İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/190 E. 2024/707 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/190
Karar No
2024/707
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/190 KARAR NO : 2024/707

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 14/03/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 14/03/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "08.02.2023 tarihinde ---- İlçesi ---- Mahallesi Prof Dr. -----Caddesi üzerinde ----- istikametinde sağ şeritten normal hızında ilerleyen ve müvekkil --- - ait olan----- plakalı araca, kaza tarihinde davalı şirket sigortalısı ----- plakalı aracın sürücüsü tarafından kavşakta geçiş önceliği ve manevra kurallarına uymamak suretiyle müvekkil aracın sol yan kısmına çarpması neticesi maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza sonrası araçta oluşan maddi hasara ilişkin servis tarafından yapılan tamir işlemleri sonucu aracın bir kısım parçalarının yenileriyle değiştirilmesi, bir kısım parçalarının, ise tamir görerek onarılmasıyla nedenleriyle araç orjinalliğini kaybetmiş ve aracın gördüğü işbu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi ve TRAMER kayıtlarına işlenen hasar kaydı sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağı kaçınılmaz bir gerçektir.. Araçta yapılan tamirat ve değişim işlemleri eksper raporunda ayrıntılı şekilde gösterilmiştir. Meydana gelen kazada ----- plakalı aracın sürücüsü asli ve tam kusurludur. Müvekkile ait aracın, kazanın oluşumunda atfı kabil kusuru yoktur. Bu durum davalı şirket sigortalısı ----- plakalı aracın sürücüsü tarafından kaza tespit tutanağının "sürücü görüşleri" kısmında kabul edildiği gibi, kaza sonrası alınan eksper raporunun "notlar" kısmında da açıkça belirtilmiştir. Bu sebeplerle, ---- plakalı aracın sürücüsü ----- plakalı aracın Z.M.S.S. poliçesini tanzim eden davalı -----poliçesi teminatı kapsamında, müvekkilimize ait araçta meydana gelen değer kaybını tazminle yükümlü durumdadır. 6100 sayılı HMK md. 107 "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." hükmünü hazdir. İşbu davaya konu trafik kazası sonucu müvekkilin uğradığı zararı bilmesinin veya bu zararı belirlemesinin kendisinden beklenilemeyeceği izahtan varestedir. Bu hususta kaza sonucu araçta oluşan değer kaybının tespit sonrası arttırılmak üzere bilirkişi marifeti ile hesaplanması gerekmektedir. Davalı şirket ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlanması nedeniyle işbu davayı ikame etme zorunluluğu doğmuştur." denmiştir.

CEVAP: Davalı ------- cevap dilekçesinde özetle; "Öncelikle belirtmek isteriz ki HMK madde 6/1 uyarınca, “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” . Müvekkil davalının muamele merkezi “-----” adresinde bulunduğundan, müvekkil şirket aleyhinde ikame edilecek davalarda yetkili mahkeme ----- Mahkemeleri’dir. Huzurdaki davanın ----- Mahkemeleri’nde açılması gerekirken yetkisi olan mahkemenizde açıldığından, öncelikle Mahkemenizin yetkisine itiraz ederiz. Davacı taraf HMK m. 121 gereğince, delilleri tarafımıza tebliğ etmemiştir. Delillerin tarafımıza tebliğinden sonra esas hakkında beyanda bulunma ve karşı delil sunma hakkımızı mahfuz tutuyoruz. Davacının HMK madde 194 gereğince; dayandığı deliller ile hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmesi zorunludur. Bu sebeple davacının dava dilekçesinde göstermiş olduğu delilleri somutlaştırmasını talep ederiz. Müvekkil şirket kayıtlarında yapılan araştırmada bahsi geçen araca ait herhangi bir igorta poliçesi bulunmamaktadır.

Davacı vekilinin dava dilekçesinde yer alan ---- plaka sayılı aracın sigortacısının -----olduğu iddiasına ilişkin olarak yapmış olduğumuz araştırma neticesinde müvekkil şirkette kaza tarihini kapsar şekilde poliçe bulunmadığı tespit edilmiştir.Sigorta poliçesi, poliçe süresi içerisinde gerçekleşen rizikoları, poliçe şart ve limitleri dahilinde teminat altına almaktadır. Başvuru konusu olan hasarın meydana geldiği tarihte -----nezdinde düzenlenmiş poliçesi bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle başvurunun müvekkil şirketin taraf sıfatı bulunmadığından Husumet yokluğundan reddi gerekmektedir." denmiştir. Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; "Huzurdaki dava görevsiz ve yetkisiz mahkemede açılmıştır. Bu nedenle görev ve yetki yönünden itiraz ettiğimizi bildirir, öncelikle işbu itirazlarımız doğrultusunda davanın usulden reddine karar verilmesini talep ederiz. Kabul anlamına gelmemekle beraber davacının tüm tazminat taleplerine karşı zamanaşımı def’i ileri sürüyoruz. Davacı tarafın öncelikle sigortaya başvurma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin araştırılması gerekmektedir.buna göre davacı taraf, reel değer kaybının tazmini için dava açmadan önce sigorta kuruluşuna başvuru yapmalı; başvurusuna ilişkin cevap alamadığı veya cevabın talebi karşılamadığı durumlarda diğer yasal yollara başvurmalıdır. İşbu sebeple ilgili sigorta şirketine kanunda belirtilen şekil ve şartlar ile kanunda belirtilen evraklar ile başvurup başvurmadığı, başvurduysa davacı tarafa herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı ayrıca ödeme hususunda ilgili sürecin davacı tarafından sürüncemede bırakılıp bırakılmadığı konusunun netleştirilmesi gerekmektedir. Zira bu dava şartı yerine getirilmeden açılacak tazminat davalarının, dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 115/2 maddeleri gereği usulden reddedilmesi gerekmektedir. Meydana gelen talihsiz kazada müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. bu sebeple müvekkile herhangi bir sorumluluk yüklenemeyecektir. Huzurdaki dava konusu olan müvekkile ait aracın karıştığı kaza, davacının sevk ve idaresinde bulunan ----- plakalı aracı ile trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili zorunluluk ve yükümlülüklere aykırı davranması, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi sebebiyle gerçekleşmiştir. Devam eden yargılama sürecinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile celp edilecek yol kayıtları ve benzeri delillerin tetkiki neticesinde trafik bilirkişisi tarafından kazaya ilişkin hususların belirlenmesi ve ardından Adli Tıp Kurumu’ndan alınacak rapor ile belirlenecek kusur oranı doğrultusunda müvekkile yüklenebilecek hiçbir kusur ve buna bağlı sorumluluk bulunmadığı ortaya çıkacaktır. Müvekkilin kusurunu kabul ettiğine dair iddialar gerçeği yansıtmamakta olup, davacının bahsettiği kasko ekspertiz raporu dosya içerisinde bulunmamaktadır.hiçbir şekilde kusurun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, ilgili zararlardan öncelikle sigorta şirketi daha sonra kaza yapan aracın sürücüsü sorumludur. sigorta şirketleri tarafından yapılan her türlü ödemenin mahsubu şarttır. davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesinde belirttiği husumet yokluğu iddiası gerçeği yansıtmamaktadır.Öncelikle davanın usulden reddine,Aksi halde esastan reddine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz." denmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; TBK'nın 49.maddesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (değer kaybı bedeli) talebine ilişkindir.Davalı ----- plakalı aracın ZMM sigortacısı diğer davalı ----- ise sürücüsüdür.Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. ----- Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 08/02/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ---- plaka sayılı araç sürücüsü trafik kazasının oluşumunda kusurlu olmadığı, davalı sigorta şirketine sigortalı ------ plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, mahkememizce hükme esas alınan 09/07/2024 tarihli bilirkişi incelemesi ile dava konusu kaza nedeniyle ------plaka sayılı araçta 18.080,00 TL değer kaybı bedeli belirlenmiş olduğu, kusur oranı ve daha önceden yapılan ödeme dikkate alındığında 2.567,00 TL değer kaybı bedelinin davalılardan müşterek müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi yönünden başvuru tarihi olan 04.12.2023 tarihinden 8 iş günü sonrası olan 15.12.2023 tarihi, diğer davalı yönünden ise kaza tarihi olan 08.02.2023 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile; 2.567,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta yönünden 15.12.2023 tarihinden itibaren, davalı ------ yönünden 08.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın dava açılırken alındığı görülmekle başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL Peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı 3500,00 TL bilirkişi ücreti ve 606,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.961,20 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 2.567,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 6- 3.800,00 TL Arabulucu ücretinin davalılardan müşterek müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak davacı vekilinin ve davalı ----- yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/190, K. 2024/707, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-190-e-2024-707-k-06b39d695daa