İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1514 E. 2026/188 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1514
- Karar No
- 2026/188
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/1514 Esas - 2026/188 T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/1514 KARAR NO: 2026/188
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2024 KARAR TARİHİ : 24/03/2026 K.YAZIM TARİHİ : 22/04/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkili şirketin yurtiçinde ve yurtdışında vinç üretimi, yedek parça üretim satış ve satış sonrası bakım hizmetleri gibi hizmetler gerçekleştirmekte olduğunu, davalı şirketin iş makinelerinin/vinçlerinin yedek parça temini amacıyla müvekkili şirketten talepte bulunmuş, müvekkili şirket tarafından davalıya "Yedek Parça & Servis Hizmeti" verilmiş olduğunu, mal teslimlerinin yapılmış olduğunu, .... nolu 09.06.2023 tarihli fatura; ..... nolu 26.06.2023 faturaların düzenlenmiş olduğunu, iş bu faturalardan dolayı müvekkili şirketin alacaklı olduğunu, ancak davalı yanın iş bu faturalara istinaden ödeme yapmamış, icra takibine de haksız olarak itiraz etmiş olduğunu, 09.06.2023 tarihli ....... Fatura Nolu 2.256,16 EURO tutarlı fatura tanzim edilmiş, fatura konusu malların teslimini ispatlar ..... nolu imzalı e-irsaliye de ekte sunulmuş olduğunu, ayrıca önceki tarihli siparişlerin ödemesinin fatura tarihinde yapılmamış olması sebebiyle fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında kur farkı oluşumundan kaynaklı olarak 26.06.2023 tarih 37.067,46TL bedelli ...... sayılı fatura tanzim edilmiş olduğunu, iş bu faturaya ilişkin olarak kur farkı konusunda mutabakat sağlanmış olduğunu, mutabakata ilişkin maillerin dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu, davalı taraf, yukarıda belirtilen ve ekte sunulan faturalara konu borç tutarlarını müvekkiline ödememiş olduğunu, bunun üzerine davalı tarafa karşı Sincan ..... Noterliği .... yevmiye nolu ihtarname gönderilmiş, müvekkiline olan borçların ödenmesinin talep edilmiş olduğunu, davalı yanın müvekkilinin bu ihtarda belirtilen sürede ödeme yapmamış olduğunu, temerrüt sebebiyle davalı şirket aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak davalı şirket bu icra takibine de 27.08.2024 tarihinde haksız olarak itiraz etmiş ve icra takibini durdurmuş olduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen edimleri ifa etmesine rağmen davalı yanın yapması gereken ödemeleri gerçekleştirmemiş olduğunu, davalı yanın ödemesi gereken fatura bedellerini ödememiş, müvekkilini ödeme vaadiyle oyalamış ve taraflarınca başlatılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz etmiş olduğunu, müvekkili şirketin son olarak arabuluculuğa başvurmuş ancak arabuluculuk görüşmelerinden de herhangi bir sonuç alamamış olduğunu, işbu sebeple itirazın iptali için huzurdaki davanın ikame edilmiş olduğunu, haksız itiraz ve alacağın likit olması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, uyuşmazlığa konu olayın fatura alacağı olduğundan belirlilik unsuru somut olay açısından gerçekleşmiş olduğunu, davalının kötü niyetli ve haksız olarak borca itiraz etmiş olduğunu, davalının haksız itirazının iptaline ve davalı yanın müvekkil şirketin likit alacağına karşı yapmış bulunduğu haksız itiraz nedeniyle İİK madde 67/2 düzenlemesi gereğince davalı şirket aleyhine takip konusu miktar üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, davalı borçlunun Ankara Batı İcra Dairesi .... E. Sayılı dosyasındaki borca itirazının iptali ile takibin devamına, davalının haksız itirazı sebebiyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; davalı tarafından söz konusu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği ve ödeme yapılmadığını, fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında kur farkı oluşumundan kaynaklı olarak 26.06.2023 Tarih 37.067,46TL bedelli.... sayılı fatura tanzim edildiğini, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü .....E. sayılı dosyasında borca, borcun ferilerine haksız ve kötü niyetli, olarak itiraz edildiğini, belirtilerek itirazın iptali ile davaya konu takiplerin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere İcra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiş olduğunu, davacının ödeme emrine itiraz edilmesi akabinde hukuka aykırı şekilde huzurdaki davayı ikame etmiş olup davasını ispata yarar bir belge sunmamış olduğunu, davacı tarafından yetkisiz icra müdürlüğünde icra takibi başlatılması yanında yetkisiz mahkemede dava açılmış olduğunu, davacı tarafından usul ve yasaya aykırı olarak Ankara Batı İcra Müdürlüğü dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış ve müvekkili tarafından ödeme emrine müdürlüğünün yetkisine süresi içerisinde itiraz edilmiş olduğunu, dava konusu takip yetkisiz icra müdürlüğünde yapılmış ve müvekkilinin yetki itirazına rağmen icra dosyası yetkili icra müdürlüğüne gönderilmemiş olması sebebiyle davacı tarafından görevsiz ve yetkisiz mahkemede dava ikame edilmiş olup davanın usulden reddini talep etmek gerektiğini, faturanın düzenlenip karşı tarafa gönderilmesi ve karşı tarafın bu faturanın içeriğine itiraz etmemiş olmasının alacak hakkı doğurmayıp karşı tarafı borç altına sokmak için yeterli olmadığını, Yargıtay yerleşik içtihatları da tebliğ edilen faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemiş olmasının yalnızca fatura içeriğini kabul anlamına geleceği ve fakat fatura konusu mal veya hizmetin sağlanıp sağlanmadığı hususunun mal veya hizmeti temin ettiğini iddia eden tarafça ispat edilmesi gerektiği yönünde olduğunu, bu doğrultuda, faturaya sekiz (8) gün içinde itiraz edilmemiş olması faturaya konu mal veya hizmetin alındığını ortaya koymak adına tek başına yeterli olmadığını, davacının dava konusu alacak için faiz türü belirtmeksizin ve açıklamadan yoksun şekilde takip öncesi döneme ilişkin faiz talep etmekte olup bu şekilde işlemiş faiz talep edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bu doğrultuda davacının hukuka aykırı şekilde takip öncesi dönem için işlemiş faiz talep etmesi nedeniyle de müvekkili tarafından icra takibine itiraz edilmesi gerekliliğinin hâsıl olduğunu, diğer yandan icra takibi kapsamında müvekkiline gönderilen ödeme emrinde davacı tarafından faiz türü belirtilmeksizin ve hiçbir dayanak gösterilmeksizin 2.256,16 EURO alacağa yıllık %7 oranında faiz işletilmesinin talep edilmiş olup söz konusu talebin de usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, fazlaya dair her türlü ve tüm hakları saklı tutmak üzere tüm itirazlarımız baki kalmak kaydıyla; davacı tarafından yetkisiz icra müdürlüğünde icra takibi başlatılıp yetkisiz mahkemede dava açılması sebebiyle öncelikle davanın usulden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen davanın tüm talepler yönünden reddine, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2023-2024 yılı dönemine ilişkin BA BS formları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 05/08/2025 tarihli bilirkişi raporu, 17/02/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Davacı yanın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme ve ayrıntıları yukarıda yer alan gerekçeler ışığında; davacı şirketin 21.08.2024 tarihinde Ankara Batı Dairesi'nin .... E. sayılı dosyası ile davalı .... İnşaat ve Sanayi A.Ş. aleyhinde başlattığı ilamsız icara takibinin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 2.256,16 EURO + 37.067,46TL alacaklı olduğu, davacı şirketin 2.256,16 EURO alacağı için 10,20 EURO, 37.067,46TL alacağı için 804,31TL işlemiş faiz talep edebileceği belirtilmiştir. Davalı yanın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda, tüm delillerin hukuki takdir ve değerlendirilmesi mahkemeya ait olmak üzere dosyada mevcut bilgi ve belgeler, davalı resmi defterleri incelenerek tespit ve hesaplandığı üzere; davacının davalı adına düzenlemiş olduğu faturaların davalı resmi defterlerine kayıt edildiği, ve 26/06/2023 tarihili son işlem bakiyesinin (Davacı şirkete borcunun) 2.256,16 EURO + 37.067,46TL olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki yedek parça ve servis hizmeti kapsamında faturalara dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasındaki yedek parça ve servis hizmeti nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturalara dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 26.08.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 27.08.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir.İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Davacı yan davalıya iş makinelerinin ve vinçlerin yedek parçalarının satışını yaptığını ve servis hizmeti verdiğini, buna ilişkin fatura tanzim ettiğini, fatura bedelinin zamanında ödenmemesi sebebiyle kur farkı faturası tanzim ettiğini, her iki fatura bedelinin de ödenmediğini iddia ederek ödenmeyen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptalini talep etmiş, davalı yan ise icra dairesinin yetkisine itiraz ederek ödeme olarak Türk Lirası üzerinden çek kabul edildiğinden kur farkı talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı borçlu tarafından, Ankara İcra Müdürlüğü nezdinde başlatılan icra takibine yapılan itirazda; İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin yetkili olduğundan bahisle icra dairesinin yetkisine de itirazda bulunulmuştur. Mahkememizce öncelikle, İİK.nın 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi hususunda inceleme yapılmıştır. İcra takibinin yapılacağı yerin belirlenmesinde HMK hükümleri gereği tespit yapılacaktır. 6100 sayılı HMK'nun 6. maddesine göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” Aynı Kanunun 10. maddesine göre; “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.” TBK'nın 89.maddesinde de "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1.Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2.Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3.Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişki gözetildiğinde davacı alacaklının yerleşim yerinde takibin başlatıldığı anlaşılmakla yerinde olmayan itirazın reddine karar verilerek işin esasına girilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen raporlardan uyuşmazlık konusu fatura ile kur farkı faturasının davacı defterinde ve davalı defterinde kayıtlı olduğu, taraf kayıtlarına göre davacının davalıdan 2.256,16 Euro ve 37.067,46TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen raporların, işlemiş faiz hesabı dışında gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle işlemiş faiz hesabı dışındaki itirazların reddi ile raporlar hükme esas alınmıştır. Davacının fatura alacağının ödenmesi için davalıya Ankara Sincan ... Noterliği'nin 17/07/2024 tarih ve...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 7 günlük süre verdiği, ihtarnamenin 19/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 7 günlük ödeme süresinin dolduğu günün haftasonuna denk geldiği ve temerrütün 29/07/2024 tarihinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Kur farkı alacağının istenebilmesi için, taraflar arasında kur farkının ödeneceğine ilişkin bir sözleşmenin veya dövize endeksli bir ticari ilişkinin bulunması gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır. Bu nitelikteki bir alacağın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz. Kur farkı alacağı fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebilir. Kur farkı alacağı yabancı para alacağı (döviz) üzerinden düzenlenen faturanın düzenlediği tarihin kuru ile faturanın tahsil edildiği tarihin kuru arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacaktır. Kur farkı düzenlenen temel ilişkide asıl alacak miktarı döviz olarak aynı kalmaktadır. İddia ve savunma, sunulan ve toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında, iş makinelerinin ve vinçlerin yedek parçalarının satışı ve ve servis hizmetinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacının 09/06/2023 tarihli 2.256,16 Euro bedelli faturayı tanzim ederek mal teslimi ve hizmet ifasını sağladığı, bu hususun sunulan sevk irsaliyesi ile tespit edildiği, nitekim taraf defter ve kayıtlarında faturanın kayıtlı olduğu, faturada peşin ödeme kaydının bulunduğu, bilirkişi raporlarından tespit edildiği üzere bu fatura bedelinin ödenmediği, fatura bedelinin zamanında ödenmediği ve davacı tarafça 26/06/2023 tarihli 37.067,46TL bedelli kur farkı faturasının tanzim edildiği, bu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf defterlerinin bu itibarla örtüştüğü ve her iki tarafın defter ve kayıtlarında davacının davalıdan 2.256,16 Euro ve 37.067,46TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olmakla davalının itirazının haksız olduğu ve iptali gerektiği kabul edilmiştir. Takipten önce gönderilen ihtarname ile davalı yan temerrüte düşürülmüş olmakla işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Bilirkişi raporunda işlemiş faiz hesabı yapılmışsa da, faiz başlangıç tarihinin ödeme süresi gözetilmeksizin hatalı belirlendiği, yine faiz oranının da yabancı para borcu için 3095 sayılı kanun gözetilmeksizin, Türk Lirası borcu yönünden ise taraflar tacir olduğundan avans faizi uygulanması gerektiği, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği, mahkememizce usul ekonomisi ilkesi gereğince yapılan hesaplama neticesinde (Faiz İşletilen Süre: 23 gün, Anapara: 2.256,16 EUR, İşleyen Faiz Tutarı: 5,40 EUR, Anapara + Faiz Toplamı: 2.261,56 EUR, Gerçekleşen Toplam Faiz Oranı: %0,23931506849315, Faiz Hesaplama Detayları: 29.07.2024 ile 31.07.2024 (bu tarih dahil) arasındaki 3 gün için yıllık %4,25 faiz oranı üzerinden %0,034931506849315, 01.08.2024 ile 21.08.2024 (bu tarih hariç) arasındaki 20 gün için yıllık %3,73 faiz oranı üzerinden %0,20438356164384 olmak üzere toplam %0,23931506849315 faiz uygulanmıştır.) kur farkı faturası yönünden işleyen faizin 5,40 Euro olduğu, 09/06/2023 tarihli fatura yönünden ise avans faizi uygulanması gerektiği, mahkememizce usul ekonomisi ilkesi gereğince yapılan hesaplama neticesinde (Faiz İşletilen Süre: 23 gün, Anapara: 37.067,46 TL, İşleyen Faiz Tutarı: 1.208,75 TL, Anapara + Faiz Toplamı: 38.276,21 TL, Gerçekleşen Toplam Faiz Oranı: %3,2609589041096, Faiz Hesaplama Detayları: 29.07.2024 ile 21.08.2024 (bu tarih hariç) arasındaki 23 gün için yıllık %51,75 faiz oranı üzerinden %3,2609589041096 olmak üzere toplam %3,2609589041096 faiz uygulanmıştır.) işlemiş faizin 1.208,75TL olarak hesaplandığı, ancak davacının talebinin 1.156,20TL olduğu ve taleple bağlı kalınması gerektiği, bu itibarla davacının davasının kısmen kabulü ile, Ankara Batı İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 37.067,46TL fatura alacağı, bu tutara işleyen 1.156,20TL işlemiş faiz, 2.256,16Euro fatura alacağı ve bu tutara işlemiş 5,40Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.223,66TL ile 2.261,56Euro üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden 37.067,46TL asıl alacak ile 2.256,16Euro'nun takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan 84.651,12TL olmak üzere toplam 121,718,58TL'nin %20'si olan 24.343,71TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Hüküm altına alınan tutarın yabancı para alacağı olduğu, alınacak karar ve ilam harcı ile taraflar lehine takdir edilecek vekalet ücretinin tespitinde dava tarihindeki kurun mu yoksa karar tarihindeki kurun mu esas alınması gerektiğinin tartışmalı olduğu, uygulamada bu konuda görüş birliğinin bulunmadığı ancak mahkememizce tespit edilen kararlarda(Örneğin; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/580 Esas 2021/508 Karar sayılı kararı) karar tarihindeki kurun esas alınması gerektiğinin belirtildiği, mahkememizce de bu şekildeki bir değerlendirmenin daha hakkaniyetli olacağı kabul edilerek karar tarihindeki kura göre harç ikmaline ve vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE; 1-Ankara Batı İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 37.067,46TL fatura alacağı, bu tutara işleyen 1.156,20TL işlemiş faiz, 2.256,16Euro fatura alacağı ve bu tutara işlemiş 5,40Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.223,66TL ile 2.261,56Euro üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Asıl alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden 37.067,46TL asıl alacak ile 2.256,16Euro'nun takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan 84.651,12TL olmak üzere toplam 121,718,58TL nin %20'si olan 24.343,71TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 10.499,17TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.455,38TL harcın mahsubu ile bakiye 9.043,79TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.000,00TL'nin kabul ve red oranı dikkate alınarak tamamının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 1.455,38TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı, 60,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.943,78TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 162,00TL tebligat ve posta gideri ile 13.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.662,00TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 13.643,32TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 210,37TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/03/2026
Katip .....e-imzalı Hakim .....e-imzalı