İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/768 E. 2025/986 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/768
- Karar No
- 2025/986
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/768 Esas KARAR NO : 2025/986
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 07/08/2023 KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/12/2025 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; davacıların 18 ortaklı davalı kooperatifin üyeleri olduğunu, davalı kooperatif tarafından davacu ...'e "..." barkod numarasıyla, ...'e "..." barkod nuarasıyla ve bir diğer müvekkil ...'e "..." barkod numarasıyla tebligat gönderildiğini; tebligatların davacılara 05/07/2023 tarihinde tebliğ olduğunu, tebligat içerikleri incelendiğinde 04/06/2023 tarihinde saat 13:00'de ... Mevkii .... Villaları A-16 Başakşehir/İstanbul adresinde davalı kooperatifin 2022 hesap yılı olağan genel kurul toplantısının yapıldığını ve davacılar aleyhine bir dizi karar alındığını, davacılar işbu genel kurul toplantısına dair çağrı yapılmadığını, gündem ilan ve tebliğ olunduğunu, davacılar genel kurul toplantısından ve işbu toplantıda aleyhlerinde alınan kararlardan yukarıda barkod numaralarını belirttiğimiz tebligatlar kapsamında Büyükçekmece ... Noterliğinin 07/06/2023 tarihli ve ... yevmiye numarasıyla onaylı Genel Kurul Toplantı Tutanağı Örneğinin kendilerine tebliği üzerine bilgi sahibi olduklarını, toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmaması veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi halinde pay sahiplerinin her birinin kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine dava açabileceğini, her ne kadar Genel Kurul Toplantı Tutanağı Örneğinde genel kurul toplantısı ile ilgili duyurunun, gündemi içeren çağrı mektuplarının 28/04/2023 tarihinde davacılar da dahil 18 ortağa .... Şubesinden taahhütlü olarak gönderildiğini ve tebliğ edildiği belirtilmiş ise de davacılar yapılmış herhangi bir tebligat olmadığını, dolayısıyla davacıların işbu davayı açmaya hak sahibi olduğunu, davacılara usulüne uygun çağrı yapılmayıp gündem ilan ve tebliğ olunmaksızın gerçekleştirilen 04/06/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında aynen; 9. Gündem maddesiyle ".... Sadece kooperatifin üzerinde kayıtlı 3 adet taşınmaz için her bir bağımsız bölüm adına gayrimenkullerin değer artışı karşılığı olarak 500.000,00-TL toplamında 3 adet bağımsız bölüm için 1.500.000,00-TL tahakkuk yüklenmesine, muhataplarına tebliğ edilmesine, en geç 3 aylık zaman diliminde defaten veya taksitle ödenmesine, ödeme yapmamaları durumunda üyeliklerinden ihraç edilmeleri ve kooperatif ortaklığından düşürülmelerine, ve yine 12. Gündem maddesiyle ".... Birikmiş aidat borcu kronik hale gelmiş 3 üyenin toplantıda alınan karar gereği üye başına 500.000,00-TL bedelin toplantı tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde kendilerine tebliğ edilerek alınmasına ayrıca yasal defter kayıtlarındaki birikmiş bakiyelerine aylık %10 gecikme zammı konarak hesaplama yapılmasına, üyelere tebliğ edilmesine, üye ödentileri ve 500.000,00-TL ek tahakkuk bedelini ödemeyen bu üç ortak ile ilgili gerekli hukuki işlemlerin başlatılmasına, ödeme yapmaları uzlaşılması durumunda dairelerin ortaklara teslimine, aksi halde üyeliklerinden ihraç edilmesi ve ortaklıktan çıkarılmalarına....; bu 3 bağımsız bölümün 3. kişilere veya kooperatif üyelerine satışına, elde edilen gelirin kooperatifin iskan ve tasfiye, kapanış harcamalarında kullanılmasına, kooperatif artığı olması durumunda 15 üyeye koopeatif artığı olarak eşit tutarda dağıtılmasına ve bu kapsamda yönetim kuruluna yetki verilmesine...." yönelik karar alındığını, Gerek Kooperatifler Kanunu ve Kooperatif Ana Sözleşmesine gerekse diğer tüm mevzuat hükümlerine aykırı olarak yapıldığı açık olan toplantı neticesinde alınan kararların hukuka aykırı olduğunu, davacıların haklarını açıkça ihlal eder nitelikte olduğunu, davacıların kooperatif üyeliklerinin başlangıcından itibaren korunması gereken hukuki yararlarının hiçe sayıldığını ve hakkaniyet gözetilmeksizin hareket edildiğini, davacıların kooperatif üyeliklerinin başlangıcından itibaren özen ve yükümlülükleri kapsamında itinayla hareket ettiklerini, hukuken kabul edilebilir üyelere yüklenebilecek her türlü gideri eksizksiz olarak ödediklerini, davacılar için ayrı ayrı 500.000,00'er Türk Lirası ek tahakkuk yapılmasının, söz konusu bedelin 3 aylık süre zarfında ödenmesini aksi takdirde üyelikten ihraç edilerek ortaklıktan çıkarılmalarını ve 3 bağımsız bölümün satışa çıkarılması yönünde alınan kararların hangi gerekçe ile alındığı ve yine hangi kriterler esas alınarak 500.000,00-TL ek tahakkuk bedeli belirlendiğini anlamlandıramadıklarını, anılan Kooperatif Genel Kurul Kararlarının hukuka, kanuna, kooperatif ana sözleşmesine alenen aykırı olduğunu beyanla davanın kabulünü, davaya konu edilen genel kurul kararlarının iptalini ile kooperatif adına kayıtlı taşınmazların davacılar adına tescilini, genel kurul kararının uygulamasının ve karar kapsamında öngörülen sürelerin durudurulması yönünde tedbir kararı verilmesini ve halihazırda kooperatif üzerinde kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir kararı işlenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Tasfiye Halinde .... Kooperatifinin yönetim kurulu kooperatif merkezinde toplanarak kooperatifin 2022 yılı olağan genel kurulunun 04/06/2022 Pazar günü saat 13:00 da ... Mevki .... Vilları A-16 Başakşehir/ İstanbul adresinde belirtilen gündem maddelerini görüşmek üzere yapılmasına davetlerin taahhütlü posta ile tebliği edilmesine çoğunluk sağlanmadığı takdirde ikinci toplantının 11/06/2022 tarihinde aynı yer ve aynı gün gündem maddelerinin görüşülerek yapılmasına ve T.C Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl müdürlüğünden temsilci talebinde bulunulmasına karar verildiğini, Kooperatifin 2022 olağan genel kurul toplantısını yapabilmek için yetkili komiser ataması yapılmasını Bakanlığa müracaat edildiğini ve tebligatların hazırlanarak kooperatif üyelerinin adreslerine gönderildiğini, kooperatif genel kurulu planlandığı şekilde 04/06/2023 tarihinde 18 ortaktan 29 ortağın asaleten, 2 ortağın vekaleten katılımı ile toplam 11 ortağın ve Bakanlık Temsilcisinin katılımı ile icra edildiğini, kooperatif genel kurulunun, Kooperatifler Kanunu ve Kooperatif Ana Sözleşmesine uygun olarak genel kurul toplantı tutanağında belirtildiği şekilde icra edildiğini, iptali talep edilen kooperatif genel kurul kararlarının yasaya, kooperatif ana sözleşmesine ve dürüstlük kurallarına uygun olduğunu, iptal şartlarının oluşmadığını, davacılar vekilinin iptalini talep ettiği kararların, en üst karar organı olan kooperatif genel kurulu tarafından alındığını, kooperatif genel kurul toplantısının yapılması ve kararın alınmış olmasının yeterli olduğunu, söz konusu toplantıda toplantı ve karar yeter sayıları sağlandığını, toplantı yeter sayısının sağlandığı söz konusu toplantıda ortakların en az çoğunluğunun teklif lehine oy verilmesi, ana sözleşmedeki karar nisabı sağlandığından genel kurul kararı oluştuğunu, her ne kadar genel kurulda ortaklar iradelerini açıklasalar da sonuç olarak alınan kararlar kooperatifin iradesi olduğunu, iptal edilebilirlik bir genel kurul kararının kanuna, ana sözleşmeye ya da dürüstlük kurallarına aykırılığı hâlinde söz konusu olacağını, somut olayda, kooperatif genel kurulu kararlarının iptali şartları oluşmadığını, 05/06/2023 tarihli genel kurul kararı ile yüklenen borçlar hariç olmak üzere davacı ...'ın 80.199,32 TL; davacı ...'in 36.448,33 TL; davacı ...'in 36.448,33 TL davalı kooperatife borcu bulunduğunu, davacıların borçlarının bulunduğuna dair muavin defter dökümlerinin ekte sunulduğunu, davacıların kooperatife olan anılan borçlarını uzun yıllardır ödemediklerini ve yapılan kooperatif giderleri diğer kooperatif üyeleri tarafından karşılanmak zorunda kalındığını, davacıların kooperatife olan borçlarını ödemedikleri için diğer üyelerin mağduriyetine sebep olduklarını, davalı kooperatife ait kooperatif genel kurulunda kabul edilen 2023 yılı bütçesi ekte sunulduğunu, 2023 yılı bütçesinde de görüldüğü gibi, davacılar hariç olmak üzere 15 üye için iade edilecek tutarın 1.500.000,00 TL olduğunu, kooperatif genel kurulunda, üye ödentisi olarak yeni tahakkuk yapılmamasına, gider kalemlerinin mevcut alacak kalemlerinden karşılanmasına, kooperatifin üzerine kayıtlı 3 adet taşınmaz için her bir bağımsız bölüm adına gayrimenkullerin değer artışı karşılığı olarak beher taşınmaz başına 500.000,00 TL tahakkuk yüklenmesine karar verildiğini, alınan genel kurul kararının Kooperatifler Kanunu ve Kooperatif Ana Sözleşmesine uygun olduğunu, anılan karar ile çoğunluk ortakların azınlıkta kalan davacı ortakların haklarını sınırlandırması veya ortadan kaldırması söz konusu olmadığını, alınan kararların objektif iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil etmediğini, zira, kooperatife karşı yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz olarak yerine getiren diğer üyeler ile kooperatife karşı yükümlülüklerini zamanında ve hiç yerine getirmeyen davacılar arasında fark bulunması gerekeceğini, çok uzun yıllardır kooperatife karşı olan ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacıların iyi niyetli olduklarından bahsedilemeyeceğini, buna rağmen yaklaşık 15 milyon TL rayiç değerli bağımsız bölümlerin tescilini talep ettiklerini, davacıların kooperatife olan ve vadesinde ödenmeyen kooperatif aidat alacakları çok uzun yıllar önce muaccel hale geldiğini, davacıların kooperatife olan ve vadesinde ödenmeyen kooperatif aidat alacaklarının muaccel olduğu tarihten itibaren denkleştirici adalet ilkelerine göre güncellenmesi halinde bile hesaplanacak tutarın genel kurul kararı ile yüklenen 500.000,00 TL'nin üzerinde olacağını, bu hususta bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, tapu iptal ve tescil şartlarının oluşmadığını, dava kooperatif ortaklığına dayalı tapu iptali ve tescil davası olmayıp kooperatif genel kurul kararlarının iptali davası olduğunu, iş bu davada tapu iptal tescil kararı verilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, tapu iptal ve tescile ilişkin eksik harcın ikmal edilmesi gerektiğini, tapu iptal tescil yönünden zaman aşımı bulunduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23. maddesi hükmünde yazılı eşitlik ilkesi gereğince, konut sahibi olan diğer ortaklar gibi tüm ödemelerini yapmak zorunda olduğunu, davacıların tüm aidat borçlarını ödemedikleri için tapu tescile hak kazanamadıklarını, davanın hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddine, farklı değerlendirme yapılması halinde davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Başakşehir, Beylikdüzü Tapu Müdürlükleri cevap yazıları, ticaret sicil kayıtları, PTT tebligat akıbetine ilişkin yazı cevabı, mahkememizce aldırılan 10/12/2024 tarihli bilirkişi raporu, 28/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava 04/06/2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan; Gündem 9 ".... Sadece kooperatifin üzerinde kayıtlı 3 adet taşınmaz için her bir bağımsız bölüm adına gayrimenkullerin değer artışı karşılığı olarak 500.000,00-TL toplamında 3 adet bağımsız bölüm için 1.500.000,00-TL tahakkuk yüklenmesine, muhataplarına tebliğ edilmesine, en geç 3 aylık zaman diliminde defaten veya taksitle ödenmesine, ödeme yapmamaları durumunda üyeliklerinden ihraç edilmeleri ve kooperatif ortaklığından düşürülmelerine, Gündem 12 ".... Birikmiş aidat borcu kronik hale gelmiş 3 üyenin toplantıda alınan karar gereği üye başına 500.000,00-TL bedelin toplantı tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde kendilerine tebliğ edilerek alınmasına ayrıca yasal defter kayıtlarındaki birikmiş bakiyelerine aylık %10 gecikme zammı konarak hesaplama yapılmasına, üyelere tebliğ edilmesine, üye ödentileri ve 500.000,00-TL ek tahakkuk bedelini ödemeyen bu üç ortak ile ilgili gerekli hukuki işlemlerin başlatılmasına, ödeme yapmaları uzlaşılması durumunda dairelerin ortaklara teslimine, aksi halde üyeliklerinden ihraç edilmesi ve ortaklıktan çıkarılmalarına....; bu 3 bağımsız bölümün 3. kişilere veya kooperatif üyelerine satışına, elde edilen gelirin kooperatifin iskan ve tasfiye, kapanış harcamalarında kullanılmasına, kooperatif artığı olması durumunda 15 üyeye kooperatif artığı olarak eşit tutarda dağıtılmasına ve bu kapsamda yönetim kuruluna yetki verilmesine yönelik alınan genel kurul kararlarının iptali, taşınmazların ayrı ayrı davacılar adına tescili talepleri ile usulüne uygun çağırının yapılıp yapılmadığının tespitine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememiz tarafından aldırılan mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporu, bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır. Genel Kurul İptali Davasının Açma Koşulu-Kararların Bozulması Ve Şartlar (Kanun Ve Ana Sözleşme Yönünden) : 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu madde 53 “- Aşağıda yazılı kimseler kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya çağırının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilân veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri; ” şeklinde düzenlenmiştir. Ana sözleşme gereği kararların İptali: “Madde 38- Aşağıda yazılı kimseler kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1-Toplantıda hazır bulunup da kararlara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri, 2-Yönetim kurulu; 3- Kararların yerine getirilmesi yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri. Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün yönetim kurulu tarafından usulen ilan olunur. Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder. Bozma kararının kesinleşmesi halinde bu husustaki ilam tescil ve ilan ettirilir.” Şeklindedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. mad ve ana sözleşmenin 38. madde sinde düzenlendiği üzere, asıl ve birleşen davada davacıların genel kurul kararları aleyhine iptal davasını açabilmesi için davalı kooperatif ortağı olması ve yargılama süreci sonuna kadar bu sıfatını sürmesi gerekir. Davalı kooperatifin, dosyaya sunulu 04.06.2023 tarihinde yapılan 2022 hesap yılı genel kurul hazirun cetvelinde ...’in 7. Sırada, ...’in 8.sırada, Hacer Turan’ın ise 9.sırada ortak olarak gösterildikleri, ancak toplantıya katılmadıkları tespit edilmektedir. Toplantıya Çağrı Usulünün incelenmesi : 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu Madde 45/2 hükmüne göre; “Genel kurul, ana sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Ana sözleşme Madde 28 “ Olağan ve olağanüstü toplantılara çağrının şekli; taahhütlü mektupla, ayrıca gerektiğinde gazete ile gazete olmayan yerlerde mahalli örf ve adete göre ilan yoluyla yapılır. Çağrının sadece yazılı olarak imza karşılığında yapılması da mümkündür. Çağrının toplantı gününden en az 30 (Otuz) gün önce ve en çok 2 (İki) ay içinde yapılması, toplantının gün ve saati ile yerinin ve gündem maddelerinin bildirilmesi zorunludur.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut davada; Davalı kooperatifin davaya konu 04.06.2023 tarihinde yapılacak 2022 hesap yılı genel kurul toplantı davet mektup listesi ve posta alındıları, dosyaya sunulmuş 18 adet posta alındıları üzerinde yapılan incelemede davacılara genel kurul toplantı çağrısının yapıldığına dair davet mektubuna rastlanmamıştır. Davacılara gönderilmesi gereken 3 adet Davet Mektubu Tebligatlarının ise davalı kooperatif tüzel kişiliği adına kooperatif adresine gönderildiği, davacılara genel kurul toplantı çağrısının usule uygun olarak yapılmadığı anlaşılmıştır.
Toplantı Ve Karar Nisabı yönünden inceleme : Davalı .... Kooperatifi'nin 04.06.2023 tarihinde yapılan 2022 hesap yılı genel kurulunda ortak pay defterinde kayıtlı ortak sayısının 18 olduğu, anılan genel kurulda 9 ortağın asaleten, 2 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 11 ortağın katılımı ile yapıldığı, 18 kişiden ibaret genel kurulda en az ¼ olan 5 kişinin katılımının olması gerekirken bu sayıdan daha fazla olan 11 kişi ile yapılması karşısında, genel kurulda toplantı nisabının bulunduğu anlaşılmış, toplantıya katılan 11 kişinin bulunduğu bu genel kurulda karar nisabının en az ( toplantıya katılanların yarıdan 1 fazlasının oyu ile ) 11/2= 6+1 = 7 kişinin kabul oyu ile karar alınması gerekir. Davaya konu 9 ve 12 nolu genel kurul kararlarına yönelik gerek toplantı gerekse karar nisabının bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. Genel Kuruluna İlişkin Yönetim Ve Denetim Kurulu Faaliyet Raporları İle Bilanço - Gelir Gider Hesap Tabloları; Kooperatiflerde genel kurul öncesinde yönetim, denetim kurulu faaliyet raporları ile bilanço ve gelir gider tablolarının ortaklara tebliğ edilmesi yönünde yasal düzenleme yoktur. Ancak Yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporları ile bilanço ve gelir gider hesapları toplantıdan 15 gün önce kooperatif merkezinde kooperatif üyelerinin incelemesine hazır bulundurulacak, kooperatif üyeleri ayrıca genel kurul öncesinde bilgi edinmek ve incelemek için yönetim kurulundan faaliyet raporları ile bilanço ve gelir gider hesabını yazılı olarak talep edebileceklerdir. Nitekim bu husus 1163 sayılı kanunun 24. Maddesinde “Madde 24 – (Değişik birinci fıkra:21/10/2021-7339/3 md.) Yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu, bilanço, gelir-gider farkı hesapları ve denetçilerin 66 ncı ve 69 uncu madde hükümlerine uygun olarak tanzim edecekleri raporlar, genel kurulun yıllık toplantısından en az 15 gün öncesinden itibaren bir yıl süre ile kooperatif merkezinde, varsa şubelerinde ve elektronik ortamda KOOPBİS’te ortakların tetkikine amade tutulur. (Değişik ikinci fıkra:21/10/2021-7339/3 md.) Kooperatif ortaklarına KOOPBİS üzerinden, genel kurula katılma hakkını haiz ortakları gösterir listeye erişim yetkisi verilir. Ortakların bilgi edinmek hakkı, ana sözleşme veya kooperatif organlarından birinin kararıyla bertaraf edilemez veya sınırlandırılamaz.” şeklinde düzenlenmiştir. Yönetim Ve Denetim Kurulu Raporlarının TTK ve 1163 SAYILI Kooperatifler Kanunu'nun 86. Maddesi VE bu maddeye dayanılarak çıkartılmış 11.06.2008 tarihli ve 26903 sayılı resmi gazete'de yayımlanmış olan tebliğ hükümlerine göre düzenlenip düzenlenmediğinin incelenmesi ; Yönetim ve denetim kurulunun düzenlediği raporlarda yanlış, yanıltıcı, abartılı ve gerçeğe aykırı bilgiler verilemeyeceği gibi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 86. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkartılmış 11.06.2008 tarihli ve 26903 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olan tebliğ hükümlerine aykırı olarak düzenlenen yönetim ve denetim kurulu raporlarının da genel kurulda görüşülemeyeceği ve kabul edilemeyeceği bu tebliğde açıkça belirtilmiştir. Yönetim kurulu raporlarının gerçeğe uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, gerçeği yansıtıp yansıtmadığının öncelikle denetim kurulu üyeleri tarafından incelenmesi, bilanço ve gelir gider tablolarının ve raporların doğru olup olmadığının denetçi raporunda belirtilmesi ve hatta genel kurulun bilgisine denetim kurulu tarafından bizzat sunulması gerekir. Ortakların da bilânço ve gelir-gider tablosu ile yıllık çalışma raporunun bir nüshasını isteme hakları bulunduğundan, düzenlenen raporların gerçeği yansıtmadığı ve geçersiz olduğuna yönelik iddialar denetçiler ve ortaklar tarafından, gerek toplantı öncesinde, gerekse toplantı sırasında ve sonrasında ileri sürülebileceği gibi sunulan bilanço ve gelir gider tablosunun incelenemediği ileri sürülerek bilanço ve gelir gider tablolarının görüşülmesi ile ibranın ertelenmesini genel kuruldan her zaman isteyebilecekleridir. Somut Davada; Davalı kooperatifin 04.06.2023 tarihli 2022 hesap yılı genel kuruluna ait yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporları ile bilanço ve gelir gider tabloları dosya kapsamına sunulmadığından bu yön itibariyle inceleme ve değerlendirme yapılamamıştır. 2023 Yılı Tahmini Bütçesinin incelenmesi : Dosyaya sunulu 2023 yılı tahmini bütçeden anlaşıldığı üzere ; Davacılara tahsis edildiği düşünülen 3 adet villa adına 500.000.TL den X 3 vila= 1.500.000.TL nin gelir hanesine (alacak) tahakkuk ettirildiği, yine davacılardan tahsil edilmek suretiyle elde edilecek 3 villa bedeli 1.500.000.TL'nin, kooperatifin diğer 15 üyesine dağıtılacağı(diğer üyelere yapılacak ödeme) gider hanesine yazıldığı anlaşılmaktadır. 1163 sayılı kanunun 23. Maddesinde tanımlandığı üzere “kooperatif üyeleri hak ve yükümlülüklerde eşittir.” Bu nedenle Kooperatifin üyeleri arasında da eşit işlem yapma yükümlülüğü bulunmaktadır. Mevcut dosya kapsamında 3 üye adına 500.000.TL'den toplam 1.500.000,00 TL olarak tahakkuk ettirilen borcun kaynağı ne olduğu anlaşılmadığı gibi, yine kooperatifin tasfiyesinin yapılması için gelir fazlasının olması halinde, bu fazlanın tüm üyelere eşit şekilde dağıtılması gerekirken, kayıtlı 18 üyeden sadece 15 üyeye dağıtılmasına yönelik yapılan 2023 yılı tahmini bütçe düzenlenmesinin 23. Madde de tanımlanan eşitlik ilkesine aykırı olduğu anlaşılmıştır. Davalının ticari defter kayıtlarına göre: 07.08.2023 dava tarihi itibariyle davalının, davacı ... (....)‘den 557.703,90 TL alacağı, davacı ...‘den 557.703,90 TL alacağı, davacı ...‘den 557.703,90 TL alacağı olduğu görülmüştür. Genel Kurul Kararlarının İptaline İlişkin Talep Hususlarının, Gerek Esas Gerekse Şekil Açısından İncelenmesi : Davaya konu genel kurul kararlarının öncelikle mutlak butlanla batıl bir karar mı, yoksa iptali kabil bir karar mı olduğunun tespit edilmesi gerekeceğidir. Zira İptali kabil kararlar yönünden 1 aylık hak düşürücü süre ile toplantıya katılıp, karara muhalif kalma şartının varlığı aranması gerekirken, mutlak butlanla batıl olan kararlar yönünden ise alınan kararlar baştan beri yok hükmünde olacağından hak düşürücü süre ile toplantıya katılıp, katılmadığı ve muhalefet şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmayacağıdır. Mutlak Butlanla Batıl Olduğu İddia Olunan Karar Yönünden : Şekil ve usul açısından emredici hükümlere aykırılık yokluktur. Ancak, emredici hükmün sadece pay sahiplerinin çıkarlarını koruması halinde ise, bu durum yokluk değil, iptal edilebilirliktir. Genel kurul kararlarının yokluğu, bunda hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve bir süreye bağlı olmaksızın itiraz şeklinde veya dava yoluyla ileri sürülebilecek, yok olan genel kurulkararı şeklen meydana gelmemiş olması nedeniyle başlangıçtan itibaren hiçbir hüküm doğurmayacağından, bununla ilgili olarak açılan davanın da, bir tespit davası niteliğinde olacağıdır. Ayrıca bir genel kurul kararı şekil ve usul açısından geçerli olmakla birlikte, konusu bakımından (BK 19 ve 20. Maddesine aykırılık) emredici hukuk kurallarına yahut ahlak ve adaba aykırı veya imkânsız ise bunun sonucunun da yine yokluk olduğudur. Kooperatiflerde Bâtıl olan Genel kurul kararları, kooperatif ortakları ve üçüncü kişiler için hiç bir hak ve borç doğurmayacak, BK'nın 27. (EBK m. 19 ve 20) maddesine göre Genel kurulda alınan bu kararların batıl kabul edilmesi gerekecektir. Ör; Toplantı nisabı sağlanmadan alınan (KK.m.45,21,22), temsile ilişkin hükümlere uyulmadan alınan (Md.21,22,51,52), kamu düzenine aykırı, ahlâka ve adaba aykırı, ortakların şahsi kazanılmış haklarını ortadan kaldıran ve sınırlayan kararlar (KK. Md.10,16,24,26,48,53) geçerlilik şartlarına uyulmaksızın yapılan genel kurulda alınan kararlar (KK.87,98),Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyeleri ile temsile yetkili olanların sorumluluklarını ortadan kaldırankararlar (KK.md. 62,66, 67, 98) olup zikredilen bu kararlar baştan itibaren geçersiz olan kararlardır. Bu nedenlerledir ki Genel kurul kararının mutlak butlanla sakat olduğunu iddia eden ortakların toplantıda hazır olması ve muhalefetini tutanağa yazdırması gerekmeyip, genel kurula katılmayan ortakların da böyle bir iddia ile davayı süreye bağlı olmadan her zaman açabilecekleridir. Nitekim Yerleşik Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda bulunduğudur. Genel Kurul Kararının Üyeye Tebliğinin Gerekip Gerekmediği : Temel anlamda Genel kurul kararlarının üyeye tebliği zorunlu değildir. Ancak genel kurulda ortakların şahsına yönelik kararların alınması halinde (Ör. İhraç vb gibi) bu genel kurul kararın ortağa tebliği zorunludur. Nitekim davaya konu edilen 9 ve 12 nolu kararların davacıların şahsına yönelik olması nedeniyle anılan bu genel kurul kararının davacılara tebliğ edilmesi gerekmektedir. Davalı kooperatifin 04.06.2023 tarihinde yapılan 2022 hesap yılı genel kurul toplantı tutanağını usule uygun olarak davacılara 05.07.2023 tarihinde tebliğ ettiği gerek davacıların kendi beyanları, gerekse dosyaya gelen PTT kayıtlarından tevsik ve tespit edilmektedir. Genel Kurulda Kooperatif Ortağının Temsili : 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 49. Maddesinde ortağın temsil edilmesi ” Ana sözleşmede açıklama bulunduğu takdirde, bir ortak yazı ile izin vermek suretiyle Genel Kurul toplantısında oyunu ancak başka bir ortağa kullandırabilir. Bir ortak Genel Kurulda birden fazla ortağı temsil edemez. “şeklinde düzenlenmiştir. Davalı kooperatif ana sözleşmesinin 24. Maddesine göre ise “Bütün ortaklar genel kurula katılma hakkına sahiptir. Her ortak yalnız 1 oya sahip olup yazı ile izin verilmek suretiyle bir ortak diğer bir ortağın oyunu kullanmak üzere temsilci tayin edebilir. Eş ve 1. Derece (ortağın çocuğu, anne ve babası, eşinin annesi ve babası) akrabalar için temsilde ortaklık şartı aranmaz. “ Şeklindedir. Kooperatif ortağı olmayan kişilerin genel kurulda ortak adına toplantıya katılamayacağı ve genel kurulda onun adına oy kullanamayacağı açıktır. Bu kuralın tek istisnası ana sözleşmede düzenlendiği üzere ortağın ancak eşi ile 1. dereceden sayılan arabalarının ortaklık şartı aranmadan temsilci olarak tayin edilebileceğidir. Somut davada Davacı, hazirun cetveli incelendiğinde görüleceği üzere ...’nin vekaleten hem ... hem de ...’yi temsil ettiğini, ayrıca ...’nin ...’yi kendilerini temsile yetkili kıldığına dair yazılı iznine rastlanılmadığını beyan etmiştir. Genel kurul hazirun cetveli üzerinde incelemede kooperatif üyesi Ahmet Çelebi ve Cem Çelebi yerine vekaleten 2 adet oy kullanıldığı görülmektedir. Davaya Konu 04.06.2023 Tarihli 2022 hesap yılı Genel Kurul Kararının İrdelenmesi : a-) Gündemin 9 nolu kararı ile; “Gündem 9-Üye ödentilerinin miktar ve şartlarının belirlenmesi maddesinde; Üye ödentisi olarak yeni tahakkuk yapılmamasına, gider kalemlerinin ise bilançodaki mevcut alacaklardan karşılanmasına, sadece kooperatifin üzerinde kayıtlı 3 adet taşınmaz için her bir bağımsız bölüm adına, gayrimenkullerin değer artışı karşılığı olarak 500.000 TL toplamda 3 adet bağımsız bölüm için 1.500.000 TL tahakkuk yüklenmesine, muhataplarına tebliğ edilmesine, en geç 3 aylık zaman diliminde defaten veya taksitle ödenmesine, ödeme yapmamaları durumunda üyeliklerinden ihraç edilmeleri ve kooperatif ortaklığından düşürülmelerine oy birliği ile karar verildi” şeklinde karar alındığı görülmektedir. Davaya konu 9 nolu karar ile Kooperatif ortaklarının 1163 sayılı kanunun 16 maddesi; “Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler ana sözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar ana sözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.” hükmü ile Ana sözleşmenin 14.maddesi “Durumları aşağıda gösterilen hallere uyanlar yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır. 1) 10 uncu maddede yazılı ortaklık şartlarını kaybedenler. 2) Parasal yükümlülüklerini 30 (Otuz) gün geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden 10 (On) gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtar yapılır. İkinci ihtarı takip eden 1 (Bir) ay içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyenler. 3) Kura çekimi sonunda kendilerine düşen konutları kabul etmeyenler. 4) Tapuda kendi adlarına tescilinden önce konutlarında yaptıkları tahribat veya tadilatı yazılı ihtara rağmen düzeltmeyenler. 5) Kooperatifin para, mal ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı mahkum olanlar” şeklindeki yasal düzenlemelere aykırı olarak ortaklıktan çıkarma kararı alınamayacağı, 1163 sayılı kanunun 23. maddesinde tanımlanan eşitlik ilkesi gereği kooperatifin tüm üyelerine eşit işlem ve işi uygulama zorunluluğunda olup bir kısım üyesinden farklı tutarda ödeme yapmasını isteyemeyeceği gibi, yine 1163 sayılı kanunundaki Md.10,16,24,26,48,53 düzenleme gereği kamu düzenine aykırı, ahlâka ve adaba aykırı, ortakların şahsi kazanılmış haklarını ortadan kaldıran ve sınırlayan kararların baştan itibaren geçersiz kararlar olduğu belirtilmektedir. Genel kurul kararının mutlak butlanla sakat olması halinde ortakların toplantıda hazır olması ve muhalefetini tutanağa yazdırması gerekmeyip, genel kurula katılmayan ortakların da böyle bir iddia ile davayı süreye bağlı olmadan her zaman açabilecekleridir. Nitekim Yerleşik Yargıtay kararlarının bu doğrultuda bulunduğu dikkate alındığında davaya konu 9 nolu kararın yukarıda belirtilen yönler itibariyle mutlak butlanla batıl olup baştan beri geçersiz olduğu anlaşılmıştır. a-) Gündemin 12 nolu kararı ile; "Borçlu olan üyelerin hukuki durumunun görüşülmesi maddesinde 1.Kooperatifimizin kapatılabilmesi ve tasfiye sonunun verilebilmesi adına; Birikmiş-aidat borcu kronik hale gelmiş 3 üyenin toplantıda alınan karar gereği üye başına 500.000 TL, bedelin toplantı tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde kendilerine tebliğ edilerek alınmasına ayrıca yasal defter kayıtlarındaki birikmiş bakiyelerine aylık %10 gecikme zammı konarak hesaplama yapılmasına, üyelere tebliğ edilmesine, Üye ödentileri ve 500.000 TL ek tahakkuk bedelini ödemeyen bu 3 ortak ile ilgili gerekli hukuki işlemlerin başlatılmasına, ödeme yapmaları uzlaşılması durumunda dairelerin ortaklara teslimine, aksi halde üyeliklerinden ihraç edilmesi ve ortaklıktan çıkarılmalarına oy birliği ile karar verildi. bu 3 bağımsız bölümün 3. kişilere veya kooperatif üyelerine satışına elde edilen gelirin kooperatifin iskan ve tasfiye kapanış harcamalarında kullanılmasına, kooperatif artığı olması durumunda 15 üyeye kooperatif artığı olarak eşit tutarda dağıtılmasına ve bu kapsamda yönetim kuruluna yetki verilmesine oy birliği ile karar verildiği” şeklinde karar alındığı görülmektedir. Sonuç Olarak; davaya konu 12 nolu karar ile Kooperatif ortaklarının 1163 sayılı kanunun 16 maddesi hükmü ile Ana Sözleşmenin 14.maddesindeki yasal düzenlemelere aykırı olarak Kanun ve ana sözleşmede gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarma kararı alınamayacağı, 1163 sayılı kanunun 23 maddesinde tanımlanan eşitlik ilkesi gereği kooperatifin tüm üyelerine eşit işlem ve işi uygulama zorunluluğunda olup bir kısım üyesinden farklı tutarda ödeme yapmasını isteyemeyeceği, Ortaklardan tahsil edilecek ödemelerin zamanında ödenmemesi halinde genel kurulca kararlaştırılacak gecikme faizinin yasal faizin 2 katını geçemeyeceği Yine 1163 sayılı kanunundaki Md.10,16,24,26,48,53 düzenleme gereği kamu düzenine aykırı, ahlâka ve adaba aykırı, ortakların şahsi kazanılmış haklarını ortadan kaldıran ve sınırlayan kararların baştan itibaren geçersiz kararlar olduğu belirtilmektedir. Genel kurul kararının mutlak butlanla sakat olması halinde ortakların toplantıda hazır olması ve muhalefetini tutanağa yazdırması gerekmeyip, genel kurula katılmayan ortakların da böyle bir iddia ile davayı süreye bağlı olmadan her zaman açabilecekleridir. Nitekim Yerleşik Yargıtay kararlarının bu doğrultuda bulunduğu dikkate alındığında davaya konu 12 nolu kararın yukarıda belirtilen yönler itibariyle kanun ve ana sözleşmeye aykırı olarak mutlak butlanla batıl olup baştan beri geçersiz olduğu anlaşılmıştır. 1163 Sayılı Kanun Kapsamında Tapu İptal ve Tescil Talebi : 1163 sayılı kooperatifler kanununa göre taşınmazın, tapu iptal ve tescilini isteyebilmek için öncelikle kooperatifin üyesi bulunulması ve bu üyelik gereği kooperatife karşı tüm parasal (akçeli) yükümlülüklerin yerine getirildiği, ödemelerin tamamını gerçekleştiren diğer kooperatif üyeleriyle eşit durumda olunduğunun ispatlanması, ayrıca 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olduğundan, davacıyla aynı durumda olan birçok ortağa, borca rağmen, tapuların verilip verilmediğinin belirlenmesi gerekecektir. Davacılar her ne kadar davalı kooperatife borçlu olmadığını iddia etmişlerse de, incelenen davalı kooperatif ticari defter ve kayıtlarına göre 31.12.2022 tarihi itibariyle ise ...’in; 36.448,33.TL, ...’in: 36.448,33.TL, Hacer(yeşil) Turan’ın 36.448,33.TL borçlu olduklarının tespiti karşısında davacıların akçeli yükümlülüklerinin tamamını 1163 sayılı kanunun 23 mad. belirtilen eşitlik ilkesi gereği ödendiğini mevcut dosya kapsamı ile ispat etmedikleri dikkate alınarak, davacıların tapu iptal ve tescil talebine yönelik talebin koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller mahkememizce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporu ile, tüm dosya kapsamına binaen; Somut olayda : Kooperatiflerde hazirun cetvelleri ortaklar pay defter kayıtlarına uygun olarak oluşturulması gerektiği, nitekim davacılarında davalı kooperatifin 04.06.2023 tarihinde yapılan 2022 hesap yılı genel kurul hazirun cetvelinde 7,8 ve 9. sırada ortak olarak gösterildikleri dikkate alındığında davacılar ..., ... ve ...( Turan)’in kooperatif ortağı oldukları, davacıların üyelik hak ve sıfatları gereği 1163 sayılı kanunun 53. maddesi ve ana sözleşmenin 38. maddesi hükmü gereği, huzurdaki iptal davasını açma hakkına sahip oldukları, davaya konu 04.06.2023 tarihinde yapılan 2022 hesap yılı genel kurul toplantı çağrısının kooperatifin diğer 15 üyesine 30 gün öncesinde 1163 sayılı kanunun 45/2 maddesine uygun olarak yapılmış ise de, davacılara yönelik genel kurul toplantı çağrısının ise yapılmadığı, anılan tebligatların ise kooperatif tüzel kişiliği adına ve kooperatif adresine çıkarıldığı bu yön itibariyle toplantı çağrısının 1163 sayılı kanunun 45/ 2 mad. ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, davalı kooperatifin 04.06.2023 tarihinde yapılan 2022 hesap yılı genel kurul toplantı tutanağını usule uygun olarak davacılara 05.07.2023 tarihinde tebliğ ettiği, gerek davacıların kendi beyanları, gerekse dosyaya gelen PTT kayıtlarından anlaşıldığı, dava konusu genel kurulda kullanılan vekaletnameler ibra edilmemiş ise de genel kurulda 9 ortağın asaleten, 2 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 11 ortağın katılımı ile yapıldığı, pay defterinde kayıtlı 18 ortaktan genel kurulda en az ¼ olan 5 kişinin katılımının olması gerekirken bu sayıdan daha fazla olan 11 ortak ile yapıldığı görülmüş , 2 vekalet oyunun dahi bu hesaptan mahsubu halinde asaleten 9 kişinin katılımı ile toplantı yapılarak karar alındığı dikkate alındığında genel kurulda toplantı ve karar nisabı yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, usulsüzlüğü iddia edilen 2 vekalet oyunun toplantı ve karar nisabını etkilemeyeceği, 04.06.2023 Tarihli 2022 hesap yılı Genel Kurulun gündemin 9 nolu kararı ile ilgili olarak, Kooperatif ortaklarının 1163 sayılı kanunun 16 maddesi ile Ana sözleşmenin 14.maddesinde düzenlenen yasal düzenlemelere aykırı olarak ortaklıktan çıkarma kararı alınamayacağı, 1163 sayılı kanunun 23. maddesinde tanımlanan eşitlik ilkesi gereği kooperatifin tüm üyelerine eşit işlem ve işi uygulama zorunluluğunda olup bir kısım üyesinden farklı tutarda ödeme yapmasını isteyemeyeceği, ortaklardan tahsil edilecek ödemelerin zamanında ödenmemesi halinde genel kurulca kararlaştırılacak gecikme faizinin yasal faizin 2 katını geçemeyeceği, yine 1163 sayılı kanunundaki Md.10,16,24,26,48,53 düzenleme gereği kamu düzenine aykırı, ahlâka ve adaba aykırı, ortakların şahsi kazanılmış haklarını ortadan kaldıran ve sınırlayan kararların baştan itibaren geçersiz kararlar olduğu, genel kurul kararının mutlak butlanla sakat olması halinde ortakların toplantıda hazır olması ve muhalefetini tutanağa yazdırmasının gerekmekdiği, genel kurula katılmayan ortakların da böyle bir iddia ile davayı süreye bağlı olmadan her zaman açabilecekleri, nitekim Yerleşik Yargıtay kararlarının bu doğrultuda bulunduğu, ayrıca Davalı kooperatifin davaya konu 04.06.2023 tarihinde yapılacak 2022 hesap yılı genel kurul toplantı davacılara genel kurul toplantı çağrısının usule uygun olarak yapılmadığı, 04/06/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan gündem 9 ve gündem 12 no'lu kararların mutlak butlanla iptaline ve başından beri geçersiz olduğunun tespitine, karar vermek gerekmiş, davacıların kooperatife karşı ödeme yükümlülüklerini yerine getirmedikleri, davacılar her ne kadar davalı kooperatife borçlu olmadığını iddia etmişlerse de, incelenen davalı kooperatif ticari defter ve kayıtlarına göre 31.12.2022 tarihi itibariyle ise ...’in; 36.448,33 TL, ...’in: 36.448,33 TL, ...(...) ...’ın 36.448,33 TL borçlu olduklarının gözüktüğü, davacıların akçeli yükümlülüklerinin tamamını ödediklerini mevcut dosya kapsamı ile ispat etmedikleri anlaşıldığından, tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile; 04/06/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan gündem 9 ve gündem 12 no'lu kararların mutlak butlanla iptaline ve başından beri geçersiz olduğunun tespitine, Tapu iptali ve tescil taleplerinin Reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik 345,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 13.691,25 TL posta masrafı, bilirkişi ücreti vb. giderler ile toplam harç gideri 269,85 TL olmak üzere toplam 13.961,10 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü dikkate alınarak 6.980,55 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 450,00 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü dikkate alınarak 225.00 TL'sinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, diğer kısmının davalı üzerinde bırakılmasına, 6-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 7-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Tapu İptal ve Tescil davası yönünden: Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, 9-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2025
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır