İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1369 E. 2024/1875 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1369
- Karar No
- 2024/1875
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/52 Esas KARAR NO :2025/467 DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:04/05/2023 KARAR TARİHİ:03/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının terkin edilen ve ihyası talep edilen ... Turizm İnşaat Ve Ticaret Anonim Şirketi'nde pay sahibi ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olduğu, şirketin İstanbul adresinde ...-0 ticaret sicil numarası ile 12 tarihinde tescil edildiği ve 14/11/2000 tarihinde terkin edildiği, şirketin tasfiye dışında kalmış gayri menkul varlığının sabit olduğu, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 132 Ada 6 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde hissesi bulunduğu dolayısıyla, şirketin geçici olarak ihyasını ve ek tasfiye yapılmasını talep ettikleri, şirketin varlığını sürdürdüğü sırada ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde parselasyon işlemi yapıldığı sırada şirket tarafından idareye park niteliğinde bedelsiz terk edilen bir taşınmaz üzerinde ... Belediyesi tarafından "... Kırsalında Yöresel Ürünler Turizmle Buluşuyor" projesi düzenlenerek, işbu taşınmaz amacı dışında kullanıldığı, şirketin mülkiyet hakkının açıkça ve kasıtlı olarak ihlal edildiği, ... Belediyesi'nin bedelsiz terk edilen park niteliğindeki işbu taşınmaz üzerinde amacı dışında kullanımı söz konusu olduğu, hukuki uyuşmazlığın giderilmesi sebebiyle, şirketin dava sonuçlanana kadar geçici olarak ihyası gerektiği, bu sebeplere, 14/11/2000 tarihinde re’sen terkin olunan ... Turizm İnşaat Ve Ticaret Anonim Şirketi’nin ihyası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını beyan ettikleri anlaşıldı. GEREKÇE: Dava; Tasfiye halinde ... Turizm İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketinin sicil kaydının yeniden ihyasına ilişkindir. Mahkememizin 2023/304 - 2024/376 EK sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, verilen bu kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul BAM'a gönderildiği, İstanbul BAM 14. HD nin 19/12/2024 tarih 2024/1369 E. - 2024/1875 K. sayılı ilamı ile; "...İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, tasfiye halinde ... Turizm İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketinin tasfiye sonucunda 20.10.2000 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği, davacının yönetim kurulu başkanı olduğu, şirketin ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 132 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde hissesinin olduğu, bu sebeple davacı vekili tarafından şirketin geçici olarak ihyası ile ek tasfiye yapılmasına dair TTK'nın 547. maddesi gereğince ihya davası açtığı, dava dilekçesinin sonuç kısmında şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, eldeki ihya davası, TTK'nın 547.maddesi uyarınca, tasfiye sonucu sicil kaydı terkin edilen şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyası talebine ilişkindir. Bu tür davalarda davalı sıfatı, tasfiyeyi tamamlayan tasfiye memuru ile ticaret sicil müdürlüğüne aittir. Bunlar arasında, zorunlu dava arkadaşlığı ilişkisi vardır. Nitekim davacı da eldeki davayı açarken, davalı olarak hem Sicil Müdürlüğünü hem de son tasfiye memurunu göstermiştir. Ancak ilk derece mahkemesi, davalı tasfiye memurunu karar başlığında davalı olarak göstermediği gibi, dava dilekçesiyle davalı olarak davada yer alan bu kişi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkeme, şahsın bilgilerine ulaşılamadığı gerekçesiyle başka bir tasfiye memuru atadığını açıklamakla yetinmiş ise de HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen aydınlatma yükümlülüğü kapsamında, tasfiye memurunun kimliği hakkında davacı vekilinden izahat istememiştir. Davacı vekili, tasfiye memuru olan davalının öldüğünü 20.06.2023 tarihli dilekçede belirttiğine göre onun kimlik bilgilerine sahiptir. Mahkeme, bu konuda açıklama isteyerek anılan kişinin ölü olup olmadığını belirlemeli, dava tarihinde bu şahıs ölü ise, onun hakkındaki davanın, dava şartı niteliğindeki "taraf ehliyeti yokluğu" nedeniyle usulden reddine ve başka bir tasfiye memuru atanmasına karar vermelidir. Bu davalı şahıs hakkında olumlu ya da olumsuz hiç bir karar verilmemiş olması, usule ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılması gerekmiştir. Diğer taraftan, HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı, sadece davanın taraflarına tanınmış bir hak olmayıp, yargılamanın diğer ilgilileri de bu hakka sahiptir. Bu durumda, mahkemece tasfiye memuru olarak atanan ...'ye hiç bilgi verilmeden ve atanma konusunda beyanda bulunma hakkı tanınmadan tasfiye memuru olarak atanması ve ayrıca nihai kararın dahi kendisine tebliği edilmemiş olması, anılan ilkeye aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine...." karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 10/04/2025 tarihli celsesi ara kararı gereğince tasfiye memuru ...'un kimlik bilgilerinin bildirilmesi için davacı vekiline süre verildiği, davacı vekili tarafından ...'un kimlik bilgilerinin bildirildiği, buna göre adı geçenin 14.04.2015 tarihinde, dava açılmadın evvel vefat ettiği anlaşılmıştır. Şirketin ticaret sicilinden silinmesi işlemi kurucu değil, açıklayıcı nitelik taşır. ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde parselasyon işlemi yapıldığı sırada şirket tarafından idareye park niteliğinde bedelsiz terk edilen bir taşınmaz üzerinde ... Belediyesi tarafından "... Kırsalında Yöresel Ürünler Turizmle Buluşuyor" projesi düzenlenerek, işbu taşınmaz amacı dışında kullanıldığının iddia edildiği, ... Belediyesi'nin bedelsiz terk edilen park niteliğindeki işbu taşınmaz ile ilgili olarak yeni ortaya çıkan hukuki uyuşmazlık kapsamında açılacak dava ve takip dosyalarının yürütülmesi, sonuçlandırılması ve bu uyuşmazlık kapsamında ortaya çıkacak hukuki ihtilafların görülmesi ve infazı işlemleriyle sınırlı olarak sicil kaydının yeniden ihyası gerektiği, bu durumda davacının ihya davası açmakta hukuki menfaati olup, tüzel kişiliğin ihyasının talep edilmesi olanaklı bulunduğundan; İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ...-0 sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Turizm İnşaat Ve Ticaret Anonim Şirketi' nin sicil kaydının yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak davalı tasfiye memuru ...'un dava tarihinden evvel ölmesi nedeniyle hakkındaki davanın, dava şartı niteliğindeki "taraf ehliyeti yokluğu" nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Tasfiye Halinde ... Turizm İnşaat Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin tasfiye memuru olan ...'un vefat etmiş olması nedeniyle tasfiye memuru olarak resen ...'nün atanmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1Davalı ... ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Davanın KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil nosunda kayıtlı Tasfiye Halinde ... Turizm İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketinin tasfiye dışında kalmış ... ili ... ilçesi, ... Mahallesi, 132 ada, 6 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak yeni ortaya çıkan hukuki uyuşmazlık kapsamında açılacak dava ve takip dosyalarının yürütülmesi, sonuçlandırılması ve bu uyuşmazlık kapsamında ortaya çıkacak hukuki ihtilafların görülmesi ve infazı işlemleriyle sınırlı olarak sicil kaydının yeniden İHYASINA, 3-... (TCKN: ...)'un tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisine ücret takdirine yer olmadığına, 4-İlgili kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına, 5- Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 179,90 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 435,50 -TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 6-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacının gider avansından artan bakiyenin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya/vekiline iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır