İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/16 E. 2025/339 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/16
- Karar No
- 2025/339
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/16 KARAR NO : 2025/339 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 08/01/2024 KARAR TARİHİ: 16/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinin incelenmesinde; davalı ... Grup İç ve Dış Tic.Ltd.Şti Tekstil A.Ş..’nin, müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişki sonucunda, müvekkili şirkete bakiye bulunan 139.243,98 TL cari hesap ve fatura borcu sebebiyle, İzmir ...İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyada 15/10/2023 tarihinde, taraflarınca icra takibi başlatılmış olup, davalı tarafa 7 örnek ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalı tarafın, sözü edilen itirazıyla borca ve ferilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu, dosyada arabuluculuk görüşmelerinde karşı yanın toplantıya katılmaması nedeniyle anlaşma sağlanamayarak anlaşmama tutanağı düzenlendiği, davalı dosya borçlusunun, borcunun mevcut olduğunu bilerek, sırf kötü niyetle takibin durmasına sebebiyet verdiği belirtilerek açıklanan nedenlerle davalının, İzmir ...İcra Müdürlüğü ... E. takip no.lu dosyasıyla başlatılan icra takibine vaki, haksız ve kötü niyetli itirazının kısmen iptali ile takibin 139.243,98 TL üzerinden devamına; haksız itiraz nedeniyle İİK m. 67/II uyarınca davalının tüm dosya borcu üzerinden %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile birlikte avukatlık ücretinin de davalıya aidiyetine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Dava dilekçesinin davalı yana usulüne uygun olarak tebliğine rağmen cevap verilmediği anlaşılmakla dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. Davalı yanca iş bu davanın inkar çerçevesinde savunulduğu kabul edilmiştir. DELİLLER: İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden gönderilen sureti, vergi dairelerine yazılan müzekkere cevabı, davacı yan kayıtlarının tetkikine yönelik rapor ile davacı vekili tarafından sunulan feragat dilekçesi dosya arasındadır. Mahkememizce dosyanın tevdisi üzerine davacı kayıtlarının tetkikine yönelik sunulan SMMM bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 11/10/2024 tarihli raporda davacı tarafından davalı aleyhine 11 adet fatura düzenlendiği, davalı yanca davacı aleyhine 1 adet fatura düzenlendiği ve söz konusu faturaların davacı kayıtlarında yer aldığı, yapılan bir ödeme olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 139.243,98 TL tutarda alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 15/04/2025 tarihli feragat dilekçesine göre tarafların anlaşmasına göre davadan feragat edildiği bildirilmekle yargılama gideri talebinin olmadığı yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde dosya tarafları arasında ticari bir münasebetin bulunduğu, Mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası üzerinden 139.243,98 TL alacağın tahsili bakımından ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının cari hesap fatura alacağı olarak belirtildiği, davalı yanca geniş anlamda itiraz üzerine takibin durdurulduğu konularında dosya kapsamında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın davacı tarafından davalıya teslim edildiği kabul edilen ürünlerin ayıplı olarak verilip verilmediği, ayıplı olması halinde ayıbın niteliği ve ileri sürülüp sürülmediği, sürülmüş ise ne şekilde sürüldüğü, davacının iş bu alacağının davaya konu icra takip talebi üzerinden takibe koyması bakımından alacağın vadesi dolan bir alacak olup olmadığı, bu anlamda borcun vadesinin gelip gelmediği ve bu kapsamda davalı itirazının haklılık teşkil edip etmediği hususlarının tespiti ile davacı yanca istem konusu edilen icra inkar tazminat talebinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesine yönelik açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar taraflar arası uyuşmazlık yukarıdaki şekilde tespit edilmiş ise de davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile davadan feragat edildiği yönünde yazılı beyanda bulunulduğu anlaşılmakla feragat beyanı kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bilindiği gibi davaya son veren taraf usul işlemleri feragat, kabul ve sulh olmak üzere üçe ayrılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati gerekmemesine rağmen sulhun hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati şarttır. Bunlardan sadece feragat her türlü davada yapılabilmesine rağmen kabul ve sulh üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen davalarda mümkündür. Ancak söz konusu üç usulü işlem de hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilmektedir. Bir davada yapılan feragat beyanının en önemli sonucu hak veya alacak talebinden ileriye etkili olarak ve bir daha talep edilmemek üzere vazgeçilmesidir. Çünkü feragat edilen bir talep ileride yeniden ileri sürülecek olursa kesin hüküm itirazı ile karşılaşılma durumu ortaya çıkabilecektir. Dolayısı ile yapılan feragat beyanının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir. Yapılan bu açıklamadan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; feragatin davacı vekili tarafından süresinde yapıldığı, vekilin feragate yetkili olduğu, söz konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve ayrıca feragatin kayıtsız ve şartsız yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle 6100 Sayılı HMK'nın 309. ve devamı maddelerinde, feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin tek taraflı taraf beyan olduğu, davayı bitiren taraf işlemlerinden olduğu ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu görülmekle bu haliyle dava dosyamız açısından yapılan feragat beyanı karşısında davanın feragat nedeniyle reddine ve ayrıca sunulan beyan dilekçesi kapsamında yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve ancak arabulucuk ücretinin feragat beyanının verilme sebebi belirtilmekle birlikte bu hususa yönelik herhangi bir belge ibraz edilmediğinden ve feragatin niteliği göz önüne alındığında beyan içeriği kapsamında ayrıca bir inceleme yapılması gerekli görülmemekle söz konusu arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 1.681,72 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, fazladan alınan 1.066,32 TL'nin talep halinde ve kararın kesinleşmesinden sonra DAVACI TARAFA İADESİNE, 3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, mahsubuna karar verilen peşan harç ile gider avansından kullanılan yargılama giderinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, - Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 4- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'a ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 5- Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16/04/2025
Katip ... ¸
Hakim... ¸