İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/118 E. 2025/18 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/118
- Karar No
- 2025/18
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/118 Esas - 2025/18
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/118 KARAR NO : 2025/18
DAVA : Marka Tecavüzü Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Ticaret Unvanı Terkini, Alan Adı Terkini, İlan İstemi DAVA TARİHİ : 29/08/2022 KARAR TARİHİ : 22/01/2025 Yazıldığı Tarih : 04/02/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkil şirketin 10 yılı aşkın süredir “...” sektöründe faaliyet gösterdiği, ticari unvanının hem TTK hem de SMK anlamında koruma altına alınmış ve kendisine ait markaları ile faaliyet göstermekte olduğu, bugün sektöründe birçok ülkeye ihracat gerçekleştirmekte olup hem yurtiçinde hem de yurtdışında binlerce müşterisi bulunduğu, Müvekkil şirketin 2014 yılından beri “... Şirketi” unvanı ile sicile kayıtlı olup faaliyetine devam ettiğini ve sektöründe tanınmış olduğunu, müvekkili şirket için “...” ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğunu ve bu ibare ile ... nezdinde ... sayı ile markasını tescil ettirdiğini, bu markadan ayrı olarak tescilli birçok markası bulunduğunu, markalarının “Seri Marka” niteliğinde olduğunu, davalının, Müvekkil şirketten yıllarca sonra kurulmuş olup unvanında yer verdiği “...” ibaresi ile davacı şirket ile iltibas oluşturduğunu, davalının ticaret unvanındaki ibare ile davacı şirkete ait ... arasındaki benzerliğin “vasat dikkat, zekâ ve bilgi seviyesindeki” müşteriler tarafından karıştırılabilecek düzeyde olduğunu, davalı tarafından kullanılan web sitesinin müvekkil şirkete ait web sitesi ile iltibas oluşturacak düzeyde olduğunu, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları gereğince davalının ticari unvanından “...” ibaresinin terkin edilmesine karar verilmesi gerektiğini, davalıya ait ... web sitesinin yargılama sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kapsamında erişimin engellenmesine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek; davalının davacı şirketin markasına karşı yaptığı tecavüzün tespiti, önlenmesi ile durdurulmasına, “...” ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinine, ... alan adının alan adı sicilinden terkinine, kararın masrafı davalıdan alınarak en yüksek 3 tirajlı gazeteden birinde ilanına ve davalının bağlı bulunduğu sicil müdürlüğüne bildirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Türk Borçlar Kanununun zamanaşımı hükümleri gereğince marka hakkına tecavüz iddialarında zamanaşımı, tecavüz fiilinin ve tecavüz edenin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde sona ereceğini müvekkili şirketin 16/01/2017 tarihinde kurulduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, Sınai Mülkiyet Kanununun 25. maddesinin 6. fıkrası gereğince davacının 5 yıl boyunca sessiz kaldığından davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davacının markasını kullandığını kabul etmemekle birlikte, 16/01/2017 tarihinden itibaren davacının markasının kullanıldığını bildiğini, ya da bilmesi gerektiğini, buna rağmen davacı tarafın 5 yıl boyunca uyarıda ve ihtarda bulunmadığını, 5 yıl boyunca sessiz kaldığını, 5 yıl dolduktan sonra işbu davayı açarak dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, Müvekkilinin ticaret unvanındaki ibarenin, davacının ticaret unvanındaki ibareyle aynı olmadığı gibi herhangi bir benzerlik ve iltibas da bulunmadığını, şirket kurucusunun isminin İsmail olması ve teknik alanda faaliyet göstermesi nedenleriyle "..." ibaresi içeren unvanla kurulduğunu, davacının ticaret unvanının devamında "..." ibaresi bulunmaktayken müvekkilin ticaret unvanının devamında " ..." ibarelerinin yer aldığını, Davacı şirket ile müvekkilin aynı firma olabileceğini ya da olduğunu çağrıştırabilecek hiçbir amblem, broşür, logo, tabela, reklam, kartvizit bulunmadığını, Davacı şirketin ... markasının müvekkili şirketin ticaret ünvanından sonra tescil edildiğini dolayısıyla davalının, davacı şirketin markasına tecavüzünün bulunmadığını, Davacı şirketin markasının tescil edildiği sınıfların müvekkilin hizmet verdiği proje çizimi, inşaat ve dekorasyon hizmetlerini kapsamadığını, Davacı şirketin tüketiciler nezdinde üst düzey bir tanınmışlığı bulunmadığını bu nedenle, davacı şirket ile müvekkil şirket markasının tüketiciler nezdinde karıştırılma imkanı olmadığını, 6769 sayılı SMK kapsamında bir korumadan söz edebilmek için "markasal" kullanım gerektiğini, ... ibaresinin müvekkili şirketin ticaret unvanında bulunduğunu, herhangi bir marka kullanımının söz konusu olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması .e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek, (2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer aldığı; Hukuka uygunluk sebepleri Hak sahibinin rızası,-izni ya da muvafakati- (29.m.) Temel başvuru eserlerinde jenerik olarak kullanma (8.m.) Dürüst ticari uygulamalarda tanımlayıcı olarak kullanma , aksesuar,yedek parça ve eşdeğer parça üretiminde kullanım amacını belirtilmesi (7/5 m.) Marka Hakkının Tüketilmesi (152.m.) Önceye dayalı kullanım hakkı (6/3 m.) Müktesep hak (6/6 m.) Dürüstlük Kuralı-Sessiz Kalma (M.K. 2.m.) sayılabilecektir. 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan); Madde 39 " (1) Her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri, ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senetlerle diğer belgeleri bu unvan altında imzalamak zorundadır. (2) Tescil edilen ticaret unvanı, ticari işletmenin görülebilecek bir yerine okunaklı bir şekilde yazılır. Tacirin işletmesiyle ilgili olarak düzenlediği ticari mektuplarda ve ticari defterlere yapılan kayıtların dayandığı belgelerde tacirin sicil numarası, ticaret unvanı, işletmesinin merkezi ile tacir internet sitesi oluşturma yükümlülüğüne tabi ise tescil edilen internet sitesinin adresi de gösterilir. Tüm bu bilgiler şirketin internet sitesinde de yayımlanır. Bu sitede ayrıca, anonim şirketlerde yönetim kurulu başkan ve üyelerinin adları ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı, limited şirketlerde müdürlerin adları ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde yöneticilerin adları ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı yayımlanır." Madde 45 " (1) Bir ticaret unvanına Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde, ek yapılır." Madde 50 " Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanmak hakkı sadece sahibine aittir." Madde 52 " (1) Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir. (2) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir." Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak; d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; e) İş şartlarına uymamak; f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.; " Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükmü yer almaktadır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın ...tescil sayılı marka hakkına ve tescilli ticaret unvanı ve ayrıca tescilli alan adının davalı tarafça internet ortamında ve iş yerinde satış ve tanıtımı yapılan ürün ve hizmet dolayısıyla davacının hakkının ihlal edilip edilmediği, buna bağlı olarak tespit, önleme, durdurma, ticaret unvanı terkini, alan adının sicilden terkin ve ilan talebinin yerinde doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafa ait; ... sayılı " Metalden mamul kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları.... Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri). Katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli ısıtma amaçlı cihazlar: kombiler, boylerler, kaloriferler petekleri, eşanjörler, sobalar, kuzineler; güneş enerjisi kollektörleri. Buhar, gaz ve sis (duman) üreteçleri (jeneratörleri): buhar jeneratörleri (kazanları), asetilen jeneratörleri, oksijen jeneratörleri, nitrojen jeneratörleri. İklimlendirme ve havalandırma cihazları. ...... Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri.....mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, " emtiasını da kapsayan 04 / 06 / 09 / 11 / 37 / 39 / 40 / 42 / sınıfta " ..." ibareli 31/07/2017 tarihinde tescilli markası olduğu; Dava tarihinde de tesçilli ve koruma altında olduğu ... kayıtlarından tespit edilmiştir. ( davacının dayandığı diğer mesnet markalarındaki asli işaretler ile davalı kullanımları arasında iltibas oluşmadığı) Bilirkişi heyet raporunda geçtiği şekilde "Davacı şirketin kuruluşunun 04.04.2014 olduğu; faaliyet alanının “...’dan izin alınarak ... üretimi, üretilen elektrik enerjisinin satışı, kömür hazırlama, yıkama, …., her türlü güneş ... sistemi kurmak, faaliyet konusu ile ilgili proje, danışmanlık hizmetlerini alıp vermek….” olduğu; Davalı şirketin kuruluşunun 19.01.2017 tarihli Ticaret sicil Gazetesinde ilan edildiği; (16/01/2017 de kurulduğu) faaliyet alanının “... projelerine yönelik mühendislik ve danışmanlık hizmetleri, konusu ile ilgili proje temini, proje düzenlemek/düzenletmek, tadilat projeleri, inşaat mühendisliği hizmetleri” olduğu;... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda; ... alan adının 20.01.2017 tarihinde “... San.Tic.Ltd.Şti.” (davalı) adına kayıt edildiği, ...alan adının 21.10.2013 tarihinde “... ...” (davacı) adına kayıt edildiği tespit edilmiştir. 11.07.2024 tarihinde davalı şirketin ... adresinde yapılan keşifte; işyerinin tabelasında “... ” ... yazılı olduğu, ... ibaresinin daha büyük ve ön planda olduğu. " şeklinde tespitler olduğu görülmüştür. Davalı tarafın işyerinde 11/07/2024 tarihinde keşif icra edilerek davalının fiili kullanımları gözlenmiş, keşiften sonra bilirkişi heyetinden uyuşmazlık kapsamında rapor alınmıştır. 18/11/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE;" Davacı adına ... sayı ile tescilli “...” ibareli marka ile davalının ticaret ünvanının ayırt edici kısmını oluşturan “...” ibarelerini yüksek düzeydeki benzer olduğu, davalının faaliyet alanının davacının tescilli markaları kapsamında bulunan mal/hizmet sınıfları ile aynı/benzer olduğu ve iki işaret arasında halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunduğu, Davalının ticaret ünvanının ayırt edici unsuru olan “...” ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle, davacının ... sayı ile tescilli “...” ibareli markasına tecavüz eylemini gerçekleştirdiği, SMK 29.maddesinin yollamasıyla SMK 7/2 ve 7/3 maddeleri gereği, davacının ticaret ünvanının ticaret sicilinden terkini ve alan adının terkini taleplerinde haklı olduğu, Sessiz kalma yoluyla hak kaybının davalı tarafça markasal kullanım tarihinin ve davacının haberdar olduğu tarihin ispatlanamaması nedeniyle oluşmadığı, Mahkemece ticaret ünvanının tescil tarihinin esas alınması gerektiğinin kabulü halinde ise, beş yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle davacının “sessiz kalma yoluyla hak kaybına” uğradığı ve ticaret ünvanının terkinini isteyemeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir. Taraf vekillerinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE Davacı taraf vekili " çok sayıda tescil edilen ... ibareli marka hakkına ve ... klavuz unsurlu tescilli ticaret unvanı ve ayrıca tescilli alan adına yönelik davalı tarafça aynı/benzer ibarenin internet ortamında ve iş yerinde satış ve tanıtımı yapılan ürün ve hizmet dolayısıyla marka hakkının ihlal edildiğini " iddia etmektedir. Davalı taraf ise "davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının 5 yıl boyunca sessiz kaldığından davanın reddi gerektiğini, davayı açarak dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, ticaret unvanındaki ibarenin, davacının ticaret unvanındaki ibareyle aynı olmadığını, herhangi bir benzerlik ve iltibas da bulunmadığını, davacının ticaret unvanının devamında "..." ibaresi bulunmaktayken müvekkilin ticaret unvanının devamında " ..." ibarelerinin yer aldığını, Davacı şirket ile müvekkilin aynı firma olabileceğini ya da olduğunu çağrıştırabilecek hiçbir amblem, broşür, logo, tabela, reklam, kartvizit bulunmadığını, Davacı şirketin ... markasının müvekkili şirketin ticaret ünvanından sonra tescil edildiğini dolayısıyla davalının, davacı şirketin markasına tecavüzünün bulunmadığını, Davacı şirketin markasının tescil edildiği sınıfların müvekkilin hizmet verdiği proje çizimi, inşaat ve dekorasyon hizmetlerini kapsamadığını, tüketiciler nezdinde karıştırılma imkanı olmadığını, herhangi bir marka kullanımının söz konusu olmadığını " ileri sürmektedir. SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve bu maddede sayılan şekilde davrananların eylemini ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir. Davacı firmanın ... sayılı yukarıda sayılan emtiaları içeren muhtelif sınıflarda " ..." ibareli 31/07/2017 tarihinde tescil edilen markası olduğu; dava tarihinde de tesçilli ve koruma altında olduğu ... kayıtlarından tespit edilmiştir. Davalı işyerinde yapılan 11.07.2024 tarihinde keşifte işyerinin tabelasında “... ” ... yazılı olduğu, ... ibaresinin daha büyük ve ön planda olduğu tespit edilmiştir. Keşif sonrası alınan 18/11/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE;" Davacı adına ... sayı ile tescilli “...” ibareli marka ile davalının ticaret ünvanının ayırt edici kısmını oluşturan “...” ibarelerini yüksek düzeydeki benzer olduğu, davalının faaliyet alanının davacının tescilli markaları kapsamında bulunan mal/hizmet sınıfları ile aynı/benzer olduğu ve iki işaret arasında halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunduğu, Davalının ticaret ünvanının ayırt edici unsuru olan “...” ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle, davacının ... sayı ile tescilli “...” ibareli markasına tecavüz eylemini gerçekleştirdiği, " şeklindeki görüşünden hareketle ; Davacının ... asli ibareli tescilli markası ile davalının ... asli unsurlu kullanımları (ticaret ünvanının aynı şekilde değil ... ibaresinin daha büyük ve ön planda yani markasal şeklindeki kullanımlar) arasında ortalama tüketici kitlesi nazarında bunların aynı ticari kaynak tarafından sunulduğu veya marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenime kapılabilmesine yol açabileceği, yani markaları karıştırabileceğinden SMK 29 .ncu maddesindeki marka tecavüzü eyleminin gerçekleştiği kanaatine varılarak ; "Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, davalının eyleminin ÖNLENMESİNE, DURDURULMASINA, Kararın hüküm özetinin Türkiye genelinde yayınlanan ve tirajı 100.000 adetin üzerinde olan bir gazetede bir kez ilanına, masrafı sonradan davalı taraftan tahsil edilmesine," şeklinde karar tesis edilmiştir. Diğer yönden ,Davalının "Ticaret unvanı terkini" ve " alan adının terkini" talepleri ele alındığında ; "Davalı şirketin kuruluşunun 19.01.2017 tarihli Ticaret sicil Gazetesinde ilan edildiği; (16/01/2017 de kurulduğu) faaliyet alanının “... projelerine yönelik mühendislik ve danışmanlık hizmetleri, konusu ile ilgili proje temini, proje düzenlemek/düzenletmek, tadilat projeleri, inşaat mühendisliği hizmetleri” olduğu; " ... alan adının ise 20.01.2017 tarihinde (davalı) adına kayıt edildiği," şeklindeki tespitlerden hareketle davanın açıldığı tarihten geriye yönelik 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden yani sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğranıldığından "Ticaret unvanı terkini ve alan adının terkini yönündeki taleplerin ise REDDİNE," şeklinde hüküm tesis edilmiştir. Neticeden dava kısmen kabul edilip kısmen de reddedilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, davalının eyleminin ÖNLENMESİNE, DURDURULMASINA, 3-Kararın hüküm özetinin Türkiye genelinde yayınlanan ve tirajı 100.000 adetin üzerinde olan bir gazetede bir kez ilanına, masrafı sonradan davalı taraftan tahsil edilmesine, 4-Ticaret unvanı terkini ve alan adının terkini yönündeki taleplerin ise REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin düşümü ile bakiye 534,70 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 6-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 7-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8-Davacının yaptığı; 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 5.689,30 TL yargılama ve keşif giderleri, 80,70 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 16.770,00 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 8.385,00 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 28/01/2025
Katip ... E-imza
Hakim ... E-imza