İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/834 E. 2024/976 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/834
- Karar No
- 2024/976
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/834 Esas KARAR NO : 2024/976 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2023 KARAR TARİHİ : 31/12/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılar arasında imzalanan iş ortaklığı sözleşmesi uyarınca yüklenici firmanın elemanı olarak Elektrik Teknisyeni olarak çalışmış olan dava dışı ... ...'ün iş akdinin feshedilmesi sebebiyle işten çıkarılması sonucu yüklenici firmaya ve müvekkili idareye karşı .... İş Mahkemesinde 2019/... E. Sayılı davanın açıldığını, dava neticesinde verilen karar istinaf incelemesinden geçerek, ... Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi 2021/2904 E.: 2022/... K. Sayılı ve 01/06/2022 tarihli karar ile kesinleştiğini, dava dışı ... ...'ün mezkur mahkeme kararından kesinleşmiş alacağını tahsil etmek amacıyla .... İcra Dairesinin 2022/... E. Sayılı dosyası ile müvekkili idareye ve davalıl yüklenici firmalar aleyhine icra takibi başlattığını, icra takibiyle talep edilen 41.679,10-TL'nin müvekkili idarenin hesaplarından haczen tahsil edildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 41.679,10-TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ve idare tarafından ödenen ilam karar harcı ve diğer harç ve giderlerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; diğer davalı şirket ile birlikte adi iş ortaklığı olarak davalı kurumun 2018/... kayıt numaralı ihalesinin alındığını, ihale kapsamında dava dışı işçi ... ...’ün belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, sözleşme süresinin sona ermesi nedeni ile müvekkili ile işçinin iş ilişkisinin bitirildiğini, işçi tarafından açılan işe iade davasının kabul edildiğini, istinaf denetimden geçerek kesinleştiğini, işçinin işe davet başvurusuna kendileri tarafından olumlu cevap verildiğini ve işçinin işe davet edildiğini, buna rağmen işçinin işe gelmediğini ve kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını, işçinin davete rağmen işe başlamaması nedeni ile icra takibine kendilerince itiraz edildiğini, davalı kurumun haksız takibe itiraz etmediğini, bu nedenle hak edilmemiş ve muaccel olmamış bir alacağın cebren tahsiline sebebiyet verildiğini, bu nedenle rücu talebinin hukuki dayanağı olmadığını, zararın nedeninin davacının icra takibine itiraz etmemiş olması olduğunu, aksi kabulde ödenen tutardan tarafların eşit şekilde sorumlu olması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir Davalı ... Anonim Şirketi'ne usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, dava dışı işçiye işe aide davası neticesinde hükmedilen tazminat miktarının davacı işveren tarafından ödenmesi sebebiyle davalı yüklenici- alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; dava dışı ... ...'ün iş akdinin feshedilmesi sebebiyle işten çıkarılması sonucu yüklenici firmaya ve davacıya karşı .... İş Mahkemesinde 2019/... Esas sayılı dosyası üzerinden işe iade talepli dava neticesinde verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2021/... Esas, 2022/... Karar Sayılı 01/06/2022 tarihli ilamı ile yeniden hüküm kurularak kesinleşmiş olduğu; BAM kararında davacı ... ...'ün Adi Ortaklığı oluşturan davalı yüklenici firmalar ... Anonim Şirketi ve ... Limited Şirketi İş Ortaklığı nezdinde işine iadesine; davacının işe başlatılmaması durumunda 4 aylık brüt ücretin ve çalıştırılmadığı süre için 4 aylık ücretin ve diğer haklarının davalılardan (yüklenici firma ve davacı idare) müştereken ve müteselsilen tahsiline ve ayrıca yargılama gideri ve dava vekalet ücretinin ödenmesine karar verilmiş olduğu, işbu karar akabinde .... İcra Dairesinin 2022/... Esas Sayılı dosyası ile davacı idareye ve davalı yüklenici firmalar aleyhine icra takibine girişildiği, davacının icra dosyasına ödemiş olduğu toplam 41.679,10 - TL'nin rücuen tahsili amacıyla işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da, davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl (üst) işveren, davalılar (alt) işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, davalılar (alt) işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Ancak işbu davaya konu edilen husus kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücreti alacağı gibi işçilik alacakları olmadığından tarafların sorumlu oldukları miktar bakımından ayrıca inceleme yapılması gerekmektedir. Yargılama esnasında .... İş Mahkemesinde 2019/... Esas sayılı dosyası fiziken celp edilmiş, davacı ile davalılar arasında akdedilmiş olan hizmet sözleşmeleri, icra dosyası bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosyanın 1 iş hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup bu kapsamda bilirkişi tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle; Dosya kapsamına göre işe davet ihtarının süresinde olup olmadığı, işçinin ihtarda belirtilen gün işe gelip gelmediği tespit edilemediğinden işçinin işe iade davasının ferileri olan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine hak kazandığının kabulü ihtimaline göre hesaplama yapılacaktır. Taktir Sayın Mahkeme'ye aittir. “İşçinin hizmet aktini yüklenici ile imzalamasına rağmen, işyerinin işverene ait olması nedeniyle işçinin işe iadesinin işveren ve yüklenici birlikte gerçekleştirmek zorundadır. İşverinin kabulü olmadan yüklenicinin işçiyi iade etmesi mümkün değildir. Ayrıca İş Mahkemesince işveren ve yüklenici müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır. Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde bu hususu düzenleyen bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu durumda işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işçiye ödenen bedelden tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerekir.” şeklindeki kararlar dikkate alınarak davacının ödenen bedelin yarısından sorumlu olduğunun kabulü ihtimaline göre ayrıca hesaplama yapılmıştır. İcra dosya hesabının incelenmesinde brüt olarak taktir edilen alacak kalemlerinin net gibi takibe konulduğu tespit edilmiştir. Arz edilen kararlar çerçevesinde kesintiler uygulanmaksızın brüt olarak icra takibine konu edilen ve bu şekilde infazı gerçekleştirilen icra dosyasında yer alan toplam tutardan kesintiler uygulanarak ayrıca hesaplama yapılmıştır. İşe iade davasında alınan 25.01.2021 tarihli Bilirkişi Heyet Raporu ile; - Boşta geçen süre ücretinin brüt 15.400 TL, net 11.009,61 TL, - İşe başlatmama tazminatının (4 ay için) brüt 14.380 TL, net 14.270,86 TL olarak hesaplandığı; Bu şekli ile icra takibinde tutarların kesintiler dikkate alınmaksızın brüt talep edilmesi neticesi 11.009,61 + 14.270,86 = 25.280447 TL, toplam faiz tutarının oranlanarak 1.863,28 TL. Olabileceği, değerlendirilerek icra dosyasına toplam 4.831,16 TL ( Harçlar ile dosya hesabından mahiyeti tespit edilemeyen kalemler dikkate alınmamıştır.) fazla yatırılmış olabileceği değerlendirilerek dosya hesabı başlıklı belge ile hesaplanan tutardan tenzil ile 41.761,51-4.831,16 = 36.930,34 TL icra dosya borcu, Sayın Mahkeme tarafından davalıların müştereken yarı yarıya sorumlu olduklarının kabulü halinde 36.930,34/2- 18.465,17 TL. olarak hesaplanmıştır. Sayın Mahkeme tarafından; a. Raporda arz edildiği gibi kesintiler uygulanarak net tutarlar üzerinden hüküm tesis edilecek olması halinde; i. Davacının ödenen tutardan yarı yarıya sorumlu olması halinde davalıların Müşterek sorumlu oldukları tutar 18.465,17 TL, olarak, ii. Davalıların tüm tutardan sorumlu olduklarının kabulü halinde tutar 36.930,34 TL, b. Raporda arz edilen kesintiler uygulanmadan, brüt tutarlar üzerinden hüküm tesisi halinde; i.Davacının ödenen tutardan yarı yarıya sorumlu olması halinde davalıların müşterek sorumlu oldukları tutar 41.761,51/20.880,76 TL olarak, ii. Davalıların tüm tutardan sorumlu olduklarının kabulü halinde tutar (taleple bağlı kalınarak ) 41.679,10 TL. olarak hesaplanmıştır. Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/3853 Esas, 2024/2229 Karar Sayılı, 24.06.2024 Tarihli onama ilamında anılan Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2019/269 Esas, 2020/180 Karar Sayılı, 16.01.2020 Tarihli "Yüklenici işçisinin hizmet aktinin feshi sonrasında işveren ve yüklenici aleyhine açtığı işe iade davasında davanın işçi lehine sonuçlandığı, işe iade edilmeme halinde de bir bedel ödenmesine karar verildiği ve işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işverenin işçiye bu bedeli ödediği anlaşılmaktadır. İşçinin hizmet aktini yüklenici ile imzalamasına rağmen, işyerinin işverene ait olması nedeniyle işçinin işe iadesinin işveren ve yüklenici birlikte gerçekleştirmek zorundadır. İşverinin kabulü olmadan yüklenicinin işçiyi iade etmesi mümkün değildir. Ayrıca İş Mahkemesince işveren ve yüklenici müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır. Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde bu hususu düzenleyen bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu durumda işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işçiye ödenen bedelden tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerekir." şeklindeki gerekçeli ilamı uyarınca somut olayda davacının dava dışı işçiye ödemiş olduğu toplam 41.761,51 TL'nin yarısı olan 20.880,76 TL'yi icra dosyasına ödeme tarihi olan 25.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebileceği kanaatine varılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 20.880,76 TL'nin 25.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının fazlaya dair isteminin reddine, 2-Alınması gerekli olan 1.426,36-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 711,78-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 714,58-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 711,78-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 308,25-TL (başvuru ve vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 818,00-TL, bilirkişi ücreti: 3.000,00-TL olmak üzere toplam: 4.126,25-TL yargılama giderinin davanın %50 kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 2.063,12-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 20.880,76-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ... İnşaat Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 20.880,76-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak alınarak davalı ... İnşaat Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketine verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00-TL'nin %50 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 1.600,00-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, 1.600,00-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/12/2024
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.