İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/935 E. 2024/590 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/935
Karar No
2024/590
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/935 Esas - 2024/590

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/935 Esas KARAR NO : 2024/590

HAKİM : ...... KATİP : ......

DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALILAR : 1- ...... 2- ...... 3- ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 14/10/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 08/11/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'e ait şirketin müvekkiline devredilmesi için tarafların anlaştığını ve 22.04.2022 tarihinde limited şirket devir satış vaadi sözleşmesi hazırlanarak imza altına alındığını, müvekkili tarafından sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirildiğini, buna rağmen şirketin devri yapılmadığı gibi müvekkilinin yaptığı ödemelerin kendisine iade edilmediğini, davalı ...’in, diğer davalılar ... İnş.. Tic. Ltd. Şti ve ... Tur San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi ve tek ortağı olduğunu, davalının ... tabela isimli bir işletmesi bulunduğunu, bu işletmenin ... Ltd. Şirketi bünyesinde hizmet verdiğini, müvekkili ile davalının, ... isimli işletmenin dolayısıyla da ... Ltd. Şirketi'nin müvekkile devredilmesi için anlaştıklarını ve bunu 22.04.2022 tarihli sözleşme ile imza altına aldıklarını, fakat davalı tarafından sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediği gibi işletmenin müvekkilin rızası dışında ve müvekkilin sözleşme gereği müdürlük yapmasına izin verilmeksizin işletildiğini, bir hakkı devretme konusunda borç doğması sonucunu veren hukuki işlemler, borçlandırıcı işlemler olarak anıldığını, davalı ile müvekkili arasında imzalanan şirket devri vaadine ilişkin sözleşmenin de bu nitelikte olduğunu, taraflar nezdinde karşılıklı borçlar doğurduğunun sabit olduğunu, müvekkili tarafından sözleşmeden doğan borçların yerine getirildiğini, fakat davalı tarafından sözleşmeden doğan borçların ifa edilmediğini, sözleşmenin hükmü uyarınca müvekkil tarafından kira ödemesi, vergi ödemesi, fatura ödemesi ve restorana mal alımı şeklinde ve daha pek çok harcamalar yapıldığını, mal alımına ilişkin harcamaların bir kısmı ise müvekkilin akrabası olan ...'ın kredi kartı kullanılmak suretiyle yapıldığını, müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, yine sözleşmenin devam maddeleri uyarınca müvekkil tarafından çalışanların maaşlarına ve abonelik sözleşmelerine ilişkin de ödeme yapıldığını, davalı tarafından müvekkilin izni ve rızası olmaksızın ve müvekkilin müdahalesine izin verilmeksizin restoran işletildiğini, davalının müvekkili dolandırma kastıyla hareket ettiğine karine olacak fiillerinden de sabit olduğu üzere açıkça kötü niyetli olduğunu, kendisinin müvekkilin sözleşme gereği mesul müdür olması gereken işletmeyi müvekkilin rızası ve müvekkilin bilgisi dışında işlettiğini, arabuluculuk görüşmelerine dahi katılmadığını, müvekkilin taleplerini her fırsatta karşılıksız bıraktığını, müvekkilinin maddi zarara uğrarken kötü niyetli davalının sebepsiz zenginleştiğini, müvekkil tarafından davalının kendisine ve devralamadığı işletme adına, Sözleşme gereği ödenmesi gereken peşinat, İşletmenin kira bedeli, Vergi ödemesi, İşletmeye mal alımı, Fatura ödemeleri, Çalışan maaşı v.b. kalemler adı altında ödemeler yapılmış olup, müvekkil tarafından davalıya ait banka hesaplarına gönderilen paralar ile işletme adına müvekkil tarafından yapılan tüm ödemelerin 20.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müvekkile ödenmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin 20.07.2022 olmasının nedeninin sözleşmede yer alan 90 günlük sürenin bu tarihte dolması ve müvekkil tarafından davalıya bu tarihte ihtarname gönderilmesi sebebiyle olduğunu, yani davalı tarafından bu tarihe dek yükümlülükleri yerine getirilmemiş, işletmenin devri yapılmamış ve bu tarihten itibaren elde ettiği maddi menfaatleri iade etme borcu doğduğunu tüm bu nedenlerle, sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getiren ve davalıya ait işletmeyi devralmayı umarak davalıya ve davalının sahibi olduğu işletme adına ödemeler yapan müvekkilinin; yapmış olduğu tüm ödemelerin 20.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflarca akdedilmiş sözleşmenin limited şirkette pay devri taahhüdü olduğunu, sermaye payının devri sonucunu doğuran sözleşmeler bakımından şekil şartı öngörüldüğünü, taraflar arasındaki sözleşmenin şekil şartlarına aykırı olduğu gibi, adi yazılı sözleşme geçerli bir pay devri taahhüdü sonucunu doğurmayacağını, bunun yanı sıra karşı tarafın usule ve hukuka aykırı işlemlerinin yanı sıra davacı tarafın sözleşmenin imzalandığı tarihten bu yana müvekkile yönelik tehdit, hakaret gibi eylemlerinin yanısıra güven ilişkisini zedeleyecek nitelikte birçok davranışta bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu sözleşmeyi imzaladığından beri çeşitli saldırılara uğramış olup can güvenliğinin tehlikede olduğunu, taraflarca akdedilmiş sözleşme sonucu ortaya çıkan hukuki ilişkinin, ortaya çıkan alacak hakkının nispi niteliğine de uygun olarak, sadece taraflar arasında hüküm ifade ettiğini, iş bu sebeple şirketlerin davaya taraf olması yönünde karşı tarafın dilekçesinde belirttiği husus söz konusu uyuşmazlıkta uygulama alanı bulmamakta olup müvekkili ile davacı taraf arasında sonuç doğurmaya uygun olduğunu, böylece davalılardan 2 limited şirketin husumet gösterilmesi yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar taraflar arasında akdedilmiş sözleşme şekle uygun olmaması sebebiyle geçersiz de olsa, geçerli olarak kabul edildiği varsayımından hareketle esasa ilişkin olarak, söz konusu taahhüt sözleşmesinin ön ödeme niteliğinde yapılan tutarının müvekkile iade fırsatı vermeden ve karşı tarafça ödemeye hazır olduklarına yönelik ihtarın çekilmesi suretiyle sözleşmeden dönmek için her türlü şartın müvekkili açısından mevcutken müvekkilinin söz konusu tutarı ödemeyeceği yönünde delilden yoksun bir şekilde açılan iş bu davanın açıkça kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin işletmesi restoran-cafe olup eğlence sektöründe hizmet verdiğini, davacı tarafça delillerde sunulacağı üzere işletmede kumar oynatıldığını, ayrıca müvekkili tarafından ahlaka aykırı şekilde işletilen işletmeyi fiilen geri alması akabinde, davacı tarafça TCK ve ilgili hükümler çerçevesinde suç sayılan eylemlerine devam etmek amacıyla müvekkiline ihtarname keşide edildiğini, yasaya aykırı suç teşkil eden bir eylemin ihtarname ile temerrüt durumuna getirilmeye çalışılmasının usul, hak ve yasaya aykırı olduğunu, sorumluluğun diğer unsuru olan "kast" somut vakıaya göre değerlendirildiğinde, davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmenin 22/04/2022 tarihli olduğunu, davacı tarafça çekilen ihtarnamenin 20/07/2022 tarihinde olduğunu, yani geri kalan 250.000 TL nin ödeneceğinin taahhüt edildiği son günden, iki gün öncesinde ihtarname çekildiğini, davacı tarafın bu halde basiretli bir tacir gibi davranmamakta olduğunu, taahhüt edilen zaman zarfı boyunca karşı tarafça geri kalan paranın ödenmesi noktasında müvekkili ile herhangi bir şekilde iletişime geçilmemiş olup, işletmenin kullanılmaya devam edildiğini, mevcut işletmeyi ahlaka aykırı şekilde kullanan davacı tarafın taahhüt ettiği tarihin son gününe kadar müvekkiline ihtarda bulunmayarak ısrarla ahlaka aykırı davranışında ısrar etmesi davacı tarafın kasten müvekkiline zarar verme niyetinde olduğunu açıkça gösterdiğini, olduğu sektörde saygın bir yere sahip olan müvekkilinin işletmesinin bu şekilde devrediliş amacına, hukuka ve ahlaka aykırı bir biçimde kullanılması ve bundan ötürü müvekkilinin kaçınılmaz bir itibar kaybına, madden ve manen zarara uğraması sebebiyle müvekkili, mesul müdür yetkilerini devretmekten kaçındığını, ayrıca pay devir taahhüdüne ilişkin genel kurul kararı bulunmadığını, bu sebeple pay devir taahhüdü sözleşmesinin esaslı olarak zedelendiği ve müvekkilinin karşı tarafın kendisine yaşattığı zorluklar ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışları sebebiyle söz konusu pay devri taahhüdü işleminin müvekkil açısından sürdürülemez bir hale geldiğine karine teşkil etmekte olduğunu, tüm bu nedenlerle cevap dilekçelerinin kabul edilmesini, mesnetsiz açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; Davacı ile davalı şirketlerin yetkilisi ... arasında imzalanan 22/04/2022 tarihli davalı şirketlerin hisselerinin devirleri vaadi sözleşmesi uyarınca tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin geçerli olup olmadığı, davalı şirketlere husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, işletmenin devrediliş amacına, ahlaka ve hukuka aykırı şekilde kullanıldığı, davalı ...'in zarara uğratıldığı iddiasıyla edimlerini yerine getirilmediği ve davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle pay devri taahhütleri işleminin yerine getirmemesinin yerinde olup olmadığı, davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödediği sözleşme peşinatı ve işletme giderleri (kira bedeli, vergi ödemesi, işletmeye mal alımı, fatura, maaş ödemesi vb...) talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı noktasında toplanmıştır. .... Noterliği'nin, ...'nün, ...'ın, ... Bankası'nın, ...'nın, ... A.Ş'nin, ... A.Ş' nin, ...... Mahkemesi'nin, yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır. HMK 266.maddesi uyarınca Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlar olan alacak hesabı konusunda rapor alınmıştır. 31/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın dosyaya ticari defter belgelerinin incelenmesi için iletişim bilgisi sunmadığı, davalılar adına ticari defter ve belgelerin incelenmesi için bildirilen iletişim kişisine ulaşılamadığı için her iki tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenemediği, bankalardan gelen cevap yazılarındaki ekstrelerle dava dosyasındaki dekontlar karşılaştırıldığından belgelerin birini doğruladığı, bankalardan gelen cevap yazılarındaki ekstreler ile davacının dosyaya sunduğu ödeme bilgilerinin uyuşmadığı, davacı tarafın davalı ...'e sözleşme gereği hisse devir için 250.000,00 TL ödeme yaptığı, sonrasında yaptığı 27.399,75-TL muhtelif gider ödemelerin toplamı 277.399,75 TL devir gerçekleşmez ise davacıya borçlu olduğu rapor edilmiştir. Davacı vekili 20/09/2024 tarihinde sunduğu dilekçe ile davayı 266.399,75-TL arttırarak 277.399,75 TL olarak ıslah etmiştir. Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki 22/04/2022 tarihli " ...... "dosya arasında olup,davacının devralma vaadinde bulunan , davalı ...'in ise devir vaadinde buluna sıfatı ile kendi namına sözleşmeyi akdettiği, sözleşme konusunun ise ; ... İnş.. Tic. Ltd. Şti'nin hisselerinin devri vaadini kapsadığı anlaşılmıştır. Limited şirket hisse devir sözleşmeleri 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onaylanması şart olduğu gibi, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun da onayı şarttır. 6098 sayılı TBK’nın 13. maddesinde sözleşmelerde yasal şekil “Kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur. Ancak sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır.” şeklinde düzenlenmiştir. Davacı ile davalı arasında yapılan adi yazılı sözleşmeyle bedeli karşılığında davalı şirketin hisselerinin davacıya devredileceği ,ancak devrin gerçekleşmediği,geçersiz limited şirket pay devri sözleşmesine istinaden ödendiği iddia edilen tutarın ve yapılan masrafların davalılardan tahsilin talep ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı davalı şirketlerin tek ortak ve yetkilisi olan davalı ... ile iş bu sözleşme imzalanmış ise de ;davalı şirketlerin de devir yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının eylemleri nedeni ile şirketlerinin de sebepsiz zenginleştiği iddia edilmiş ise de ,davalı şirketler ile akdedilen herhangi bir sözleşme olmadığı,davalı ...'in de şahıs firması olmadığı nazara alındığında davalı şirketlere karşı husumet yürütülemeyeceği anlaşılmıştır. Haklı bir sebep olmaksızın sözleşmesel edimini yerine getirmeyen davalının ,geçerli bir hisse devir sözleşmesi bulunmadığından tarafların karşılıklı olarak sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talepte bulunabileceği anlaşılmakla ;davacı tarafından ödenen para ve yapılan masraflar bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanmış ve yapılan ıslah ile talep gibi davalı ...'e karşı davanın kabulüne ,sair davalılara karşı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Açılan davanın KISMEN KABULÜNE-KISMEN REDDİNE 1-Davalılar ... Tur. San ve Tic. Ltd. Şti ile davalı ... İnş, Tic. Ltd. Şti 'nin aleyhine açılan davanın pasif dava şartı noksanlığı sebebiyle reddine, 2-Davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 250.000,00-TL hisse devir bedeli + 27.399,75 TL muhtelif gider toplamı 277.399,75 TL nin 20/07/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 18.949,17-TL olduğundan peşin alınan 4.819,30-TL'nin (peşin harç + ıslah harcı) mahsubu ile bakiye 14.129,87-TL'nin davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, 4-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı taraf duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlüktü bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 44.383,96-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ... Şirketi ve ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca maktu 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 5.127,55-TL harç toplamı ile 3.971,75-TL posta, tebligat, bilirkişi olmak üzere toplam 9.099,30-TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısım var ise talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2024

Katip ...... Hakim ...... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/935, K. 2024/590, T. 14.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-935-e-2024-590-k-1706f17709ae