İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/743 E. 2024/751 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/743
Karar No
2024/751
Karar Tarihi

T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/743 Esas - 2024/751 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/743 Esas KARAR NO : 2024/751

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 30/06/2015 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... Federasyonunda faaliyet gösteren yabancı kayıtlı bir şirket olduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 01/03/2013 tarihinde ürün satışı ve teslimi konusunda sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereğince değişik tarihlerde teslim edilen ürün bedellerinin davalı şirketçe müvekkili olan şirkete ödendiğini, daha sonra teslim edilen malların bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine .... .... .... esas sayılı dosyasında icra takibi yaptıklarını, davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, haksız itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin yabancı menşeli bir şirket olduğunu, dava açarken teminat yatırması gerektiğini, icra takibine konu edilen faturalar da yer alan malların müvekkil şirkete değil de o bölgede Sochi Kış Olimpiyatları kapsamında inşaat faaliyetinde bulunan dava dışı ... .... .... ... İnşaat A.Ş.'nin yetkililerine teslim ettiğini, takibin ise Rus Ruble Kuru üzerinden yapılmadığını, takibe konu faturaları kabul etmemekle birlikte fatura tutarlarının .... .... .... üzerinden olmasına rağmen takibin ABD doları üzerinden açıldığını ve gerçek kur değerinin dışında hesaplama yapıldığını, bu nedenle davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; İİK'nun 67/2. maddesinde düzenlenen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce celp edilen ...5. İcra Dairesinin 2015/6420 sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı şirketin davalı şirket aleyhine 54.537,11 USD asıl alacak, 116.165,00 USD gecikme cezasına dayalı olarak takip yaptığı, dayanak olarak da faturalardan kaynaklanan bakiye alacağı gösterdiği tespit edilmiştir. Taraflar arasında 01/03/2013 tarihli satım sözleşmesinin yapıldığı taraflarca da kabul edilmektedir. Anlaşamadıkları hususun ise; satım sözleşmesi kapsamında malların teslim edilip edilmediği, bedelin USD, TL ya da Rus rublesi cinsinden olup olmadığı ve yabancılık unsuru nedeniyle davacının teminat yatırması koşulunun bulunup bulunmadığı hususlarıdır. Mahkememizce 2015/393 esas sayılı dosyada yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında yapılan sözleşme Rus rublesi üzerinden yapılmış olmasına rağmen icra takibinin USD doları üzerinden yapıldığı, takip dosyasında ve gönderilen ödeme emrinde doların TL karşılığının gösterilmediği dikkate alınarak yukarıdaki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesince 14/03/2019 tarih 2017/3302 esas 2019/450 karar sayılı kararla İİK 'nın 58. Maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunluluğuna riayet edildiği, mahkemenin gerekçesinin oluşa ve dosya içeriğine göre aykırı olduğu, bu nedenle işin esasına gidilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkememizin 10/05/2015 tarih 2015/3030 esas 2017/432 karar sayılı kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince mahkememiz kararının kaldırılması üzerine yapılan yeniden yargılamada bilirkişi kurulundan 17/01/2020 tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişiler tarafından tarafların önceki rapora karşı yaptıkları itirazları değerlendirilerek kök raporun tavzih, tadil veya tashihini gerektirecek bir husus bulunmadığını belirtmişlerdir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan delillerden, taraflar arasında imzalanan 01/03/2013 tarihli sözleşmenin teslimat düzeni başlıklı 2. maddesinin 2. bendinde ürünlerin alıcı temsilcisine tespit edilen formda onaylı vekaletname ibrazı mukabilinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafından malların teslimatının müvekkili şirket yetkilisine yapılmadığına ilişkin savunma yapıldığı, takibe konu faturalara ilişkin malların alıcıya sözleşmedeki şekilde teslim edildiğinin ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre malların sözleşmeye uygun olarak teslimini ispat edecek şekilde irsaliyenin teslim alan kısmını imzalayan kişinin davalı şirket temsilcisi olduğunun tespit edilemediği, davalının kabulünde olup ödemesi yapılan malların bulunmasının, usulüne uygun teslimi ispat edilemeyen malların davalıya teslim edilmiş sayılması için yeterli olmadığı, takip konusu malların davalıya teslim edildiğinin davacı tarafça ispat edilememesi nedeniyle davalının takibe konu faturalardan dolayı borçlu olmadığı ve davalının ödeme emrine yaptığı itirazında haklı olduğu kanaatine varılmakla davacının sabit olmayan davasının reddine karar verilmiştir. Karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından 05/07/2023 tarih 2022/1821 Esas 2023/4138 Karar sayılı kararla; "1.Dava, davalıya satılıp teslim edildiği iddia edilen mal bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Davacı tarafça icra takibine konu edilen sevk irsaliyelerinin bir kısmında Derviş Çınar isim ve imzasının yer aldığı, bir kısmında ise isim bulunmamakla birlikte sadece imzanın yer aldığı görülmüştür. Ancak davalı taraf, faturaya konu ürünlerin kendisine teslim edilmediğini, irsaliyelerde bulunan imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını savunmaktadır. Bununla birlikte, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan deliller arasında taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösteren çok sayıda başka fatura ve irsaliyeler bulunduğu, eski tarihli olan irsaliyelerin bir kısmında davalı adına atılı imzaların, dava konusu belgelerdeki imzalarla aynı yada benzer nitelikte olduğu, bu durumun bilirkişi raporunda da açıkça ifade edildiği görülmüştür. 2. Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin 2.2 nci maddesinde "Ürünler alıcı temsilcisine tespit edilen formda onaylı vekaletname ibrazı mukabilinde teslim edilecektir." hükmü bulunmakta ise de, taraflar arasındaki önceki tarihli irsaliyelerdeki imzalar da dikkate alındığında zımni olarak başka bir fiili durum yaratılmış olabileceği, bu uygulamanın aksini iddia etmenin de iyiniyetli bir yaklaşım olarak kabul edilemeyeceği düşünülerek, mahkemece, dava konusu irsaliyeler ile deliller arasında bulunan daha eski tarihli ve uyuşmazlık konusu olmayan diğer irsaliyelerdeki imzaların karşılaştırılması, imzalar benzer ise artık yeni bir fiili uygulama yaratılarak sözleşmenin 2.2 nci maddesinin tadil edildiğinin kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde ret hükmü kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası mahkememizce yapılan 13/12/2023 tarihli duruşmada; dava konusu irsaliyeler ile davalı tarafça ödemesi yapılan irsaliyeler incelenmek suretiyle, imzaların benzer olan irsaliyelerin tespiti ile ödemesi yapılan irsaliyeler ile benzer imzaya sahip dava konusu irsaliye bedellerine göre takip tarihi itibariyle davacının varsa alacağının; 1-Ruble olarak, 2-Ruble karşılığı USD olarak, 3-USD karşılığı TL olarak, hesaplanması konusunda resen seçilecek mali müşavir bilirkişiden HMK. nın 279. maddesine uygun olarak rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 03/01/2024 tarihli kök raporda sonuç olarak; 20.03.2015 takip tarihinde Ruble olarak; Asıl Alacak 1.858.297,67 RUBLE ve Gecikme Cezası 4.255.721,49 Ruble olmak üzere toplam 6.114.019,16 RUBLE, 20.03.2015 takip tarihinde Ruble karşılığı USD olarak; Asıl Alacak 30.925,24 USD ve Gecikme Cezası 70.822,46 USD olmak üzere toplam 101.747,70 USD, 20.03.2015 tarihinde USD karşılığı TL olarak; asıl alacak 80.176,77 TL ve Gecikme Cezası 183.614,30 TL olmak üzere toplam 263.791,07 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 28/10/2024 tarihli ek raporda sonuç olarak; dosya içeriğinde mevcut davacı tarafından davalı adına tanzim edilen ve bedelleri davalı tarafından ödenen sevk irsaliyeleri ile aynı mahiyette olan takibe/davaya konu irsaliye içeriği mal teslimlerinin davalıya usulüne uygun olarak yapıldığının kabulü durumda; 20.03.2015 takip tarihinde Ruble olarak; asıl alacak 1.858.297,67 Ruble ve Gecikme Cezası 4.255.721,49 Ruble olmak üzere toplam 6.114.019,16 Ruble, 20.03.2015 takip tarihinde Ruble karşılığı USD olarak; Asıl Alacak 30.925,24 USD ve Gecikme Cezası 70.822,46 USD olmak üzere toplam 101.747,70 USD, 20.03.2015 tarihinde USD karşılığı TL olarak; Asıl Alacak 80.176,77 TL ve Gecikme Cezası 183.614,30 TL olmak üzere toplam 263.791,07 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; davanın itirazın iptali istemli olduğu, davacı tarafça ...5. İcra Dairesinin 2015/6420 sayılı dosyası ile davalı aleyhine 54.537,11 USD asıl alacak ve 116.165,00 USD gecikme cezası olmak üzere toplam 170.702,11 USD alacak için genel haciz yoluyla icra takibi yaptığı, davalının itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, takibin dayanağının "faturalardan kaynaklı bakiye alacak" olarak gösterildiği, faturaların ise taraflar arasındaki 01/03/2013 tarihli satım sözleşmesine dayandığı tarafların anlaşamadıkları hususun ise; satım sözleşmesi kapsamında malların teslim edilip edilmediği, bedelin USD, TL ya da Rus rublesi cinsinden olup olmadığı ve yabancılık unsuru nedeniyle davacının teminat yatırması koşulunun bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, az yukarıda açıklanan Yargıtay bozma ilamına göre mali müşavir bilirkişi Hafize Sarıkaya tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlar ile; taraflar arasındaki sözleşmenin 2.2 nci maddesinde "Ürünler alıcı temsilcisine tespit edilen formda onaylı vekaletname ibrazı mukabilinde teslim edilecektir." hükmü bulunmakta ise de, dava konusu irsaliyeler ile deliller arasında bulunan daha eski tarihli ve uyuşmazlık konusu olmayan diğer irsaliyelerdeki imzaların karşılaştırılması sonucunda imzaların benzer olduğu tespit edildiğinden artık yeni bir fiili uygulama yaratılarak sözleşmenin 2.2 nci maddesinin tadil edildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davacı tarafın teslim olduğunu ispatladığı, bu defa ispat yükü üzerine geçen davalı tarafın takibe konu faturalardaki bakiye alacak miktarı olarak mali müşavir bilirkişi tarafından tespit edilen 30.925,24 USD asıl alacak ve ve sözleşmenin 4.2.maddesine göre hesaplanan 70.822,46 USD gecikme cezası olmak üzere toplam 101.747,70 USD'yi ödediğini ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davaya konu ...... .... .... Esas sayılı dosyasında davalının icra takibine yönelik vaki itirazının kısmen iptali ile; takibin 30.925,24 USD asıl alacak ve 70.822,46 USD gecikme cezası olmak üzere toplam 101.747,70 USD üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alacağın (takip tarihindeki 1 USD = 2,60 TL üzerinden yapılan hesaba göre (101.747,70 USD x 2,60 TL = 264.544,02 TL'nin) %20'si olan 52.908,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gerekli 18.071,00 TL harçtan peşin olarak alınan 5.360,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.710,70 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE ÖDENMESİNE, 5-Davacı tarafından yatırılan 5.360,30 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 42.327,04 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafından yapılan 13.572,00 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden (kabul ve red oranına göre) 8.089,65 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/12/2024

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/743, K. 2024/751, T. 25.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-743-e-2024-751-k-4fa5e21e9ad6