İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/80 E. 2024/648 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/80
- Karar No
- 2024/648
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/80 Esas KARAR NO :2024/648
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:01/02/2023 KARAR TARİHİ:23/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti vermekte olduğu, davalı tarafla aralarında cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturalardan 24 tanesinin ödenmediğini, davalı tarafın cari hesapta yer alan fatura bedellerini ödememesi sebebiyle faturalardaki son ödeme tarihlerinden başlayarak ticari faiz uygulamak suretiyle davalı hakkında ... ... Müdürlüğü ... E. Sayılı (Eski .... İcra Müdürlüğü ... E.) dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın kendilerine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine itiraz ederek, borcu olmadığından bahisle haksız ve kötü niyetle durdurduğunu, davalı tarafın talebinin yerinde olmayıp reddinin gerektiğini, davacı şirketin davalı yan ile aralarında oluşan cari hesap ilişkisine istinaden davalı yana yasa ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet verdiği, haklı olarak da verilen hizmetle ilgili olarak oluşan bedelin ödenmesini talep ettiğini, VUK Genel Tebliği ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak faturaların gönderildiği, yasal sürede itiraz edilen/iade edilen fatura olmadığından, yerleşik Yargıtay kararları ve TTK 21/2 uyarınca davalı tarafın fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağını, taşıma hizmetinin yapıldığına dair konşimento örneğinin dilekçe ekinde sunulduğu, davacı tarafça verilen hizmet neticesinde faturalardan oluşan borcun ödenmemesi üzerine takibe konu faturaların ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, Yargıtay içtihatları çerçevesinde 8 gün içinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayılacağı, borç tutarının kesinleştiğini, davalı taraf ile yapılan Abone Borç Cari Hesap Sözleşmesinin Madde II-Tarafların Hak ve Yükümlülükleri alt başlıklı maddede “faturaların ödeme vadesi fatura tarihinden başlamak üzere 15 gündür. Vadelerinde ödeme yapılmaz ise müşteri ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın aylık %3 veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek ise o oranda vade farkı/ gecikme faizi ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.” şeklinde ifade edildiğini, ayrıca 6102 sayılı TBK’nın ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlar alt başlıklı 1530/2 maddesine göre “Ticari işlemler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmemiş olmasına rağmen, borçlu sorumlu tutulamayacağı haller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihler veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.” şeklinde hüküm altına alındığını, davalının takip konusu alacağın tamamına, faiz ve ferilerine yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğundan takibin devamı için huzurdaki davanın açılmak zorunda kalındığını belirterek 69.581,33 TL alacak, 2.431,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 72.013,18 TL alacaklarından dolayı ilgili borca, faiz ve ferilerine yapılmış olan itirazın iptali, takibin devamı, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile tahsili, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin adresinin ... /... ve davacı şirketin de resmi adresinin .../... olması, Mahkememiz nezdinde açılan davaya konu edilen icra dosyasının ... 18.İcra Dairesinde açılmış olması ve ... Arabuluculuk Bürosuna kayıtlı Arabulucu atanması nedenleriyle mahkemenin yetkisiz olduğunu, davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılmasının gerektiğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, usule ilişkin itirazların tekrarla ve kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın her ne kadar davalı şirketle taşıma hizmeti sonucu keşide edilen 24 adet fatura bedelinin ödenmediği belirtilerek faturaları dava konusu etmişse de davalı şirket tarafından 22.04.2022 tarihinde ... numaralı 52.000,- TL bedelli, 01.06.2022 tarihinde ... numaralı 17.999,88 TL bedelli ve 01.06.2022 tarihli ... numaralı 385,01 TL bedelli iade faturaları kesilerek davacı şirkete iletildiğini, davacı şirketin davalı şirket tarafından kesilen iade faturalarına süresinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafından başlatılan icra takibinin ve huzurdaki davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı şirketin elektronik ticaret siteleri üzerinden satış yaptığını, bu satışların müşterilere ulaştırılması için davacı işe sözleşme imzalandığı ve bu sözleşme üzerinden de ticaretinde üzerine düşen tüm yükümlülüklerini öncelikle iyi niyet, sonra da sözleşme ve yasaya uygun bir şekilde tamamen yerine getirdiğini, davacı şirketin özellikle kutu büyüklüklerine, ağırlıklarında gereğe ve sözleşmeye aykırı olarak, aynı vasıftaki kutular bakımından farklı ölçü ve ağırlık hesaplarıyla davalı şirkete fahiş ücretler tahakkuk ettiğini, davalı şirketin bu haksızlığa karşı birçok kez itiraz ettiğini, son olarak da haksız faturaları iade ederek dökümü yapılan faturaları düzenlediğini belirterek öncelikle yetkili mahkemede açılmamış olması nedeniyle usulden, Mahkememiz aksi kanaatte ise esastan reddine, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... ... Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, davalı şirketin 2021-2022 BA - BS formları dosyamız içerisine alınmıştır. ... ... Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 72.013,18 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Dosya Mali Müşavir, Taşıma Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 29/09/2023 tarihli raporda; davacı ... tarafından kesilen tüm faturaların karşılıklı olarak tarafların defterlerine işlenildiğinin görüldüğü, davalı tarafından yapılan ödemeler de her iki tarafın defterlerinde aynen bulunduğu, sadece davalı tarafından düzenlenen 3 adet fatura davacı ... tarafından tebliğ alınmasına ve Vergi Dairesi bildirimi yapılmasına karşılık cari hesaba işlenmediği, aradaki farkın davalı tarafından kesilen üç adet faturadan kaynaklı olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarında mutabakatın bulunduğu, bu çerçevede; 1.ihtimale göre Mahkememiz takdirinin davalı kayıtlarının esas alınması yönünde olması halinde 24.06.2022 takip tarihi itibarı ile davacının davalıdan alacağı bulunmadığı, 2.ihtimale göre Mahkememiz takdirinin davacı ... kayıtlarının esas alınması yönünde olması halinde davacının davalıdan takip tarihi itibari ile talep esas alınmak kaydıyla toplam alacağının 72.013,18 TL anapara alacağının 69.581,33 TL olduğu, asıl alacak tutarı olan 69.581,33 TL ya takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından ilan edilen değişken oranlarda reeskont faizi talep edilebileceği, tarafların diğer taleplerinin ve icra inkâr ve diğer taleplerinin Mahkememize ait olduğu belirtilmiştir. Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 24/06/2024 tarihli ek raporda; iade faturalarının geçerli kabul edilmesi halinde bu ihtimal bakımından iade faturalarının alınması halinde bunlara yönelik itiraz edilmemesinin içeriğinin kabul edilmesi anlamına geleceğine yönelik genel kural uygulandığı, kök raporda da ortaya konduğu gibi takip tarihi itibariyle alacağın bulunmadığı sonucuna varıldığı, iade faturalarının geçerli kabul edilmemesi halinde faturalara itiraz edilmemesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, davalının savunmasını ispat etmesi gerektiği kanaatinde olması halinde, davalının savunmalarını somutlaştırmadığı, genel olarak fahiş ücret tahakkuk ettirildiği yönünde savunmada bulunduğu, hava taşımacılığının yapısı gereğince diğer taşıma yöntemlerine göre pahalı bir taşıma yöntemi olduğu, davalının fahiş ücret tahakkuk ettirildiği yönündeki savunmalarının ispatlamadığı dikkate alınarak Mahkememiz takdirinin davacı ... kayıtlarının esas alınması yönünde olması halinde davacının davalıdan takip tarihi itibari ile talep esas alınmak kaydıyla toplam alacağının 72.013,18 TL anapara alacağının 69.581,33 TL olduğu, Asıl alacak tutarı olan 69.581,33 TL ya takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından ilan edilen değişken oranlarda reeskont faizi talep edilebileceği belirtilmiştir. Dava, itirazın iptali davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle davalı tarafça süresi içerisinde Mahkememizin yetkisine yetki itirazında bulunulmuş olup, (taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla) davacı şirket adresinin Tayakadın/Arnavutköy olduğu, davalı adresinin ... olduğu, davalının ediminin para borcu olduğu, HMK 6.mad göre genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, dava konusu alacağın taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura borcundan kaynaklandığı dikkate alındığında sözleşmenin ifa yeri mahkemesinin de yetkili olduğu, borcun ifa yerinin 6098 s. BK'nın 89.maddesine göre tayin edileceği, borcun ifa yerinin sözleşmeden açık veya zımni olarak anlaşılamıyorsa ve borç bir miktar paranın ödenmesinden ibaret ise, alacaklının ödeme zamanındaki ikametgah mahkemesinin yetkili olacağı, somut olayda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında ifa yerinin Arnavutköy olduğu ve Mahkememiz yetki alanı içerisinde bulunduğu anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında cari hesap ilişkisine istinaden verilmiş olan taşıma hizmeti sonucu faturalar keşide edildiği, keşide edilen faturalardan 24 tanesinin bedelinin ödenmediği, davacının cari alacağının tahsili için ... ... Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı tarafça hiçbir borcunun bulunmadığını beyanla takibe, borca, ödeme emrine, takibin dayanağına, faiz başlangıç tarihine, işlemiş faiz ve faiz oranına itiraz etmiş, takibin durduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmış olup yapılan tespitlere göre, davacı ... tarafından kesilen tüm faturaların karşılıklı olarak tarafların defterlerine işlenildiği, davalı tarafından yapılan ödemeler de her iki tarafın defterlerinde aynen bulunduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarında mutabakatın bulunduğu sadece davalı tarafından düzenlenen 3 adet fatura davacı ... tarafından tebliğ alınmasına ve Vergi Dairesi bildirimi yapılmasına karşılık cari hesaba işlenmediği, aradaki farkın davalı tarafından kesilen üç adet faturadan kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında akdedilen abone cari hesap anlaşmasının tarafların hak ve yükümlülüklerine ilişkin 2. Maddesinde "özel durumlarda taraflar arasında özel fiyat tarifesi düzenlenip yürürlüğe sokulabilir. Savaşlar, petrol piyasasında ki ani artışlar ve güvenlik krizleri sebebiyle ortaya çıkabilecek durumlarda ve ilave ücrete tabi hizmetlerde ..., ücretlerde değişiklik yapma ve ek ücret uygulama hakkını saklı tutar hem Türkiye çıkışlı hem Türkiye varışlı gönderiler için gönderinin en az bir parçasında ağırlığın 70 kg aşması ve/veya gönderinin ebadının 120 cmyi aşması durumunda, Müşteri ...'ye uluslararası gönderilerde ve yurtiçi gönderilerde ilave navlun ücreti ödemekle yükümlüdür." ibaresinin yer aldığı, sözleşmede “Ek Ücretler” Yüksek kalitedeki hizmet standardını korumak için ... belirli şartlar altında istisnai durumlar için “Ek Ücret” talep ettiği, meydana gelen maliyet değişikliklerini yansıtmak düzenli olarak Ek Ücret oranları değerlendirilmekte bu ücretlerin müşterileri için adil ve uygun bir seviyede olması için gereken çabanın gösterildiğinin belirtildiği yine “Taşıma ücretleri" ve "Çıkış yeri ve Varış Yeri ücretleri", brüt veya hacimsel ağırlıktan hangisi daha büyükse ona göre ücretlendirileceği, Hacimsel ağırlık, 1: 6'lık bir faktör kullanılarak belirlenir; örneğin, 1 metreküplük bir hacim, 166.67 kilogramlık eşdeğer hacimsel ağırlığa sahiptir (teklif içinde "yoğunluk oranı" olarak adlandırılır), aksi açıkça belirtilmediği sürece, teklif edilen bütün ücretler sadece istiflenebilir, genel kargo (tehlikeli olmayan, yüksek değerli olmayan, ısı kontrollü olmayan, çabuk bozulmayan özel bir taşıma gerektirmeyen, şahsa mahsus eşya olmayan veya içermeyen yükler), gönderi başına ücretlendirilebilir ağırlığı 2.000 kilogramı aşmayan kargolar için uygulanacak olup, geçerlidir" şeklinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından sağlanan uluslararası hava taşıma hizmetinden faydalanan davalının verilen hizmetle ilgili oluşan taşıma bedelini ödemesi gerektiği zira taşıma hizmetinin sorunsuz gerçekleşmiş olması nedeniyle bu durumda taşıma ücreti oluşmuş olduğu, taraflar arasında çerçeve taşıma sözleşmesine göre davacının hava yolu ile taşıma işi organize ettiğinde posta hizmeti ücreti- yakıt farkı -fatura değişikliği - acil durum ücreti gibi talepleri fatura konusu edebileceği, ..., Uluslararası hava taşıma kuralları gereği taşıma hizmet bedelleri içerisinde yansıtma faturası niteliğinde yakıt farkı bedelleri posta hizmet bedelleri ile uzak belgelerin teslimat bedellerinin istenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davalının savunması açısından değerlendirildiğinde; davalı tarafından 22.04.2022 tarihli, ... numaralı 52.000,00 TL bedelli, 01.06.2022 tarihli, ... numaralı 17.999,88 TL bedelli ve 01.06.2022 tarihli ... numaralı 385,01 TL bedelli iade faturaları düzenlendiği ve davacı şirketin özellikle kutu büyüklüklerinde, ağırlıklarında gerçeğe ve sözleşmeye aykırı olarak aynı vasıftaki kutular bakımından farklı ölçü ve ağırlık hesaplarıyla davalı şirkete fahiş ücretler tahakkuk ettirdiği iddia ettiği, söz konusu faturaların sunulan hizmete yönelik ücret kapsamında olduğunun diğer bir deyişle alınan hizmete ilişkin bedel ile bağlantılığı olduğunun anlaşıldığı ancak dosya kapsamında davalı tarafından davaya konu taşımacılıklarla ilgili olarak herhangi bir hasar tespit tutanağı ve taşıyıcı firmaya hasar ihbarında bulunan bir belge sunulmamış oluşu, gönderi adresine ulaşmış teslimat esnasında belirlenen fiyata bir itirazda bulunulmamış oluşu dolayısıyla davalı tarafın iddiası kapsamında somut delil sunulmamış olduğu anlaşılmış olup, davalı tarafın defterine kaydettiği faturalarla ilgili iade faturası düzenlemesinin alacağın varlığını ortadan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacağı, sonuca etkisinin bulunmadığı değerlendirilmiştir. Öte yandan, davacı taraf takipte işlemiş faiz talebinde bulunmuş olup, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen sözleşmenin 2.maddesinde aylık % 3 oranında vade farkı alacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Vade farkı temerrüt faizi niteliğinde değildir. Vade farkı alacaklının gecikmeden kaynaklanan zararını karşılamayı amaçlar. Temerrüt faizi temerrüt tarihinden başladığı halde, vade farkı temerrüt aranmaksızın vadeden itibaren başlar. TBK.nın 117.maddesi hükmüne göre, "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşmenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır." bu durumda, taraflarca vadenin kesin olarak belirlenmediği hallerde, borçlu ancak ihtarla temerrüde düşer. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/05/2019 tarih ve 2017/4740 esas, 2019/4095 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, satım sözleşmesinde TBK.nın 207/2.maddesi hükmüne göre, tarafların edimlerin aynı anda ifa etmesi kural olup, emtianın teslimi anında satım bedelinin ödenmesi gerekeceğinden alacak muaccel hale gelmektedir. Ancak yukarıda sözü edilen TBK.nın 117.maddesi uyarınca borcun ifa edileceği gün taraflarca tayin edilmiş olmadıkça muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur düzenlemesinden sonra devamı maddelerde temerrüde düşen borçlunun şartların varlığı halinde faizde ödeyeceği düzenlenmiştir. Yine somut uyuşmazlığa uygulanması gereken TTK.nın 18/3.maddesine göre; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek maksadıyla yapılacak ihbar veya ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü bir mektupla veya telgrafla yapılması, yahut güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılması gerekir. Bu durumda somut olayda muacceliyet gerçekleşmiş ise de, alacaklı tarafından borçluya usulünce çekilmiş, ödemesi gereken borcun miktarını gösteren bir temerrüt ihtarı bulunmadığı ve borcun ifa edileceği günün taraflarca birlikte tayin edildiği de kanıtlanmadığına göre temerrüt, takip tarihinde gerçekleşecektir. TTK.nın 1530/4 maddesinin mal tedarik sözleşmelerinde uygulanacağı dolayısıyla işlemiş faiz yönünden talebin reddine karar verilerek davanın kısmen kabulü ile, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 69.581,33-TL asıl alacak üzerinden devamına, anapara tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 15,75 oranında ve 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (13.916,26-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 69.581,33-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, anapara tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 15,75 oranında ve 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (13.916,26-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 4.753,10-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.229,81-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.523,29-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.431,85-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 1.229,81-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.229,81TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 7-Davacı tarafından yapılan; 3.600,00-TL Bilirkişi ücreti, 140,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.740,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.613,70-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan 7,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 0,23 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına, 9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 1.507,31 TL'sinin davalıdan, 52,69 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına, 10-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 23/09/2024
Katip .... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır