İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/80 E. 2024/743 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/80
- Karar No
- 2024/743
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/80 KARAR NO : 2024/743 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 27/01/2023 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 27/01/2023 tarihli dava dilekçesinde; davacının davalı şirketin %30 oranında hissedarı olduğunu, şirketin %70 hissesinin davacının ağabeyi olan ...'na ait olduğunu, davacının davalı şirkette olduğu 15/09/2022 tarihinde şirket hesapları ile ilgili bilgi almak istediğinde diğer ortak tarafından hesap soramazsın çıkışı ile darp edildiğini, söz konusu eylemle ilgili cezai soruşturmanın devam ettiğini, dosya numarasının bildirileceğini, davacı tarafça ortaklık ilişkisinin yürütülmesinin imkansızlığı göz önüne alınarak İzmir... Noterliği ' nin 21/09/2022 tarih...yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek şirket ortaklığından çıkma iradesinin davacı hissesinin diğer hakim ortağa devretme iradesinin ihtar edildiği ve şirketin öz varlığının belirlenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin bu yönde işlem yapmadığını, davacının müdürlük yetkisinin kısıtlanması önünde karar aldığı ancak diğer hakim ortağın da ortaklık ilişkisinin sürdürülmesinin imkansızlığını kabul ve beyan ettiğini, diğer hissedarın cevabi ihtarında şahsi ve ailesi adına satın alınan taşınmazların kar payı ile satın alındığı ve şirket öz varlığına dahil olmadığını beyan ettiği, davacının ilk defa bu ihtarname ile davalı şirketin kar dağıtımı yaptığını öğrendiğini, davacının bu cevabi ihtardan sonra 15/09/2022 günü hesaplar ile ilgili bilgi istediğinde neden darp edildiğini anladığını, zira şirketin kar payı adı altında yada başka bir isimde davacıya hiç bir ödeme yapmamış iken diğer hissedarın şu andaki değeri 1.000.000,00 TL civarındaki taşınmazları kar payı ile satın aldığını beyan ettiğini, davacının hesap sormasının diğer hissedarı saldırgan duruma getirdiğini, davacının şirket müdürü olsa da akrabalık ilişkisi ve hakim ortağın davacının ağabeyi olması gibi nedenlerle fiilen şirket müdürlüğü görevini yapamadığını, hakim ortağın şirket yönetimini ele geçirdiğini, şirket varlığı ve kasasını kendi öz varlığı ve kasası gibi kullandığını, şahsi kredi kartlarını şirket kasasından ödediği yada şirket kartlarını doğrudan kişisel harcamalarda kullandığını, diğer ortağın aile fertlerinin de şahsi ödemelerinin şirket hesabından yapıldığını, bu hususların şirket hesaplarının incelenmesi sonucu sabit olacağını, şirketin vergi borcu ve SGK borcunun ödenmediği hatta şirketin hakim ortağa haksız olarak borçlandırıldığını, şirket hesapları ve hakim ortağın satın aldığı taşınmaz ve araç kayıtları incelendiğinde şirketin kasasının boşaltıldığının görüleceğini, hakim ortağın Güzelbahçe' de kendisinin ve ailesinin ikameti için aldığı villa bedelinin şirket kasasından ödendiği yine Bodrum ilçesinde de taşınmaz aldığını, hakim ortağın şirketten aldığı meblağları keyfi olarak kar dağıtımı olarak isimlendirdiği oysa kar dağıtım yönünde alınan bir karar bulunmadığını, davacının alınan araçların yada taşınmazların şirket adına alınmadığını öğrendiğinde bunun gerekçesini satın aldığı taşınmazları esasen şirket adına aldığını, tedbiren tapu kaydının farklı yapıldığı şeklinde beyan ettiğini, davacının ayrılma iradesini bildirince de bu beyanından döndüğünü, limited şirkette ortakların birbirleri ile ilgili ilişkilerde anonim şirketlerden farklı olarak sadece sermaye değil aynı zamanda ortakların kişisel ilişkilerinin de etken olduğunu, tarafların kardeş olmalarının davalı şirkette kişisel ilişkileri daha da etken kıldığını, yaşanan olay nedeniyle taraflar arasında meydana gelen derin uyuşmazlıkların çözülerek ortaklık ilişkisinin devamının mümkün olmadığını, davacının haklı sebeple ortaklıktan çıkmak istediğini, fiilen ortaklık ilişkisinin bittiğini, darp olayından sonra davacının şirketten fiilen ayrıldığını, davalı şirketin hakim ortağı olan hissedarın davacı tarafa kar payı, rüçhan hakkı, dönem faizi gibi ortaklıktan kaynaklı mali hakların hiçbirini kullandırmadığını, TTK 638/2 maddesinde "Her ortak haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." düzenlemesinin bulunduğunu, bu kapsamda mahkemece tedbir kararı verilerek davalı şirkete denetçi atanarak denetimin yapılması, bilançoların gerçeğe uygun olup olmadığının denetlenmesi, şirket yönetimi yahut şirket mal varlığı hakkında (kayyum atanması-mal varlığı üzerine tedbir konulması gibi) diğer tedbir ve önlemlerin alınarak davacının mali haklarının mahkemece korunması talepleri bulunduğunu, davacının haklı sebeple ortaklıktan çıkmasına ve esas sermaye palının gerçek değerinin hesaplanarak ayrılma akçesinin ödenmesi gerektiği yine ortakların kay payının hesaplanması, diğer ortağın aldığı kar payının ve davacıya ödenmesi gereken ancak ödenmeyen kar payının hesaplanması, hakim ortağın aldığı haksız kar paylarının tespit edilerek hesaplanması ve iadesinin sağlanması, davacının ayrılma akçesi ve kar payı ödeninceye kadar şirkete denetçinin denetime devam etmesi, davacının ayrılma akçesi ödeninceye kadar yapılacak işlemlerde davacının da onayının alınmasına ilişkin tedbir kararı verilmesini istediklerini belirtmiş ,davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilerek, öncelikle tedbir kararı verilmesi ve davalı şirkete denetçi atanmasına ve davacının haklarını korumaya yönelik idari ve mali olarak kayyım ataması da dahil olmak üzere tüm tedbirlerin alınmasına, yargılama sonunda davacının davalı şirketten haklı olarak çıkmasına, davacının ayrılma akçesinin tespit edilerek davacıya ticari faizi ile birlikte ödenmesine, davacının ödenmeyen kar paylarının hesaplanarak ticari faizi ile birlikte ödenmesine, davacının ayrılma akçesinin tespiti ve ayrılma akçesinin ödenmesine kadar davalı şirkette denetçinin görevine devam etmesine, davacının ayrılma akçesinin ödenmesine kadar yapılacak işlemlerde onayının alınmasına, ...'nun aldığı haksız kar paylarının yada haksız aldığı tüm bedellerin tespit edilerek gecikme tazminatı ve ticari faizi ile hesaplanmasına ve iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili Mahkememize verdiği 23/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde; davacının idddia ettiği gibi şirketteki ortaklık payının % 70 - % 30 şeklinde olmayıp; şirket yönetim kurulunun 23.07.2008 tarih ...sayılı kararı ile şirkette sermaye artırımına gidildiğini, bu karar ile yeni sermaye durumuna göre şirketin sermayesi 12.000 pay kabul edilerek, bu paylardan 9200 adedinin ... ‘na, kalan 2800 payın ise davacıya ait olacağının kararlaştırıldığı ve bu hususun ticaret sicilde tescil ettirilerek, ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, davacının iddia ettiği gibi 15.09.2022 tarihinde şirket ortakları arasında vuku bulan nahoş hadisenin, davacının şirketin diğer ortağı olan ... 'ndan kar payı ödemesi istemesi değil, şirketin özellikle kamusal borçlarının ödenmesi amacıyla satışı gerçekleştirilen bir aracın satış bedelinden dolayı kendi payımdır diyerek 50 bin lira istemesi, bu tutarın kendisine verilemeyeceğinin, bu aracın satışının şirketin borçlarının ödenmesi nedeniyle yapıldığının hatta borçlara yetmeyeceğinin söylenmesi üzerine de davacının ... 'na ana avrat namus gözetmeksizin galiz küfürler etmesinden kaynaklı olarak ortaya çıktığını, davacı yanca İzmir ... Noterliği kanalıyla ilk olarak 21.09.2022 tarihinde... yevmiye numarası ile keşide olunan ihtarnamede sadece bu olaydan bahsedildiğini, olayın çıkış nedeni olarak ortaklık kar payının istenmesinden bahsedilmediğini, bu ihtarnameye cevap olarak dava dışı ... tarafından davacı yana cevaben İzmir ... Noterliği kanalıyla 30.09.2022 tarihinde... yevmiye no ile keşide olunan ihtarnamede, iddia edildiği gibi ... 'nun şirketin mal varlığı ile kendisine veya yakınlarına menfaat temin etmediğini, iddia edildiği gibi kendi mal varlığını şirketin paraları ile almadığını, ama tabi ki uzun yıllardan beri bir şirketin ortağı olup ticaret ile uğraşan bir kişi olarak şirketin kar elde ettiği yıllarda kar payları almak suretiyle mal varlığı edindiğinin beyan edildiğini, ihtarnamede yazılan cümlenin "Bilindiği üzere şirket denilen varlık, bir veya birden fazla kişi tarafından kar elde etmek amacıyla kurulan bir tüzel kişiliktir. Tabi ki amaç bu şirketin kar elde etmesi için çalışmak ve elde edilen kar paylarının her mali yılın sonunda ortaklar arasında pay edilmesidir. Tarafınızca da çok iyi bilinmektedir ki, şirket son iki yıldır zarar etmektedir. Şirketin mali yılı kar ile kapattığı yıllarda da ortaklar arasında pay payı dağıtımları yapılmış ve ortaklar birbirlerini ibra etmişlerdir." şeklinde olduğunu, davacı yan, dava dışı ... 