İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1384 E. 2025/916 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1384
Karar No
2025/916
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/1384 Esas - 2025/916 T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/1384 KARAR NO: 2025/916

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : - VEKİLLERİ: DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/11/2024 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/11/2025

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin ...'da ... sertifikalı gıda ürünleri üzerine faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı şirket ile gıda ürünleri teslimine yönelik anlaşma sağlandığını, ilk sipariş kapsamında 122.807,02 USD tutarında ürün teslim edilmiş olmasına rağmen, anlaşma gereği müvekkili tarafından peşin ödenen ve teslimattan sonra iade edilmesi gereken 28.800 USD tutarındaki ambalaj ve tabak bedelinin iade edilmediğini, ayrıca 05.04.2024 tarihli proforma fatura uyarınca sipariş edilen 49.948 USD değerindeki ürün için 50.000 USD ödeme yapıldığını, ancak ürünlerin aradan geçen zamana rağmen müvekkiline teslim edilmediğini, bu durumlar üzerine davalıya ihtarname çekilerek ödemelerin iadesinin talep edildiğini, davalının cevabi ihtarnamede ise üretimde zorunlu olan ... ilişkileri nedeniyle gelişte gecikme yaşadığını ve ambargo sebebiyle hammadde temin edilemediğini ileri sürerek mücbir sebep nedeniyle gecikme olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddiaların çelişkili olduğunu ve basiretli tacir olan davalıdan alternatif çözüm yolları beklenirken ücret iadesi yapmaktan kaçındığını, davalının haksız itirazı nedeniyle ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki takibin durduğunu, bu itirazın iptali amacıyla dava açma zaruretinin doğduğunu, ayrıca davalının ödeme yapmaktan kaçınması nedeniyle mal kaçırma gayesi içerisinde olabileceği gerekçesiyle müvekkil alacağının garanti altına alınması için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiğini, davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı şirket tarafından müvekkili ... Şekerleme aleyhine başlatılan icra takibine borcun tamamına ve ferilerine yasal süresi içinde itiraz ettiklerini ve takibin durdurulduğunu, ancak davacı tarafından kötü niyetle itirazın iptali davasının açıldığını, bu davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin ... sertifikalı şekerleme ürünleri üreten ve ihraç eden bir şirket olduğunu, taraflar arasındaki ilişki gereğince müvekkilinin davacı için fason üretim yaptığını, iddia edilenin aksine müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ve sipariş yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkili şirket stoklarında davacı adına ambalaj etiketleri dahi mevcut olduğunu, mahkemece aksinin kabulü halinde dahi 02/05/2024 tarihinde ... ile ticaretin tamamen durdurulması kararının müvekkili şirketin ... aroması temin edememesine ve hahamların üretim denetimi için ...'ye gelememesine yol açtığını, bu durumun müvekkili yönünden mücbir sebep teşkil ettiğini, bu mücbir sebep halinin tespiti için ... Batı.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasından bilirkişi raporu alındığını ve raporda müvekkilinin mağduriyetinin tespit edildiğini, dolayısıyla mücbir sebep nedeniyle müvekkilinden ifa beklenemeyeceğini, davanın haksız ve hukuka aykırı açıldığını belirterek davacının kötü niyetli icra takibi başlatması sebebiyle alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, Ticaret Sicil Gazetesi sureti, 15/07/2025 tarihli bilirkişi raporu, ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkememizce alınan 15/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafa ait ticari defter ve belgeleri incelemek üzere azami gayret gösterilmesine rağmen ticari defter ve belgelerin incelemeye alınamamış olduğunu, davacının taleplerinin yerinde olup olmadığının değerlendirilemediğini, davacı tarafından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminin takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilen ticari satım sözleşmesine dair teslim edilmeyen üründen kaynaklanan bakiye alacağa istinaden, davacı tarafından yapılan ilamsız icra takibinde, davalının borca itiraz etmesi nedeniyle İ.