İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/814 E. 2025/5 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/814
- Karar No
- 2025/5
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/814 Esas KARAR NO: 2025/5 DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ: 14/11/2023 KARAR TARİHİ: 08/01/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu ----- müvekkili kurum tarafından kredi kullandırıldığını, diğer davalı--------- ise işbu kredilere müteselsil kefil olduğunu, ticari amaçlı taşıt kredi ve rehin sözleşmesinin müşterek borçlu, müteselsil kefilin sorumluluğunu düzenleyen 12. maddesinde, “İşbu maddede yer alan kefil ibaresi ile sözleşmenin tümünde olduğu gibi, müşterek borçlu, müteselsil kefil anlaşılır. Dolayısıyla da sözleşme kapsamında kefilin yükümlülüklerine de müşterek borçlu müteselsil kefalete ilişkin hükümler uygulanır. İşbu sözleşmenin ekinde yer alan Kefalet Sözleşmesinde kendi el yazılarıyla belirttikleri limite kadar sorumludurlar. Bu sıfatla ------- imzalanan bu sözleşmenin maddelerinin tamamının hakkında/haklarında aynen uygulanacağını kabul ve taahhüt ederler.” denilmekte olduğunu, müvekkili kurum tarafından davalı/borçlu--------- kredi kullandırmak sureti ile sözleşme gereği üzerine düşeni yerine getirildiğini, ancak ne asıl borçlu/davalı şirket ne de davalı müteselsil kefil ----- tarafından borcun taahhüt edildiği gibi ödenmediğini, kredilerin geri ödenmemesi üzerine asıl borçlu/müşteri ----- müteselsil kefilin hesabının kat edildiğini ve tüm borcun muaccel hale geldiğini, Kredinin geri ödenmemesi üzerine ----------- yevmiye numaralı hesap kat ihtarının gerek davalı/asıl borçluya gerekse müteselsil kefile keşide edildiğini, Sözleşmenin kanuni ikametgâh maddesinde, “Müşteri ve kefil, yukarıda sözü edilen hususların yerine getirilmesi için aşağıdaki adreslerini, kanuni ikametgahları olarak gösterdiklerini beyan ve söz konusu yerlere yapılacak tebligatların kendilerine yapılmış sayılacağını ve o yerde bulunmasalar bile tebligatın iade edilmeyip Tebligat Kanunu'nun 21. ve 35. maddelerince kendilerine tebliğ edilmiş sayılacağını kabul ve taahhüt ederler.” denmekte olduğunu, itiraz edilmeyerek İcra ve İflas Kanununun 68/b maddesi hükmüne göre de kesinleşen hesap kat ihtarı neticesinde, tüm alacağın muaccel olmasına rağmen ne davalı borçlu ne de borçlu müteselsil kefilin borcu ödemeye yanaşmadığını, borcun ödenmemesi üzerine; davalı/borçlu ----- hakkında------ sayılı dosyasından menkul rehininin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi, müteselsil kefil ----- hakkında ise “tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla---------- sayılı dosyasından haciz yolu ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalı/borçlular tarafından takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, davalıların bu itirazlarının kötü niyetli olduğunu, tamamen borçtan kurtulmak adına yapılan bir itirazlar olduğunu, bu şekilde beyanda bulunarak borçtan kurtulmaya çalışmalarının da abesle iştigal olduğunu, davalı borçluların borca itiraz etmiş olmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçluların kullandığı kredinin gerek detaylı ödeme planları gerekse hesap hareketleri ile sabit olduğunu, davalı/borçluların, müvekkil kurumdan kredi kullandığı ve kredi borcunu geri ödemediğinin hesap hareketleri ve itiraz edilmeyen hesap kat ihtarı ile sabit olduğunu, davalı şirketin, müvekkili kurumdan ticari kredi kullandığı ve diğer davalı --------- da kullanılan krediye kefil olduğu ve kredi kullanıcı borçlunun kredi borcunu geri ödemediğinin hesap hareketleri ve itiraz edilmeyen hesap kat ihtarı ile sabit olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikteki banka genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu, anılan sözleşmenin 38.1. maddesinde temerrüt faizinin düzenlendiğini, somut olayda temerrüt faizine ilişkin 6098 sayılı TBK'nın 120. maddesinin uygulanamayacağının görülmekte olan buna benzer davalarda Yargıtay tarafından hükme bağlandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 13.maddesinde “İşbu Sözleşme uyarınca elektronik hizmetler, internet, e-posta, telefon, -----, mobil araçlar ve bunlarla sınırlı olmamak üzere sair yollar aracılığıyla ---------- tarafından müşterilerine sunulan/ sunulacak olan her türlü hizmettir. Müşteri, bu kanallardan ----------- güvenlik kurallarına ve işlem adımlarına uymayı, kendisine sağlanan şifre, kullanıcı bilgilerini ve bu nitelikteki kişiye özel bilgileri gizli tutmayı; aksi halde, her türlü zarardan bizzat sorumlu olacağını kabul eder.” hükmünün yer aldığını, haklı ve yasal dayanağı olan müvekkilinin alacağının temini amacı ile başlatılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz edilmesi sebebi ile huzurdaki davayı açmak mecburiyetinde kaldıklarını, müvekkilinin alacağının likit olduğunu, likit bir alacak için yapılan icra takibine yapılan itirazın da haksız olduğunu, Yargıtay ve öğretide oybirliği ile varılan görüşe göre: miktarı belirli, borçlu tarafından bilinmesi mümkün olan borç için yapılan takibe itiraz edilmesi halinde, itirazın iptali ile birlikte alacaklı lehine inkâr tazminatına da hükmedilmesi gerekeceğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, davalı borçlu------ esas sayılı dosyasından yapılan itirazın, 572.535,49 TL asıl alacak, 82.196,39 TL işlemiş faiz, 4.109,82 TL BSMV, 409,10 TL masraf olmak üzere toplam 659.250,80 TL üzerinden itirazın iptaline, 572.535,49 TL tutarındaki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %37,62 temerrüt faizi ve % 5 BSMV üzerinden yapılan takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, söz konusu davanın ikame edilmesi sebebiyle sarf edilen tüm yargılama giderleri ve hak edilen vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine, davalı borçlu----------- esas sayılı dosyasından yapılan itirazın, 572.535,49 TL asıl alacak, 84.256,71 TL işlemiş faiz, 4.218,25 TL BSMV, 409,10 TL masraf olmak üzere toplam 661.419,55 TL üzerinden itirazın iptaline, ----- tutarındaki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek % 37,62 temerrüt faizi ve %5 BSMV üzerinden yapılan takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, söz konusu davanın ikame edilmesi sebebiyle sarf edilen tüm yargılama giderleri ve hak edilen vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılara dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş davalılarca cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Celp edilen-----sayılı takip dosyasının celp olunarak yapılan incelemesinde; davacı temlik eden tarafından davalı - asıl borçlu---- Aleyhine aleyhine------sayılı dosyasından ---------hakkında başlatılan icra takibi ile irtibatlı olup tahsilde tekerrür olmamak ve Türk Borçlar Kanunu'nun 100. Maddesi gereğince kısmi öemeler öncelikle işlemiş faiz, masraf ve borcun ferilerine mahsup edilmek kaydıyla, 572.535,49 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık 37,62 oranından işleyecek temerrüt faizi, icra giderleri ile vekalet ücreti ile birlikte tahsili talebiyle" toplam 659.250,80 TL için, alacaklıya rehinli olan (----- menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı görülmüştür.Celp edilen------sayılı takip dosyasının celp olunarak yapılan incelemesinde; borcun ödenmemesi üzerine, davacı------ tarafından, davalı - müteselsil kefil------------sayılı dosyası ile ------ esas sayılı dosyasından--------- hakkında başlatılan icra takibi ile irtibatlı olup, tahsilde tekerrür olmamak ve TBK 100. maddesi gereğince kısmi ödemeler öncelikle işlemiş faiz, masraf ve borcun ferilerine mahsup edilmek kaydıyla, 572.535,49 TL asıl alacak tutarına, takip tarihinden itibaren, yıllık 37,62 oranından işleyecek temerrüt faizi, icra giderleri ile vekalet ücreti ile birlikte tahsili talebiyle” toplam 661.419,55 TL için, ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davanın, İİK'nun 67. Madde gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davacı bankanın davalı şirkete kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırdığı, davalının da kefil ve müşterek borçlu sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığı, davacının bankanın şirkete ve kefile karşı icra takibinde bulunduğu, takibin süresi içinde yapılan itiraz ile durduğu, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, taraflar arasında kredi sözleşmesi yönünden bir ihtilafın bulunmadığı; uyuşmazlığın, takip konusu alacağın doğup doğmadığı, takibe konu faizin sözleşmeye uygun olup olmadığı, kefalet sözleşmesinin geçersiz olup olmadığı ve kefalet sözleşmesi geçerli kabul edilirse o takdirde de davacı bankanın takip anında alacağın miktarı hususunda toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 05/09/2024 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; a) Davacı ------------numaralı taksitli ticari araç kredisinden kaynaklanmış; 572.535,49 TL asıl alacak, 82.196,39 TL işlemiş faiz, 4.109,82 TL BSMV ve 409,10 TL ihtarname noter masrafı olmak üzere; toplam 659.250,80 TL alacağının olduğu, davacının, “takip tarihi itibariyle” hesaplanan alacağı------; asıl alacak 572.535,49 TL, 82.196,39 TL işlemiş faiz, BSMV (%5) 4.109,82 TL , 409,10 TL masraf olmak üzere toplam 659.250,80; Davacının, “icra ödeme emrinde yazılı” alacak talebi - ------asıl alacak 572.535,49 TL, işlemiş faiz 82.196,39 TL, BSMV (%5) 4.109,82 TL, 409,10 TL masraf olmak üzere toplam 659.250,80 TL; davacı----, davalı - müteselsil kefil------takip tarihi itibariyle, ------- numaralı taksitli ticari araç kredisinden kaynaklanmış; 572.535,49 TL asıl alacak, 84.256,71 TL işlemiş faiz, 4.218,25 TL BSMV ve 409,10 TL ihtarname noter masrafı olmak üzere; toplam 661.419,55 TL alacağının olduğu, davacının, “takip tarihi itibariyle” hesaplanan alacağı - --------; asıl alacak 572.535,49 TL, 84.256,71 TL işlemiş faiz, 4.218,52 TL BSMV 8%5), 409,10 TL masraf olmak üzere toplam 661.419,55 TL; davacının, “icra ödeme emrinde yazılı” alacak talebi - -------- 572.535,49 TL asıl alacak, 84.25671 TL işlemiş faiz, 4.218,25 TL BSMV (%5), 409,10 TL masraf olmak üzere toplam 661.419,55 TL ; davacının hesaplanan alacağının taraflar arasında imzalanan Ticari Kredi Sözleşmesi'nin kapsamına uygun olduğu ve Ticari Kredi Sözleşmesi'nin 13. maddesi uyarınca dosyaya sunulan ----- kayıtlarının incelenmesi suretiyle tespit edildiği, tahsilde tekerrür oluşturmamak ve Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca; takip tarihinden sonra yapılabilecek tahsilatların öncelikle faiz ve ferilerine mahsubu sağlanmak kaydıyla, ------ numaralı taksitli ticari araç kredisinden kaynaklanmış, 572.535,49 TL asıl alacak tutarına, yıllık % 37,40 faiz oranı üzerinden, takip tarihinden itibaren, asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle, takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği; sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Kredi sözleşmesinde, bu sözleşmeden kaynaklı ihtilaflarda banka kayıtlarının esas alınacağı düzenlenmiş olup, bu düzenleme delil sözleşmesi niteliğindedir, tarafları bağlar. Elbette, davalıların bu kredi gereğince yaptığı ancak takibe konu edilen ödemeler varsa, belgelerini ibraz etmek suretiyle bu hususu ispatlayabilirler, bu ödemelerin banka kayıtlarında yer almaması, banka lehine değerlendirilemez, borçtan mahsubu gerekir. Ancak dosyamızda herhangi bir ödeme iddia edilmiş ya da ispatlanmış değildir. Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman banka bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişi raporu gerekçeleriyle ve hesaplama şekliyle mahkememizce denetlenmiş olup; kabule şayan bilirkişi raporunda; davalı şirketin kredi kullanan olarak diğer davalıların ise müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumlu olacağı kredi borcunun ödenmediği, bu sebeple banka tarafından hesabın kat edildiği, kat ihtarının davalılara tebliğ edildiği; sonuç alınamayınca icra takibi başlatıldığı belirlenmiş; hesabın kat edildiği tarihteki asıl alacağın davalıların temerrüte düştüğü kat ihtarının tebliğ tarihine kadar akdi faiz uygulanıp temerrüt tarihiyle ödenmeyen ve muaccel hale gelen alacağa eklenmek suretiyle asıl alacağın bulunduğu; asıl alacağa takip tarihine kadar da sözleşmesel temerrüt faizinin ve BSMV'sinin uygulandığı; bu şekilde davacı bankanın alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizce kabule şayan bulunan bilirkişi raporundaki bu tespitler çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmiş, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talep ettiği, banka kredilerinden doğan alacağın likit olduğu, mahkememizce hüküm altına alınan asıl alacağa yönelik itirazında haksız olduğu nazara alınarak davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-DAVANIN KABULÜNE, 2-Davalı------ sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 3-Davalı ----------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 4-Asıl alacak olan 572.535,49 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Bu iki icra dosyasının birbiri ile tahsilde tekerrür ettirilmemesine, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 45.181,57 TL harçtan peşin alınan 4.692,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 40.489,52 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 8-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ile 4.692,05 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.961,90 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 500,75 TL olmak üzere toplam 5.500,75 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca kabul edilen dava yönünden 103.212,93 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 12-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup anlatıldı. 08/01/2025