İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/802 E. 2025/17 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/802
- Karar No
- 2025/17
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/802 KARAR NO : 2025/17
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/12/2023 KARAR TARİHİ : 14/01/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gecikmesi halinde telafisi imkansız zararlar doğacağından ve ... Tarihi itibariyle Menfi Tespit davalarının Dava Şartı zorunlu arabuluculuğa tabi olması sebebiyle Davalı şirkete Hatır çeki olarak ve teminaten verilen Keşide Yeri ..., Çek No: ..., ... vade tarihli ... TL bedelli, ...-... Şubesine ait çek nedeni ile müvekkil şirketin davalı şirkete borcu bulunmadığından, bu aşamada gecikmesinde telefisi imkansız zararlar doğacağından dolayı tarafımızca öncelikle Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası ile ... tarihinde ödeme yasağı konulması için dava açıldığını, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesince 05/04/2023 tarihinde resmi gazetede yayımlanan 7445 nolu İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesinde yapılan değişiklikle menfi tespit davaları arabuluculuk başvuru şartına tabi tutulmuş olup ilgili değişiklik 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla bu tarihten sonra açılan menfi tespit davaları arabuluculuk başvuru şartına tabi olduğundan davadan evvel tedbir talebinde, talep edenin hukuki yararının bulunduğu değerlendirilmiştir. Dava konusu Keşide yeri ..., ... nolu, ... tarihli, .../... şubesine ait, ... TL çek bedelinin takdiren %15 tutarında belirlenen ... TL nakdi veya kesin sınırlamasız süresiz teminat mektubu sunulması halinde HMK'nın 389 . Maddesi uyarınca çekin karşı taraça ibrazı halinde ödenmemesine, ayrıca İİK 72/2 maddesi uyarınca çeke dayalı karşı tarafça girişilecek takiplerin durdurulmasına karar verildiğini, taraflarınca ... tarihinde ... TL teminat miktarı mahkeme veznesine yatırıldığını, taraflarına ayrıca Arabuluculuk sürecinin bittiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davanın açılmaması veya dava açıldığına ilişkin belgenin dosyaya ibraz edilmesi halinde tedbirin kendiliğinden kalkacağının ihtar edildiğini, arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ve sürecin ... tarihinde tarafların görüşme sonunda anlaşamaması sonucuyla sona erdiğini, gelinen durum itibariyle Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasında yer alan teminatları esas alınarak mahkemece dava konusu çekin 3.kişilere devrinin önlenmesi, bankaya ibrazı halinde ödenmemesi ve icra takibine konu edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve/veya Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Değişik İş sayılı dosyasından verilen tedbir kararının yargılamanın sonuna ve hüküm kesinleşinceye kadar devamının sağlanmasının öncelikli ve ivedi olarak sayın mahkemeden talep edildiğini, Müvekkili şirketçe davalı şirkete Keşide Yeri ..., Çek No: ..., ... vade tarihli ... TL bedelli, ...-... Şubesine ait çekin davalı şirkete teslim edildiğini, Davalı şirkete verilen bu çekin hatır çeki olarak verildiğini, çekin bedelsiz olduğunu, bu süreçte müvekkilinin davalı şirkete daha önceki ticari ilişkileri sebebi ile güvendiğini, ancak gelinen aşamada hatır çeki olarak ve teminaten verilen yukarıda bilgileri sayılı çekin müvekkili şirkete teslim edilmediğini, bu nedenle davalı şirkete Hatır çeki olarak ve teminaten verilen Keşide Yeri ..., Çek No: ..., ... vade tarihli ... TL bedelli, ...-... Şubesine ait çek nedeni ile müvekkil şirketin davalı şirkete borcu bulunmadığından, bu aşamada gecikmesinde telafisi imkansız zararlar doğacağından dolayı öncelikle Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası ile ... tarihinde ödeme yasağı konulması için dava açıldığını, gelinen aşamada ise taraflarınca Antalya Arabuluculuk Bürosuna dava konusu çeke ilişkin borçlu olmadığımızın tespitine ilişkin arabuluculuk başvurusu yapıldığını .../... numarası ile yapılan başvuru sonucu taraflar arasında ... anlaşma sağlanamadığını, dava dilekçemiz ekinde e imzalı tutanak aslı sunulduğunu, yukarıda da izah edildiği üzere da dava konusu çek davalı ile müvekkil arasında öncesine dayanan hatır sebebi ile karşılığı olmayan hatır çeki verdiğini, iş bu çekin fatura veyahut herhangi bir karşılığı da bulunmamakta ticari defterlerde de karşılığı bulunmadığını, yukarıda arz ettiğimi üzere, her türlü fazlaya dair hukuki hakları saklı kalmak kaydı ile Keşide Yeri ..., Çek No: ..., ... vade tarihli ... TL bedelli, ...-... Şubesine ait çek nedeni ile herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini, yine Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası ile Arabuluculuk sürecinin bittiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davanın açılmaması veya dava açıldığına ilişkin belgenin dosyaya ibraz edilmesi halinde tedbirin kendiliğinden kalkacağı dikkate alınarak Değişik İş Dosyasında Yer Alan Teminatımız Esas Alınarak Sayın Mahkemece dava konusu çekin 3.kişilere devrinin önlenmesi, Bankaya ibrazı halinde ödenmemesi ve icra takibine konu edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve/veya Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Değişik İş sayılı dosyasından verilen tedbir kararının yargılamanın sonuna ve hüküm kesinleşinceye kadar devamının sağlanması amacıyla sayın hakimliğinize iş bu müracaatın zorunlu olduğunu belirterek, davanın kabulü ile müvekkili şirketin Keşide Yeri ..., Çek No: ..., ... vade tarihli ... TL bedelli, ...-... Şubesine ait çek hakkında borçlu olmadığının tespitine, karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. CEVAP :Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; İİK'nun 72. Maddesi gereği menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememizce dosyamız mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek tarafların ticari defterlerinin incelenmesi istenilmiş, Mali müşavir bilirkişi ... tarihli raporunda sonuç olarak; "-Davacı ...'nin ... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numarasında kayıtlı kurumlar vergisi mükellefi olduğu, -Davacı şirketin tarafıma incelemeye ibraz edilen 2023 yılı ticari defter kayıtlarını ... Seri No lu Elektronik Defter Tutma Genel Tebliğ uyarınca elektronik ortamda (e-Defter) tuttuğu, bu hususla ilgili Mali Mühür, E İmza, Berat ve Elektronik Sisteme sahip olduğu, -Davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin TTK’na göre usulüne uygun tutulduğu, takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere sahibi lehine delil olma niteliğini taşıdığı, -Davacı şirktin tarafıma incelemeye ibraz edilen ticari defter kayıtlarında Davacı tarafça Davalı adına düzenlenen Keşide Yeri ..., Çek No: ..., ... vade tarihli ...-... Şubesine ait ... TL bedelli çekin Davacının 2023 yılı ticari defter kayıtlarında yer almadığı, -Davacının 2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasında bu çeke veya bu çek bedeline sirayet eden herhangi bir ticari ilişki veya herhangi bir borç alacak kaydı yer almadığı, Davacı tarafça Davalı taraftan bu çek karşılığı alınmış herhangi bir ticari mal veya hizmet faturası yer almadığı, -Davalı ... ... KUrumlar Vergi Dairesinde ... vergi kimlik numarasında kayıtlı iken vergisel yükümlülüklerini yerine getirmediği, biline adreslerinde bulunamadığı, gayri faal olduğundan dolayı vergi dairesi tarafından ... tarihi itibariyle Resen Terk işlemi yapıldığı, -İnceleme esnasında Davalı ...'nin muhasebecisininde Davacı şirketin mali müşaviri ... olduğu inceleme esnasında öğrenilmiş olmakla, Davalının muhasebecide yer alan bilgisayar sisteminde yer alan ticari defter kayıtlarında yapılan kontrolde dava konusu çekin Davalının ticari defter kayıtlarında da yer almadığı tespit edildiği, -Takdiri ve değerlendirilmesi yüce Mahkemenize ait olmak üzere Davacının ticari defter kayıtlarından çıkarılan sonuca göre dava konusu çekin herhangi bir ticari ilişki veya alacak verecek hususuna dayanmayan hatır çeki diye tabir edilen çeklerden olduğu anlaşıldığı, " şeklinde görüş bildirdiği anlaşılmıştır. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B. İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, davalının dayandığı hukuki ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Davalı alacaklı varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiden kendi lehine çıkar sağlamak durumunda olduğundan, bu ilişkinin varlığının borçlu tarafından inkar edilmesi halinde, ilişkinin mevcudiyetini ispat etmek davalı alacaklıya düşer. Fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer . YARGITAY 11 HD'nin, 30.05.2013 tarih, 2013/6570 Esas, 2013/11263 Karar sayılı ilamında "Mahkemece, davanın hatır senedi ile verildiği ileri sürülen çekten dolayı menfi tespit istemine ilişkin bulunduğu, kural olarak bu iddianın yazılı ve kesin kanıtla ispat edilmesinin mümkün olduğu, gerek ticari defterler gerekse çek metninde anılan çekin hatır çeki olarak verildiğine dair kayıt bulunmadığı, davacının yemin deliline da dayanmadığı, iddianın yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin ... tarihli kararı ile onanmıştır. Davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir." şeklinde karar verildiği görülmektedir. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; ...-... Şubesine ait Keşide Yeri ..., ... nolu, ... vade tarihli ... TL bedelli çek nedeniyle davacı borçlunun iş bu menfi tespit davasını açarak davaya konu çekin borç ilişkisine dayanmadığı, hatır çeki olduğunu ileri sürdüğü, dava konusu çekin yasal unsurlarını taşıdığı, çekin kambiyo vasfında olduğu, davacı tarafın davaya konu çeki davalıya hatır çeki olarak verildiği, temel borç ilişkisini kapsamadığını ileri sürmüş ise de; çekin sebepten mücerret ve ödeme aracı olması karşısında, çeke karşı ileri sürülen hatır çeki ve bedelsizlik iddasının yazılı veya kesin delille davacı tarafça ispatı gerektiği, dava konusu çekin tarafların ticari defter ve belgelerinde yer almadığı, davacının iddialarını yazılı delil ile ispatlayamadığı ve davacının mahkememizce hatırlatılmasına rağmen yemin deliline de başvurmadığı, bu itibarla davanın subut bulmadığı gerekçesiyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken ...-TL harcın peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan ...-TL harcın karar kesinleştikten sonra istek halinde davacılara İADESİNE, 3-Davacının yaptığı masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden kabul ve red oranı gözetilerek ...-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ...'ün yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2025
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza