İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/146 E. 2025/89 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/146
- Karar No
- 2025/89
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/146 Esas - 2025/89 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/146 KARAR NO : 2025/89
.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 25/03/2024 KARAR TARİHİ : 27/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka .... Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili şirketin 28/04/2021 tarihinde ....“Yöremce”, “Doğada olduğu gibi ...”, “...”, “... doğada olduğu gibi”, “... ....”, markalarını devraldığını, müvekkili şirketin “...” ibareli markasının 1999 yılından beri tescilli olduğunu ve kullanıldığını, davalı şahsın .... sayılı markalar mesnet gösterilerek itiraz edildiğini, itirazlarının eksik inceleme ile kısmen reddedildiğini, müvekkili şirkete ait markaların uzun yıllardır yurt içinde ve dışında kullanıldığını, tanınır olduğunu, müvekkili şirket markalarının yıllardır dava dışı Tabur Gıda tarafından kullanıldığını, müvekkili şirketin markaları devralması akabinde de markaların müvekkili şirketin de içinde bulunduğu grup şirketler aracılığıyla kullanıldığını, çeşitli ürünlerin iç ve dış piyasada satışa arz edildiğini, müvekkili markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, dava konusu markanın da esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, markaların esas unsurları bakımından ayniyet olduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğunu, marka başvurusunda yer alan “....” ibaresinin bir eşya, araç adı olması sebebiyle marka olarak algılanmayacağını ve ortalama tüketici algısını değiştirmeyeceğini, taraf markalarında yer alan mal ve hizmetlerin makul düzeyde bilgiye ve ortalama seviyede dikkat ve özene sahip tüketiciye hitap ettiğini, ortalama tüketicilerin taraf markalarını birbiri ile ilişkilendirme ihtimali bulunduğunu, müvekkili şirkete ait markaların Türkiye’de tanınmışlığı yüksek markalar olduğunu beyan ederek .... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından dava konusu marka başvurusu ile davacı şirkete ait .... sayılı markaların görsel, işitsel ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından benzer markalar olduğunun kabul edildiğini, itiraz üzerine marka başvurusu kapsamından çıkarılan mallar dışındaki mallar bakımından markalar arasında SMK 6/1 maddesi anlamında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimali bulunmadığını, SMK 6/5 maddesi kapsamında ret koşullarının oluşmadığını, davacının tanınmışlık iddiasını somut delillerle ispat edemediğini, .... kararının hukuka uygun olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şahıs cevap dilekçesinde özetle; başvuru öncesinde kendisi tarafından ve başvuru sonrasında davalı Kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde marka başvurusunun daha evvel tescilli bir marka ile benzerlik oluşturmadığı kanaatine varıldığını, davacının itirazlarının “...” ibaresi üzerine olduğunu, başvuru markasının “... ... şeklinde olduğunu, “taşdeğirmen” kelimesinin rastgele seçilmediğini, markanın esas unsurunun bir bütün halinde “taşdeğirmen” kelimesinin birlikte kullanımı ile teşekkül ettiğini, davacının .... faaliyet gösteren bir çiğköfte işletmesi olduğunu, tanınan bir marka olmadığını, davacı markasında maddi bir menfaat elde etmesinin mümkün olmadığını, başvuru markasının davacı markaları ile farklı mal/hizmet sınıflarını kapsadığını, tüketicinin yanılmasının söz konusu olmadığını, davacı markaları ile marka başvurusunun benzerlik teşkil etmediğini ve halk nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, konuyla ilgili inceleme ve itirazların değerlendirilmesinin davalı kurum tarafından yapılması nedeniyle davalı taraflardan çıkarılması gerektiğini ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu.... sayılı marka başvurusu, 30. sınıf için tescil edilmek üzere 12.09.2022 tarihinde yapıldığı, davalı adına kayıtlı marka başvurusu, tescil kapsamındaki tüm mal ve hizmetler bakımından 28.11.2022 tarih ve 409 sayılı Resmi Marka Bülteninde yayımlandığı, dava konusu başvurunun yayımına davacı şirket tarafından “benzerlik/karıştırılma ihtimali” gerekçesine dayanılarak itiraz edildiği, davalı şahıs tarafından itiraza karşı görüş bildirildiği, davacı şirketin yayıma itirazı Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 23.06.2023 tarih ve 230412937 sayılı karar ile kısmen kabul edildiği, marka başvurusu kapsamından “30. Sınıf: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Pekmez.” malların çıkartılmasına karar verildiği, davacı şirket tarafından Markalar Dairesi Başkanlığı kararına itiraz edilerek, yayıma itirazın yeniden incelenmesi ve marka başvurusunun tümden reddine karar verilmesinin talep edildiği, itiraz üzerine .... kararı ile itirazın nihai olarak reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; Markalar Arasında Karıştırılma/İlişkilendirilme İhtimali; Marka tescilinde nispi ret nedenleri arasında düzenlenen karıştırılma ihtimali uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Markaların, karıştırılma ihtimaline dayalı tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı değerlendirme konusu nispi tescil engelinin varlığını kabul için yeterli olmayacaktır: Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya benzer mal ve hizmetler bulunuyor olması. Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların aynı veya benzer olması. Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunması. Emtiaların Aynı/Benzer Olup Olmadığı ; Markalar arasındaki iltibas değerlendirmesi, markaların kapsamında yer alan mallardan ve hizmetlerden bağımsız değildir. Markaların tescilli oldukları sınıflar veya hizmetler farklılaştıkça markalar arasındaki benzerliklerin iltibasa neden olma ihtimali azalacaktır. Bir başka anlatımla, markaların kapsadığı malların ve hizmetlerin farklılaşması neticesinde markayı oluşturan ibarelerin benzerliğine rağmen iltibas tehlikesi azalmakta; malların ve hizmetlerin aynı olması durumunda ise markaların arasındaki ortalama bir benzerlik dahi iltibasa neden olacaktır. Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmasıdır. Benzer mal ve hizmetler ise, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriği, aynı tür mal ve hizmeti mutlak surette kapsamakla birlikte daha geniş bir yaklaşımla benzer oldukları öngörülebilecek, tüketicilerce ilişkilendirilerek aynı kaynaktan geldikleri varsayılabilecek, aynı/benzer ihtiyaçların karşılanmasını sağlayacak mal ve hizmetleri de kapsamaktadır. Mal ve hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği .... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre aşağıda belirtilen durumlarda ortaya çıkabilir: − Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği, − Malların fiziksel görünümünün benzerliği, − Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik, − Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik, − Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik. İlgili sektördeki malların niteliği, piyasaya sunuluş şekli, tüketici alışkanlıkları gibi somut olayı etkileyen ek şartların varlığı halinde hizmetlerle mallar arasında ilişkilendirilme ihtimali ortaya çıkabilmektedir. Davacı itirazları sonrasında, dava konusu marka başvurusu kapsamında “30. Sınıf: Makarnalar, mantılar, erişteler. Çaylar, buzlu çaylar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” emtiası kalmış olup, işbu davanın konusunu, dava konusu marka kapsamında kalan bu emtia oluşturmaktadır. Davanın konusunu oluşturan “30. Sınıf: Makarnalar, mantılar, erişteler. Çaylar, buzlu çaylar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” emtiası, davacıya ait .... sayılı “özyörem europa” ve 2010 69246 sayılı “yöremce” ibareli marka kapsamında aynen yer almaktadır. Sonuç olarak, dava konusu marka kapsamında yer alan tüm emtia bakımından taraf markaları arasında “emtiaların aynı veya benzer olması” şartının sağlandığı, İşaretlerin Benzer Olup Olmadığı ve İltibas/Karıştırılma İhtimali; Markaların mal ve hizmetlerinin aynı/benzer olup olmadığı yönünde tespit yapıldıktan sonra bakılması gereken ikinci kriter işaretlerin benzer olup olmadığıdır. İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınmalıdır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkat edilmelidir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Benzerlik ve karıştırılma ihtimali telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Halkın, karşılaştırılan işaretler arasında “bağlantı” kurma ihtimali bulunması, benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterlidir. Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılmasıdır. .... değerlendirme gereği, markaların unsurlarına bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır. .... kararında belirlenen temel ilkelerin dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre; Asıl unsuru markanın bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayrıcalığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Tespit edilen asıl unsur sözcükten ibaret ise markalarda ortak olarak kullanılan kök kelime ve başvuru sahibinin varsa ilave ettiği ekler belirlenmelidir. Son olarak başvuru sahibinin markasındaki mevcut eklentinin başlı başına ayırt edicilik vasfının olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Dava konusu marka başvurusu, “......” ibaresinden oluşan bir kelime markasıdır. Marka kapsamında herhangi bir renk ya da şekil unsuru kullanılmamıştır. “....” ibaresi, “bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal, civar.” anlamına gelen Türkçe bir kelime olup, “...” ibaresi,..” kelimesinin sahiplik eki almış halidir. “Taş değirmen” ise, arpa, buğday ve yulaf gibi tahılların öğütülmesi için kullanılan değirmenlerdir. “.... ibaresi, davanın konusunu oluşturan “Makarnalar, mantılar, erişteler. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” emtiası bakımından, ayırt edici niteliği bulunmayan, ürün ile ilgili açıklama içeren bir ibaredir. Örneğin arpanın, yulafın taş değirmende öğütüldüğü vurgusu yapmaktadır. Bu emtialar bakımından, “...” ibaresi, tek başına dava konusu markanın esas unsuru konumundadır. “Çaylar, buzlu çaylar” emtiası bakımından ise, hem “...” hem de “TAŞ DEĞİRMEN” ibaresi, ayrı ayrı markanın esaslı unsuru niteliğindedir. Dava konusu marka başvurusu ile emtia benzerliği taşıyan davacıya ait 2021 190212 sayılı“özyörem”, ....” ibaresi, “bir şeyin ana öğesi” anlamında kullanılan bir kelime olup, önüne geldiği kelimeyi vurgulayan bir ibaredir. Dolayısıyla markaya ayırt edicilik katmamıştır. Davacıya ait bir adet markada yer alan “Europa” ibaresi ise “Jüpiter'in yörüngesinde bulunan dört ....uydusunun en küçüğünü ifade eder. Davacıya ait “... ibaresi bir bütün olarak esas unsur niteliğinde iken, “...” ibareli markanın esas unsuru “...”, “....” ibaresi, davanın konusunu oluşturan emtia yönünden bir anlam ifade etmediğinden, markanın esaslı unsurlarından birini oluşturmaktadır. Davacıya ait markaların esas unsuru “.../....” ibarelerinden oluşmakta iken, dava konusu marka başvurusunun esas unsuru “...” ibaresinden oluşmaktadır. Taraf markaları ortak olarak “...” kelimesini içermekte, uyuşmazlık “...” markasının ortaklığından kaynaklanmaktadır. Taraf markalarının ortak olan ve markaların esas unsurunu oluşturan “...” kelimesi, yalın hali ile ....ibaresi, yaygın kullanımda “bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal, civar.” anlamına gelen bir kelime olduğundan orijinal bir marka olarak değerlendirilmesi mümkün değil ise de, markalar kapsamında yer alan emtialar ile ilişkilendirilemeyecek bir kelime olması nedeniyle, ayırt ediciliği bulunmaktadır. “...” ibaresinin ortaklığı, taraf markalarının görsel olarak benzer olmasına yol açmaktadır. Görsel açıdan ortaya çıkan bu benzerlik, duysal/fonetik/işitsel ve anlamsal açılardan bakıldığında da aynı sonucu vermektedir. Tarafların markalarında ortak olan “...” ibaresinin aynı olan okunuşu, karşılaştırılan markaların işitsel açıdan benzer olmalarına sebebiyet vermektedir. Bu nedenle davacı markaları ile dava konusu marka bakımından “markaların aynı ya da benzer olması” şartının sağlandığı, Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus; ortalama düzeydeki halk nezdinde bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurulmasıdır. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. Tüketicinin iki işaret arasında doğrudan ya da kaynakları bakımından idari – iktisadi bir ilişki kurma yanılgısına düşmesi iltibas ihtimalinin kabulü için yeterli olacaktır. Karıştırılma olasılığının değerlendirmesi, inceleme konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği bakımından, markaların ayırt edici ve baskın unsurları özellikle göz önüne alınarak, markaların bütünsel olarak ortaya çıkardıkları izlenim esasında yapılmalıdır. İnceleme konusu malların veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin markaları algılayış biçimi, karıştırılma olasılığına yönelik genel değerlendirmede belirleyici rol oynar. Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları ve davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak global olarak yapılmalıdır. Bunun yanı sıra değinilmesi gereken bir diğer husus da hedef tüketici kitlesidir. Tüketici kitlesi, her bir mal ve hizmet türü için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler (markayı taşıyan ürünlerin ilgili tüketici kitlesi) dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, dava konusu marka kapsamında yer alan 30. Sınıf emtia, gıda sektörüne ait ürünler olup, hemen her yaştan ve kesimden tüketiciye hitap eden ürünler olup, çoğunlukla özel bir tüketici kesimine hitap etmeyen, genellikle halk kullanımında, nispeten kısa zaman aralığında tercih yapılarak satın alınan, sık tüketilen gündelik ürünler olup, görece olarak yüksek fiyatlı olarak nitelendirilemeyecek ürünlerdir. Bu nedenle, 30. sınıf emtialar yönünden ilgili tüketicinin makul düzeyde bilgiye ve ortalamanın altında dikkat ve özene sahip olduğu, Sonuç olarak dava konusu marka bir bütün olarak “... ....” ibaresinden oluşmakta olup, esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, davacıya ait markaların esas unsurunun da “.../...” kelimesinden oluşması karşısında, taraf markaları arasında esas unsur bakımdan ayniyet bulunduğu, markalar bütün olarak karşılaştırıldığında ise taraflara ait markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğunun kabulü gerekmektedir. Başvuruda yer alan “...” ibaresinin, işitsel, görsel, kavramsal ve ortalama tüketicide bırakacağı genel algı itibariyle başvuruyu, itiraza gerekçe olarak gösterilen davacı markalarından ayırt etmeye yetmediği, özellikle “Makarnalar, mantılar, erişteler. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” emtiası bakımından ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibare olduğu, ortalama tüketicinin genel izleniminde yer edecek olan ibarenin başvuru ve itiraza gerekçe markalarda “...” ibaresi olarak ortaya çıktığı, dava konusu markada “...” ibaresinin markasal varlığını devam ettirdiği, "....” ibaresinin anlam itibarıyla ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibare olması nedeniyle marka olarak algılanmayacağı ve ortalama tüketici algısını değiştirmeye yetmeyeceği, var olan farklılıkların ortalama tüketici veya yararlanıcıların büyük çoğunluğu tarafından ilk bakışta veya yararlanma süresi içerisinde algılanmasının mümkün bulunmadığı, taraf markalarında yer alan mal ve hizmetlerin ortalamanın altında düzeyde bilgiye ve ortalama seviyede dikkat ve özene sahip tüketiciye hizmet ettiği gözetildiğinde, taraf markalarını gören ilgili tüketicinin, markaların kaynağını araştırma zahmetine girişmeyecek derecede markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, tüketicinin taraf markalarını aynı/benzer/ilişkili ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmaması, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunması nedeniyle, somut olay bakımından dava konusu marka kapsamında yer alan tüm emtia bakımından markaların ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu, Tanınmışlık İddiaları, Davacı taraf, itiraz aşamasında, emsal kararlar, faturalar ve ürün görselleri sunmuştur. Dava aşamasında ise, grup şirketleri arasında lisans sözleşmesi, yurtiçi ve yurtdışı satışına ilişkin faturalar, ürün görselleri, reklam videoları, görselleri ve reklam linkleri ile Almanya Patent Ofisi'ndeki tescillere ilişkin belgeler sunmuştur. Davacı taraf, itiraz aşamasında yayıma itiraz dilekçesi ekinde bir kısım fatura, ürün görselleri ve yargı kararları, .... kararları sunmuştur. Davacının sunduğu belgeler incelendiğinde, davacı tarafın sunduğu belgelerin “...” ibareli markanın “gıda ürünleri” üzerinde kullanıldığını gösterir belgeler olduğu değerlendirilmekle birlikte, sunulan belgelerin tanınmışlığın ispatı için yeterli olmadığı, markanın olağan kullanımını gösterir belgeler olduğu, tanınmışlığın değerlendirilebileceği yeterli belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı, Davacının Gerçek Hak Sahipliği; Yapılan incelemeler neticesinde, itiraz aşamasında, davacı tarafça 25 sayfa 2014-2021 tarih aralığına ilişkin fatura ve ürün görselleri sunulmuştur. Sunulan faturalar incelendiğinde, faturalara konu ürünlerin, “bal, tereyağı, zeytin, peynir, polen, arı sütü, macun” ürünleri yer almaktadır. Davacı tarafın sunduğu 2021 tarihli 7 adet faturada ise .... pilaki, yaprak dolma, fasulye pilaki, çemen, ezme, acuka, salça”, “....” markalı “çiğköfte” ürünü yer almaktadır. Davanın konusunu oluşturan “Makarnalar, mantılar, erişteler. Çaylar, buzlu çaylar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” emtiasının, davacı tarafça kullanıldığını gösterir bir belge dosya kapsamında bulunmamaktadır. Dolayısıyla, somut olayda gerçek hak sahipliğine dayalı itiraz koşullarının bulunmadığı, Netice itibariyle, Davanın konusunu oluşturan ..., davacıya ait .... sayılı “....” ve .... sayılı “yöremce” ibareli markalar kapsamında yer alan emtia ile ayniyet taşıdığı, Davacıya ait markalar ile dava konusu marka başvurusunun, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu ve aralarında karıştırılma/ilişkilendirilme ihtimali bulunduğu, Davacıya ait markanın tanınmışlığının ispatlanamadığı, Dava konusu emtia bakımından, davacının gerçek hak sahipliğinin ispatlanamadığı, Kurum kararının hukuka aykırı olduğu, dava konusu markanın karar tarihi itibariyle tescil edilmediği anlaşılmış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın kabulüne, .... sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, Davaya konu marka karar tarihi itibariyle tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 9.971,00.-TL
yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.27.02.2025 Kâtip Hâkim.... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 916,00.-TL Bilirkişi Ücreti :8.000,00.-TL P.P :1.055,00.-TL TOPLAM :9.971,00.-TL