İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/856 E. 2024/705 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/856
Karar No
2024/705
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/856 Esas KARAR NO : 2024/705 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 26/11/2024

Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davalı ile müvekkili arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olmak üzere 1 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, ...’nin 2023/... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı 13.10.2023 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz ettiğini, yapılan itiraz ile icra takibinin durduğunu, davalının itirazları ve iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapılmış olup reddinin gerektiğini, müvekkilinin davalı borçlu şirketten olan alacağı, elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu fatura sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedeli davalı tarafından halen ödenmediğini, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde davalının abonelik adresinin bulunduğu Mersin İli, Yenişehir İlçesi sayaçları yerel dağıtım firması olan ... ... (... A.Ş.) tarafından okunduğunu, buna dair verilerin ...'a bildirildiğini ve ...'tan müvekkil şirket tarafından alınan verilerin abonelik sözleşmesi ile belirlenen tarifeler uyarınca faturalandırıldığını, takibe konu edilen 25.108,40 TL tutarlı olan fatura cezai şarttan kaynaklandığını, borca ve takibe dayanak faturanın, elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlendiğini, Söz konusu fatura bedelinin davalı tarafından halen ödenmediğini, Borçluya akdedilen abonelik sözleşmesi ve PTF Küçük % 15 24 AY tarife paketi kullanım şartlarında görüleceği üzere davacı şirketin portföyünden konfigürasyon ( Sözleşme süresi bitmeden başka bir tedarik şirketine geçmesi) sebebi ile sözleşmenin feshedildiğini ve sözleşme bitiş süresinden önce fesih nedeniyle cayma bedelinin 15.08.2023 tarihli faturaya yansıtıldığını, elektrik abonelik sözleşmesinin son sayfasında gayet ... bir şekilde yer aldığı üzere, "...sözleşmenin tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 12 ay içerisinde abone tarafından herhangi bir sebep ile feshedilmesi veya bu sürede herhangi bir neden ile tedarikçinin portföyünden çıkmış olma halinde faturaların ortalama tutarının 2 (iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder." şeklinde hüküm altına alındığını, alacak varlığı ve davalının haksızlığı yargılama sonucunda ortaya çıkacağını, asıl amacı alacağın tahsilini geciktirmek olan davalının itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacakları üzerinden %20'den az olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalarının kabulünü, kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı yana tahmilini talep ve dava etmiştir. CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Davacı tarafın haksız ve hakkaniyete aykırı dava dilekçesini kabul etmediklerini, açılan davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesinin gerektiğini, bu sebeple itirazlarının kabulü ile görevsizlik kararı verilerek davanın reddini talep ettiklerini, vergi kaydında görüleceği üzere müvekkil şirket adresinin Mersin iline kayıtlı olduğunun sabit olduğunu, bu sebeple İstanbul Mahkemesine açılan davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, davanın Mersin mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, müvekkil şirkete karşı açılan davada, davacının iddialarının tamamına itiraz ettiklerini, soyut beyanlara dayalı iddialar gerçeğe aykırı olduğunu, taleplerin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın iddiaları TMK Kanunu 2. ve 3. Madde de belirtilen dürüstlük ve iyi niyet ilkeleri ile bağdaşmamakta olduğunu, TTK Md 20/2 gereği tacirin basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olduğunu, HMK gereği tanık dinletilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, davacı tarafından müvekkil şirkete gönderilen faturaların, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye aykırı olarak, taahhüt edilen indirimli fiyatın ve EPDK birim fiyatının çok üzerinde oluşturulduğunu, müvekkiline yazılı ve sözlü olmak üzere, sözleşmeye aykırı düzenlenen bu faturalar ile ilgili birden fazla şikayet dilekçesi oluşturulduğunu, davacı şirkette muhatap bulunamaması ve şikayetlerin dikkate alınmaması nedeni ile davacı ile olan sözleşmesine son vermek zorunda kalındığını ve neticede yeni bir tedarikçi ile anlaşmak zorunda kalındığını, bununla birlikte davacı taraf müvekkile göndermiş olduğu faturalarda, sadece ödeme miktarını belirttiğini, fatura kullanım detayı ile ilgili müvekkil şirkete bilgi vermekten imtina ettiğini, müvekkili bu hususla ilgilide davacı şirkete şikayet kaydı oluşturulduğunu, lakin olumlu sonuç alınamadığını, müvekkilinin kusuru olmadığını, davacıya borcu da bulunmadığını, davacı taraf iddialarını ispatla mükellef olduğunu, işbu davanın yetki, görev ve hak düşürücü süre gözetilerek öncelikle usulden reddini, Sayın Mahkemenin aksi kanaatte ise tüm taleplerin esastan reddini, davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama ücreti ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını, ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanununun 329. Maddesi mucibince kötü niyetle ve hiçbir hakkı olmadığı halde dava açan davacının müvekkili ile aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretini ödemesini ve aynı maddenin 2. Fıkrası hükmünce 5.000 TL para cezası ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Delil olarak; icra dosyası, sözleşme ve ekleri, abonelik sözleşmesi, bilgi ve belgeler, ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur. Davacı ... Anonim Şirketi ile davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında ... numaralı müşteri numarası ve Sanayi Alçak Gerilim (A.G) gurubu üzerinden 24 ay süreli "Elektrik Sotış Sözleşmesi" imzalanmıştır. Davacı elektrik şirketi tarafından, davaya konu ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla, davalı aleyhine 09.10.2023 tarihinde ...'nin 2023/... sayılı dosyası ile 31.396,86 TL bedel üzerinden icra takibi başlatılmış, davalı şirket tarafından borca itiraz edilerek takip durdurulmuştur. Davalı şirket tarafından, enerji birim fiyatlarının EPDK tarafından belirlenen tarifeler üzerinden indirim yapılacağına dair somut belge ya da davacı tarafından dosyaya sunulan sözleşmeden farklı olduğuna dair belge sunulmadığı anlaşılmıştır. Alınan 22/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Taraflar arasındaki sözleşmenin 24 aylık taahhüt süresi 30.04.2024 tarihinde dolmasına rağmen, davalı şirket tarafından taahhüt süresinin bitmesine 9 ay kala Temmuz 2023'de iptal edildiği, sözleşmenin taahhüt süresinden önce fesh edilmesi durumunda, cayma bedelinin; son 12 aylık tüketim miktarı ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanacak fatura tutarının %10'nu kadar olacağının belirtildiği, Davalı şirketinin son 12 aylık tüketim miktarı ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanan faturanın %10'nu olan cayma bedelinin 23.548,49 TL olarak hesaplandığı, Takip dosyası kapsamında. Davacı alacağının, 23.548,49 TL asıl alacak ve 1.648,39 TL faiz olmak üzere Toplam 25.353,87 TL olacağı, İşbu dava konusu itirazın iptaline konu olan, davacı tarafından davalı aleyhine ...'nin 2023/... sayılı dosyası ile 31.396,86 TL bedel üzerinden icra takibi başlatıldığının görüldüğü, ve/fakat heyetimizce yapılan inceleme ve değerlendirmeler ve hesaplamalar neticesinde bu tutarın faiz hariç 23.548,49 TL olarak tespit ve hesap edildiği, faizinin ise 1.648,39 TL olduğu ve davacı tarafından toplamda 25.353,87 TL olarak talep edilebileceği tespit edilmiştir. GEREKÇE Davada davacının cayma bedeli alacağının tahsiline yönelik davalı hakkında yapılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep edilmiştir. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Taraflar arasında imzalanan, Elektrik Satış Sözleşmesi'nin "ABONE'YE ÖZEL SÖZLEŞME KOŞULLARI" başlıklı 1. Maddesinin 2.Paragrafı " Tedarik Başlangıç Tarihi'nden sonraki ilk 24 (yirmi dört) ay içerisinde ABONE tarafından herhangi Bir sebep ile fesih edilmesi veya bu sürede herhangi neden ile TEDARİKÇİ'nin portföyünden çıkmış olmam halinde, kullanımlara ek olarak son 12(oniki) aylık tüketim miktarının ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanacak fatura tutarının %10'una tekabül eden Cayma bedelini ...'a ödeyeceğimi işbu tarife paketi Kullanım Şartlarının sözleşme şartlarına tabi olduğunu ve Sözleşme'nin eki ve ayrılmaz nitelikte bir parçası olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ederim." Şeklindedir. Tarafların iddia ve savunmalar ve tüm dosya kapsamı ile toplanan deliller ve usulüne uygun olarak alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; İşbu dava konusu somut olayda, tarafların imzalanan abonelik sözleşmesi akdettikleri, sözleşmenin 24 aylık taahhüt süresi 30.04.2024 tarihinde dolmasına rağmen, taahhüt süresinin dolmasına 9 ay kala, Temmuz 2023 de fesh edildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin taahhüt süresinden önce fesh edilmesi durumunda, cayma bedelinin; son 12 aylık tüketim miktarı ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanacak fatura tutarının %10'nu kadar olacağının belirlendiği, Davalı şirketinin son 12 aylık tüketim miktarı ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanan faturanın %10'nu olan cayma bedelinin 23.548,49 TL olarak hesaplandığı, Takip dosyası kapsamında Davacı alacağının, 23.548,49 TL asıl alacak ve 1.648,39 TL faiz olmak üzere Toplam 25.353,87 TL hesaplandığı, Davacının ticari defter kayıtlarında dava konusu cayma bedeli faturasının kayıtlı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin mahkememiz ara kararı gereğince verilen kesin süre içerisinde sunulmaması nedeniyle incelenemediği ve enerji birim fiyatlarının EPDK tarafından belirlenen tarifeler üzerinden indirim yapılacağına dair somut belge yada kendilerine verilen sözleşme suretinin davacı tarafından dosyaya sunulan sözleşmeden farklı olduğuna dair belge sunmadığı görülmekle akdedilen sözleşmenin taahhüt süresinden önce fesh edilmesi nedeniyle sözleşmede belirlenen cayma bedelinin; son 12 aylık tüketim miktarı ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanacak fatura tutarının %10'u oranında davalının ödeme yapması gerektiği sabit olmakla davacı şirketin cayma bedeli talep edebileceği kanaati ile buna göre takibin toplam 25.353,87 TL üzerinden devamı ile bu miktar üzerinden icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, likit ve bilinebilir bir miktar olmayıp alınan rapor gereği belirlenebilir hale gelen iş bu değer bakımından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının MTs takip 2023/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 23.548,49 TL asıl alacak, 1.648,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.353,87 TL üzerinden devamına, İcra inkar tazminat talebinin alacak yargılamayı gerektiğinden ve belirlenebilir olmadığından reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 1.731,92-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 269,85-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.462,07-TL harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Arabulucu Ücret Kararı gereği Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00.-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 25.353,87-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 6.042,99-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti ve tebligat, posta gideri olmak üzere toplam 12.649,85-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 10.208,42 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK 333 (1) maddesi uyarınca davacı tarafça yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası resen mahkememizce davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde ... Mahkemesi'ne hitaben yazılacak dilekçeyle istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/11/2024

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/856, K. 2024/705, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-15-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-856-e-2024-705-k-3274ef66bad4