İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/106 E. 2025/27 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/106
- Karar No
- 2025/27
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/106 Esas - 2025/27 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/106 KARAR NO : 2025/27
.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 04/03/2024 KARAR TARİHİ : 23/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka....Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, davalı tarafından .... sayılı "..." ibareli kelime markasının 29. Ve 30.sınıflardaki başvurusuna itiraz edildiğini, .... nezdinde yapılan itirazın kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından “30.sınıf Bal, arı sütü, propolis.Pekmez” mallarının çıkarıldığını, 29. ve 30. sınıftaki tüm mal ve hizmetler bakımından reddedilmesi gerektiğini, 1989 yılında .... kurulan müvekkili şirketin sektöründe lider ve tanınmış bir firma olarak ... en büyük çikolata üreticilerinden birisi olduğunu, .... bölgesinde işçi istihdamı ve ihracat bakımından da dördüncü sırada bulunduğunu, ürettiği ürünlerin .... ülkelerinin de içinde bulunduğu 120 ülkeye ihraç edildiğini, sektörünün liderleri arasında yer alan,.... belgesine sahip, her geçen gün ürün gamını genişleten başarılı bir firma olduğunu, müvekkili şirketin "... ..." ibaresi üzerinde tescile dayalı ve kullanımdan kaynaklanan kazanılmış (müktesep) hakka ve öncelik hakkına sahip olduğunu, "..." markası ile müvekkilinin "... ..." markaları görsel, işitsel ve kavramsal açıdan aynı esas unsurlu ibareyi içerdiğini, “...” ve “...” sözcüklerinin birleşimi olan “...”ibaresinden oluşan dava konusu markaya, marka algısı katan unsurun “...” ibaresi olduğunu, “...” ibaresinin birçok dosyayla başkaca kişi ve firmalar tarafından da tescil edildiğini, markaya ayırt edicilik katmadığını, müvekkiline ait “... ...” ibarelerinden oluşan markadaki “...” ibaresinin müvekkili şirketin hem ticari unvanı hem .... sayılı dosya ile tescilli tanınmış markası, hem de markalarında sıklıkla kullandığı çatı markası olduğunu ve markanın esas unsurunun “...” ibaresinin olduğunu, benzerlik incelemesinin hem müvekkilin markalarında hem de dava konusu markada ortak olarak kullanılan “...” ibaresi üzerinden yapılması gerektiğini, uzun yıllardır müvekkili adına tescilli olan “...” ibaresinin dava konusu markada birebir aynı şekilde ve aynı konumda kullanılmasının dava konusu markayı müvekkil markasına benzer kıldığını, “...” ibaresinin, “...” ibaresinden kaynaklanan benzerliği bertaraf etmek için yeterli olmadığını, dava konusu markanın tescili durumunda müvekkilinin “... ...” markalarıyla seri marka algısı yaratacağını, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının müvekkil markalarının kullanıldığını bilmekte/bilmesi gerekmekte olduğunu, bu ibareyi seçerek haksız olarak yararlanma amacında ve kötü niyetli olduğunu, "..." markasının 29. ve 30. sınıflarda tescili için başvuruda bulunulduğunu müvekkilinin davaya dayanak markalarının da 05., 29., 30., ve 32. sınıflarda tescilli olduğunu, tescil talep ettiği sınıflar ve bu sınıflarda yer alan ürünler bakımından da müvekkil markasıyla birebir aynı olduğunu, ... kararıyla başvuru kapsamından 30. sınıftaki ....” malları çıkarılırken yine 30. sınıfta yer alan “Şekerlemeler, çikolatalar,bisküviler, krakerler, gofretler.” mallar bakımından tescil kararı verilmesinin iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığını, özellikle 30. sınıf bakımından ortalama tüketicinin büyük çoğunluğunu çocukların oluşturduğunu, bu sınıf kapsamındaki ürünlerin hızlı tüketilen ve satın alma sürecinde az zaman ayrılan ürünler olması, tüketicilerin marka tercihinde dikkatli ve seçici olmadığı göz önünde bulundurulduğunda karıştırılma ihtimalinin son derece yüksek olduğunu, beyan ederek ... markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum kararının yerinde olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalının yargılamaya katılımı olmadığı belirlenmiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında,.... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, .... numara ile ... ibareli markasının 29 ve 30.sınıfta yer alan bir kısım malları bakımından tescili için başvuruda bulunulduğu, Resmi Marka Bülteninde ilan edildiği, davacı tarafından ... ... unsurlu markalarını mesnet gösterilerek 6. Ve 5. Maddelere dayanılarak itiraz edildiği, davalının karşı görüş sunduğu ... tarafından itirazın reddedildiği, davacı tarafından bu karara yeniden itiraz edildiği, itirazın .... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddiyönündeki....sayılı "... ... şekil", "... ... şekil", "şölenvital premium", "... ... premium şekil", "... ...", "...", "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılanitiraz incelenmiştir. 6769 sayılı SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası; "Tescilbaşvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veyaönceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılmaihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü ihtiva etmektedir. 6769 sayılı SMK'nın 6(1) maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle,iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın dahaönceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması,diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır. Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen 2021 71535 sayılı veihtilaflı "..." ibaresini münhasıran içeren itiraz gerekçesi markanın görsel, işitsel veya anlamsal düzeydeilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olduğu ve aynıaynı tür mallar bakımından markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğu kanaatine varılmıştır. Başvurunun tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleri ile reddini gerektirecek yeterli bilgi ve belgelere itirazekinde yer verilmediği belirlendiğinden, muterizin 6/5 ve 6/9 gerekçeli itirazının da reddedilmesine kararverilmiştir. Belirtilen nedenle iş bu itirazın kısmen kabulü gerekmiştir. KARAR: İtirazın kısmen kabulü ve başvurunun Sınıf Kodu 30 Bal, arı sütü, propolis. Pekmez malları bakımındankısmen reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir. " gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER ; MARKALAR ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ; SMK 6/1 maddesi uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılması gerekmektedir. EMTİALARIN BENZERLİĞİ ; Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. “Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “Uluslararası Nice Protokolü” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.” Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir. Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir. Nitekim .... nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir. Özellikle davacının .... markalarında davalı emtialarının tamamı aynen yer almaktadır. Diğer markalarında da 30. Sınıf ortaktır. Bu noktada SMK 6/1 kapsamında aranılan emtia benzerliği koşulu sağlanmış olduğu, İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI ; Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır. İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. .... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir . Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. İlgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyi arttıkça karıştırılma ihtimali azalır. Somut olayda, 29 ve 30 da sayılan malların hedef kitlesinin her kesimden ve yaştan olabileceği, özellikle dava konusu 30. Sınıfta yer alan “Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler” malları bakımından alıcının yetişkin olduğu gibi çocuklar da olabileceği, pahada ucuz mallar olduğu için ani satın alım kararına konu olabileceği bu nedenle tüketicinin dikkat seviyesinin ortalama ve altı olduğu, Dava konusu marka incelendiğinde kelime markası olduğu, davacı markalarının da kelime ve kelime+şekil (ambalaj tasarımı) içeren karma nitelikte bir marka olduğu görülmüştür. Davacı markasında yer alan ... ibaresinin davacının çatı markası olduğu ortadadır. Bu noktada çatı marka kavramına değinmek gerekmektedir. Çatı marka, bir işletmenin farklı ürün/hizmetlerini kapsayan ana markasıdır. Tüketiciler nezdinde kaliteyi, güveni simgeler. Uygulamada belli bir tanınmışlığa sahip firmaların çoğunluğunda bir çatı markasının yer aldığı ve ikinci bir kelime unsuru bulunduğu, tüketicinin bu duruma aşina olduğu bilinmektedir. Bu nedenle Davacı taraf markalarında yer alan ... ibaresinin çatı markası olduğu ve korunmak istenen unsurun ... ibaresi olduğu, çatı markalarının benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınıp alınmayacağı ise, kendisinden sonra gelen ibarenin ayırt edici gücü ile ilgilidir. Zira sonra gelen kelime faaliyet alanı/emtialar için tanımlayıcı ise tüketicinin ikinci ibareyi marka olarak algılaması mümkün değildir, bu bağlamda marka algısı çatı markaya kayacaktır ve benzerlik değerlendirmesinde çatı marka dikkate alınacaktır, ancak çatı markadan sonra gelen ibarenin ayırt edici gücü bulunmaktaysa bu sefer markasal algı ikinci kelimeye kayacaktır. Marka İnceleme Kılavuzunda da bu durum aynen “ikincil kelime unsurlarının aynısının veya benzerlerinin başka bir markada bağımsız ayırt edici unsur olarak yer alması halinde, markaların benzerliği değerlendirmesinde çatı/şemsiye markası arka planda bırakılarak inceleme yapılacaktır. Nitekim Mahkeme bu hususa ilişkin olarak bir kararında şu tespitlere yer vermiştir: “… davacı markalarında yer alan “…” ibaresinin marka sahibi işletmeyi işaret eden şemsiye marka konumunda olduğu, dolayısıyla marka işaretinde ayırt ediciliği üzerinde toplayan bu şemsiye markalar değil, bu markaların yanında kullanılan ve asıl olarak ürünü başka ürünlerden ayırma fonksiyonunu yerine getiren kelimeler/işaretler olduğu, bu bağlamda şemsiye markanın marka sahibini ve ürün aidiyetini ortaya koymaya, bu markanın yanında kullanılan ayırt edici işaretin ise ürünü diğer ürünlerden ayırt etmeye yaradığı, bu bağlamda … kelimesi şemsiye marka, … kelimesi marka bütünü içerisinde ayırt ediciliği üzerinde toplayan esaslı unsur konumunda olduğu…” denilmektedir. ... ibaresinin ayırt edici gücünün yüksek olduğu, davacı taraf markasında ... ibaresinin çatı markası olduğu, korunmak istenen unsurun ... ibaresi olduğu bu nedenle benzerlik değerlendirmesinde esas unsur olarak bu ibare dikkate alınacaktır. Ek olarak davacının ... ibareli markası incelendiğinde de kelime unsuru olarak ... ibaresinin öne çıktığı, yine davacı kelime markasında yer alan Premium ibaresinin de ayırt edici gücü bulunmadığı, tüketicinin her sektörde bu ibareye sıklıkla maruz kaldığı ve ürünün bir segmentini belirttiğini direk olarak algılayacağı, Davalı markası incelendiğinde ... ve ... ibaresinin (.) işareti ile ikiye ayrıldığı, yer alan unsurların bir diğerine göre ön plana çıkmadığı, bu nedenle esas unsurun markanın bütünü olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak noktalama işareti ile iki ibareyi ayırmasının tüketici algısı bakımından aynı davacı taraf markalarındaki gibi bir ana marka algısı da yaratabileceği, İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır. Kavramsal (anlamsal) benzerlik,kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Taraf markalarında ortak olarak yer alan ve uyuşmazlık konusu ... ibaresi aslında İngilizce olup “yaşamsal, hayati” anlamına gelmektedir. Her ne kadar TDK’da direk olarak ... ibaresi yer almasa da,özellikle tıbbi alanda direk Türkçede de kullanımı bulunan ve vitalbulgular olarak nitelendirilen nabız, tansiyon vb. ya da ... organlar kalp, beyin vb. şeklinde kullanımı bulunmaktadır. Taraf markalarının emtia listesi düşünüldüğünde bu ibarenin tanımlayıcı olduğunu söylemek mümkün değildir. Sadece belli bir kesim için (doktor, hemşire, sağlık çalışanı vb) kelime belli bir anlamı çağrıştıracaktır, bu nedenle günlük kullanımda yer alan bir ibare olmadığı için zayıf bir ibare de değildir. Bunun dışındaki tüketici nezdinde ... kelimesinin direk olarak anlamının bilinemeyeceği, zira İngilizceden dilimize giren ve sıklıkla kullanılan baby, shop, car vb. kelimelerden olmadığı, bu nedenle yaratım bir ibare olarak algılanabileceği, ayırt edici gücünün sayılan nedenlerle yüksek olduğu, Davalı taraf markasındaki ... ibaresi, herkesin anlayabileceği Beyaz Yol olarak ya da zihinde hiç anlamsal bir algı yaratmayıp direk olarak soyadı olarak algılanabilecektir. Hal böyle olunca taraf markaları ile karşılasan tüketicinin ... kelimesinin anlamını bilmese dahi kavramsal bir yakınlık kurabileceği, İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Taraf markaları yazıldığı şekilde okuncaktır. Davacı markalarında yer alan ... ibaresi telaffuz edilebileceği gibi, edilmediği durumlarda olabilecektir. Bilindiği üzere, soldan sağa okuma prensibi gereği birden fazla sözcükten oluşan markalardaise ilk sözcük ortalama tüketicilerin dikkatini daha fazla çekmekte ve bu kısımlar diğer kısımlara nazaran daha fazla hatırlanmaktadır. Bu nedenle sözcük markalarında başlangıç kısmındaki benzerliğin markaların benzer olma ihtimalini arttırdığı, buna karşılık markaların başlangıç kısmındaki farklılıkların markaların benzerlik ihtimalini azalttığı kabul edilmektedir.” Denilmektedir. Davalı markası ... ibaresi ile başlamaktadır. Bu nedenle düşük dereceli bir fonetik benzerlik bulunmaktadır. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Dava konusu marka yukarıda bahsedildiği üzere kelime markasıdır. Davacının hem kelime markası hem karma markaları bulunmaktadır. Özellikle ambalaj kompozisyonlarının yaratıcı ve ayırt edici gücünün yüksek olduğunu söylemek mümkün değildir, zira belli oranda tasarımsal zorunluluklar bulunmaktadır, kullanılan renkler vb unsurlar her paket için değişebilmekte ve tüketici nezdinde markanın bir logosu/ek unsuru gibi bir algı yaratmamaktadır. “Potansiyel müşteri, yaratıcılığı nispeten sınırlı figüratif unsurları ayırt ediciliği tesis eden işaretler olarak değil farklı renkleri içeren sıradan dekoratif unsurlar olarak algılayacaktır. Markanın tertibinde figüratif unsurun ön planda olması bu tespitin geçekliğini etkilemeyecektir.”.... şeklinde vurgulamıştır. Yine, bir başka kararında, “Bir marka kelime ve figür unsurlarından oluşuyorsa kelime unsuru figür unsuruna göre prensip olarak daha fazla ayırt edicidir. Keza potansiyel müşteriler malları üzerindeki figür unsurundan ziyade kelime unsuruna atıfla belirtirler..... şeklinde karma markalarda kelime unsurunun ön planda olduğu vurgulanmıştır. Bütünsel açıdan değerlendirildiğinde, davacı markalarında yer alan ... ibaresinin markanın esas unsuru konumunda olduğu, davalı markasındaki kullanımın ... şeklinde markayı görsel ve algısal olarak ikiye böldüğü, bu noktada ... ibaresinin aynı davacı çatı markası benzeri çatı marka olarak algılanabileceği, oluşturuluş tarzı olarak benzerlik içerdiği, bahse konu ürünlerin ani satın alım kararına konu olabileceği ve tüketicinin dikkat seviyesinin düşük olabileceği, bu nedenle taraf markaları arasında karışıklık yaşıyabileceği, tüketicinin ayrı markalar karşısında olduğunu anlasa dahi, firmalar arasında ekonomik bir işbirliği yapıldığı kanısına kapılabileceği, hatta belki görece düşük kalitedeki bir ürünün kendine ait alt bir firma tarafından pazarlandığı şeklinde bir algının oluşabileceği, bir kısım tüketicinin bile karışıklık yaşamasının iltibasın varlığını kabul etmek için yeterli olduğu, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, TANINMIŞLIK İDDİALARI: Davacının YİDK aşamasında tanınmışlığa ilişkin bir delil sunmadığı, dava aşamasında sunulan delillerin incelenmesinde de ... ... ürünün çikolata emtiası üzerinde belli bir bilinirliliğe sahip olduğu, ancak somut olay bakımından SMK 6/1 maddesi kapsamında dava konusu markada yer alan tüm malların hali hazırda benzer bulunduğu, bu nedenle SMK 6/5 maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı, KÖTÜ NİYET İDDİALARI; Somut olayda davacı, markasının tanınmış olması nedeniyle davalının bu ibareyi seçtiğini beyan etmekte ve bu nedenle davalının kötü niyetli olduğunu belirtmektedir. Dosya kapsamında, davalının kötü niyetini gösteren herhangi somut bir kanıt sunulmamıştır. Karıştırılma ihtimali olsa dahi, salt markayı tescil ettirme eylemi ya da markalar arasında yer alan benzerlikler kötü niyetin bir göstergesi olarak değerlendirilemez. Bu nedenle, markalar arası benzerlik bulunması, tek başına kötü niyet oluşturmadığı, Netice itibariyle, Dava konusu marka kapsamında kalan emtiaların davacı markalarından 2007/19796 ve 2018/36469 markasında aynen yer aldığı, Taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, SMK 6/5 maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, Davalı başvurusunun kötü niyetli olarak değerlendirilemeyeceği, .... sayılı....L ibareli markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatlerine varılmış davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın kabulüne, .... sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, Davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 10.256,00.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.23.01.2024
Kâtip Hâkim.... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 916,00.-TL Bilirkişi Ücreti : 8.000,00.-TL P.P : 1.340,00.-TL TOPLAM :10.256,00.-TL