İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/162 E. 2026/310 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/162
- Karar No
- 2026/310
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/162 Esas KARAR NO :2026/310
DAVA:ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/04/2018
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2018/... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA:ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27/12/2018
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA:İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/10/2018 KARAR TARİHİ:08/04/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... esas sayılı dosyasında verilen yetkisizlik kararı sonrası Mahkememizde görülmekte olan asıl dava ve mahkememizde birleşen davalarının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı arasında düzenlenen ... Projelerinin Geliştirilmesi Sözleşmesi gereğince müvekkilinin güneş enerjisinden elektrik üretimi projesine uygun araziyi araştırırak bulma, proje geliştirme yükümlülüğü altına girerken, davalı şirketin de her projede her 1 MWP karşılığı 50.000 Euro ödeme yapma taahhütü altına girdiğini, müvekkili tarafından geliştirilen...Projesinde, müvekkilinin yasal prosedürler gereği firma başına 999 kWe olmak üzere 8 Şirket için 10 adet toplamda 8.991 kWe kapasitesinde çağrı mektubu başvurusunda bulunduğunu, söz konusu 10 adet başvuru için de çağrı mektubu çıkartıldığını, müvekkili tarafından yapılan başvurular neticesinde 106 /89 ada-parselde bulunan davalı firmanın kendi hatalarından kaynaklanan sebepler ile kesin imar alınamayan ... Ltd. Şti. adı altında başvurusu yapılan ...10 Projesi haricindeki bütün projelerin, başvuru neticesinde talep edilen enerji miktarlarında sonuçlandırıldığını, yani bu projede elde edilen toplam enerji miktarının 8.991 kWe olduğunu, 15/12/2017 tarihinde ise projelerle ilgili kesin imarlar da alınmış olup müvekkilinin sözleşmede belirtilen edimleri tamamladığını, müvekkili tarafından geliştirilen Kütahya ...Projesinde, müvekkilinin yasal prosedürler gereği firma başına 999 kWe olmak üzere toplamda 9.990 kWe boyutunda çağrı mektubu başvurusunda bulunduğunu, bu başvurular neticesinde bütün projelerin, ...'ın söz konusu bölgedeki trafo kapasitesi nedeniyle firma başına 700 kWe olmak üzere 10 Şirket için toplamda 7 MWP enerji miktarlarında sonuçlandırıldığını, Kütahya Simav GES projesi için 29/06/2015 ve 28/07/2015 tarihinde ...Dağıtım Şirketine iki ayrı başvuru yapıldığını, 06/10/2015 tarihinde ise 10 adet 700 KWE olarak çağrı mektupları çıktığını, 20/07/2017 tarihinde ise projelerle ilgili kesin imarlar da alınmış olup müvekkilinin sözleşmede belirtilen edimleri tamamladığını, proje için ödenecek miktarın 50.000 Euro olduğunu, bu tutarın ödenmesinin gerçekleşeceği aşamaların sözleşmenin 5. maddesinde belirlendiğini, müvekkilinin, her iki tarafa da tam borç yükleyen sözleşme uyarınca kendisine düşen yükümlülükleri ve edimleri yerine getirmiş olmasına rağmen, davalının sözleşmede belirtilen edim ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşme konusu projelerin müvekkili tarafından sözleşmeye uygun şekilde geliştirildiğini, projeler için çağrı mektupları alındığını, GES uygunluk yazılarının alınmasına müteakip son aşama olan kesin imarların elde edildiğini, fakat her aşamada yerine getirilecek edimlerin karşılığını oluşturan ödemelerin ise davalı tarafından yapılmayarak müvekkilinin çok ciddi zarara uğradığını, müvekkilinin sözleşme konusu projeleri gerçekleştirmeye uygun arazileri bularak gerekli hazırlığı yapmış olmasına rağmen noterde arazilerin satış aşamasına gelindiğinde davalının, taahhüt ettiği satış bedeli ve masraflarını ödemediğini, davalının bu tutumu nedeniyle projenin üzerinde inşa edileceği arazilerin zamanında alınamadığını ve aradan geçen süre zarfında davalınında harici müdahalesiyle arazi fiyatlarında müvekkili aleyhine artış meydana geldiğini, zira sözleşmenin 5. maddesinden de anlaşılacağı üzere, sözleşme konusu iş sonunda müvekkiline, arazi satış bedelleri düşüldükten sonra kalan tutarın ödeneceğini, davalının zamanında arazileri satın almayarak çağrı mektupları çıktıktan uzun zaman sonra aynı arazileri almaya kalkması ve arada geçen sürede arazi fiyatlarına yapmış olduğu harici müdahale nedeniyle arazi fiyatlarında artış meydana gelmesi sebebiyle dolayısıyla müvekkilin alacağında ciddi oranda azalma meydana geldiğini, bu hususun ...Ltd. Şti. ile davalı arasında İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ... Esas sayılı davada bizzat davalı tarafından ibraz edilen 25/02/2016 tarihli arsa tedarikçisi ...'in ve davalı şirketin yazılı beyanları ile de sabit olduğunu, belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile belirli hale geldiğinde arttırılmasını talep etmek üzere Borçlar Kanununun 99. maddesi gereğince fiili ödeme tarihindeki rayiç üzerinden olmak üzere şimdilik 1.000 Euro (dava açılış tarihindeki kura göre harca esas olması için 5.077,80 TL) alacağın 3095 sayılı kanun 4/A maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin alacağının teminat altına alınabilmesi için öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesine, aksi takdirde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, vergi mükellefi bir tacir olduğundan ne kadar alacaklı olduğunu bilecek durumda olduğunu, bu nedenle davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000 Euro talepli dava açmasının HMK ve hukuka aykırı olduğunu, 18/02/2015 tarihli sözleşmenin 19. maddesi uyarınca İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede para biriminin TL olarak belirlendiğini, müvekkili ile davacı arasında Fotpvoltaik Tesisi Projelerinin Geliştirilmesi için 18.02.2015 tarihli EURO para birimiyle imzalanan sözleşmedeki müvekkilinin kaşesi üzerine atılan imzaların, müvekkilini sözleşme bedeline göre borçlandırmaya ve sözleşme imzalamaya yetkili temsilcilerine ait olmadığını, bu nedenle aynı tarihte yetkisiz, sözleşme yapmaya yetersiz kişiler tarafından EURO para birimi üzerinden imzalanan sözleşme geçersiz sayılarak, TL para birimiyle müvekkilinin yetkili temsilcileri ve davacı arasında Fotovoltaik Tesisi Projelerinin Geliştirilmesi için yeni bir sözleşme imzalandığını, önceki sözleşmede 1 MW karşılığı belirlenen 50.000 EURO'nun, 18.02.2015 tarihli yeni sözleşmede 165.000 TL'ye dönüştürüldüğünü, bu