İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/745 E. 2025/236 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/745
Karar No
2025/236
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/745 Esas KARAR NO : 2025/236

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/11/2023 KARAR TARİHİ : 14/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalının, davacı idare tarafından yapılan ihalelerin yüklenicisi olduğu, ihale ile iş aldığı, davalı şirketin, davacı idareden iş aldıkları dönemlerde, çalıştırdıkları işçilerden dolayı doğan ve davacı idare tarafından ödenmek zorunda kalınan her türlü hak ve alacaktan, ihale sözleşmeleri ve Borçlar Kanunun hükümleri doğrultusunda aslen sorumlu olduklarını, bu nedenle davalı şirketin çalıştırmış olduğu işçinin açmış olduğu dava neticesinde, İdare tarafından ödenen tüm hak ve alacakların rücuen davalı şirketten tahsiline karar verilmesi gertiğini, davalı şirkette iş aldığı dönemlerde işe alarak çalıştırmış oldukları işçi ...’ın, alacaklarının tahsili için idare aleyhine açmış olduğu davada, ... 3. İş Mahkemesinin...Esas ... K. sayılı dosyası ile alacaklarının müvekkil idareden tahsiline karar verildiğini, alacaklı vekili tarafından ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, idare tarafından davalı şirket yönünden 161.950,22-TL ödendiğini, ödenen işbu meblağın yüklenici firmalardan tahsil edilmesi için idare ilgili birimleri ile yapılan yazışmalar neticesinde tutarın davalıdan tahsil edilemediğini, davacı idare ile davalı arasında akdedilen İhale şartnameleri ve sözleşmelerinde yer alan hükümler ve ilgili Kanun hükümleri çerçevesinde taraflar arasındaki ikili ilişki gereği davaya konu bedelin sorumlusunun çalıştırdıkları süre bazında davalı olduğunu, İhale sözleşmesi ve onun ayrılmaz parçası olan ihale belgelerine göre hizmet alımı kapsamında çalıştırılan işçilerin idarenin değil yüklenicinin işçisi olduğunu, dolayısıyla iş akdi fesih olan işçilere ödenmesi gereken her türlü ödemeyi yüklenicinin karşılaması gerektiğini, işçi alacaklarına ilişkin borcun aslında yüklenicilere ait bir borç olduğunun, idarenin söz konusu borçtan 4857 sayılı İş Kanununun 2. ve 3. maddeleri uyarınca müştereken ve müteselsilen asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulduğunu, idareminin sorumluluğunun kanundan kaynaklanan (dış kaynaklı) bir sorumluluk olduğunu, bu sorumluluğun da sadece işçiye karşı olduğunu, yüklenicilere karşı iç ilişkide böyle bir borç ödeme sorumluluğu olmadığını, davalı şirket ile idare arasında akdedilen sözleşme ve eki şartnameler gereği iş akdinin feshi halinde işçinin doğacak olan alacaklarından yüklenici davalı şirketin sorumlu olacağı, yüklenicinin çalıştıracağı işçilerin İş Kanunundan ve ilgili mevzuattan doğan tüm özlük haklarından (ücretleri, fazla mesai ücretleri, sağlık işleri, iş kazasından doğan hakları, yol ve giyim hakları vb.) yüklenicinin sorumlu olduğunu, Kamu ihale mevzuatı hükümleri ile diğer yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; işçi çalıştırma ve işten çıkarma yetkisine sahip yüklenici firmaların, çalıştırdığı işçilerle yaptığı iş akdinden ve 4857 sayılı İş Kanunundan kaynaklanan tüm yükümlülükleri de yerine getirmek zorunda olduğu, davalı yüklenici firmalar işçilerine idare tarafından asıl işveren sıfatıyla sorumlu olmaktan dolayı ödenen miktarlarının tamamından davalının sorumlu olduğu, idare ile davalı şirket arasındaki ilişkinin Borçlar Kanunu, Kamu İhale Kanunu, İhale sözleşme ve şartnameleri ile Yargıtay içtihatları doğrultusunda değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiği, bu yasal hükümler ve yargısal kararlar doğrultusunda, yüklenici firmanın çalıştırmış olduğu işçiye idare tarafından ödenmek zorunda kalınan 161.950,22 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili için iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 161.950,22 TL bedelin davalıdan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin ve arabuluculuk ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve tensip zaptının 29.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği tebliğ mazbatasında tebligatı "..." isimli şahsın aldığı, müvekkili şirketin böyle bir çalışanı olmadığını tebligatı almaya yetkili kişi de olmadığını, bu hususun müvekkili şirketin SGK kayıtlarının celbi halinde anlaşılabilecek ve sübuta ereceğini, davacının dava dilekçesinde dava dışı 3.şahsa ödediği işçilik alacaklarının rücuen tahsilini talep ettiği, bu davanın müvekkiline haksız bir şekilde yöneltildiğini, davacının kötü niyetli olarak bu davayı ikame ettiğini, müvekkilinin iş bu davanın tarafı olmadığını, davacının dava dışı 3.kişiye ödediği tazminattan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, iş mahkemesi dosyasında dava dışı işçi tarafından davacı idareye ve ... isimli şahsa karşı dava açıldığını, mahkemece de bu taraflar hakkında karar verildiğini, dava dışı şahsın müvekkilinin çalışanı olmadığını, dava dışı işçinin iş akdine müvekkil tarafından da son verilmediğini, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddini talep ettikerini, davacının iddia ettiği alacağın zamanaşımına uğramış olması halinde davanın zamanaşımı nedeni ile reddini talep etiklerini, açıkça zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı idarenin iş mahkemesi kararı uyarınca işçiye ödeme yaptığını iddia ettiğini, bu uyuşmazlık işçi alacaklarından kaynaklanan bir uyuşmazlık olup görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, dosyaya celp edilen ... 3. İş Mahkemesinin... E sayılı dosyası incelendiğinde dava dışı ... isimli işçi tarafından davacıya ve ... isimli şahsa karşı işçilik alacakları talepli dava açıldığını, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacının yaptığı istinaf başvurusunun reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, İş mahkemesi dosyasında alınan 30.10.2019 tarihli bilirkişi raporunun davacının davasının haksızlığını açıkça gösterdiğini, bu raporda dava dışı işçinin hangi tarihlerde hangi işyerleri nezdinde çalıştığının tespit edildiğini, raporda dava dışı işçinin müvekkili nezdinde sadece 09.01.2015-30.05.2015 ve 19.10.2015-24.10.2016 tarihleri arasında çalıştığının belirtildiğini, davacının bu davada dava dışı işçiye ödediği tüm tazminatı sadece müvekkilinden talep ederek kötü niyetini açıkça gösterdiğini, bilirkişi raporunda da görüleceği üzere dava dışı işçi çalıştığı süre zarfında 10 dan fazla işyeri bünyesinde çalıştırıldığını, davacının dava dilekçesinde sunduğu emsal Yargıtay kararlarında dahi bu hususa işaret edildiğini, dava dışı işçinin kıdem tazminatından davalının işçiyi çalıştırdıkları dönem itibariyle sorumlu olacakları, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağından son işverenin sorumlu olacağı, fazla mesai alacağından işçiyi çalıştırdıkları dönem itibariyle sorumlu olunacağı, davacının yaptığı tüm ödemeyi müvekkilden talep etmesinin yasal bir dayanağının olmadığını, dava dışı işçi ile müvekkili arasında yapılan bir sözleşmenin dosya kapsamında bulunmadığını, davacı tarafça da bu yönde sunulan bir delil olmadığını, hal böyle iken ödenen ücretin tamamından müvekkilinin sorumlu tutulmasının olanaklı olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla işçilik alacaklarının türü ve kapsamının da dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini, hangi alacaktan hangi işverenin sorumlu olacağının emsal Yargıtay kararları ile ortaya konulduğunu, davacının davayı sadece müvekkiline yöneltmesinin kötü niyetini ortaya koyduğunu, davacının haksız iddia ve taleplerini ve kötü niyetli davasını kabul etmemekle birlikte sayın mahkeme işbu dosyası kapsamında davacının müvekkili yedinde varlığı ortaya konulacak bir alacağın tespiti halinde dahi müvekkili şirketin davacı yedinde doğmuş olduğu halde uzun yıllardır davacı tarafından ödenmeyen müvekkili alacakları olduğunu, müvekkili ile davacı arasındaki hukuki münasebetler nedeniyle birçok alacak ve tazminat davasının mevcut ve derdest olduğunu, bu kapsamada müvekkilinin alacağına dair davacı ile çekişme yaşanıyor olsa dahi işbu dava tarihinde müvekkilinin davacı yedinde milyonlarca TL'lik alacağı bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin davacıya karşı borcu veya sorumluluğu olmayıp yargılama kapsamında müvekkilinin sorumluluğunda tespit edilecek bir alacağın olması halinde dahi Türk Borçlar Kanununun 139. ve 143. maddeleri uyarınca takas beyanları olduğunu, dava dışı bir işçinin davacı şirkete karşı açmış olduğu işçilik alacaklarından kaynaklı tazminat ve ödemelerin müvekkiline rücuen tazmini talebiyle yöneltilmiş olduğunu, bu konuda davacının müvekkiline rücusunun yersiz olduğu ve davanın haksızlığına dair itirazlarının baki olduğunu, bu davaya dayanak gösterilen ... 3. İş Mahkemesi...Esas sayılı dosyadaki yargılamanın davacı tarafından usulüne uygun biçimde müvekkiline ihbar edilmediğini, davacının anılan dosyanın yargılama giderlerini müvekkiline yansıtma hakkı olmadığı gibi usulüne uygun ihbarda bulunulmadığını, oluşan ek zararlardan da müvekkilin sorumlu tutulamayacağını, davalı tarafın müvekkiline yapılan tebligatın usulsüzlüğü nedeni ile süresinde davaya cevap verildiğinin tespitini, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddini, davanın zamanaşımı nedeni ile reddini, esas ilişkin itirazları doğrultusunda davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davanın, dava dışı işçiye ödenen bedelin rücuen davalıdan tahsili koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce ... İcra Müdürlüğü, ... 3. İş Mahkemesi,... İlçe Emniyet Müdürlüğüne, PTT Müdürlüğüne ve ... yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar incelenerek dosya arasına alınmıştır. Mahkememizin 27/02/2024 tarihli celse ara kararı gereği, davacının rücuen tazminat istemine ilişkin olarak dosyadaki bilgi ve belgeler uyarınca rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya İş Mevzuatından kaynaklı nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ...'ın sunmuş olduğu 07/06/2024 tarihli raporunda, dava konusu ihtilafa ilişkin olarak dosyada ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının olmaması sebebiyle hesaplama yapılamadığı, bu dosyanın gelmesi halinde hesaplama yapılabileceğine ilişkin görüş bildirdiği görülmüştür. Mahkememizin 10/06/2024 tarihli ara kararı gereği, bilirkişinin dosyada eksik olduğunu bildirdiği ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının dosyaya eklenip ayrıca celp edilerek dosyanın yeniden bilirkişiye tevdine, önceki celse ara karar doğrultusunda rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya İş Mevzuatından kaynaklı nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ...'ın sunmuş olduğu 01/10/2024 tarihli raporunda, özetle, Dava konusu ihtilafa ilişkin olarak tüm hukuki değerlendirmeler Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davalı ile davacı arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi olduğuna, Davacının ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına 05.06.2023 tarihinde 52.537,81 TL, 13.06.2023 tarihinde 44.524,26 TL ve 05.07.2023 tarihinde 189.617,81 TL olmak üzere toplam 286.679,88 TL ödediğine, ancak davacının 161.950,22 TL için davalıya rücu ettiğine, Dava dışı ...'ın 09.01.2015-30.05.2015 tarihleri ile 19.10.2015-24.10.2016 tarihleri arasında davalı işveren yanında çalıştığına, Davalının kıdem, fazla mesai, hafta tatili, yıllık ücretli izin ve UGBT alacağından işçinin kendi yanında çalıştığı dönemlerle sınırlı olarak sorumlu olduğuna, ihbar tazminatından sorumlu olmadığına, Davacının davalıdan 6.188,24 TL kıdem tazminatı, 9.579,01 TL fazla mesai, 5.211,63 TL hafta tatili, 1.493,35 TL yıllık ücretli izin ve 887,96 TL ulusal bayram ve genel tatil alacağı olmak üzere toplam 23.360,19 TL talep edebileceğine, Ödeme tarihinden ( 05.07.2023), dava tarihine kadar (14.11.2023) kadar işlemiş reeskont avans faizi ( %10,5) toplamının 1.415,05 TL olabileceğine ilişkin tespit, hesaplama ve görüş bildirdiği görülmüştür. Mahkememizin 06/01/2025 tarihli ara kararı gereği, dosyanın daha önce rapor alınan bilirkişiye yeniden tevdi edilerek tarafların bilirkişi raporuna yaptıkları itirazın değerlendirilerek itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilerek, Bilirkişi ...'ın sunmuş olduğu 18/03/2025 tarihli ek raporunda, Dava konusu ihtilafa ilişkin olarak tüm hukuki değerlendirmeler Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davalı ile davacı arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi olduğuna, Davacının ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına 05.06.2023 tarihinde 52.537,81 TL, 13.06.2023 tarihinde 44.524,26 TL ve 05.07.2023 tarihinde 189.617,81 TL olmak üzere toplam 286.679,88 TL ödediğine, ancak davacının 161.950,22 TL için davalıya rücu ettiğine, Dava dışı ...'ın 09.01.2015-06.08.2015 tarihleri ile 19.10.2015-24.10.2016 tarihleri arasında davalı işveren yanında çalıştığına, Davalının kıdem, fazla mesai, hafta tatili, yıllık ücretli izin ve UGBT alacağından işçinin kendi yanında çalıştığı dönemlerle sınırlı olarak sorumlu olduğuna, ihbar tazminatından sorumlu olmadığına, Davacının davalıdan 6.965,71TL kıdem tazminatı, 30.425,26 TL fazla mesai,7.565,77 TL hafta tatili, 1.493,35 TL yıllık ücretli izin, 887,96TL ulusal bayram ve genel tatil alacağı, 23.335,80 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 1.259,97 TL yargılama gideri, 6.023,82 TL mahkeme vekalet ücreti, 119,15 TL yargılama gideri ve mahkeme vekalet ücretine takip tarihine kadar işlemiş faiz, 29.669,18 TL ödeme tarihine kadar işlemiş faiz, 3.123,07 TL icra masrafları ve 11.711,51 TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 122.580,55TL talep edebileceğine, Davalının takas mahsup talebinin değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğuna, Davanın ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinde açıldığına ilişkin tespit, hesaplama ve görüşlerini bildirdiği görülmüştür. Dava, yanlar arasındaki hizmet sözleşmesi gereğince, asıl işveren ve alt işveren ilişkisine dayalı olarak açılan rücuen tazminat davasıdır. Uyuşmazlık, rücuen tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı ve rücu miktarı noktasında toplanmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesinde "bir işverenden iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet ürün üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerine sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren alt işveren denir. Bu ilişkide asıl işveren alt işverenenin işçilerine karşı o iş yeriyle ilgili olarak bu kanun da iş sözleşmesinde veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu bulunmaktadır." hükmüne yer verilmiştir. İhale sözleşmesi,teknik şartname, genel şartnamede dava dışı işçilere yapılan kıdem tazminatı ödemeleri yönünden alt işverenlerin sorumluluğunu belirleyici hüküm bulunmaması halinde 6098 sayılı TBKnun 167.nci m.de sorumlulukla ilgili iç ilişkisi; " Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler." şeklinde düzenlenmiştir. Alacaklıya halef olma 6098 s.TBK.nun 168.m.sinde "Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." şeklinde düzenlenmiştir. Emsal nitelikteki Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin ... E... K.sayılı bozma ilamında da açıklandığı üzere davacı asıl işverenin açtığı ihale ile hizmet alım sözleşmesi yapılma halinde o ihale döneminde ihale yüklenicisi alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı dahil tüm işçilik alacaklarından davalı alt işveren ihale dönemi ile sınırlı olarak sorumludur. Mevuzata ve yerleşik içtihatlara ilişkin yapılan tespitlerin somut dava açısından değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafça, davalı şirketten iş aldıkları dönemlerde işe alarak çalıştırmış oldukları dava dışı işçi ...’ın, alacaklarının tahsili için idare aleyhine açmış olduğu davada, ... 3. İş Mahkemesinin ... Esas ...K. sayılı dosyası ile alacaklarının davacı idareden tahsiline karar verildiği, dava dışı işçi tarafından ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, anılan icra takibinde davacı tarafça dava dışı işçi için 05.06.2023 tarihinde 52.537,81 TL, 13.06.2023 tarihinde 44.524,26 TL ve 05.07.2023 tarihinde 189.617,81 TL olmak üzere toplam 286.679,88 TL ödediği, davalı şirket yönünden 161.950,22-TL ödendiği iddiası ile ödenen bedelin rücuen tahsilinin işbu dava ile talep edildiği, dava dışı işçinin 09.01.2015-06.08.2015 tarihleri ile 19.10.2015-24.10.2016 tarihleri arasında davalı işveren yanında çalıştığı, dolayısı ile davalının bu dönemler itibari ile sorumluluğunun olduğu, davalının kıdem, fazla mesai, hafta tatili, yıllık ücretli izin ve UGBT alacağından işçinin kendi yanında çalıştığı dönemlerle sınırlı olarak sorumlu olduğu, ihbar tazminatından ise son işveren olmaması nedeniyle sorumlu olmadığı, buna göre davacının davalıdan 6.965,71TL kıdem tazminatı, 30.425,26 TL fazla mesai,7.565,77 TL hafta tatili, 1.493,35 TL yıllık ücretli izin, 887,96TL ulusal bayram ve genel tatil alacağı, 23.335,80 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 1.259,97 TL yargılama gideri, 6.023,82 TL mahkeme vekalet ücreti, 119,15 TL yargılama gideri ve mahkeme vekalet ücretine takip tarihine kadar işlemiş faiz, 29.669,18 TL ödeme tarihine kadar işlemiş faiz, 3.123,07 TL icra masrafları ve 11.711,51 TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 122.580,55TL talep edebileceğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bilirkişinin taraf itirazlarını karşılar nitelikteki ek raporunun mevzuat ve yargısal içtihatlar ile uyumlu olduğu, bu nedenle hükme esas alınabileceği kanaatine varılmış; davalı taraf, davacı ile arasında bir çok tazminat davası olduğu ve bu davaların derdest olduğunu beyan ederek takas mahsup talep etmiş ise de davalının ne kadar bedellerle davacıdan alacaklı olduğunun belli olmaması, iddia edilen alacakların ayrı davalara konu olması nedeniyle takas mahsup savunmasına itibar edilmemiş, rücuen tazminatın hukuki niteliği gereği sebepsiz zenginleşmeye dayanması, T.B.K. md 73 maddesi gereğince rücuen tazminatta zamanaşımı süresinin 2 yıl olması, davacı tarafça dava dışı işçiye yapılan son ödemenin tarihinin 05.07.2023 olması karşısında davalının zamanaşımı savunmasına da itibar edilmemiş olup, neticeten davanın kısmen kabulüne, 122.580,55-TL'nin 05/07/2023 tarihinden ( son ödeme tarihi) itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulüne, 2-122.580,55-TL'nin 05/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 8.373,47-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.765,71-TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.607,76-TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 2.765,71-TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 6.474,75-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre hesaplanan 4.900,75-TL sinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, kalan 1.574,00-TL nin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden ret edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120-TL bedelin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.361,53-TL sinin davalıdan, kalan 758,47-TL nin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/04/2025

Katip e-imzalı

Hakim e-imzalı

"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/745, K. 2025/236, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-745-e-2025-236-k-bdf13568c380