrüt faizi olarak davalı sigorta şirketi yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek, somut olayda müterafik kusur ve hatır taşımacılığı şartlarının oluşmadığı kabul edilmiş, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan KTK'nın 97. maddesine göre sigorta şirketinin temerrüdü kendisine müracaat tarihinden sekiz iş günü sonra başlayacağından temerrüt tarihi 01.02.2023 tarihi olarak kabul edilmiştir. Ayrıca yukarıda anılan içtihat uyarınca, davacı tarafça avans faizi talebinde bulunulmuş olup, kazaya neden olan araç şirket adına kayıtlı ticari araç olduğundan ticari avans faizine hükmetmek gerekmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile toplam 389.506,15 TL'den; -2.086,19 TL'nin 01.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ------verilmesine, -65.803,97 TL'nin 01.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ------ verilmesine, -109.414,64 TL'nin 01.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ------ verilmesine, -212.201,35 TL'nin 01.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ----- verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 26.607,16 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harç ile 1.335,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.762,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.844,56 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan peşin alınan 427,60 TL harç ile 1.335,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.762,60 TL harç gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 141,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.903,85 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2.086,19 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ---- verilmesine, 6-Davacı ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ---- verilmesine, 7-Davacı ------ kendisini vekille temsil yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ---- verilmesine, 8-Davacı ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 33.952,22 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ----- verilmesine,

9-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.e-duruşmaya son verildi.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/24, K. 2025/274, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-24-e-2025-274-k-c8cef362ac3b