İ.K.'nun 67. maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır. Davanın yasal bir yıllık süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna ve tarafların sunmuş oldukları banka dekontlarına göre 16/10/2023 tarihinde gönderilen 28.800,00 USD ve 26/04/2024 tarihinde gönderilen 50.000,00 USD karşılığı olarak ürün teslimi yapılmayıp mücbir sebebe dayanılmıştır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 27/1. maddesinde bahsi geçen imkânsızlık, sözleşmenin başlangıç aşamasında var olan imkânsızlık durumudur. Buna göre başlangıçtaki imkânsızlık, aynı Kanun'un 136. maddesinde düzenlenen sözleşmenin kurulmasından sonraki imkânsızlıktan farklı olup sonraki imkânsızlık hâli sözleşmenin kurulmasından sonra ancak ifasından önce meydana gelen imkânsızlıktır. Sonraki imkânsızlık hâli ifanın gerçekleşmesini engeller. Buna göre her iki imkânsızlık hâlinin tabi olduğu hükümler farklılık arz etmekle eldeki uyuşmazlık kapsamında üzerinde durulması gereken husus; sözleşmenin kurulmasından sonraki imkânsızlıktır. Mücbir sebebin en önemli unsuru kaçınılmazlık unsuruna göre; mücbir sebep, mutlak ve kaçınılmaz olarak borcun ihlâline sebep olmalıdır. Kaçınılmazlık, objektif ve mutlak bir kavramdır. Sözleşmeye bağlılık ilkesine göre, sözleşmenin tarafları dürüstlük kuralı (4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 2/1) gereği borçlarını ifa etmek için gerekli her tür çabayı göstermelidir. Mücbir sebepte, mevcut her türlü tedbirin alınmasına ve her türlü imkân ve araca rağmen mücbir sebebin doğurduğu sonuçlar önlenememektedir. Kaçınılmazlığın mutlaklığı ile kastedilen, bilimsel ve teknolojik gelişmelere göre her türlü tedbirin alınmasına, her türlü özenin gösterilmesine rağmen; borcun ifa edilememesine neden olan olayın sadece borçlu tarafından değil, hiç kimse tarafından önlenememesidir. Bu sebeple kaçınılmazlık unsuru değerlendirilirken borçlunun kişisel veya ekonomik durumu dikkate alınmaz. Mücbir sebebin varlığı için gereken diğer unsur olayın doğuracağı sonuçların öngörülemez olmasıdır. Bir olayın varlığı sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülebiliyorsa ve buna rağmen sözleşmede gerçekleşmesi muhtemel o olaya ilişkin bir hüküm yoksa bunun riskini borçlu üstlenmiş demektir. Öngörülemezlik, sözleşmenin kurulduğu sıradaki durum esas alınarak belirlenir. Borçlu, sözleşmenin kurulduğu sırada olayın doğuracağı sonuçları öngörebiliyorsa mücbir sebebe dayanarak borcun ifasından kurtulamaz. Öngörülemez olay “oluşumuna ve biçimine nazaran hayatın normal akışından çıkması beklenebilecek tesadüfi olaylar sınırını açık bir şekilde aşan olay”, “ansızın gerçekleşen olay” olarak ifade edilebilir. Bu tanımlara göre, hayatın normal akışına göre gerçekleşmesi olağan olaylar mücbir sebep değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında bir olayın mücbir sebep sayılabilmesi için ifa imkansızlığı oluşturması gerekmektedir. Yani ifa imkansızlığı oluşturabilecek bir olumsuz durum meydana gelmiş olmalıdır. Ayrıca mücbir sebep kavramı basiretli tacir olma ilkesi bakımından daha geniş yorumlanmalıdır. Zira tacirin basiretli olma yükümlülüğüne binaen her zaman dikkatli olarak meydana gelebilecek risklere karşı temkinli ve hazırlıklı olması gerekmektedir. Davaya konu ürünlerin üretim sürecinde gerekli olan ... maddesi ve üretimin belirli aralıklarla ... nezaretinde gerçekleşmesi sözleşme bakımından esaslı unsurdur. Ancak üretime nezaret edecek ...'ın ...'den temin edilebileceği de göz önünde bulundurulduğunda uzun yıllardan beri diplomatik anlamda gerilimli olan ... ilişkilerinden kaynaklanan bu sebepler Davalı şirket bakımından mücbir sebep ifade etmemektedir. Zira bu hal ifaya engel olmamaktadır. Bu haliyle Davalı Şirket karşı taraftan almış olduğu edimleri geri vermekle yükümlü olduğundan davalının takibe yaptığı itirazın reddine karar verilmiş, alacağın faturaya dayanması ve likit yani belirlenebilir olması dikkate alınarak davacı taraf yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 80.063,85USD üzerinden devamına, 2-Asıl alacağın %20 si olan ve takip tarihindeki TL karşılığında 555.431,75TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 189.397,06 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 33.832,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 155.564,29 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320,00 TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 3.000,00 TL sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 33.832,77 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 34.321,17 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 126,00TL tebligat ve posta gideri ile 9.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.126,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 364.987,22 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.08/10/2025

Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/1384, K. 2025/916, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1384-e-2025-916-k-610a451c30dc