İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/217 E. 2026/480 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/217
- Karar No
- 2026/480
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/217 Esas KARAR NO :2026/480
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:02/04/2024 KARAR TARİHİ:24/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; 04.05.2022 tarihinde davalı ...'ün kendisine ait ... plakalı aracı ile ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken ... Sokağa dönmek istediği esnada, aracının sağ ön yan kısımları ile karşı istikametten şişli yönüne seyir halinde olan ve müvekkilinin yolcu konumunda olduğu ... plakalı motosiklete çarpmasıyla maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde ... plakalı motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkilinin motordan düşerek ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet veren trafik kazasının oluşumunda ... plakalı aracın sahibi ve sürücüsü olan davalı ...'ün ve kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS poliçesi ile sigortacısı olan davalı ... ...'i'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ilgili kazanın akabinde, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesi ile sigortacısı bulunan davalı ... ... ŞİRKETİ'ne başvuruda bulunulduğunu, başvuru sonucunda müvekkili ... ...'ın maluliyeti nedeniyle çalışma gücünden yoksun kalma tazminatı, tıbbi harcamalar, bakım gideri ve ulaşım masraflarına karşılık olarak davalı ... ... tarafından 214.804,00- TL ödeme yapıldıysa da bu tutarların müvekkilinin zararını karşılamaya muktedir olmadığını, bahse konu ödemeler ile taraflarınca haricen yapılan aktüer hesabı arasında fahiş bir fark bulunması hasebiyle 29.01.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine yeniden başvurulmuşsa da ilgili başvurudan bir sonuç alınamadığını belirterek davanın kabulü ile kaza tarihinde 1 nolu davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS policesi kapsamında sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkili ... ...'ın uğramış olduğu bedeni hasar nedeniyle vuku bulan, HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı ... ... Şirketi bakımından poliçe limitleri dahilinde olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte, 2 nolu davalı araç sürücüsü ve sahibi ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 19/04/2024 tarihli dilekçesinde davacı vekili maddi tazminat talebini, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak açıklamıştır. Davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesi özetle; müvekkili şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan ... plakalı aracın 04.05.2022 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası neticesinde yaralanan ... ...'ın müvekkili şirkete başvurusu üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığını, başvuru sahibine sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak aktüerler siciline kayıtlı aktüer tarafından yapılan tazminat hesabı sonrasında ... ...'i'nin tarafından 214.804,00- TL ödemede bulunulduğunu, söz konusu ödeme ile 16.10.2023 tarihli ibranamede tarafların karşılıklı olarak mutabakata vardığı ve ilgili kaza için başka hiçbir taleplerinin kalmadığını beyan etmesi ve feragatin ... Sigorta A.Ş'yi mezkur zarardan ve poliçeden kendisine teveccüh eden bütün vecibe ve taahhütlerden başkaca bir alacak iddiası kalmamak kaydıyla tam ve mutlak surette kesin olarak ibra edeceği taahhütlerine binaen tarafların karşılıklı anlaşması neticesinde ödendiği belirterek davanın reddini dilemiştir. ... ... Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 10/09/2024 tarihli raporda özetle; kişinin 04/05/2022 tarihinde maruz kalmış olduğu trafık kazasına bağlı vücudunda meydana gelen sağ ayak 2, 3 metatars distalinde ve bazisinde kırık, medial cuneiformda avülsiyon nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, geçici iş göremezlik süresi içerisinde, 15 (onbeş) gün süreyle başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, olay tarihinde yürürlükte olan 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; 04/05/2022 tarihinde maruz kalmış olduğu kazaya bağlı vücudunda meydana gelen sağ ayak 2,3 metatars distalinde ve bazisinde kırıklar dikkate alındığında; kişinin mevcut durumu itibarıyla dava konusu trafik kazasına bağlı tüm vücut sürekli (kalıcı) engellilik oranının geçici iş göremezlik süresi bitiminden itibaren %2 olduğu, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, kaza ile yaralanma arasında nedensellik bağı bulunduğu belirtilmiştir. Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 11/06/2025-... karar nolu raporunda; 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği, sürekli veya geçici bakıcı ihtiyacının bulunmadığı oy birliği ile mütalaa olunmuştur. Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 04/12/2025-4525 karar nolu raporunda; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği, sürekli veya geçici bakıcı ihtiyacının bulunmadığı oy birliği ile mütalaa olunmuştur. Aktüerya ve Adli Trafik Uzmanı bilirkişiden alınan 15/04/2026 tarihli raporda; Önceden teknik olarak belirlenmiş ( KTK’ nun 84/f, g, h, j. Md. yoluyla, 46, 47/c,d, 52/a,b, 53/b, 56/a, 57/a, 67/a, Md. ile KT. Yönet. 109/b-8, 137/A. Md. Trafiğin Akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Doğrultu Değiştirme, Şerit izleme, Kavşaklarda Geçiş Hakkı, Araç manevraları) kuralları ihlal ettiği, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği düşünülen ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...’ ün “%100 Oranda Asli ve Tam Kusurlu” olacağı; Trafik Kazası Tespit Tutanağında kazanın oluşu konusunda hakkında herhangi bir kural ihlali bilgisi belirtilmeyen; Kendi yönünde ve kavşağı takiben aynı yolun kavşaktan sonraki diğer uzantısı yönünde doğrultu değiştirmeden seyrettiği esnada; Aynı yolda karşı ( zıt) yönden gelen ve kavşakta sol tarafa kontrolsüzce dönüş yapmakta olan ve seyir yönünü kapatan otomobilin sağ ön yan kısımları ile çarpışan ... plakalı motosiklet sürücüsü dava dışı ...’ ın kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacağı; arkadaşı olan dava dışı sürücü ...’ ın idaresindeki ... plakalı motosikletin arka koltuğunda yolcu olarak seyahat etmekte iken kazada yaralanan davacı yolcu ... ... in kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen kusursuz” olacağı; ancak koruyucu tertibat olarak kaskının takılı olup olmadığı konusunda herhangi bir bilgiye rastlanmadığı ve değerlendirme yapılamayacağı; Kaza tarihinde ... plakalı otomobilin sigortası olan davalı ... Sigorta A.Ş..’ nin ise ( KTK’ nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...’ ün kusur oranı ve sigorta kapsamına göre sorumlu olacağı; davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ... ...’ın; a)Geçici İş göremezlik döneminde %100 kazanç kaybı nedeniyle uğradığı maddi zararının davalı ödemesi ile karşılanmış olduğu, b)Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda davacının malul kalmadığı belirlendiğinden davacının sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi zararının bulunmayacağı tespit edilmiştir. Tanık ...; "davacı kuzenim olur. Kazayı görmedim. Kaza anından sonra olay yerine gittim. Diğer kuzenim olan ... ile ... yaralıydı. Yanlış hatırlamıyorsam motosikleti ... kullanıyordu. ... da yolcuydu. Kaza yerine gittiğimde karşı taraf alkollüydü. Kaçmaya çalıştılar. Biz taksi ile onların önünü tuttuk yaya olarak kaçmaya çalıştılar. Biz de ambulansı ve polisi aradık. Ambulans geldi ben kuzenlerimi hastaneye gönderdim. Trafik polisleri geldi. Gerekli ifadeleri aldılar. Tutanak tuttular. Şahıslar kazadan sonra bizimle hiç bir şekilde iletişime geçmedi. Maddi manevi yardımcı olmadılar. Kazadan sonra yanlış hatırlamıyorsam ...'ı ya bir gün yatırdılar yada çıkardılar. ... kazadan önce telefoncuda çalışıyordu. Muhtemelen asgari ücret ile çalışıyordu. Kazadan sonra uzun bir süre ... ayağının üzerine basamadı. Bu nedenle çalışamadı. Halen daha ... hastaneye gidip geliyor. Ayağında şişlik ve iltihaplanma oluyor. Uzun süre ayakta duramıyor. Şu anda çalışmamaktadır. Aile marketine gidip gelmektedir. Tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
GEREKÇE: Dava, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kaldığı iddia edilen davacı yolcunun cismani zarara yönelik sürekli iş göremezlik ile geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı taraf, 04.05.2022 tarihli kazada yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan raporda müvekkilinin maluliyet oranının %8,2 olarak yüksek tespit edildiğini iddia etmiş; davalı yan, ödeme yapıldığını, müvekkilinin ibra edildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir. Öncelikle, Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, re’sen dikkate alınması gerekir. KTK 111. maddesinin uygulama alanı bulması için öncelikle trafik kazasından kaynaklanan zararın karşılanmasına ilişkin zarar sorumlusu ile zarar gören arasında bir ibraname olmalıdır. Bu ibraname kısmi değil tam ibraname olmalıdır. Kısmi ibraname makbuz niteliği taşıdığından borcun bir kısmını ortadan kaldırdığı için zamanaşımı süresi içinde zarar gören her zaman zarar sorumlularına karşı bakiye alacağını talep edebilir. İbraname kayıtsız ve şartsız alacağın tamamından feragati de içeren bir ibraname olmalıdır. Feragati içermeyen bir miktar alacağın alındığını gösteren ya da borcun bir kısmının ibra edildiği anlaşmalar yahut şarta bağlı anlaşmalar KTK 111. madde kapsamında değildir. Davalı tarafından borcun ibra edildiğine dair savunma geldiğinde hakim öncelikle belgenin makbuz niteliğinde bir ödeme belgesi mi yoksa bir ibraname mi olduğunu tespit etmelidir. Gerçek anlamda ibranameden söz edebilmek için ayrıca tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması şarttır (Hüseyin TUZTAŞ, Y. 4.HD Üyesi, Bedensel Zararlar ve Tazminat Davaları, Ankara 2024, Yetkin Yayınları, syf 915-916). Bu açıklamalarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davanın ödemeden itibaren 2 yıllık süre içinde açıldığı, Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'nun 11/06/2025-... karar nolu raporunda ve Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 04/12/2025-... karar nolu raporunda, davacının yaralanmasının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği, sürekli veya geçici bakıcı ihtiyacının bulunmadığının oy birliği ile mütalaa olunduğu, alınan bu raporların davacının muayene edilerek hazırlandığı, davacı tarafından ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan rapor ile mahkememizce... ... Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 10/09/2024 tarihli rapor arasındaki çelişkileri giderdiği, davacının tamamen iyileştiği bu nedenle sürekli maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya olay nedeniyle 16.10.2023 tarihli ibraname ile 214.804,00 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı, yaşanan kazada dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...’ ün “%100 oranda asli ve tam kusurlu” olduğu, Trafik Kazası Tespit Tutanağında kazanın oluşu konusunda hakkında herhangi bir kural ihlali bilgisi belirtilmeyen; kendi yönünde ve kavşağı takiben aynı yolun kavşaktan sonraki diğer uzantısı yönünde doğrultu değiştirmeden seyrettiği esnada; aynı yolda karşı ( zıt) yönden gelen ve kavşakta sol tarafa kontrolsüzce dönüş yapmakta olan ve seyir yönünü kapatan otomobilin sağ ön yan kısımları ile çarpışan ... plakalı motosiklet sürücüsü dava dışı ...'ın kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “tamamen kusursuz” olduğu, arkadaşı olan dava dışı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı motosikletin arka koltuğunda yolcu olarak seyahat etmekte iken kazada yaralanan yolcu davacının kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığından, kusuru olmadığı, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi tazminatının 4.253,40 TL olarak hesaplandığı, davacıya toplam 214.804,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı dolayısıyla davacının bakiye maddi zararının kalmadığı anlaşılmakla maddi (geçici ve sürekli iş göremezlik) tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat yönünden ise; Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, davacının kusursuz yolcu olması, alınan ATK raporunda iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceğinin belirtilmesi, yaşı, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda kazada yaralanan, tamamen iyileşen ve 1 aylık iyileşme süresi bulunan davacı için 30.000-TL manevi tazminatın 04/05/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1)Maddi tazminat davasının davasının REDDİNE, 2)Manevi tazminat davasının KABULÜ ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın 04/05/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 3-Maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 732-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 2.049,30-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.621,70-TL harcının davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600-TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'den tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Maddi tazminat talebine ilişkin red edilen kısım yönünden davalı ... ... Şirketi vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 1.000-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, 7-Manevi tazminat talebine ilişkin kabul edilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 855,20-TL ilk gider, 17.862-TL. Bilirkişi ücreti ile tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 19.717,20-TL yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 18.141,01-TL sinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yapmış olduğu 250-TL giderin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine, Taraf vekillerinin e-duruşma ile yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/06/2026
Katip ...
Hakim ...