İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/696 E. 2026/149 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/696
Karar No
2026/149
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/696 Esas KARAR NO : 2026/149 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH: 19/04/2021 İSTİNAF TEVZİ TARİHİ : 17/10/2023 KARAR TARİHİ : 03/03/2026

Mahkememizin ------- Kararı ile dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karar, ----- Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----- annesi ve ablası ile birlikte 07/04/2019 tarihinde kendi adına kayıtlı --- model ---- Marka ----- otoyolunda seyir halinde iken, müvekkilinin aracının arkasında seyir eden müvekkilin ablası--- sevk ve idaresindeki ------ plakalı otomobilin duraksaması sonucu, müvekkilinin, ablasının arabasında arıza olduğu düşüncesi ile kontrollü bir şekilde emniyet şeridine yanaşarak kendi aracını durdurduğunu ve dörtlüleri yaktığını, Müvekkil, aracını emniyet şeridine yanaştırması ile dikiz aynasından yolu kontrol ettiği sırada olay sonrası öğrenilen----- Plakalı aracın trafik güvenliğini tehdit edici derecede ve zigzag çizerek geldiğini gördüğünü, ancak arada geçen sürenin iki üç saniye olması nedeni ile manevra kabiliyetinin mümkün olmadığını, bunun sonucunda müvekkilin aracına çarparak yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, Müvekkilin ablası ------ kaza sonrası davalının aracına yaklaştığında keskin bir alkol kokusu olduğunu, müvekkil ve müvekkilin aracında bulunan annesi ve ablasının kaza sebebi ile yaralanarak hastaneye kaldırıldığını, müvekkilinin aracının çekici ile otoparka çekildiğini, kaza sonrasında davalı aleyhine ceza davası açıldığını ve ceza hazırlanan kusur raporunda kazanın oluşumuna sebebiyet veren tarafın tam ve asli kusurlu olarak davalı araç sürücüsü olduğunun belirtildiğini, davalı yan araçta oluşan maddi hasarın ve değer kaybı ödeyeceğini söylemesi ile müvekkili ile aralarında protokol düzenlendiğini, protokol gereği değer tespitine gerek olmadığından müvekkilin masrafları kendisinin üstlendiğini, davalı yanın ödeme yapmaktan imtina ettiğini, kaza sonrası sigorta şirketine başvuru yapılmış olup yapılan başvurunun olumsuz neticelendiğini, kaza sonrası müvekkillerinin hem fiziksel, hem de psikolojik olarak yıprandığını, müvekkilinin kaza sonrası 1 ay kadar çalışamaması nedeni ile kazanç kaybının ve bu olay yüzünden her iki müvekkilinde yaşamış oldukları elem ve üzüntü sonrası manevi tazminatın davalıdan tahsilinin gerektiğini, maddi zararların yanında müvekkilinin kaza sonucu acı, üzüntü ve hayat standartlarındaki değişim nedeni ile müvekkili ---- için 20.000,00 TL manevi tazminat, müvekkili ----- için 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin işlendiği günden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı araç maliki ve araç sürücüsünden tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Somut olayın, Trafik Sigorta Poliçesinden doğan ihtilaf nedeniyle talep edilen maddi hasar bedeline ilişkin olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 3. Maddesinde "bu konuda düzenlenen hususlarla, bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden" olduğunun düzenlendiğini, dava konusu olayın TTK.'nun 1401 ve devamı maddelerinden kaynaklanan bir sigorta sözleşmesi ilişkisi olduğunu, dolayısıyla sigorta sözleşmesinden doğan ihtilafların Ticaret Kanununa tabi olduğunu, bu nedenlerle uyuşmazlığın Ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, hesaplamanın genel şartlara göre yapılması gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Bu davada sigorta şirketinden araç poliçesinden kaynaklı tazminat istendiğinden görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin araç kiralama firması sahibi olduğunu, davaya konu araç davalı tarafından --- kiralandığını, dava konusu aracın kira sözleşmesine aykırı olarak davalı ----- tarafından kullanılarak kazanın oluşumuna sebebiyet verildiğini, sözleşmeye ayrıkı olarak davalı ---- rızası ve kabulü olmaksızın aracın kullanılması nedeniyle işbu davada davalı ----- kusurunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----- usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir. Davacılar vekili 08.12.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Değer kaybı tazminatı yönünden dava dilekçesinde talep ettikleri 2.000,00 TL talebi bilirkişi raporu doğrultusunda 6.000,00 TL artırarak toplam 8.000,00 TL değer kaybı tazminatının kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (sigorta şirketinin sorumluluk sınırı ile sınırlı olmak üzere), hasar tazminatı yönünden dava dilekçelerinde talep ettikleri 2.000,00 TL talebi bilirkişi raporu doğrultusunda 35.000,00 TL artırarak toplam 37.000,00 TL hasar tazminatının kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (sigorta şirketinin sorumluluk sınırı ile sınırlı olmak üzere), araç mahrumiyet tazminatı yönünden dava dilekçelerinde talep ettikleri 250,00 TL talebi bilirkişi raporu doğrultusunda 1.250,00 TL artırarak toplam 1.500,00 TL araç mahrumiyet tazminatının kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı araç sahibi ve sürücüsünden müşterek ve müteselsilen tahsiline, otopark ve çekici gideri yönünden dava dilekçemizde talep ettikleri 250,00 TL talebi bilirkişi raporu doğrultusunda 220,00 TL artırarak toplam 470,00 TL otopark ve çekici gideri tazminatının kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı araç sahibi ve sürücüsünden müşterek ve müteselsilen tahsiline, yoksun kalınan kar yönünden tazminatının varlığının kabulüne ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik talep miktarı olan (talepte bağlı kalınarak) 500,00 TL yoksun kalınan kar tazminatının faizi ile birlikte davalı araç sahibi ve sürücüsünden müşterek ve müteselsilen tahsiline, maddi zararların yanında müvekkilin kaza soncu acı, üzüntü ve hayat standartlarındaki değişim nedeni ile müvekkil ----- için 20.000,00 TL manevi tazminat; müvekkili ----- için 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı araç maliki ve araç sürücüsünden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Davacının ıslah taleplerinin kabul edilmemesini, ıslaha konu edilen tutar için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkili şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün atfı kabil kusurunun bulunmaması sebebiyle bilirkişi raporunda tespit edilen tutarın hükme esas alınmamasını, hatalı tespit ve değerlendirmeler içeren bilirkişi raporuna itibar edilmemesini talep etmiştir.

SAFAHAT Mahkememizin --- Esas ---- Kararı ile dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karar, ---- BAM --- Hukuk Dairesinin 28/09/2023 tarih --- - Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla iş bu esasa kaydedildiği görülmüştür. Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır. ---- Sulh Hukuk Mahkemesinin ---- esas sayılı sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır. ----- esas sayılı sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır--- İcra Müdürlüğü ---- esas sayılı sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır. ------ Ceza İnfaz Kurumuna yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 07.04.2019 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacı ---- ait --- plakalı araca, davalı sigorta şirketine sigortalı olan, diğer davalılara ait ----- plakalı aracın çarpması sonucu kusurun irdelenmesi, ----- plakalı araçta değer kaybı ve araç mahrumiyet alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu, aracın eski hale getirilmesi, otoparka çekilmesi ve otopark ücreti, araç mahrumiyeti hususlarında, şimdilik kaydıyla açılmış açılmış 5.000,00 TL maddi tazminat (tüm davalılar yönünden) ile davacı ---- için 20.000,00 TL, davacı ----- için 5.000,00 TL manevi tazminat (davalı araç maliki ve sürücüsü yönünden) davasıdır.

Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosyada, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebi ara kararla değerlendirilmiştir. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 31.05.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, Kolluk Kuvvetlerince Düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağındaki Tespitlerle; plakası tespit edilemeyen ----- marka araç sürücüsünün; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun sürücü kusurlarından Madde 46/A ve Madde 46/F kurallarını ihlal ettiği ve trafik kazasının meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, ------ plaka sayılı araç sürücüsü --- ; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verecek kusur ihlalinin bulunmadığı, ---- plaka sayılı araç sürücüsü -----; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verecek kusur ihlalinin olmadığı, sürücü ehliyetinin bulunmamasının idari kusur yönünde değerlendirilebileceği; Savcılık Soruşturma Dosyasına verilen beyanlar doğrultusunda; ---- plaka sayılı araç sürücüsü -----; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun sürücü kusurlarından Madde 46/A ve Madde 46/F kurallarını ihlal ettiği ve trafik kazasının meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, ----- plaka sayılı araç sürücüsü ------; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verecek kusur ihlalinin bulunmadığı, ---- plaka sayılı aracın ------ 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan; İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu Madde 85 gereği trafik kazasına karışan araç sürücüsü ile birlikte ve kusuru oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, ancak, ----- plaka sayılı aracın ----- adına kayıtlı iken ----- ünvanlı firma tarafından 18.02.2019 tarihinde ----- isimli kişiye kiralandığı, ancak sunulan sözleşmenin işleten sıfatını değiştirir mahiyet ve kapsamda olmadığı, dosya içeriğinde bulunan yukarıdaki dava konusu trafik kazası sonrası fotoğraflardan, ----- plakalı aracın dosyaya sunulan masraf belgelerinde hasar gören kaporta aksamlarındaki hasar bedellerinin yer aldığı, değişimi yapılan parçaların orjinal parça liste fiyatlarının altında kaldığı ve 37.000,00 TL hasar bedelinin kadri maruf olduğu, ----- plaka sayılı aracın, dava konusu trafik kazası nedeniyle "daha önce karıştığı trafik kazalarındaki hasarlarının da değerlendirildiği", yerleşik yargı içtihatları ve AYM iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının 8.000,00 TL olabileceği, ------- plakalı sayılı araçta meydana gelen hasarın; "hasar tespiti, yedek parça tedarikinin, araç onarımının hızlı ve kesintisiz gerçekleştirileceği, atölye kullanımı ve personel sayısının uygun olması koşulu" ile 12 gün sürenin yeterli olacağı, kaza tarihi 2019 Nisan itibarıyla 12 günlük kiralama bedelinin bilirkişi takdiri ile birlikte 1.500,00 TL olabileceği, aracın kaza yerinden onarım işlemlerinin yapılacağı yere kadar olan çekici hizmet bedelinin, kaza tarihi 2019 Nisan itibarıyla 470,00 TL olabileceği rapor edilmiştir. Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda 08.12.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybına ilişkin alacak taleplerini 8.000,00 TL'ye, hasar bedeline yönelik taleplerini 37.000,00 TL'ye, araç mahrumiyet bedeline ilişkin alacak taleplerini 1.500,00 TL'ye, otopark ve çekici giderine yönelik taleplerini 470,00 TL'ye çıkarmıştır. Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmediği anlaşılmakla, kusur yönünden savcılık dosyasında verilen beyanlara göre yapılan kusur değerlendirmesine itibar etmek gerekmiş, artırılan miktarlar mahkememizce makul bulunmuştur.Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça, faiz türü belirtilmediğinden ve kazaya neden olan araç hususi araç olduğundan, yasal faize hükmetmek gerekmiş, 500,00 TL'lik yoksun kalınan kara ilişkin talep hariç diğer talepler Mahkememizce de uygun bulunmuş, davalı sigorta şirketi yönünden, dava tarihi itibariyle, davalılar ------yönünden 07.04.2019 yönünden kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, davacıların teselsül talebi de dikkate alınarak, netice olarak davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, toplam 46.970,00 TL'nin (37.000,00 TL hasar bedeli, 8.000,00 TL değer kaybı, 1.500,00 TL araç mahrumiyet bedeli, 470,00 TL otopark ve çekici gideri olmak üzere) davalı sigorta şirketi yönünden 19.04.2021 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; davalılar ------ yönünden 07.04.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 500,00 TL'lik yoksun kalınan kar yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacıların ayrıca manevi tazminat talebi de mevcuttur.Manevi tazminat konusunda belirtmek gerekir ki; Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın "Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği" başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmıştır.Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir-----)Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidi----- Manevi tazminata hükmedilirken uygulamaya 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler ışık tutmaktadır. Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Mahkemeler kanunen kendilerine tanınan takdir haklarını dikkatlı kullanmalıdırlar. Takdir yetkisi, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek, yani bilinçli olarak bıraktığı kural-içi (intra legem) boşlukların; hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olanlarca, olaylardaki özelliklerle toplumdaki ahlâkî düşünceler, hukukun birliği, takdir yetkisini tanıyan kuralın amacı, sosyal adalet gibi hususlar göz önünde tutularak ferdîleştirilip doldurulması yetkisidir. Hukukî niteliği bakımından, MK. m. 4'de tanınmış olan bu yetki, kural-içi boşluğu doldurup doldurmamak bakımından yargıca bir « s e r b e s t i » (ihtiyar) vermemiş; tersine, bir ödev yüklemiştir. Gerçekten, MK. m. 4'e göre, «hâkim ... hükmeder». Bu ibareden ödev niteliği kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şu halde, hakim, takdirle ilgili şartların gerçekleşmesi halinde, takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, hakkın dağıtımından kaçınmış olur----. Mahkememiz anılan hususların da farkında olarak, dosyaya dönüldüğünde, Manevi tazminatın amaçlarından biri caydırıcılık olmakla beraber diğeri manevi tatmin duygusudur. Manevi tazminat miktarı amacından çıkacak şekilde, tarafın maddi olarak çöküşüne neden olacak miktarda da olmamalıdır. Davacı tarafın sebepsiz olarak zenginleşmesine neden olmayacak, zarara uğrayanda manevi huzur doğuracak ve hükmedilecek tazminat miktarının cezalandırmaya veya malvarlığına ilişkin bir zararı gidermeye yönelik olmayacak şekilde olmasının Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edilmiş olduğu, iş bu davada manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesinin davalının ekonomik olarak çöküşüne sebep olacağı, tüm hususlar, yukarıdaki açıklamalar, 22/06/1966 gün ----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler göz önünde tutarak, davacıların meydana gelen kaza sebebiyle acı, elem duymaları, mesleklerini ifa etmede zorluk yaşamaları, bu hususları dosyaya ibraz edilen deliller ile desteklemiş olmaları, itibar edilen kusur durumu hususları bir bütün olarak değerlendirilip, hükümde gösterildiği şekilde, kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile toplam 46.970,00 TL'nin (37.000,00 TL hasar bedeli, 8.000,00 TL değer kaybı, 1.500,00 TL araç mahrumiyet bedeli, 470,00 TL otopark ve çekici gideri olmak üzere) davalı sigorta şirketi yönünden 19.04.2021 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; davalılar ---- yönünden 07.04.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 500,00 TL'lik yoksun kalınan kar yönünden talebin reddine, 2-Davacıların manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile toplam 20.000,00 TL'nin; -15.000,00 TL'sinin 07.04.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ---- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ------ verilmesine, -5.000,00 TL'sinin 07.04.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar---- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ------ verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.574,72 TL harçtan peşin alınan 512,32 TL nispi harç ile 730,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.242,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.332,40 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacılar tarafından yapılan peşin alınan 512,32 TL nispi harç ile 730,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.242,32 TL harç gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.370,00 TL posta masrafı ve 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 15.833,02 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 14.566,37 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 2.870,40 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, 249,60 TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Maddi tazminat davası bakımından davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 7-Maddi tazminat davası bakımından davalı sigorta kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT maddesi uyarınca 500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı sigortaya verilmesine, 8-Manevi tazminat davası bakımından davacı ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ------ müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ----- verilmesine, 9-Manevi tazminat davası bakımından davacı ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar --- ve müteselsilen tahsili ile davacı ----- verilmesine, 10-Davalılar tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, Kendi adına asaleten ---- adına vekaleten Av. ---- ile Davacılar Vekili Av.-----yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı03/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/696, K. 2026/149, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-696-e-2026-149-k-339f5b4e2bcd