İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/353 E. 2025/49 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/353
- Karar No
- 2025/49
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "Kısmen Kabul - Kısmen Red" ESAS NO:2024/353 Esas KARAR NO:2025/49
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ:14/06/2024 KARAR TARİHİ:28/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketlerin, davacı idare tarafından yapılan ihalelerin yüklenicisi olduğunu, davalı şirketlerin ve alt yüklenicilerin, çalıştırdıkları işçilerden dolayı doğan ve davacı idare tarafından ödenmek zorunda kalınan her türlü hak ve alacaktan, ihale sözleşmeleri ve T.B.K. hükümleri doğrultusunda aslen sorumlu olduklarını, dava dışı ...’in alacaklarının tahsili için davacı aleyhine ikame edilen .... İş Mahkemesi’nin ... E., ... K. Sayılı dosyası ile alacaklarının davacı idareden tahsili şeklinde hüküm kurulduğunu, .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, idare tarafından toplam 145.475,71 TL tutarında ödeme yapıldığını ve bu tutarın davalıdan tahsili gerektiğini, dava şartı arabuluculuk sürecinde uzlaşma sağlanamadığını, Kamu İhale Mevzuatı hükümleri ve 4857 s. İş Kanunu gereği, davalı yüklenici firmaların ödenen işçilik alacaklarının tamamından sorumlu olduğunu, Yargıtay kararı gereği, taşeronluk sözleşmelerinde asıl işveren ile alt işveren arasındaki rücu alacaklarında T.B.K.’nın 146. Maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresine uyulması gerektiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 145.475,71-TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi ...’nun 01.01.2019 – 16.01.2018 tarihleri arasında çalıştığını, başkaca müvekkili şirkette hizmetinin bulunmadığını, müvekkili şirketlerin sorumlu tutulamayacağını, işten ayrılırken kendisine kıdem tazminatı ödendiğini, maaş ve mesai alacağı bulunmadığını, işyerinde mesai yapılmadığını, tüm hakların ödendiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İş Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, dava dışı işçi ...’nun SGK hizmet döküm kayıtları, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası, ödeme kayıtları, taraflar arasındaki ihale sözleşmesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlık, .... İş Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında dava dışı işçi lehine karar verilen tazminatın davacı tarafça ödenmesi üzerine ödenen bedelin davalılardan rücuen tahsili istemine yönelik alacak davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalılar arasında düzenlenen Kamu İhale Kanununa tabi sözleşmeler kapsamında davalı şirkette çalışan dava dışı ...'nun işçilik alacaklarının ödenmesi amacıyla .... İş Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile davacı taraf aleyhine açılan davanın kabulüne karar verildiğini, dava dışı işçi tarafından davacı taraf aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, davacı tarafça ödenen 145.475,71 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin 01.09.2016-16.01.2018 tarihlerinde çalıştığını, başkaca hizmetinin bulunmadığını, işten ayrılırken tazminatının ödendiğini, maaş ve mesai alacağının bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 04/06/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İş Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasının incelemesinde; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine işçilik alacaklarından kaynaklı olarak dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda ... Karar sayılı 20/09/2023 tarihli kararı ile kıdem tazminatı istemine yönelik davanın kısmen kabulüne, 11.374,14 TL net kıdem tazminatının iş akdinin fesih tarihi olan 28/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili davacıya ödenmesine, ihbar tazminatı istemine yönelik davanın kısmen kabulüne 6.995,19 TL net olarak hesaplanan net ihbar tazminatının 2.500,00 TL sinin dava tarihi olan 25/07/2018 tarihinden itibaren bakiyesine ıslah tarihi olan 16/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak, yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili davacıya ödenmesine, yıllık izin ücreti istemine yönelik davanın kısmen kabulüne, 4.452,35 TL net yıllık izin alacağının 1.500,00 TL sinin dava tarihi olan 18/12/2017 tarihinden itibaren bakiyesine ıslah tarihi olan 16/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla mesai ücreti istemine yönelik davanın kısmen kabulüne, 21.216,99 TL net hesaplanan fazla mesai alacağından takdiren %30 hakkaniyet indirimi yapılarak hesaplanan 14.851,89 TL net fazla mesai alacağının 6.000,00 TL sinin dava tarihi olan 25/07/2018 tarihinden itibaren, bakiyesine ıslah tarihi olan 16/03/2020 tarihinden işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ulusal bayram genel tatil alacağı istemine yönelik davanın kısmen kabulüne, 1.904,15 TL net hesaplanan ulusal bayram genel tatil alacağından takdiren %30 hakkaniyet indirimi yapılarak tespit olunan 1.332,90 TL net ulusal bayram genel tatil alacağının 1.000,00 TL sinin dava tarihi olan 25/07/2018 tarihinden itibaren, bakiyesine ıslah tarihi olan 16/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hafta tatili ücreti alacağı istemine yönelik davanın kısmen kabulüne , 5.583,42 TL net hesaplanan hafta tatili ücreti alacağından takdiren %30 hakkaniyet indirimi yapılarak tespit olunan 3.908,39 TL net hafta tatili ücreti alacağının 3.000,00 TL sinin dava tarihi olan 25/07/2018 tarihinden itibaren bakiysine ıslah tarihi olan 16/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesinin 09/05/2024 tarihli 2024/289 E. 2024/917 K. Sayılı ilamı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği ve kararın 09/05/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı ... tarafından davalı/borçlu ... aleyhine toplam 111.036,40 TL borcun ödenmesi amacıyla 25/12/2023 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı, icra emrinin tebliğ edildiği ve icra takibinin kesinleştiği, borçlu ... tarafından 25/01/2024 tarihinde 35.003,06 TL, 01/02/2024 tarihinde 92.564,63 TL ödemenin icra dosyasına yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde iş mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi ... ... tarafından 02/12/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; " Taraflar arasındaki yapım işi sözleşmesinin 16.12.2015 tarihinde imzalandığı ve sözleşmenin 9.1.maddesine göre işe başlama tarihinin imza tarihinden itibaren 15 gün içinde yer teslimi ile belirlenmiş olacağının düzenlendiği ve davacının da 01.01.2016 tarihinde sigorta girişinin tam 16.günde gerçekleştirildiği tespit edildiği, dava dışı işçi tarafından .... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucu 11.374,14 TL kıdem tazminatı, 6.995,19 TL ihbar tazminatı, 4.452,35 TL yıllık izin ücreti, 14.851,89 TL fazla mesai ücreti, 1.332,90 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti, 3.908,39 TL hafta tatili ücreti, 17.900,00 TL vekalet ücreti, 2.107,44 TL yargılama giderinin ...’den tahsiline karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, alacaklı işçi tarafından borçlu ... aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatıldığı ve son ödeme tarihi 01.02.2024 olmak üzere takip dosyasına ve bu kapsamda yapılan vergi ödemeleri ile toplam yapılan ödeme tutarının (43.919,50 TL (takip dosyasına) + 92.564,63 TL (takip dosyasına) + 6.272,65 TL (vergi dairesine) + 2.718,93 TL(vergi dairesine)) = 145.475,71 TL tutarında ödeme gerçekleştirildiği, davalıların son yüklenici olmadıkları, dolayısıyla yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatı yönünden sorumluluğunun bulunmadığı, davacının 20.08.2014 - 31/12/2015 tarihleri arasındaki fazla mesai, hafta tatili, ulusal-dini bayram ve genel tatil ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarının tahsili amacıyla .... İş Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyasında açmış olduğu ve verilen kararın istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, .... İş Mahkemesi’ndeki taleplerin ise bu nedenle 01.01.2016 ve sonrası için dava konusu edildiği anlaşılmıştır. Ayrıca yine .... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasındaki fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti talepleri yalnızca davalılar nezdinde geçen çalışma süresi için hesaplandığı, hüküm altına alınan kıdem tazminatı tutarı 11.374,14 TL olup bu tutarın davacı payına düşen miktarının 6.591,53 TL olduğu, dava dışı işçi tarafından ikame edilen dava nedeniyle takip dosyasına ve vergi dairesine yapılan ödeme toplam tutarı 145.475,71 TL olduğuna göre, %62,18 sorumluluk oranına göre 90.457,65 TL olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. 4857 sayılı İş Kanun'unun 2/6 maddesinde, “bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerine sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur" hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da, davacı şirket ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanun'undan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibari ile müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, İşçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsil sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi taraflara ait olduğu konusunda anlaşma yapabilirler. Borçlar Kanunu 167. maddesinde düzenlenen “aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifa da bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırlabileceği de açıkça belirtilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen teknik ve genel şartnamelerin incelemesinde işçi alacaklarından kaynaklı hukuki sorumluluğun yükleniciye ait olduğunun belirtildiği, bu nedenle dava dışı işçinin davalı şirketlerde çalıştığı dönem itibariyle davacının rücu hakkının bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafından dava dışı ...'nun işçilik alacaklarına ilişkin .... İş Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar Sayılı ilamına dayalı olarak dava dışı ... tarafından başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan ödemenin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği, davacı ve davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu ve taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği iç ilişkide dava dışı ...'nun davalılarda çalıştığı dönem itibariyle rücu hakkının bulunduğu anlaşılmakla; dava dışı ...'nun davalılarda 01.01.2016-16.01.2018 tarihleri arasında çalıştığı, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalıların son yüklenici olmadıkları, dolayısıyla yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatı yönünden sorumluluğunun bulunmadığı, iş mahkemesi dosyasında hüküm altına alınan kıdem tazminatı tutarı 11.374,14 TL olup bu tutarın davacı payına düşen miktarının 6.591,53 TL olduğu, dava dışı ... tarafından ikame edilen dava nedeniyle takip dosyasına ve vergi dairesine yapılan ödeme toplam tutarı 145.475,71 TL olup, %62,18 sorumluluk oranına göre rücuen tahsili gereken ödeme miktarının 90.457,65 TL olduğu anlaşılmakla, düzenlenen bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış olup; davacı tarafça davalılar aleyhine açılan rücuen tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacının 90.457,65 TL rücuen tazminat alacağının; 01/02/2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan rücuen tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; davacının 90.457,65 TL rücuen tazminat alacağının; 01/02/2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 6.179,16-TL harçtan daha önceden ödenen 2.484,37-TL peşin harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.694,79-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00-TL'nin kabul red oranına göre 2.362,84-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 1.437,16-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 2.484,37-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.911,97-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 271,00-TL posta giderinden ibaret toplam 6.271,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 3.899,30-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, Dair, davacı yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025
Katip ... e-imzalı*
Hakim ... e-imzalı*