nedenle davacının EURO para birimi üzerinden alacak iddiasının yersiz olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının, güneş enerjisinden elektrik üretimine dair 1'er MW'lik projeler geliştireceğini, bu projeler için şirketler kuracağını, projenin amacına uygun ve sözleşme ile eklerinde tarif edilen şekilde satın alınabilir veya kiralanabilir araziler bulacağını, imar süreçlerini takip edeceğini ve projenin geliştirilmesi için işin başından sonuna kadar yapılan tüm masrafların (arsa/arazi bedelleri ve 25 yıllık kira bedelleri dahil) sözleşmede her 1 MW için belirlenen proje bedeli olan 165.000 TL'den düşülerek geriye kalan bir bedel olduğunda davacıya verileceğini, davacı ile Eskişehir (9 MW), Kütahya (7 MW) ve Uşak (8 MW) olmak üzere toplam 24 MW proje geliştirme üzerinde işbirliği yapıldığını ve buna uygun olarak davacının, müvekkiline gönderdiği 21.04 2016 tarihli e-posta ekindeki excel tablosunda geliştirdiği projelerin 1 MW karşılığı bedelini bu sözleşmeye uygun olarak 165.000 TL üzerinden hesapladığını, taraflar arasında EURO para birimiyle kesilmiş bir fatura ve teamül de bulunmadığını, davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmeye göre Eskişehir (9 MW), Kütahya (7 MW) ve Uşak (8 MW) olmak üzere toplam 24 MW proje geliştirilerek çağrı kağıdı alındığını, dava konusu Eskişehir'e ait projelerin kat-i imar işlemlerinin henüz tamamlanmadığını, davacının çağrı mektubu alınmasından sonraki aşamalarda projenin geliştirilmesi ve neticelenmesine hiçbir katkısı olmadığını, bu aşamadan sonraki tüm işlemleri müvekkilinin bizzat kendisinin takip ederek yapmak ve yaptırmak durumunda kaldığını, davacının çağrı mektupları alındıktan sonraki aşamalarda sözleşmeye göre yapması gereken işleri yapmadığı ve üzerinde bulunan avansı iade etmediği için taraflar arasında ihtilaflar çıktığını, davacının, projelerin kat-i imar süreçlerine hiçbir katkısı ve iş takibi olmadığını, Uşak ve Kütahya projelerinin kat-i imar işlerinin müvekkili tarafından mühendislik firmalarına yaptırıldığını, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediği için kat-i imar karşılığı %25'lik ödemeyi hiçbir şekilde hak etmediğini, davacının, ticareti terk ettiği 22/02/2017 tarihinden sonra bu davaya zemin hazırlamak için 23.03.2017 tarihli e-postayla projelerin imar sürecini yürütmeye dair yetki istediğini, oysa bu yaklaşımın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının basiretsiz davranışları ve hatalarıyla müvekkilini zarara uğrattığını, davacının, müvekkilinden alacaklı olmadığı gibi aksine borçlu olduğunu, davacının, geliştirilmekte olan veya başarışız olan projeler için aldığı avanslar nedeniyle müvekkiline cari hesaptan kaynaklı borcu olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye konu projeler için davacının hesabından düşülmek üzere arazi bedeli, harç ve masraf olarak toplam 4.136.644,18 TL ödeme yaptığını, davacının ayrıca müvekkilinden aldığı avansların bakiyesi olan 617.936,24 TL' nin harcama belgesini getirmediğini, hesabını vermediğini ve para iadesini de yapmadığını, sözleşmeye göre yükümlü olduğu halde davacının yapmadığı %25' lik kat-i imar kısmı da davacının alacağından düşüleceğini, taahhüdüne rağmen davacının, müvekkiline devretmediği şirket ve projeler nedeniyle sözleşmeye müvekkiline ödemesi gereken 150.000 EURO cezai şart davacının yükümlülüğünde olduğu halde yapmaması nedeniyle müvekkilinin takip ettiği ve henüz tam hesabı çıkmayan kesin imar süreci masrafları ile projeler için yapılan diğer tüm masrafların toplamı da hesaba katıldığı takdirde davacının, müvekkiline borçlu kalacağını, davacının, borç alacak durumunun ancak tüm projelerin kesin imarları alınarak tamamlanmasıyla birlikte ortaya çıkacağını, davacının, haksız rekabet nedeniyle işine son verilen davalı müvekkilinin eski genel müdürü ... ile de aynı dönemde sözleşme yaptığını ve aynı anda ona da hizmet verdiğini, davacının, adı geçenin kurduğu şirketlere de proje geliştirerek haksız rekabete zemin hazırladığını, ...'in haksız rekabete konu şirketlerinin, müvekkili şirkete göre daha düşük m2 fiyatlarıyla taşınmaz satın almasını sağladığını, ayrıca davacının geliştirdiği 3 adet projenin bağlı olduğu şirketleri (...Ltd Şti. ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti) ...'in hissedar olduğu ... Enerji Yatırımları A.Ş.' ne devrettiğini, bu şekilde müvekkilinin zarara uğradığını, davacının aldığı avanslardan dolayı müvekkiline olan 617.939,24 TL borcu sebebiyle davacı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2018/... E sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, davacının, arazilerin zamanında alınmadığı iddiasının müvekkili ile bir ilgisinin olmadığını, davacının, geliştireceği projeler için satın alınmasını planladığı arazilerin hissedarlarının aynı gün tapuda hazır olmamaları, araziler üzerinde yer alan ipotek, haciz ve şerhler ile davacının arsa tedarikçisi ...'e olan 455.000 TL borcunu ödememesi v.s. gibi müvekkili ile ilgisi olmayan nedenlerden dolayı tapu devir işlemlerinin zaman aldığını, dava konusu projeler için ön kiralama yapılıp çağrı mektubunun çıkmasından sonra satın alınacak arazilerde ise davacının arsa temin ettiği emlak komisyoncusu ...'in aynı alanda faaliyet gösteren birden fazla kişiye hizmet vermesi ve arsa spekülasyonu yapmaları nedeniyle müvekkilinin fahiş fiyatlardan arazi satın almak zorunda kaldığını, davacının, geliştireceği projeler için şirketler kurduğunu, bu şirketlerden 6 adet şirketi 17.02.2015 tarihli taahhütname ile müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiğini, davacının, çağrı mektupları alındıktan sonra taahhütnamede yer alan 5 adet şirketi müvekkiline bedeli karşılığı devrettiğini, ancak ... Paz. Dağ. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni taahhüdüne ve sözleşmeye aykırı davranarak devretmediğini, bu şirketin davacı tarafından, haksız rekabet nedeniyle işine son verilen müvekkilinin eski genel müdürü ...'in sahibi olduğu ... Enerji Yatırımları A.Ş.'ne devredildiğinin öğrenildiğini, davacının, çağrı mektubu alınan bu şirketi devretmemesi nedeniyle sözleşmenin 4.2. maddesine göre davalı müvekkiline 150.000 EURO cezai şart ödemesi gerektiğini belirterek davanın yetki yönünden reddi ile yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin, davacıdan olan alacaklarının takas ve mahsubuna karar verilmesini savunmuştur.
Davanın ilk açıldığı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... esas sayılı dosyasında davalının yetki itirazı kabul edilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve 2019/270 Esasa kayıt edilmiştir. Dosyamız ile birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı şirket arasında Şubat 2015 tarihinde Fotovoltaik Tesisi Projelerinin Geliştirilmesi Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme ile müvekkilinin güneş enerjisinden elektrik üretimi projesine uygun araziyi araştırarak bulma, proje geliştirme yükümlülüğü altına girerken, davalı şirketin de her projede her 1 MWP 50.000Euro ödeme yapma taahhüdü altına girdiğini, geliştirilen Eskişehir ...Projesinde müvekkilinin yasal presedürler gereği firma başına 999 kW'e olmak üzere 5 şirket için 9 adet toplamda 8.991 kW'e kapasitesinde çağrı mektubu başvurusunda bulunduğunu, söz konusu 9 adet başvuru için de çağrı mektubu çıkartıldığını, davalının söz konusu şirketleri gerekli incelemeleri yaptıktan sonra müvekkilinden devraldığını, defalarca talep edilmesine rağmen taraflarına işlemlerin takibi için gerekli yetkiyi vermediğini, müvekkilinin buna rağmen şehir planlamacısı ile çok sayıda yazışma yaptığını fakat davalı tarafından kötü niyetli olarak hareket imkanı bırakılmadığını, müvekkilinin sözleşmesel sorumluluğunu tamamladığını, davalı ile dava dışı 3. Şahıs firması arasında İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında davalının söz konusu işlemlerin tamamının müvekkili tarafından yapıldığına dair ikrarının da bulunduğunu, proje için ödenecek miktarın 50.000Euro olduğunu, bu tutarın ödemesinin gerçekleşeceği aşamaların sözleşmenin 5. Maddesinde belirlendiğini, iş bu dava konusu fotovoltaik Tesisi Projelerinin Geliştirilmesi Sözleşmesinin her iki tarafa da tam borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, müvekkilinin yükümlülüklerini tam ve eksiksiz ifa etmiş olmasına rağmen, davalı şirketin sözleşmede belirtilen ödeme yükümlülüklerini yerine getirilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile BK'nun 99. Maddesi gereğince fiili ödeme tarihindeki rayiç üzerinden olmak üzere şimdilik 1.000,00TL Euro alacağın 3095 Sayılı Kanun un 4/A Maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı, vergi mükellefi bir tacir olduğundan ne kadar alacaklı olduğunu bilecek durumda olduğunu, bu nedenle davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000 Euro talepli dava açmasının HMK ve hukuka aykırı olduğunu, davacının Kütahya (7 MW) ve Uşak (8 MW) illerinde alınan çağrı mektupları için .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, işbu dava ile ise Eskişehir (9 MW) ilinde alınan çağrı mektupları için alacak davasını açtığını, davacının çağrı mektupları alındıktan sonraki aşamalarda sözleşmeye göre yapması gereken işleri yapmadığı ve üzerinde bulunan avansı iade etmediği için müvekkilinin de .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, taraflar arasında aynı konuda açılmış olan bu davaların birleştirilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede para biriminin TL olarak belirlendiğini, müvekkili ile davacı arasında Fotpvoltaik Tesisi Projelerinin Geliştirilmesi için 18.02.2015 tarihli EURO para birimiyle imzalanan sözleşmedeki müvekkilinin kaşesi üzerine atılan imzaların, müvekkilini sözleşme bedeline göre borçlandırmaya ve sözleşme imzalamaya yetkili temsilcilerine ait olmadığını, bu nedenle aynı tarihte yetkisiz, sözleşme yapmaya yetersiz kişiler tarafından EURO para birimi üzerinden imzalanan sözleşme geçersiz sayılarak, TL para birimiyle müvekkilinin yetkili temsilcileri ve davacı arasında Fotovoltaik Tesisi Projelerinin Geliştirilmesi için yeni bir sözleşme imzalandığını, önceki sözleşmede 1 MW karşılığı belirlenen 50.000 EURO'nun, 18.02.2015 tarihli yeni sözleşmede 165.000 TL'ye dönüştürüldüğünü, bu nedenle davacının EURO para birimi üzerinden alacak iddiasının yersiz olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının, güneş enerjisinden elektrik üretimine dair 1'er MW'lik projeler geliştireceğini, bu projeler için şirketler kuracağını, projenin amacına uygun ve sözleşme ile eklerinde tarif edilen şekilde satın alınabilir veya kiralanabilir araziler bulacağını, imar süreçlerini takip edeceğini ve projenin geliştirilmesi için işin başından sonuna kadar yapılan tüm masrafların (arsa/arazi bedelleri ve 25 yıllık kira bedelleri dahil) sözleşmede her 1 MW için belirlenen proje bedeli olan 165.000 TL'den düşülerek geriye kalan bir bedel olduğunda davacıya verileceğini, davacı ile Eskişehir (9 MW), Kütahya (7 MW) ve Uşak (8 MW) olmak üzere toplam 24 MW proje geliştirme üzerinde işbirliği yapıldığını ve buna uygun olarak davacının, müvekkiline gönderdiği 21.04 2016 tarihli e-posta ekindeki excel tablosunda geliştirdiği projelerin 1 MW karşılığı bedelini bu sözleşmeye uygun olarak 165.000 TL üzerinden hesapladığını, taraflar arasında EURO para birimiyle kesilmiş bir fatura ve teamül de bulunmadığını, davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmeye göre Eskişehir (9 MW), Kütahya (7 MW) ve Uşak (8 MW) olmak üzere toplam 24 MW proje geliştirilerek çağrı kağıdı alındığını, dava konusu Eskişehir'e ait projelerin kat-i imar işlemlerinin henüz tamamlanmadığını, davacının çağrı mektubu alınmasından sonraki aşamalarda projenin geliştirilmesi ve neticelenmesine hiçbir katkısı olmadığını, bu aşamadan sonraki tüm işlemleri müvekkilinin bizzat kendisinin takip ederek yapmak ve yaptırmak durumunda kaldığını, davacının çağrı mektupları alındıktan sonraki aşamalarda sözleşmeye göre yapması gereken işleri yapmadığı ve üzerinde bulunan avansı iade etmediği için taraflar arasında ihtilaflar çıktığını, davacının, projelerin kat-i imar süreçlerine hiçbir katkısı ve iş takibi olmadığını, Uşak ve Kütahya projelerinin kat-i imar işlerinin müvekkili tarafından mühendislik firmalarına yaptırıldığını, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediği için kat-i imar karşılığı %25'lik ödemeyi hiçbir şekilde hak etmediğini, davacının, ticareti terk ettiği 22/02/2017 tarihinden sonra bu davaya zemin hazırlamak için 23.03.2017 tarihli e-postayla projelerin imar sürecini yürütmeye dair yetki istediğini, oysa bu yaklaşımın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının basiretsiz davranışları ve hatalarıyla müvekkilini zarara uğrattığını, davacının, müvekkilinden alacaklı olmadığı gibi aksine borçlu olduğunu, davacının, geliştirilmekte olan veya başarışız olan projeler için aldığı avanslar nedeniyle müvekkiline cari hesaptan kaynaklı borcu olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye konu projeler için davacının hesabından düşülmek üzere arazi bedeli, harç ve masraf olarak toplam 4.136.644,18 TL ödeme yaptığını, davacının ayrıca müvekkilinden aldığı avansların bakiyesi olan 617.936,24 TL' nin harcama belgesini getirmediğini, hesabını vermediğini ve para iadesini de yapmadığını, sözleşmeye göre yükümlü olduğu halde davacının yapmadığı %25' lik kat-i imar kısmı da davacının alacağından düşüleceğini, taahhüdüne rağmen davacının, müvekkiline devretmediği şirket ve projeler nedeniyle sözleşmeye müvekkiline ödemesi gereken 150.000 EURO cezai şart davacının yükümlülüğünde olduğu halde yapmaması nedeniyle müvekkilinin takip ettiği ve henüz tam hesabı çıkmayan kesin imar süreci masrafları ile projeler için yapılan diğer tüm masrafların toplamı da hesaba katıldığı takdirde davacının, müvekkiline borçlu kalacağını, davacının, borç alacak durumunun ancak tüm projelerin kesin imarları alınarak tamamlanmasıyla birlikte ortaya çıkacağını, davacının aldığı avanslardan dolayı müvekkiline olan 617.939,24 TL borcu sebebiyle davacı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2018/... E sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, davacının, arazilerin zamanında alınmadığı iddiasının müvekkili ile bir ilgisinin olmadığını, davacının, geliştireceği projeler için satın alınmasını planladığı arazilerin hissedarlarının aynı gün tapuda hazır olmamaları, araziler üzerinde yer alan ipotek, haciz ve şerhler ile davacının arsa tedarikçisi ...'e olan 455.000 TL borcunu ödememesi v.s. gibi müvekkili ile ilgisi olmayan nedenlerden dolayı tapu devir işlemlerinin zaman aldığını, davacının, geliştireceği projeler için şirketler kurduğunu, bu şirketlerden 6 adet şirketi 17.02.2015 tarihli taahhütname ile müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiğini, davacının, çağrı mektupları alındıktan sonra taahhütnamede yer alan 5 adet şirketi müvekkiline bedeli karşılığı devrettiğini, ancak ... Paz. Dağ. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni taahhüdüne ve sözleşmeye aykırı davranarak devretmediğini, bu şirketin davacı tarafından, haksız rekabet nedeniyle işine son verilen müvekkilinin eski genel müdürü ...'in sahibi olduğu ... Enerji Yatırımları A.Ş.'ne devredildiğinin öğrenildiğini, davacının, çağrı mektubu alınan bu şirketi devretmemesi nedeniyle sözleşmenin 4.2. maddesine göre davalı müvekkiline 150.000 EURO cezai şart ödemesi gerektiğini belirterek ifade edilen dosyaların birleştirilmesine, davanın reddine, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin, davacıdan olan alaaklarının takas ve mahsubuna karar verilmesini savunmuştur.
Dosyamız ile birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... esas sayılı dosyasında bağlantı bulunduğundan bahisle birleştirme kararı verilerek dosyamız ile birleşmiştir. Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkesinin ... esas sayılı dosyasında davacı ... Enerji Şirketi vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı arasında sözleşme içeriğinde belirlenen tüm masraflar dahil olmak üzere MW başına 165.000 TL proje bedelli 18.02.2015 tarihli Fotovoltaik Tesisi Projelerinin Geliştirilmesi Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının, güneş enerjisinden elektrik üretimine dair 1'er MW'lik projeler geliştireceğini, bu projeler için şirketler kuracağını, projenin amacına uygun|ve sözleşme ile eklerinde tarif edilen şekilde satın alınabilir veya kiralanabilir araziler bulacağını, imar süreçlerini takip edeceğini ve projenin geliştirilmesi için işin başından sonuna kadar yapılan tüm masrafların (arsa/arazi bedelleri ve 25 yıllık kira bedelleri dahil) sözleşmede her 1 MW için belirlenen proje bedeli olan 165.000 TL'den düşülerek geriye kalan bir bedel olduğunda davalıya verileceğini, davalının, geliştireceği projeler için şirketler kurduğunu, bu şirketlerden 6 adet şirketi 17.02.2015 tarihli taahhütname ile müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiğini, davalının, çağrı mektupları alındıktan sonra taahhütnamede yer alan 5 adet şirketi müvekkiline bedeli karşılığı devrettiğini, ancak ... Paz. Dağ. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni taahhüdüne ve sözleşmeye aykırı davranarak devretmediğini, bu şirketin davalı tarafından, haksız rekabet nedeniyle işine son verilen müvekkilinin eski genel müdürü ...'in sahibi olduğu ... Enerji Yatırımları A.Ş.'ne devredildiğinin öğrenildiğini, davalının sözleşmedeki yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğini, davalının arazinin bulunması, dağıtım şirketine başvuru yapılması aşamalarında aktif rol aldığını ancak çağrı mektubu alınmasından sonraki aşamalarda tamamen pasif bir rol üstlendiğini, bu aşamadan sonraki tüm işlemlerin müvekkili tarafından bizzat kendisi takip edilerek yapmak ve yaptırmak durumunda kalındığını, davalının aldığı avanslar nedeniyle müvekkiline 617.939,24 TL cari hesap borcu olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşme ve kurulan ticari ilişkiye istinaden müvekkilinin, gerçekleşmeyen projeler ve işlerden dolayı iade edilmesi gereken avanslar ile mevcut projelerde kullanılmayan avanslar nedeniyle davalıdan 617.936,24 TL alacaklı olduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkesinin ... esas sayılı dosyasında davalı Fikri Karpuz vekili cevap dilekçesinde;Müvekkili ile davacı arasında düzenlenen ... Projelerinin Geliştirilmesi Sözleşmesi gereğince müvekkilinin güneş enerjisinden elektrik üretimi projesine uygun araziyi araştırırak bulma, proje geliştirme yükümlülüğü altına girerken, davacı şirketin de her projede her 1 MWP karşılığı 50.000 Euro ödeme yapma taahhütü altına girdiğini, müvekkili ile davacı arasında en başta EURO üzerinden çalışma yapılacağı konuşularak bu konuda 50.000 Euro’luk 09.12.2014 tarihli Güneş Enerji Santraline Uygun Saha Geliştirme Danışmanlık Anlaşması (Ek-1 Güneş Enerji Santraline uygun Saha Geliştirme Danışmanlık Anlaşması) akdedildiğini, ancak davacının kuru sabitleme isteği üzerine 1 MW karşılığı 165.000 TL proje bedelli anlaşma yapıldığını, projeler için 1 MW karşılığı 165.000 TL tutarın müvekkili açısından ticari kar oranı düşük olacağından ayrıca enerji piyasasında döviz bazlı çalışıldığından ötürü müvekkilin talebi üzerine taraflar arasında nihai ve geçerli olan 15. madde hükmü uyarınca, önce yapılan tüm sözleşmeleri mülga eden 1 MW karşılığı 50.000 EURO üzerinden çalışılacağını öngörür Şubat 2015 tarihli Fotovoltaik Tesisi Projelerinin Geliştirilmesi Sözleşmesi akdedildiğini, davacının ibraz ettiği sözleşmedeki imzaların sıralamasından açıkça görüleceği üzere 9. sayfadaki imza sıralaması ve imza kalemlerinin diğer sayfalardakinden çıplak gözle fark edilecek kadar farklı olduğunu, davacının EURO bazlı yapılmış olan sözleşmenin 9. sayfasını çıkartarak Türk Lirası üzerinden çalışma yapılmasını içerir önceki sözleşmenin ücret ile ilgili sayfasını eklediğini, taraflar arasında mailleşmelerden de EURO üzerinden çalışılacağının kararlaştırıldığının anlaşıldığını, yine taraflar arasındaki sözleşmedeki cezai şart başlıklı bölümden görüleceği üzere, cezai şart bedelinin EURO üzerinden belirlenmiş olmasının da, hizmet bedelinin döviz üzerinden ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğunun göstergesi olduğunu, 2015 tarihli ...Tesisi Projelerinin Geliştirilmesi Sözleşmesinin (50.000 Euro üzerinden çalışılacağını içerir) 15. maddesi uyarınca, bu sözleşmenin taraflar arasında bu konuda daha önce yapılmış diğer tüm sözlü ve yazılı anlaşmaları geçersiz kılacağına ilişkin hükmü gereği, daha önce yapılmış tüm sözleşmelerin geçersiz olduğunun aşikar olduğunu, hem Türk Lirası üzerinden hem de Euro üzerinden çalışma yapılacağını öngörür iki sözleşmenin de aynı kişiler tarafından imzalanmış olduğunu, davacının, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek müvekkiline emeğinin karşılığı olan ödemeleri yapmadığını, proje için ödenecek miktarın 50.000 Euro olduğunu, bu tutarın ödenmesinin gerçekleşeceği aşamaların sözleşmenin 5. maddesinde belirlendiğini, müvekkilinin, her iki tarafa da tam borç yükleyen sözleşme uyarınca kendisine düşen yükümlülükleri ve edimleri yerine getirmiş olmasına rağmen, davalının sözleşmede belirtilen edim ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşme konusu projelerin müvekkili tarafından sözleşmeye uygun şekilde geliştirildiğini, projeler için çağrı mektupları alındığını, GES uygunluk yazılarının alınmasına müteakip son aşama olan kesin imarların elde edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.5. maddesinde "hakedişler proje bazlı değerlendirilecektir." hükmü uyarınca biten, kat-i imarı alınan proje bedellerinin davacı tarafından ödenmediği için taraflarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesinde 2018/... Esas sayılı dosyası ile alacak davası ikame edildiğini, davacının iddiasının aksine müvekkilinin yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak projeler davacıya devredildikten sonra davacının, kat-i imar sürecini yürütmesi için müvekkiline vermesi gereken vekaleti vermeyerek, şehir plancıları ile işin devamını yürütüp, müvekkilini saf dışı bırakmaya çalıştığını, müvekkili tarafından yapılan başvurular neticesinde 106 /89 ada parselde bulunan davacı firmanın kendi hatalarından kaynaklanan sebepler ile kesin imar alınamayan ... Ltd. Şti. adı altında başvurusu yapılan ...10 Projesi haricindeki bütün projelerde çağrı mektuplarının, başvuru neticesinde talep edilen enerji miktarlarında alındığını, projelerle ilgili kesin imarlar da alınmış olup müvekkilinin sözleşmede belirtilen edimlerini tamamladığını, davacının, dava dilekçesinin ekinde sunduğu ... ada ...parsel, ... ada ...parsel, 106 ada 44 parsellerin alış bedellerinin müvekkilinin alacak hesabından mahsup edilemeyeceğini, şöyle ki, söz konusu arazilerde proje bulunmamasına rağmen, davacı tarafından kendi insiyatifiyle bu arazilerin satın alındığını, bu nedenle bu arazilerin müvekkilinin hesabından mahsubunun yasal olarak mümkün olmadığını, başarısız projeler aradaki anlaşma ve mahsuplaşma belgesi gereği davacı firma uhdesinde olmakla beraber başarılı projeler için verilen avansların sözleşme gereği müvekkilinin alacağından düşüleceğini, müvekkilinin alacağının ise .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyasında belirleneceğini, söz konusu davada avanslar düşülerek alacaklarına hükmedileceği için huzurdaki davada karar verilmesi mükerrerlik oluşturacağından bu nedenle işbu davanın devamında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında münhasır çalışma sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin, bizzat davacı şirketin yetkilileri tarafından verilen bilgiler doğrultusunda dava dışı ... Enerji Yatırımları A.Ş. firması ile çalışmasında hukuki ya da ticari bir sakınca bulunmadığını, ...Ltd. Şti. projesinin öncelikli olarak davacı Şirkete teklif edildiğini, ancak davacı şirket tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.1 maddesi gereğinde 15 gün içerisinde onaylanmayan projelerin reddedilmiş sayıldığını, üstelik de söz konusu ...Ltd. Şti. ile ilgili müvekkiline verilen bir avans ya da bir ödeme de bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. .... Asliye Ticaret Mahkesinin ... esas sayılı dosyasında dosyamız ile bağlantılı bulunduğu gerekçesiyle birleştirme kararı verilmiş ve birleştirilmiştir. Asıl davamızın, Güneş Enerji Sistemi santrali kurulumu için yer temini, ilgili dağıtım şirketinden bağlantı için çağrı mektubu alınması, imar işlemlerinin yapılması konusunda yüklenici davacının üstelendiği işi yerine getirdiğini iddia ettiği Uşak Göğem, Kütahya Simav ilçelerinde yaptığı işlere ilişkin bakiye alacak talebi de bulunulduğu, dosyamız ile birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... esas sayılı dosyasında ise Eskişehir Kıravdan köyünde yerine getirdiğini iddia ettiği proje ve işlere ilişkin alacak talebinde bulunduğunu, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında ise, karşı taraf olan müşterinin fazla ödeme yapıldığından bahisle .... İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyasından yaptığı 617.936,24 TL'lik asıl alacağa ilişkin takibe itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Tarafların sunduğu bilgi belgeler dosyamız arasına alınmış incelenmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği kurumlara müzekkereler yazılmış, yapılan işlere ilişkin kayıtlar celp edilmiş, incelenmiştir. Taraflar arasında aynı tarihli sözleşme bedeli ve para birimi dışındaki tüm maddelerin aynı olduğu iki ayrı sözleşme bulunduğu, asıl dosya davacısının sözleşme bedeli 50.000EURO olan sözleşmeye dayandığı, davalı birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi dosya davacısının ise 165.000,00 TL cinsinden olan sözleşmeye dayandığı, davacı tarafın dayandığı sözleşmedeki tüm sayfalardaki imzaların aynı sıra düzeni içerisinde ilerlediği ancak davalı birleşen davacının dayandığı sözleşmedeki imzaların; bedelin olduğunu 9. Sayfada farklı bir düzende atılmış olduğu, diğer sayfalardaki imza düzeninin aynı olduğu görülmüştür. Mahkememizce dosya ve tarafların sunduğu defter ve kayıtlar bilirkişi heyetine verilmiş, bilirkişi heyeti sunduğu 22.05.2020 tarihli raporunda; hangi sözleşmenin sonra düzenlendiğinin tespit edilemediği, 11 adet şirketin kurularak davalı birleşen davacıya 08.12.2015 tarihinde devredildiği, davacı tarafın dava konusu ettiği 6 şirketin devri ile bu şirketler adına alınan çağrı mektuplarının devredilmiş olduğu, dağıtım şirketinden gelen kayıtların incelenmesinde; Kütahya' da 7, Uşak'ta 10, Eskişehirde 9 olmak üzere toplam 26 MW Kapasiteye denk gelen 29 adet çağrı mektubu alındığı, bu çağrı mektuplarından 2 adet için üretim tesis izni alınamadığı için geçersiz hale geldiği, geri kalan 27 adet şirkete karşılık gelen Uşak'ta 8, Kütahya'da 7 ve Eskişehir'de 9 olmak üzere toplam 24 MW elektrik enerjisi üzeretecek tesislerin kurulduğu ve işletmeye alındığı, sözleşmeye göre davacının edimlerinin uygun arazi bulmak, bu arazide enerji üretme hakkı elde edecek özel amaçlı şirket kurmak, elektrik dağıtım şirketine başvurarak çağrı mektubu almak, kurulan şirketleri davalıya devretmek ve son olarak ilgili idareye başvurarark imar izni almak oluğu, imar izni almanın iki kademede gerçekleşeceği, ilkinin geçici imar izni almak, sonrasında ise kesin imar almak olduğu, böylece edimlerin parçalara ayrıldığı, bu edimlere göre GES onayı alınan 27 adet şirket için %75 oranında, onay alınamayan 2 proje için ise %50 oranında hak ediş doğacağı, TL cinsinden olan sözleşme dikkate alındığında alacak miktarının 20.136,00 TL, EURO cinsinden sözleşme dikkate alındığında 941,00 EURO alacaklı olacağı, davalı birleşen davacının ayıplı projeleri red etme hakkının bulunduğu, asıl davaya konu projelerden davacının bir alacağının kalmadığı, birleşen davasında ise 941,00 EURO veya 20.136,00 TL alacağının kalacağı, proje bazlı masraf kalemleri ile abonelik bedelleri toplam avanstan mahsup edildiğinde davalı birleşen davacının fazla avans alacağının 472.336,24 TL'ye düşeceği, davacı birleşen davalının aldığı avanstan karşıladığını iddia ettiği Kars, Aşkale ve Kartepe projeleri ile ilgili 201.612,85 TL masraf kabul edildiğinde bunun davalı birleşen davacı alacağından mahsubu gerektiği ve bu durumda itirazın iptali dosyasında birleşen davacının 270.723,39 TL alacağının kalacağı rapor edilmiştir. Tarafların rapora yönelik itirazları üzerine mahkememizce bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişi heyeti sunduğu ek raporunda; tarafların defter ve kayıtları ile sunulan belgelerde 27 projenin GES onayının alındığı ve 2 tanesinin alınamadığı, bu durumda hak ediş oranlarının kök raporda doğru tespit edildiği, taraflar arasındaki maillerde yüklenici davacının kesin imarları almadığı ancak yetki istendiği, maillerin projelerin son bulduğu aşamalarla ilgili yazışmalar olduğu, imar işlemlerinin yüklenici tarafından yapıldığına dair delil bulunmadığı, davacının TTK'da belirtilen defterlerinin bulunmadığı sadece işletme defteri tuttuğu, davalı birleşen davacının 2018 yılı hariç diğer defterlerinin incelendiğini, taraflar arasındaki ilişkinin davacının 2014-2015 yıllarına ait işletme defterinde bulunmadığı, davacı yüklenicinin aldığı ödemeleri ve yaptığı işleri kaydetmediği, imar ve proje konusu taşınmazların arazi bedellerinin tapu müdürlüğündeki satış senetleri esas alarak hesaplandığı, hem TL hem EURO cinsinden hesaplama yapıldığında asıl davacının bir alacağının kalmadığı, alınan arazi bedellerinin yapılan iş bedelini geçtiği, birleşen dava davacısının itirazın iptaline konu avans ödemesinin 617.936,24 TL olduğu davacı birleşen davalının yaptığı 432.412,85 TL harcama düşüldüğünde 185.523,39 TL'ye düştüğü rapor edilmiştir. Bilirkişi ek raporuna da itiraz edilmesi üzerine dosyamız önceki bilirkişilerden farklı bir heyete verilmiş, yeni heyet bilirkişi tarafından 31.03.2021 tarihli rapor sunulmuş ve sunulan raporda; yapılan işlerden 29 proje için 27 tanesine çağır mektubu alındığı, 2 tanesine alınamadığı, çağrı mektubu alınanlarda hak ediş oranını sözleşmeye göre %75, çağrı mektubu alınmayanların hak ediş oranlarının ise %50 olacağı, imar süreci ile ilgili herhangi bir belge sunulmadığı, tapu sicillerinde yazılı taşınmaz bedellerinin esas alınarak hesaplama yapıldığı, davalı birleşen davacı tarafından ödenen arsa bedellerinin yapılan hak edişten fazla olduğu, imar işlemlerinin birleşen davacı tarafından yapılmış olması ve bunun mahsubu halinde davacıdan olan alacağı daha da arttıracağı, ödenen 617.936,24 TL avanstan davacı birleşen davalı tarafça yapılan 432.412,85 TL ödeme mahsup edildiğinde aradaki fark kadar davalı birleşen davacı alacağının çıkacağı rapor edilmiştir. Mahkememizin 21/06/2021 tarih ve 2019/270 esas 2021/385 sayılı kararı ile; "aynı tarihli 2 sözleşmeden birinin TL birinin EURO cinsinden düzenlenmiş olduğu ve bu sözleşmelerinin hangisinin geçerli ve son sözleşme olarak yapıldığının taraflar arasında ihtilaf konusu olduğu, davalı birleşen davacının dayandığı TL cinsinden olan sözleşmenin sayfa numaralarının birbirini izlediği ve 9. sayfa imza sırasının farklı olduğu, dolayısıyla EURO cinsinden olan sözleşmeye itibar etmek gerektiği, ancak bunun da yapılan ödeme ve harcamalar itibarı ile sonuca etkili olmadığı, davacının, davalıya yaptığı ödeme miktarının 617.936,24 TL olduğu, davacı birleşen davalı tarafından yapılan işlere ilişkin hak ediş oranına göre alacağı ve yaptığı masrafın 432.412,85 TL olduğu, bu masrafın alınan avanstan mahsubu sonrası 185.523,39 TL fazla avans aldığı ve karşılığında iş yapılmadığı, imar işlemleri için davacı birleşen davalının işlemleri yapmadığı, taraflar arasındaki maillerden ve sunulan masraf dekontlarından da anlaşıldığı gibi davacı yüklenicinin edimini tamamlamadığı, imar masraflarının ve arazi bedellerinin davalı birleşen davacı tarafından karşılandığı, proje sayısı ve bedelleri ile hak ediş oranlarına göre davacıya ödenmesi gereken miktarın arazi için ödenen bedelden daha az olduğu, oysa arazi bedellerinin sözleşme kapsamında davacı yüklenici sorumluluğunda olduğu, taşınmazların sonradan yüksek bedelle alındığına dair davacı iddiasının bir dayanağının bulunmadığı, bu haliyle bilirkişi raporuna itibar etmek gerektiği, bilirkişi tarafından sunulan ve Mahkemece kabul edilen hesaplama ve hak ediş oranlarına göre davacının bir alacağının bulunmadığı, bunun aksine karşı davacı müşteri/iş sahibinin fazla ödeme dolayısıyla 185.523,39 TL alacaklı olduğu, bu kısım yönünden itirazın iptaline ve alacağın likit olması nedeniyle yüklenici birleşen davalının takdiren %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine" dair karar verilmiştir. Mahkememizce verilen karar istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2021/1729 Esas ve 2023/59 Karar sayılı ilamı ile; "Taraflar arasında imzalanan...Tesisi Projelerinin Geliştirilmesi Sözleşmesinde Fikri Karpuz "geliştirici" ve ... Enerji AŞ ise "müşteri" olarak tanımlanmış olup karar içeriğinde de karışıklığa mahal vermemesi açısından taraflardan bu şekilde bahsedilmesi uygun olacaktır. Taraflar arasında Fotovoltaik Tesisi Projelerinin Geliştirilmesi Sözleşmesinin imzalandığı, fakat proje için ödenecek miktar dışında kalan diğer tüm hususların birbiri ile aynı olduğu iki ayrı sözleşmenin bulunduğu, sözleşmenin birinde ödenecek bedelin TL birinde ise EURO olarak belirlendiği anlaşılsada Mahkemece proje için ödenecek miktarın EURO cinsinden belirlendiği sözleşmeye itibar edildiği ve taraflarca bu hususun istinafa konu edilmediği dikkate alındığında değerlendirme ve incelemenin EURO cinsinden olan sözleşme uyarınca yapılması gerekmiştir. Buna göre sözleşmenin "hizmet ücreti" başlıklı 5. maddesinde, proje için ödenecek miktarın 50.000 Euro/MWe olarak belirlendiği, ödemenin gerçekleştirilmesi için geliştiricinin, müşteriye projenin aşamaları hakkında düzenli bilgi ve belge sunması gerektiği ve geliştiricinin belirli şartlar ve aşamalar halinde ücrete hak kazanacağı düzenlenmiştir. Buna göre; sözleşmenin imzalanması ile birlikte 10.000 TL avans ödeneceği, çağrı mektubunun alınması üzerine, çağrı mektubu elde edilen her bir proje için toplam ödeme miktarının %50'si sözleşmenin imzasından sonra ödenenen avans ve arsa bedellerinden düşüleceği, şartlı imar elde edilmesi üzerine GES uygunluk yazısının alınmasına müteakiben her bir proje için toplam ödeme miktarının %25'i ve kesin imar elde edilmesi üzerine ise yine GES uygunluk yazısının alınmasına müteakiben her bir proje için toplam ödeme miktarının %25'i müşteri tarafından geliştiriciye ödenecektir. Sözleşme uyarınca geliştiricinin edimlerinin, öncelikle uygun arazinin bulunması, bu arazide güneş enerjisi üretme hakkı elde edecek özel amaçlı şirketin kurulması, dağıtım şirketine başvurularak çağrı mektubunun alınması, özel amaçlı kurulan şirketin devri ve son olarak da görevli idareye başvurularak imar izni alınması olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, ...A.Ş.'den 6 şirket için Kütahya'da 7 MW, Uşak'ta 10 MW ve Eskişehir'de ise 9 MW olmak üzere toplam 26 MW kapasiteye denk gelen 29 adet çağrı mektubu alındığı anlaşılmakta olup, ... Enerji Ltd. Şti. adına alınan Uşak ili Merkez - Göğem Köyü 106 ada 89-113 parsel ile Advan Enerji Ltd. Şti. adına alınan Uşak ili Merkez - ...Köyü ... ada.. parsel için üretim tesisi izni alınamadığı için Uşak'ta alınan 2 adet çağrı mektubunun geçersiz hale geldiği, yani ... Enerji Ltd. Şti. ve ...Ltd. Şti. adına alınan iki projenin çağrı mektubu almasına rağmen gerçekleşmediği, böylece 29 adet çağrı mektubundan 27 adedine karşılık gelmek üzere Uşak'ta 8 MW, Kütahya'da 7 MW ve Eskişehir'de 9 MW olmak üzere toplam 24 MW elektrik enerjisi üretecek tesislerin kurulduğu ve işletmeye alındığı, Beşiktaş ... Noterliğinin 26.10.2015 tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylanan ... Enerji A.Ş.'nin 19.10.2015 tarih ve 31 sayılı yönetim kurulu kararında 11 adet limited şirketin ..., ..., ..., ..., ..., ....,... ve ... Limited Şirketleri) her birinin ayrı ayrı 10.000 TL tutarındaki sermayesini temsil eden paylarının tamamının...'dan satın alınmasına karar verildiği, bu 11 şirket arasında Uşak, Kütahya ve Eskişehir projeleri kapsamında kurulan 6 şirketin de bulunduğu, buna göre çağrı mektubu alınan 6 şirketin devri geliştirici tarafından müşteriye yapılmıştır. Somut davada, geliştirici tarafından toplamda 3 proje için 29 adet çağrı mektubu alındığı, bunlardan Uşak-Göğem projesindeki iki adet çağrı mektubunun GES onayı alamadığı, diğer 27 adedinin ise GES onayı aldığı anlaşılmıştır. Müşterinin, çağrı mektubunun alınmasından sonraki süreçlerde geliştiricinin, pasif rol üstlenmesi sebebiyle kati imar karşılığı %25'lik ödemeyi hak etmediğine yönelik iddiaları ile birlikte düşünüldüğünde geliştiricinin tüm projelerde çağrı mektuplarını alması sebebiyle sözleşmenin 5/2.2 maddesi uyarınca hakediş oranının %50 olduğu, Uşak-Göğem projesinde GES onayı almayan 2 proje haricinde, GES onayı alarak şartlı imarın elde edilmesi sebebiyle diğer projeler bakımından sözleşmenin 5/2.3 maddesi uyarınca hakediş oranının %75 olduğu, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre kati imarın elde edilmesine bağlı %25'lik ücret alacağına hak kazanmadığı anlaşılmıştır. Buna göre bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporlarda da tespit edildiği üzere, geliştiricinin kabul edilen hak ediş oranına göre taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi de dikkate alındığında talep edebileceği bir hak ediş alacağı bulunmamaktadır. Öte yandan bilirkişi heyetince yapılan hesaplamaya göre, yerinde ve doğru olarak tespit edilen harcama kalemlerinin müşteri tarafından geliştiriciye verilen avans bakiye borcu olan 617.936,24 TL'den mahsup edilmesi neticesinde müşterinin, geliştiriciden 185.523,39 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre ilk derece Mahkemesinin, asıl ve birleşen dosyalar kapsamında müşteri ve geliştirici yönünden verdiği kararlar isabetli olup taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir." gerekçesiyle istinaf talepleri red edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2021/1729 Esas ve 2023/59 Karar sayılı ilamı temyiz edilmiş ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'' nin 13/02/2024 tarih ve 2023/1178 esas 2024/592 sayılı ilamıyla; "Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle istinaf itirazları arasında yer verilmemiş olan hususların temyiz incelemesine konu edilemeyecek olmasına göre, asıl ve birleşen 2018/... E. sayılı davalarda davalı- birleşen ... E. sayılı davada davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Asıl ve birleşen 2018/... E. sayılı davalarda davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından: Asıl ve birleşen 2018/... E. sayılı davalarda davacı vekilinin iddiaları esas itibariyle; enerji tesisi kurulacak arazilerin satış bedellerinin, bölge rayiçlerinin çok üzerinde gösterilmesi suretiyle, davacıyı zararlandırmaya yönelik muvazaalı işlemler yapıldığına dayanmakta iken mahkemece, bu hususta inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır. 6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesi, "Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" hükmünü içermektedir. Somut olayda mahkemece; enerji tesisi kurulması amacıyla davacı tarafından bulunup davalı tarafından satın alınan ve davacı hak edişinden satış bedellerinin mahsubu yoluna gidilen arazilerin davacının iddiasında belirttiği gibi yüksek bedel gösterilerek davacının zararına hareket edilip edilmediği belirlenmelidir. Bu amaçla, mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif icrası yoluna gidilerek, taşınmazların satış tarihlerindeki rayiç değerleri tespit edilip, tapu kayıtlarındaki satış bedelleri ile rayiç değerler arasında davacı iddialarını destekler şekilde fahiş fark bulunup bulunmadığı tartışılarak oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır." gerekçesiyle 1-Asıl ve birleşen 2018/... E. sayılı davalarda davalı- birleşen ... E. sayılı davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, 3-İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki yeni esasa kaydı yapılmıştır. Yargıtay ilamına mahkememizce uyulmuş, talimatla ilgi taşınmazların bulunduğu mahallerde keşif yapılmış ve bilirkişi raporları alınmış, itirazlar üzerine ek rapor alınmıştır. Taşınmaz değerleme raporlarından sonra mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası davacısının yüklenici, davalı- birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosya davacısının müşteri/iş sahibi olduğu, fotovoltaik tesis projelerinin geliştirilmesi başlıklı 18.02.2015 tarihli sözleşmeden kaynaklı işler nedeniyle hak edilen ücretlerin ödenmediğinden alacak, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında ise müşteri olan iş sahibinin fazla ödeme yaptığından bahisle fazla ödemenin tahsili amaçlı icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir. Asıl ve birleşen 2018/... Esas sayılı davada mahkememizin 26/05/2021 Tarih, 2021/385 Karar numaralı ilamı ile davanın reddine, birleşen ... esas sayılı dava yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraf vekillerince dosya temyiz edilmiş olup Yargıtay 6. Hukuk Dairesince 26.05.2021 tarih 2023/1178 Esas 2024/592 sayılı kararı ile; asıl ve birleşen 2018/... E. Sayılı davalarda davalı birleşen ... E. Sayılı davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının redddine, temyiz olunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. Bozma ilamında özetle; Asıl ve birleşen 2018/... E. sayılı davalarda davacı vekilinin iddiaları esas itibariyle; enerji tesisi kurulacak arazilerin satış bedellerinin, bölge rayiçlerinin çok üzerinde gösterilmesi suretiyle, davacıyı zararlandırmaya yönelik muvazaalı işlemler yapıldığına dayanmakta iken mahkemece, bu hususta inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmadığı, somut olayda mahkemece; enerji tesisi kurulması amacıyla davacı tarafından bulunup davalı tarafından satın alınan ve davacı hak edişinden satış bedellerinin mahsubu yoluna gidilen arazilerin davacının iddiasında belirttiği gibi yüksek bedel gösterilerek davacının zararına hareket edilip edilmediğinin belirlenmesi gerektiği, bu amaçla, mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif icrası yoluna gidilerek, taşınmazların satış tarihlerindeki rayiç değerleri tespit edilip, tapu kayıtlarındaki satış bedelleri ile rayiç değerler arasında davacı iddialarını destekler şekilde fahiş fark bulunup bulunmadığı tartışılarak oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı ifade edilmiştir. Değerleme raporlarından sonra mali müşavir bilirkişiden rayiç ve resmi satış bedellerinin karşılaştırılması için rapor alınmıştır. Mali müşavir bilirkişi raporunda; Mahkemenin 20.10.2025 tarihli celsesindeki ara kararı ve Yargıtay bozma ilamında işaret edilen inceleme çerçevesinde; dosyada mevcut tapu kayıtları ile bozma sonrası alınan bilirkişi değerleme raporlarında belirlenen rayiçler karşılaştırılarak taşınmazların devir tarihindeki piyasa değerleri ile tapuda beyan edilen satış bedelleri arasındaki farklar hesaplanmış olup; Kütahya/Simav (...–İnlice) taşınmazları yönünden tapu bedelinin 991.464,54 TL (310.210,74 Euro) olduğu, bilirkişilerce tespit edilen rayiç toplamın 871.827,28 TL (272.778,48 Euro) bulunduğu ve tapu beyanının, rayiç değeri 119.637,26 TL (37.432,26 Euro) aştığı, Uşak/Merkez Göğem taşınmazları yönünden tapu bedelinin 1.776.808,26 TL (495.515,49 Euro) olduğu, bilirkişilerce tespit edilen rayiç toplamın 1.549.774,20 TL (429.260,74 Euro) bulunduğu ve tapu beyanının, rayiç değeri 227.034,06 TL (66.254,75 Euro) aştığı, Eskişehir Odunpazarı Kıravdan taşınmazları yönünden ise tapu bedelinin 1.262.009,38 TL (382.475,05 Euro) olduğu, bilirkişilerce tespit edilen rayiç toplamın 1.278.365,63 TL (386.471,32 Euro) bulunduğu ve bu projede tam tersine rayiç değerin, tapu beyanını 16.356,25 TL (3.996,27 Euro) aştığı tespit edilmiş, buna göre, taşınmazların Kütahya/Simav ve Uşak/Merkez ...erinde tapu beyan bedellerinin rayiçlerin üzerinde, Eskişehir/Odunpazarı Kıravdan projesinde ise rayiç bedelin sınırlı ölçüde tapu beyanının üzerinde kaldığı değerlendirilmiş, diğer yandan, sözleşmeler esas alınarak TL ve Euro cinsinden yapılan hesaplamalar bakımından; her bir proje yönünden sözleşmesel hakediş tutarları ile bilirkişilerce tespit edilen taşınmaz bedelleri ayrıca mukayese edilmiş; Uşak ...Projesinde sözleşmesel hakediş (proje hizmet bedeli) 1.153.845,00 TL (349.650,00 Euro) iken, bilirkişilerce tespit edilen arsa/taşınmaz bedeli 1.549.774,20 TL (429.260,74 Euro) olup, hakediş tutarı arsa bedelinin 395.929,20 TL (79.610,74 Euro) altında kaldığı, Kütahya Simav Projesinde hakediş (proje hizmet bedeli) 866.250,00 TL (262.500,00 Euro), taşınmaz bedeli 871.827,28 TL (272.778,48Euro) olup, hakediş tutarı arsa bedelinin 5.577,28 TL (10.278,48 Euro) altında kaldığı, Eskişehir ... Projesinde ise hakediş (proje hizmet bedeli) 1.112.636,00 TL (337.163,00 Euro), taşınmaz bedeli 1.278.365,63 TL (386.471,32 Euro) olup, hakediş tutarı arsa bedelinin 165.729,63 TL (49.308,32 Euro) altında kaldığı hesap edilmiş, bu suretle her üç projede de taşınmaz bedelinin hakediş tutarlarını aştığı, bakiye olarak gösterilen tutarların da bu aşımı gösterdiğini bildirmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde; Kütahya- Simav, Uşak- Göğem, Eskişehir- Odunpazarı projeleri kapsamında yer alan taşınmazların tapu kayıtları ile devir tarihlerindeki serbest piyasa değerlerinin karşılaştırıldığı, Kütahya (Simav-İnlice), Uşak (Göğem) taşınmazları bakımından tapu satış bedelinin piyasa rayiçlerini yaklaşık %10-12 oranında aştığı, Eskişehir (Odunpazarı-Kıravdan) taşınmazlarında ise rayiç değerin tapu bedelini yaklaşık %1,4 oranında aştığı, yapılan bu inceleme neticesinde salı davaya konu Uşak ve Kütahya'daki taşınmazların büyük bölümünde tapu kayıtlarındaki satış bedellerinin devir tarihindeki serbest piyasa değerlerinin üzerinde belirlendiği, bilirkişi tarafından artış oranları daha yüksek belirtilmiş ise de mahkememizce yapılan hesaplamada %12 civarında olduğu, bu artışın alıcı tarafın pazarlık yeteneği ve ihtiyacı, satıcıların fırsatçı davranması ve piyasada artış yönünde seyreden taşınmaz fiyatları itibarıyla pazarlık payına konu olabilecek düzeyde kaldığı ve fahiş bir fark olmadığı, bunun muvazaayı ıspat yarar bir fark olmadığı, birleşen davaya konu Eskişehir projesinde ise piyasanın altında bir fiyatla davalının taşınmazları aldığı, sözleşmeler esas alınarak TL ve Euro cinsinden yapılan tüm hesaplamalar sonucunda davacı- birleşen davalının projelerden kaynaklanan herhangi bir bakiye hakediş alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Birleşen ... Esas sayılı dava yönünden yapılan değerlendirmede ise Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamında, bu davaya yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddedildiği ve mahkememizce kurulan kısmen kabul hükmünün dosya özelinde onanarak mahkememizce de uyularak kesinleştiği görülmüştür. Bu itibarla birleşen itirazın iptali davası yönünden bozma sonrası yapılan incelemelerin asıl ve diğer birleşen davanın konusunu oluşturan hakediş alacaklarına ilişkin olduğu anlaşılmakla kesinleşen 185.523,39 TL üzerinden yeniden hüküm kurulmuştur. Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyalarında davacının ıspatlanamayan davasının reddine, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davacı ... enerji şirketinin davasının kısmen kabulüne karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : A-) ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 1-Asıl davanın REDDİNE, 2-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Alınması gereken red harcı 732,00 TL olup peşin alınan 86,72TL harcın mahsubu ile 645,28 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Reddedilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 5.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, B-) BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2018/... ESAS YÖNÜNDEN; 1-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyasındaki davanın REDDİNE, 2-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Alınması gereken red harcı 732,00 TL olup peşin alınan 102,53 harcın mahsubu ile eksik kalan 629,47 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Reddedilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 6.003,54 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, C-) BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS YÖNÜNDEN 1-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının 185.523,39TL yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden avans faizi ile birlikte devamına, geri kalan kısma yönelik talebinin reddine, 2-Davalının itirazının haksız ve miktarın likit olması nedeniyle takdiren %20 üzerinden hesaplanan 37.104,67TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 12.673,10 TL harçtan, peşin alınan 7.463,13 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.209,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye ödenmesine, 4-Zorunlu Arabuluculuk başvurusu nedeniyle harcanan 1.320,00 TL'nın davanın açılmasına sebebiyet verilen davalıdan alınarak hazineye ödenmesine, 5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddedilen dava değeri 432.412,85 TL ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 69.186,06TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti ve sair giderler için sarfedilen toplam 127.693,80 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 38.337,59 TL'nin ve davacı tarafça peşin ödenen 7.463,13 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İlişkin, işbu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay'a Temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/04/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır