İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/18 E. 2024/635 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/18
Karar No
2024/635
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/18 Esas - 2024/635 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/18 KARAR NO : 2024/635

HÂKİM : .... KATİP :....

DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALILAR : 1).... 2) .... 3) .... DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/01/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 G.K. YAZIM TARİHİ : 07/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın .... şubesi ile davalı ... Şirketi arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kredi açıldığı ve kullandırıldığı; davalılardan ... ve ...'ın Genel Kredi Sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı; anılan sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi hesaplarının, sözleşmenin bankaya verdiği yetkiye istinaden 02/03/2021 tarihinde kat edildiği ve .... Noterliğinden 12/03/2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamenin tüm borçlulara keşide edilerek borcun, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 gün içinde ödenmesinin talep edildiği; süresi içinde borcun ödenmemesi üzerine 07/04/2021 tarihinde .... Esas (Yeni esas.... Esas) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı; davalıların, ödeme emrinde belirtilen asıl alacağa, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği beyan edilmiş olup; davalıların icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline; davalıların, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalılar tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalılar tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. III) DELİLLER : .... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Dairesine devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) Sayılı Dosyası Sureti. .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. 08/11/2019 Tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, İhtarnameler ve Tebliğ Belgeleri. 29/08/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ..... ("davacı banka" olarak anılacaktır) tarafından, davalılar ... ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ...'a ("davalılar" olarak veya münferiden isimleriyle/unvanlarıyla anılacaklardır) yönelik açılan "Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalılar tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Dairesine devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedildiği belirtilen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davacı bankanın (icra takip tarihi itibariyle) 476.046,78 TL. (asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV ve ihtarname masrafı) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanması gereken faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :

Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalılar tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 117. maddesi uyarınca, yasal süresi içinde sunulmuş "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları bulunmadığı anlaşılmıştır. c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi : İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için: a) İlamsız takip yapılmış olması, b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; .... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Dairesine devredilerek, ....Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalılara münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalılar tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalılar tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza 29/08/2024 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında özetle; davacı ..... ile asıl borçlu ... Ltd. Şti., arasında daha önceden kullandırılmış olan 557.000,00 TL'lik kredinin, 02/06/2020 tarihinde yapılandırıldığı; yapılandırılan kredi anapara tutarının 422.895,56 TL olduğu; bu tutarın ilk iki ayının ödemesiz olmak üzere 59 ayda ödenmesinin kararlaştırıldığı; kredinin faiz oranının aylık %0,95 (yıllık %11,40) şeklinde belirlendiği; davacı banka ile davalılardan asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında, 01/03/2019 tarih ve 2.000.000,00 limitli, ... ve ....'ın kefil oldukları, 3.000.000,000 TL kefalet limitli ve 12/11/2019 tarih ve 557.000,00 TL sözleşme limitli, ... ve ...'ın kefil oldukları, 895.000,00 TL kefalet limitli sözleşmelerin imzalandığı; ancak davalılar tarafından kredi borcuna karşılık herhangi bir geri ödeme yapılmadığı; davacı banka tarafından davalı asıl borçlu ve kefillere noter aracılığıyla 12/03/2021 tarihli kat ihtarnamesinin gönderildiği; ihtarname kapsamında muhataplara kullandırılmış olan kredinin geri ödemelerinin yapılmadığının, sözleşmenin ilgili maddelerinin erdiği yetkiye dayanarak kredinin 02/03/2021 tarihi itibariyle kat edildiğinin, mevcut borcun 12/03/2021 tarihi itibariyle 466.000,82 TL olduğunun belirtilmesi suretiyle 1 gün içinde borcun ödenmesinin talep edildiği; gayri nakdi kredi bulunmadığı; davacı banka tarafından takip öncesi ve takip sonrası dönem için %29,90 oranında temerrüt faizi talep edildiği; ancak davacı bankanın talep edebileceği temerrüt faiz oranının %17,10 olabileceği; davacı banka talebinin 471.223,98 TL'lik kısmının yerinde olduğu; 4.822,80 TL'lik kısmının ise yerinde olmadığı; icra takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan talep edebileceği tutarın 462.570,77 TL asıl alacak, 7.684,83 TL işlemiş temerrüt faizi, 186,76 TL BSMV ve 781,62 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 471.223,98 TL olduğu; takip tarihinden itibaren asıl alacağa %17,10 oranında temerrüt faizi hesaplanan faiz tutarının %5 oranında da BSMV hesaplanması yapılabileceği hususlarının belirtildiği anlaşılmıştır. Söz konusu bilirkişi raporu; Mahkememizce davacı vekiline ve davalılara 03/09/2024 tarihinde münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; gerek davacı vekili ve gerekse davalılar tarafından bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık hususunda yapılan değerlendirmede; Bilirkişi raporunun, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; davacı banka ile davalı ... ve Tic. Ltd. Şti. arasında 12/11/2019 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin akdedilmiş olduğu ve diğer davalılar ... ve ...'ın müteselsil kefil sıfatını haiz bulundukları; müteselsil kefillerin, asıl borçlu şirketin ortakları ve münferiden temsile yetkili müdürleri olmaları nedeniyle, kefalet beyanlarında eş rızasına ihtiyaç duyulmadığı; söz konusu kredi alacağı ile ilgili olarak davacı banka tarafından 12/03/2021 tarihli kat ihtarnamesinin keşide edilmesi suretiyle borcun, asıl borçlu ... ve Tic. Ltd. Şti. yönünden muaccel kılındığı; talep konusu alacağın, kefiller ... ve ... yönünden muacceliyetinin tetkiki kapsamında, taraflar arasında imzalanmış sözleşme incelendiğinde, alacağın kefiller yönünden muacceliyeti hususunda TBK 590/3. maddesi uyarınca ihtarat zorunluluğu getiren bir hüküm bulunmadığı ve bu doğrultuda TBK 586. maddesi hükmünün uygulanması lüzumu bulunduğu ve bu doğrultuda söz konusu kat ihtarnamesinin, asıl borçluya 21/03/2021 tarihinde usulüne uygun tebliği ve akabinde ihtarın sonuçsuz kalması nedeniyle TBK. 586. maddesi uyarınca, dava konusu alacağın kefiller yönünden de muaccel kılındığı; davacı banka tarafından keşide edilen kat ihtarnamesi kapsamında davalılara tanınan (1) günlük sürenin de dikkate alınması suretiyle yapılan hesaplamada, davalıların 23/03/2021 tarihinde temerrüde düşmüş bulundukları hususları tespit edilmiş ve bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamaların da dikkate alınması suretiyle, davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda; .... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Dairesine devredilerek, ....Esas numarasını almıştır) icra takibine yapılan itirazın 471.223,98 TL.'lik (asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV ve ihtarname masrafı) kısmının iptaline, 462.570,77 TL. asıl alacak, 7.684,83 TL. işlemiş faiz, 186,76 TL BSMV ve 781,62 TL. ihtarname masrafı olmak üzere toplam 471.223,98 TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek %17,10 faiz oranı ile icra takibinin devamına, 2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3) Hükmolunan alacağın %20’si olan 94.244,80 TL. icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Karar ve İlâm Harcı : Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 32.189,31 TL. harcın, davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 105,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.605,00 TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 4.558,35 TL'nin, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 46,65 TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 3.088,39 TL.'nin davalılardan müteselsilen tahsili; 31,61 TL.'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 6) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen 471.223,98 TL üzerinden) takdir edilen 74.683,60 TL. vekalet ücretinin, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda; HMK'nın 341. maddesi uyarınca, davacı yönünden (reddedilen kısım itibariyle) KESİN, davalılar yönünden (kabul edilen kısım itibariyle) gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren (2) HAFTA içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere; okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 05/11/2024

Katip .... Hâkim .... ¸ ¸

Gerekçeli Karar

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/18, K. 2024/635, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-18-e-2024-635-k-a84836e0cb71