'nun bu beyanları üzerine İzmir... Noterliği kanalıyla, dava dilekçesinde de bahsi geçen 18.10.2022 tarih... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bu kez biz kar payı almadık, sen nasıl aldın demeye başladığını, aynı beyanları dava dilekçelerinde de tekrar ettiğini, davacının kendisi adına olan davalı tarafça bilinen Özdere'deki yazlığını, Narlıdere'de ikamet etmekte olduğu lüks konutu, Menderes İTOP Organize Sanayi'de bulunan fabrika binası, kızı... adına almış olduğu bir adet konutu ve davalı tarafça bilinemeyen başkaca mal varlıklarını nasıl elde ettiğinin sorulmasının gerektiğini, söz konusu mal varlığının davalı şirketten elde edilen kazançlar ile ilgili olması gerektiğini, davacı tarafça şirket ortaklarının aktif ve pasif tüm mal varlıklarının celbinin delil olarak talep edildiği , bunların dışında davacının ve aile bireylerinin adlarına kayıtlı olan davalı tarafça bilinen...w 5.20 otomobil, ... ... otomobil,... otomobil, ... bettle otomobilin nasıl satın alındığının sorulması gerektiğini, davalı şirketin ortakları olan her iki kardeşin de uzun yıllardır şirket üzerinden kazançlar elde ettiğini, şirketin kar ettiği yıllarda elde edilen karların bölüşüldüğünü, zarar eden yılların akabinde elde edilen karlar olur ise bu karların şirket mal varlığına, bilanço aktifine dahil edildiğini, her mali yılın sonunda şirket ortaklarının birbirlerini ibra ettiklerini, davacının bunları yapmış olmasına rağmen, sanki kendisi hiçbir şeyden haberdar değilmiş gibi, şirket borçlandırılmış, SGK ve vergi borçları şeklinde borçlandırılmış gibi, sanki kötü niyetli olarak hareket edilmiş izlenimi verilmesinin kesinlikle kabul edilmediğini, davacının bu yöndeki iddialarına yönelik olarak tüm bu hususların şirketin mali kayıtları ile sabit olduğu ve işlemlerin şirket ana sözleşmesine göre gerçekleştirildiğini, davacının dava dilekçesinde iddia ve delil olarak keşide etmiş olduğu iki adet ihtarnameye dayandığını, ihtarnamelerin yasal muhatabının davalı şirket olmayıp, dava dışı şirketin diğer ortağı ... olduğunu, bahsi geçen ihtarnamelere dayanarak, sanki dava dışı ... 'na hitaben iddia bulunuluyormuş gibi, davalı şirket aleyhine iddiada bulunulmasının da bir başka garabet olduğunu, davalı şirketin bir tüzel kişilik olduğunu, bir tüzel kişiliği de hukuk kuralları, mevzuat ve şirket ana sözleşmesinde yazılı hususlar çerçevesinde ortaklar tarafından belirlenen kişi veya kişilerin yöneteceğini, davacının sanki kendisi de yakın zamana kadar şirket ortağı ve münferiden şirketi yöneten kişi değilmiş, sanki yıllar boyunca şirketin dışında bırakılmış, şirkette hiçbir bilgi ve belgeye ulaşamamış, ulaşmaya çalışmış da engellenmiş gibi beyanlarda bulunmakta, bu yönde bir izlenim uyandırmaya çalışmakta ise de, bu hususların hiçbirisinin kabul edilmediğini, davacının 22.12.2022 tarihli genel kurul kararı ile şirket müdürlüğünden alınmasının nedenlerinden birisinin şirket ortakları arasında 15.09.2022 tarihinde vuku bulan mezkur olay sonrasında davacının oğlu ve davalı şirketin SGK lı işçisi ... ' nun işe gelmediğini, davalı şirket tarafından kendisine Torbalı... Noterliği kanalıyla 29.09.2022 tarihinde 16.09.2022 tarihinden itibaren izin almaksızın ve mazeret bildirmeksizin işe gelmediğini, işe gelmeme gerekçesini ve varsa yasal mazeretini 3 gün içinde bildirmesi, aksi takdirde iş akdinin haklı gerekçeler ile fesih edilmesinin ihtar olunduğunu, ... ' nun vekili kanalıyla 18.10.2022 tarihinde İzmir ... Noterliği kanalıyla ...yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile, yaşanan olaydan sonra şirket müdürü ve ortağı bulunan babası ... 'nun tedavisi ile ilgilenmek zorunda kaldığını, bunu da şirketin müdürü ve ortağı olan babası ... 'nun isteği ve talimatı ile yaptığını, bu nedenlerle müvekkili şirketin kötü niyetli hareket ettiğini beyan ve iddia ettiğini, söz konusu mazeretlerin yasal olmadığını ayrıca davacının bu olaydan sonra şirkete gelmemesi ve şirket ortaklığını sona erdirmek amacıyla ihtarname keşide etmesinden sonra davalı şirketin yıllardan beri çalıştığı şahıs ve şirketler ile yaptığı görüşmelerde davacının şirket ismini kullanmak suretiyle yine şirketin insan kaynağı ve teknik ekipmanlarını kullanmak suretiyle haricen işler aldığı, bunlardan elde ettiği gelirleri şirkete fatura ettirmeyerek kendisi veya oğlu ... üzerinden tahsil ettiğinin öğrenildiği yine şirketin aynı zaman bakım, tamir gibi servis hizmeti verdiği şirketlere verilen hizmetler karşılığında alınan gelirlerin de fatura edilmeyerek davacı tarafından şahsı adına tahsil edildiğinin tespit edildiğini, bu hususların tanık beyanlarıyla ispat olunacağını, diğer yandan davacının bu olaydan sonra hiç vakit kaybetmeyerek, halen şirket ortağı ve 22.12.2022 tarihinde şirket müdürü olmasına rağmen oğlu ... adına Balçova Vergi Dairesinin...vergi sicil numarasında kayıtla Tolga Soğutma adı altında bir iş yeri açtığını, bu iş yeri üzerinden davalı şirketin müşterilerine ulaşmak suretiyle şirketin işlerini aldıklarını, bu yolla da şirketi zarara uğrattıkları ve halen uğratmaya devam ettiklerinin de öğrenildiğini, bu hususların da ilgili vergi dairesinden sorulmak suretiyle tevsik edileceği gibi, tahkikat aşamasında dinletilecek tanık beyanları ile ispat olunacağını, davacının şirket ortakları arasında 15.09.2022 tarihinden çok çok önce de şirketin iştigal alanında oğlu ... ile birlikte bunları yapması, akabinde 15.09.2022 tarihinde davacının tahriki ile gerçekleşen mezkur olay, akabinde şirket ortaklığından ayrılmak adına ihtarlar keşide ederek, akabinde bu davayı açması ve hemen çok kısa zaman geçmeden, üstelik davalı şirket çalışanı olan oğlu adına aynı işle iştigal eden bir işletme açarak, güya tedavi sürecinde kendisine bakması için oğlunu görevlendirmek adı altında bunları yapması üzerine davalı şirketin de kendisini korumak adına derhal genel kurulu topladığını, şirkette hakim ortak durumunda olan ... 'nun kararı ile davacının şirket ortaklığına son verdiği hatta yine ortak olmayan müdür kendi oğlunun da müdürlüğünü sona erdirdiği ve tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atadığını, davalı şirketin hakim ortağı durumunda bulunan ... 'nun amacı şirketin mal varlığını kaçırmak, eksiltmek olsaydı dava açılana kadar tüm bunları yapabileceği ancak böyle bir durumun söz konusu olmadığını, her ne kadar şirket ana sözleşmesinde TTK 'nun 613 ve 626 maddeleri ile belirlenen davacının güven sarsıcı, sadakat yükümlülüğünü ihlal eden ve en önemlisi aleyhine haksız rekabet teşkil eden eylemlerinden kaynaklı cezai şart belirlenmemiş ise de; bu dava kapsamında davalı şirketin uğramış olduğu maddi - manevi tazminatlarından hesaplanarak, dava neticesinde ortaya çıkacak davacının ortaklık payından kaynaklı ve diğer taleplerinden kaynaklı alacaklarından mahsup edilmesi gerektiğini, davalı şirketin özellikle 2018 yılından itibaren etkisini hissettiren, 2020 yılı başlarında ortaya çıkan ve tüm ülkeyi hatta dünyayı sarsan pandemi ile derinleşen, 2021 yılından bu güne kadar giderek derinleşen ekonomik krizden nasibini aldığı ve almaya devam ettiğini, davalı şirket ortağı ... ' nun şirketin özellikle kamuya olan SGK, vergi borçları gibi ileride şirket ortaklarının şahsi mal varlıkları ile sorumlu tutulacakları borçları ödemek uğruna kendi şahsi mal varlığını satmakta, çalışanların maaşlarını ödeyebilmek, işler iyi giderken kazandıran emekçilerini kaybetmemek adına kendi şahsi hesaplarından şirket hesaplarına para aktarmakta olduğu yine şirketin kuruluşundan çok uzun yıllar önce şirket ortağı ... tarafından satın alınan ve halen kendi şahsına ait olan şirketin faaliyet gösterdiği fabrika binası için ... 'na ödenmek üzere çok komik miktarda bir kira belirlendiğini, ... ' nun bu tutarları tahsil etmek adına herhangi bir çaba ve hukuki faaliyette bulunmadığını, davacının şirket ortaklığından ayrılması yönündeki taleplerinin davacının haklı gerekçeleri değil, davalı şirket yönünden davacının şirket ortaklığından çıkarılmasının kaçınılmaz olduğunu iddia ederek bu meyandaki taleplerinin kabul edildiğini ancak dava dilekçesinde dava dışı ortak ... 'nun şahsi mal varlıklarının tespiti ve bunların şirket öz varlığına dahil edilerek ortaklık payı, kar payı vs gibi tutarların davalı şirketten tahsil edilerek, ticari faizi ile birlikte ödenmesi yolundaki taleplerin reddinin talep edildiğini, mahkemece bu talep kabul görmez ve bu yönde bir araştırmaya girişilecek ise o zaman davacının ve ailesinin de taşınır ve taşınmaz mal varlıklarının da hesaplanarak şirket öz varlığına dahil edilerek hesaplama yapılmasının talep edildiğini, şirket öz varlığının mahkemece bilirkişi marifeti ile incelenmesi sonucunda, şirketin borca batık durumda olduğunun tespit edilmesi halinde borç miktarından davacının hissesi oranında ne kadar borcu olduğunun da hesaplanmasının talep edildiğini, davacının dilekçesinde bu tutarların ticari faizleri ile birlikte tahsilini talep ettiğini ancak davacının şirkete yönelik ortaklıktan çıkmak ve ortaklık payını istemek gibi başvurusu bulunmadığından, davaya öz varlık tespiti olarak devam edilmesinin gerektiğini, açılan davada bir usulü yanlışlığın olduğu zira HMK 'nunda davaların tespit ve eda davası olmak üzere ikiye ayrıldığını, davacı yanca dava dilekçesi ile hem tespit, hem de eda davasının birlikte talep edildiğini, eda talep edilmekte ise o zaman talep neticesinde bir miktar yazılması, bunun üzerinden de peşin harcın ikmal edilmesinin gerektiği ama dava dilekçesinde bu yönde bir talep veya beyan bulunmadığını, bu nedenle davacı yanın ortaklık payının davalı şirketten tahsil edilmesi gerektiği yönündeki taleplerinin reddinin gerektiğini, öte yandan, davalı şirketin bir tüzel kişilik olarak ortaklarının şirket ortaklığından kaynaklanan ortaklık paylarını hesaplayıp, ortaklarına ödeyerek, onların ortaklık paylarını kendi bünyesinde toplamak gibi durumunun da hukuken mümkün olmadığını, bunun TTK uyarınca mümkün olmadığının düşünüldüğünü, mahkemenin davalı şirketin ortağı ve müdürü ... 'nun şirketin mal varlığının eksiltilmesi veya şirketin borçlandırılması konusunda yapılacak işlemlerin sınırlandırılması, bu işlemler için davacının da atacağı imzanın aranması gerektiği yönündeki ihtiyati tedbir kararına da itiraz edildiğini, gelinen noktada tarafların hangi nedenle olursa olsun, bir araya gelmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında yaşanan ve bir ceza soruşturmasına konu olan eylem, sonrasında açılan davanın, davacının ve davalı şirket eski çalışanı oğlu ... 'nun şirketi zarara uğratmaya yönelik, üstelik şirket ortaklığından çıkarılmasına ve bu nedenle tazminat ödemeye mahkum olmalarına sebebiyet verecek eylemler, yine ... 'nun sanki iş akdinin feshinde haklıymışcasına yasal yollara tevessül etmiş olması gibi etkenler sebebiyle iki ortağı bir araya getirmenin imkansız gibi bir şey olduğunu, davalı şirketin ileride olası yüklü bir iş alması, SGK - Vergi borçlarının yapılandırılması halinde nakit ödenmesi durumunda avantajlı bir hale gelecek olması gibi borçlanma ve kredi çekmek durumlarında ihtiyati tedbir kararı nedeniyle bunları yapamayacak hale geleceğinin de belirtilerek ihtiyati tedbir kararına itiraz edildiğini belirtmiş , davalı şirketin özellikle öz varlığının tespiti ve şirket ortaklığının ödenmesi konusunda davacı yanca davalı şirkete yasal bir başvuru olmadığından bu suretle davanın açılmasına sebebiyet vermediği gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı yana tahmiline , şirket öz varlığının dilekçede belirtilen beyanlar doğrultusunda tespiti ile, davacının TTK 613 ve 626 'ncı maddelerine aykırı hareketleri nedeniyle davalı şirketin maddi - manevi tazminatlarının da hesaplanarak, davacının ortaklık payının değerinin belirlenmesine, davaya sadece öz varlık tespiti yönünden devam edilmesine, davalı şirketin ortaya çıkacak ortaklık payını tüzel kişilik olarak davacıya ödemek gibi bir yükümlülüğü bulunmadığından bu yönleriyle davanın reddine karar verilmesine yine HMK uyarınca davacı yanca hem tespit, hem eda davası şeklinde ikame olunan davada eda kısmı yönünden herhangi bir bedel talep edilmeksizin açılan davanın eda içeren kısımlarının usulden reddine karar verilmesine, itirazlar doğrultusunda mahkemece 08.02.2023 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirketin sicil dosyasının incelemesinde ; şirket ortaklarının 9200 pay adedi ile dava dışı ... ile ... pay adedi ile davacı ... , şirketin temsilcisinin ise dava dışı ... olduğu , dava dışı ... ' nun şirketin 21/12/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı 4 nolu kararı ile 25 yıl süre ile seçildiği , şirketin halen faal olduğu belirlenmiştir. Torbalı C. Başsavcılığının... sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekinin ..., şüphelinin ..., şikayet konusunun basit yaralama olduğu, Torbalı Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı belirlenmiştir. Torbalı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekinin ..., sanığın ..., suçun basit yaralama olduğu, mahkemece 22/02/2024 tarihinde sanık ... ' nun üzerine atılı bulunan kasten yaralama suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK ' nun 86/2,61/9,86/3-a, 29/1,62,52/2,52/4 maddesi gereğince cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK ' nun 231/5 maddesi gereğince sanık hakkında verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 13/03/2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Davacının davalı şirketten haklı sebepler ile ilgili çıkmasına ilişkin yasal koşulların oluşup oluşmadığı ile davacının ayrılma akçesinin hesaplanmasına yönelik olarak keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, yapılan keşif sonucu alınan 16/01/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; Gayri Menkul Değerleme Uzmanı Açısından Taşınmazla ilgili yapılan inceleme; 11.09.2023 tarihinde dava konusu olduğu iddia edilen Torbalı ilçesi, ... mahallesi, ... nolu parselin bulunduğu yere gelindiği, ... mahallesi, İzmir-Aydın caddesi,... katlı “... Soğutma Ltd. Şti.” isimlik soğutma cihazları imalatı yapılan fabrika binası olduğu görülmüştür. Ön cephede 2 katlı İdari bina-Mutfak ve Ofislerin bulunduğu, arka tarafta ise 8.15 metre yüksekliğinde Betonarme prefabrik imalathane binasının bulunduğu, Tapu kayıtları üzerinde yapılan incelemede, fabrika binasının bulunduğu Torbalı İlçesi, Yazıbaşı mahallesi, ...nolu parsele tekabül ettiği, arsa vasıflı 3600,00 m2 alanlı taşınmazın tamamının ... adına (17/10/1997) tescilli olduğu, Taşınmaz Şirket adına kayıtlı olmadığından değer tespiti yapılmadığı, Makine Mühendisi Açısından; 1-...80 TİP.2006 Model ... seri nolu 8.0 x 1.5 m. ebadında Ahşap Presin 2.el değerinin 500.000 TL olduğu; 2- ... 160 TİP. 6.0 x 1.5 m. ebadında ahşap presin 2.el değerinin 350.000 TL olduğu; 3- ...Ahşap Presi 2.5 x 1.30 m. ebadında ahşap presin 2.el değerinin 150.000 TL olduğu; 4- ... Marka FD-30CT tipinde dizel yakıtlı forkliftin 2.el değerinin 350.000 TL olduğu; 5- ... plakalı aracın 2011 model... Açık Saç Kasa kamyonetin 2.el değerinin 500.000 TL olduğu; 6- ...plakalı 2006 model ...kapalı kasa çift kabinli kamyonetin 2.el değerinin 500.000 TL olduğu; Mali Veriler Açısından; Davalı Şirketin; Ticaret Sicil Kayıtları, Kuruluş, Sermaye Ve Temsil Bilgileri Kuruluş: Davalı şirket ... Isıtma Soğutma Klima San.ve Tic. Ltd. Şti. unvanı altında, Kurucularının; ... ve ..., Sermayesinin; beheri 1.000 TL (Bin Türk lirası) kıymetinde 5.000 (Beşbin) adet hisseye ayrılmış 5.000.000 TL (BeşmilyonTürklirası), ... 3.500 adet hisseye karşılık olan 3.500.000 TL, ... 1.500 adet hisseye karşılık olan 1.500.000 TL olduğu, En Güncel Tarihli Sermaye: Davalı şirketin Yeni sermayesinin beheri 25 TL kıymetinde 12.000 (Onikibin) adet hisseye ayrılmış 300.000 TL (ÜçyüzbinTürklirası) olup, ... 9.200 adet hisseye karşılık olan 230.000 TL ... 570 adet hisseye karşılık olan 70.000 TL Önceki sermayeyi teşkil eden 2.400 (İkibindörtyüz) paya karşılık olan 60.000 YTL (AltmışbinYeniTürklirası)’nın tamamının ödendiği, Bu defa arttırılan 240.000 YTL (İkiyüzkırkbinYeniTürklirası)’nın 11.674,26 YTL (OnbirbinaltıyüzyetmişdörtYeniTürklirasıyirmi altıkuruş)’u S.M.M.M. ...’ın 22.07.2008 tarih ve 4 sayılı raporuna istinaden Enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan olumlu sermaye farklarından, 120.934,05 YTL (YüzyirmibindoküzyüzotuzdörtYeniTürklirasıbeşkuruş)u S.M.M.M. ...’ın 22.07.2008 tarih ve 5 sayılı raporuna istinaden geçmiş yıllar karından karşılandığı, Artan sermayenin kalan 107.391,69 YTL(YüzyedibinüçyüzdoksanbirYeniTürklirasıatmışdokuzyenikuruş)’unun tamamının muvazaadan ari olarak taahhüt edilmiş olup ¼’ü tescil tarihinden itibaren 3 ay içinde kalan 80.543,77 YTL (SeksenbinbeşyüzkırküçYeniTürkLirasıyetmişyedikuruşu) nun ise 31.12.2020 tarihinde ödenecektir. Şeklinde, Torbalı Ticaret Sicilinde 24.07.2008 tarihinde...sicil numarası ile tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 30.07.2008 tarih...sayı ile ilan edildiği, Müdürler/Yetkililer: ...’nun Müdürlük görevinin, ...’nun Müdürlük görevinin, sona erdiği, ...’nun 21.12.2047 tarihine kadar Müdür olarak (Münferiden) seçildiği ,Torbalı Ticaret Sicilinde 17.01.2023 tarihinde tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 18.01.2023 tarih ... sayı ile ilan edildiği, Müdürler/Yetkililer: ...’nun aksi karar alınıncaya kadar Müdür olarak (Müştereken), ...’nun aksi karar alınıncaya kadar Müdür olarak (Müştereken) seçildiği, Torbalı Ticaret Sicilinde 01.08.2023 tarihinde tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 02.08.2023 tarih ... sayı ile ilan edildiği, Yasal defterler ile ilgili yapılan tespitler neticesinde, davalı ... ISITMA SOĞUTMA KLİMA LTD.ŞTİ.’nin yukarıda listelenen 2020-2021-2022 ve 2023 yıllarına ait yasal ticari defterlerinde; • 2020-2021 ve 2022 yıllarına ait Yevmiye defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, • 2020-2021-2022 ve 2023 yıllarına ait Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, • 2020-2021 ve 2022 yıllarına ait Defter-i Kebir Defterlerinin noter tasdikinin yaptırılmadığı, • Ortaklar Pay Defterinin tasdik edildiği ancak boş olduğu, • 2020-2021 ve 2022 yıllarına ait Yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, • Davalı şirketin 2023 yılında E-Deftere tabi olduğu tespit edilmiş olup, Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin E-Defter uygulamasında Noter açılış ve kapanış tasdiki uygulaması olmadığı, davalı şirketin 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirmiş olduğu; söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2’ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdirinin mahkemeye ait olduğu , davalı ... Isıtma Soğutma Klima Ltd Şti'nin 01/01/2023-30/09/2023 tarihli kaydi bilançosuna göre borçlu şirketin 30/09/2023 tarihi itibariyle kaydi özvarlığının müspet 447.105,88 TL olduğu, davalı şirketin 2019-2020-2021-2022 ve 2023 yıllarına ait kar zarar tablosuna göre davalı şirketin söz konusu yıllardaki kar toplamının 1.014.482,79 TL, zarar toplamının 1.310.049,52 TL olduğu, davalı şirketin 2021 ve 2023-9 aylık kıst dönemde beyan ettiği kar tutarlarının tamamını geçmiş yıllar zararlarından mahsup ettiği, reel bilançoya göre davalı şirketin 30/09/2023 tarihli mali verilerine istinaden Öz Varlık tutarının müspet 924.633,11 TL olduğu, öz varlık tutarına göre davacının payına düşen karşılığın 215.716,90 TL tutarında olduğu , davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığı ,davacının davalı şirketten haklı sebebler ile çıkmasının yasal koşulların oluşup oluşmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Davacı vekili 03/06/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; davacının davalı ... Isıtma Soğutma Klima Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti isimli şirketin % 23,33 oranındaki hissedarı olduğunu, şirketin %76,67 hissedarının ise aynı zamanda davacının abisi olan ... olduğunu, davacının haklı sebeple ortaklıktan ayrılması ve ayrılma akçesi ödenmesi talepli davanın sonuç kısmını ıslah ettiklerini, ayrılma akçesi ayrılma tarihine en yakın zamana göre hesaplanacağından davanın belirsiz olarak açıldığını, davacının davalı şirkette hakim ortak tarafından darp edilmesi ve buna ilişkin ceza dosyası ile davanın sabit olduğunu, hakim ortağın cezalandırıldığına ilişkin kararın da dosyaya sunulduğunu, Yargıtay ... H.D...K. Sayılı ilamında “ Dava, davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının ortaklıktan çıkarılması için gerekli haklı nedenlerin oluştuğu kanaatine varılarak ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiş olup, dosya kapsamına göre bu yöndeki karar yerinde ise çıkarılma kararı ile birlikte çıkarılan ortağın hakkı olan ortaklık payının da kendisine ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.” şeklinde olduğunu belirtmiş , davacının davalı şirketten haklı olarak çıkmasına, davacının tespit edilen 215,716,90 TL ayrılma akçesinin davacıya ticari faizi ile birlikte ödenmesine, davacının ayrılma akçesi ödeninceye kadar tedbir kararının devamına karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça davacının davalı şirketten haklı olarak çıkmasına, davacının ayrılma akçesinin tespit edilerek davacıya ticari faizi ile birlikte ödenmesine, davacının ödenmeyen kar paylarının hesaplanarak ticari faizi ile birlikte ödenmesine, davalı şirketin diğer ortağı ...'nun aldığı haksız kar paylarının yada haksız aldığı tüm bedellerin tespit edilerek gecikme tazminatı ve ticari faizi ile hesaplanmasına ve iadesine karar verilmesine yönelik olarak davalı hakkında Mahkememize dava açıldığı , davalı şirketin ortaklarının 9200 hisse ile dava dışı ... ve 2800 hisse ile davalı ... olduğu, dava dışı ... ile davacı ... 'nun kardeş oldukları, davalı şirketin ortağı olan her iki kardeşin geçinemedikleri, dava dışı şirket ortağı ... hakkında davacı ... ' nu kasten yaralama suçundan Torbalı... Asliye Ceza Mahkemesinin... E sayılı dosyasında kamu davası açıldığı ve mahkemece sanık ... ' nun üzerine atılı bulunan kasten yaralama suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK ' nun 86/2,61/9,86/3-a, 29/1,62,52/2,52/4 maddesi gereğince cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK ' nun 231/5 maddesi gereğince sanık hakkında verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, davacı ile şirketin diğer ortağı arasında muhtelif uyuşmazlıklar bulunduğu, ortaklar arasında güven duygusunun kalmadığı, bu hususlar göz önüne alındığında ortaklığın çekilmez hale gelebileceği ve davacının haklı sebeple şirket ortaklığından ayrılmasına karar verilmesine ilişkin yasal koşullarının oluştuğu, davacının karar tarihine en yakın tarihteki talep edebileceği ortaklık payının 215.716,90 TL tutarında olduğu, Davacı tarafça dava dilekçesinde davacının davalı şirketten haklı olarak çıkmasına karar verilmesi dışında, davacının ayrılma akçesinin tespit edilerek davacıya ticari faizi ile birlikte ödenmesine, davacının ödenmeyen kar paylarının hesaplanarak ticari faizi ile birlikte ödenmesine, davalı şirketin diğer ortağı ...'nun aldığı haksız kar paylarının yada haksız aldığı tüm bedellerin tespit edilerek gecikme tazminatı ve ticari faizi ile hesaplanmasına ve iadesine karar verilmesine yönelik olarak ta taleplerde bulunduğu, davacının ödenmeyen kar paylarının hesaplanarak ticari faizi ile birlikte ödenmesine yönelik talebi ile ilgili bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere geçmiş yıllar kar paylarının bir bölümünün sermaye artırımında kullanıldığı, bir bölümünün de geçmiş yıllar zararlarından mahsup edildiği ve dağıtılabilecek bir kar payı bulunmadığı bu husus göz önüne alındığında davacının söz konusu talebinin reddinin gerektiği, Davacının davalı şirketin diğer ortağı dava dışı ...'nun aldığı haksız kar paylarının yada haksız aldığı tüm bedellerin tespit edilerek gecikme tazminatı ve ticari faizi ile hesaplanmasına ve iadesine karar verilmesine yönelik talebi yönünden ise söz konusu talebin ...'nun da davalı olarak gösterildiği davada değerlendirilebileceği, talebin eldeki dosyada değerlendirme imkanı bulunmadığı ve bu talebin de reddinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacı ... ' nun ... Isıtma Soğutma Klima Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ortaklığından AYRILMASINA İZİN VERİLMESİNE, Davacının ayrılma payı olarak belirtilen 215.716,90-TL'nin karar tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacının fazlaya ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE, 2-Alınması gerekli 14.735,62-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL ile 3.504,01 TL tamamlama harcı toplamı olan 3.683,91 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.051,71-TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına, 3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 34.358,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 11 davetiye gideri 206,00.-TL, posta masrafı 3,00 TL, keşif ve bilirkişi inceleme ücreti 8.112,35 olmak üzere toplam 8.321,35-TL yargılama giderinin red ve kabule göre 5.548,00 TL lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümün davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafça yatırılan 3.889,41-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'in yüzüne karşı açıkça okunup anlatıldı. 19/09/2024
Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır