İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/11558 E. 2011/640 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/11558
Karar No
2011/640
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/893 Esas - 2025/379 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/893 Esas KARAR NO : 2025/379 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 03/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: taraflar arasında 14.08.2023 tarihli anlaşma neticesinde 1 adet AKU 96VDC 180AH 48 HUCRE TIPI 3PZS165L ürünün teslimi konusunda anlaştıkları, ürünün davalıya teslim edildiği, davacı tarafından tanzim edilen INC2023000007758 fatura numaralı ve 31/10/2023 tarihli e-faturanın davalıya teslim edildiği, faturanın düzenlenmesi ve teslim edilmesi üzerinden onbir ay süre geçmesine rağmen davalı tarafından borç miktarının ödenmediği, Sakarya 2. İcra Müdürlüğü 2024/11558 E. Sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının borcun tamamına itiraz ettiği ve akabinde davacıya 100.356,82-TL kısmi ödeme gerçekleştirdiği, Davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğu davalı tarafından faturaya itiraz edilmediği, yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen faturanın içeriğinin kabul edildiği, kesinleştiği aşikar olduğu, davalının yapmış olduğu kısmi ödeme ile borçlu olduğunu ve ürünlerin tam olarak teslim edildiğini kabul ettiği, itirazın iptaline karar verilmesi ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi konularının ileri sürüldüğü tespit edilmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle: Davalı şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığı, faturaya konu malın teslim edildiğini ispat yükümlülüğü altında olduğu, cari hesap ilişkisine dayalı ticari ilişki de alacağın likit olmadığı, davalı şirket temerrüde düşürülmeden faiz talep edilemeyeceği, icra inkar tazminatına ve vekalet ücreti alacağına iptal edilen miktar üzerinden hükmedilmesi gerektiği, vekalet ücreti ve yargılama masrafları açısından da iptal edilen kısım üzerinden hesaplanması gerektiği, davanın reddine karar verilmesi konularının ileri sürüldüğü tespit edilmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, fatura ilişkisinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2024/11558 Esas sayılı takip dosyası kapsamında açık hesap ilişkisinden dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının açık hesap ilişkisine karşılık ödeme yapıp yapmadığı, davalının itirazının haklı olup olmadığı, faturaları iade edip etmediği, fatura içeriğinin teslim edilip edilmediği, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği hususlarında olduğu anlaşıldı. Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı, itirazın iptali davasında, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini talep eder (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 251). Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden, davanın reddi hâlinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü hâlinde borçlu da alacaklıya karşı menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. İtirazın iptali davası ile alacaklı; icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yaptığı itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK m. 67/1). Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri dışında, itirazın iptali davasında başka itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden, mahkemenin borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi hâlinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkâr tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcun tamamını öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukukî yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukukî yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukukî yarar mevcut olmayacaktır. Sonuç itibariyle; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukukî yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç ortadan kalksa bile faiz ve fer’îleri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.10.2011 tarihli ve 2011/19-532 E. 2011/640 K., 23.05.2018 tarihli ve 2017/19-910 E. 2018/1111 K., 22.11.2018 tarihli ve 2017/19-822 E. 2018/1754 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Somut olay değerlendirildiğinde; Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2024/11558 sayılı dosyasında davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 100.356,82 TL asıl alacak üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "ÖDENMEMİŞ FATURALARDAN KAYNAKLANAN CARİ HESAP ALACAĞINA İLİŞKİNDİR. 100.356,82 TL" şeklinde belirtildiği, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 06.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği, 01.10.2024 tarihinde borca itiraz edildiği ve takibin 02.10.2024 tarihinde durduğu, dava dilekçesine ekli banka dekontuna göre 04.10.2024 tarihinde takibe konu asıl alacağın tamamının davalıya haricen ödendiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesi incelendiğinde, icra takibine yapılan itirazdan sonra asıl alacağın haricen ödendiğinin davacı tarafından da kabul edildiği anlaşılmakta olup, icra takibinde gösterilen asıl alacak miktarının haricen ödendiği ihtilafsızdır. Yukarıda da açıklandığı üzere itirazın iptali davasında, icra takibinden sonra, ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan ve ihtilafsız olan ödemeler yönünden davacı alacaklının itirazın iptalini talep etmesinde hukukî yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle itirazın iptali davası açılmadan önce ödenen asıl alacak miktarı yönünden davacının dava açmasında hukukî yararı bulunmadığından davacı tarafça bu husus gözetilerek dava açılmıştır. Ne var ki, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve Mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece İcra Müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır. Ancak bu talepler hakkında Mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekir. Ödenen miktarın TBK’nın 84. maddesi uyarınca öncelikle asıl alacağın fer’îlerinden düşülmek suretiyle kalan kısım yönünden itirazın iptaline karar verilemez. (Bkz. aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.06.2022 tarihli 2020/(19)11-445 Esas 2022/1077 Karar sayılı ilamı) Takip dosyasında ileri sürülen asıl alacak miktarının davalı tarafça ödenmesi nedeniyle bilirkişi incelemesi de yapılmamıştır. Davalı borçlu tarafından asıl alacak dava tarihinden önce ödenmiş olup, davacı alacaklının asıl alacak yönünden itirazın iptali davası açmasında hukukî yararı bulunmamaktadır. Davacı taraf da davasını bu hususu gözeterek açmıştır. Alacağın fer’îleri ve icra giderleri dışında bakiye alacak miktarı da olmadığından somut olayda davacı alacaklı lehine icra inkâr tazminatına esas alınabilecek matrah da bulunmadığı anlaşıldığından davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmemiştir. (Bkz. aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.06.2022 tarihli 2020/(19)11-445 Esas 2022/1077 Karar sayılı ilamı) (Emsal, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2025/262 Esas, 2025/254 Karar ve 17.03.2025 tarihli ilamı) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; davalının Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2024/11558 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden iptali ile takibin devamına, davacının bu taleplerinin İcra Müdürlüğü'nce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.855,37-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.212,07-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.643,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 1.212,07-TL Peşin/nisbi Harcı, 56,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.695,67TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 6-Artan gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran taraf iadesine, 7-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL ücretin davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzünde (e-duruşma), davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/06/2025 Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/11558, K. 2011/640, T. 17.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-11558-e-2011-640-k-ad3d301d3c76