İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/684 E. 2024/107 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/684
- Karar No
- 2024/107
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/684 KARAR NO : 2024/107
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) DAVA TARİHİ : 05/04/2021 KARAR TARİHİ : 01/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 05/04/2021 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı ..... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. arasında Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Sözleşmeleri akdedildiğini, müvekkillerinin davalı şirkete karşı olan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkillerinin davalı şirkete ödemelerini eksiksiz yaptığını, tüm ödemelerin gerçekleştirilmesine rağmen davalı şirketin sözleşmeye konu taşınmazları müvekkillerine devretmediğini, TKHK m.44 uyarınca, ön ödemeli konut satışlarında devir veya teslim süresinin sözleşme tarihinden itibaren 36 ayı geçemeyeceğini, müvekkilleri ile akdedilen sözleşmeler üzerinden yaklaşık 54 ay geçmesine rağmen inşaatların halen tamamlanmadığını, müvekkilleri tarafından keşide edilen Beyoğlu ....... Noterliği'nin 04.12.2020 tarihli ...... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmeden dönme iradesinin davalı tarafa bildirildiğini, anılan ihtarnameyle müvekkillerinin sözleşmeye konu taşınmazların ortalama rayiç bedellerinin kendilerine ödenmesine yönelik talepte bulunduğunu, söz konusu ihtarnamenin davalı şirket tarafından yanıtsız bırakıldığını, davalı şirketin binlerce kişiyi mağdur ettiğini, 04.09.2020 tarihinde müvekkili ...... tarafından Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı şirket aleyhine icra takibine girişildiğini, söz konusu takipte davalı şirkete uygulanan hacizlerin sonuçsuz kalması neticesinde 15.03.2021 tarihinde takip yolunun değiştirilerek ''İflas Yolu İle Adi Takibe'' çevrildiğini, 23.03.2021 tarihinde müvekkili ....... tarafından Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası üzerinden iflas yoluyla takip başlatıldığını, 29.03.2021 tarihinde ilgili takibe davalı şirketin itiraz ettiğini, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalı şirketin itirazının iptaline, davalı şirket aleyhine başlatılan iflas yoluyla takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan 30/04/2021 tarihli cevap dilekçesinde; Mahkememizdeki davanın topluluk davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacılar arasında ihtiyari ya da zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, her bir davacı ile akdedilen sözleşmenin farklı olduğunu, her bir sözleşmenin farklı şartları hüküm altına aldığını, her bir davacının davasının farklı bir temel ilişki ve sebepten kaynaklandığını, davacılar tarafından beyan edilen taşınmaz bilgilerinin hatalı olduğunu, davacılardan ...... için taksit iskontosu uygulandığını, davacılardan ...... ile müvekkili şirket arasında İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, ..... Mah, ..... ada, ..... parselde bulunan C3 blok, 4. kat, 54 no'lu, 136,95 m2 brüt alana sahip taşınmaz için 01.05.2016 tarihli “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” akdedildiğini, davacılardan ..... ile müvekkili şirket arasında İstanbul İli, ..... İlçesi, ..... Mah. ...... ada, ..... parselde bulunan C3 blok, 23. kat, 285 no'lu, 107,36 m2 brüt alana sahip taşınmaz için 01.06.2016 tarihli“Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” akdedildiğini, davacılardan ..... ile müvekkili şirket arasında İstanbul İli, ..... İlçesi, ..... Mah. ...... ada, ...... parselde bulunan A4 blok, 18. Kat, 181 no'lu, 104,35 m? brüt brüt alana sahip taşınmaz için 17.05.2016 tarihli “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” akdedildiğini, davacılardan ....... ile müvekkili şirket arasında İstanbul İli, ...... İlçesi, ..... Mah. ...... ada, ...... parselde bulunan C3 blok, 5. kat, 66 no'lu, 136,95 m2 brüt alana sahip taşınmaz için 01.06.2016 tarihli “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” akdedildiğini, davacılardan ...... müvekkili şirket arasında İstanbul İli, ..... İlçesi, ..... Mah. ...... ada, ...... parselde bulunan C3 blok, 15. kat, 186 no'lu, 136,95 m2 brüt brüt alana sahip taşınmaz için 04.06.2016 tarihli “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” akdedildiğini, huzurdaki davada öncelikle davacılar tarafından müvekkili şirkete yapılan ödemelerin araştırılması gerektiğini, davacılarla akdedilen sözleşmelerde ortak bir şekilde “Alıcının başta mali yükümlülükler olmak üzere, sözleşmede düzenlenen yükümlülüklerini tamamen yerine getirmiş olması şartıyla bağımsız bölümü işbu sözleşmede öngörülen teslim tarihinde mücbir sebepler Anahtar Teslimi tamamlanarak kendisine teslim edilmemesi ve bu gecikmenin 12 ayı geçmesi halinde dilerse sözleşmeyi tek taraflı irade beyanı ile feshetmeye yetkilidir...Sözleşme'nin ALICI tarafından bir üst paragrafta belirtildiği şekilde feshedilmesi halinde SATICI, Alıcı'nın ödemiş bulunduğu satış bedelinin %2'i+KDV haricindeki tutarı faizsiz olarak fesih bildiriminden itibaren en geç 30 iş günü içerisinde alıcıya iade edecektir. Alıcının satıcıdan başkaca hiçbir hak, alacak ve talebi olmayacaktır.” hükmünün yer aldığını, ilgili sözleşmelerde teslim süresinin mücbir sebepler hariç 24 ay olarak öngörüldüğünü, söz konusu sürenin dolması üzerine 12 aylık ek süre tanımlandığını, ilgili sözleşmelerde müvekkilinin mücbir sebepten kaynaklanan haklarının saklı tutulduğunu, alıcının sözleşmeyi feshetmesi halinde satıcının satış bedelinden %3+KDV oranında kesinti yapma hakkının ilgili sözleşmelerde hüküm altına alındığını, müvekkili şirketin teslim süresinin henüz dolmadığını, davacıların sözleşmeyi haksız olarak feshettiklerini, davacıların herhangi bir şekilde bedel iadesi haklarının doğmadığını, davacıların hukuka aykırı bir şekilde müvekkili şirkete ödediklerini iddia ettiği bedellerin 2 katından fazla bir tutar üzerinden icra takibibaşlattıklarını, davacıların başlatmış olduğu icra takiplerinin haksız olduğunu, sözleşmeye konu taşınmazların teslimlerinin mücbir sebebe dayalı olarak gecikmesi nedeniyle sözleşmenin feshi istense dahi davacıların rayiç bedel üzerinden iade talebinde bulunma haklarının bulunmadığını, müvekkili şirketin hisse senetlerinin 1999 yılından bu yana Borsa İstanbul'da halka açık olarak işlem gördüğünü, müvekkili şirketin portföyünde 16.000 adet konut ve ticari alanlardan oluşan ..... projesinin bulunduğunu, söz konusu projenin 2006 yılında ...... Belediyesi tarafından açılan ihalenin kazanılması üzerine başlatıldığını, ilgili projenin özünde bir kentsel dönüşüm projesi olduğunu, anılan projenin 4 etaptan oluştuğunu, söz konusu projenin ilk 3 etabında 9.100 daire ve ticari alan inşa edildiğini, müvekkili şirketin 5 yıl gibi kısa bir sürede birçok hak sahibine taşınmazlarını teslim ettiğini, müvekkili şirketin inşa faaliyetleri devam ederken ...... tarafından alınan kararlarla Esenyurt bölgesinin imarının sorunlu bir hale geldiğini, söz konusu bölgedeki tüm inşaat faaliyetlerinin belirsiz bir akıbete sürüklendiğini, ilgili durumun önceden öngörülebilmesinin mümkün olmadığını, ...... zabıtalarının ..... Belediyesi'nin ruhsat verdiği müvekkili şirketin ...... projesindeki inşaatların yapımını durdurduğunu, ...... ile ...... arasındaki imar sorununun ....... Meclisi Kararı ile çözüldüğünü, müvekkili şirketin 27.03.2014 tarihinde ruhsatını yenilemek zorunda kaldığını, ruhsatın yenilenmesi üzerine inşaat faaliyetlerine devam edildiğini, müvekkili şirketin inşaat alanının 2 yıl gibi uzunca bir süre mühürlü kaldığını, inşaat faaliyetlerinin durmasından sonra tekrar normal seyirde devam etmesi için gerekli organizasyonu oluşturmanın zaman aldığını, söz konusu durumun mücbir sebep olduğunu, müvekkili şirketin yaşadığı tüm olumsuz gelişmelere rağmen işlerine devam etmeye çalıştığını, müvekkili şirketin bir kısım Müşterilerine ödeme iadeleri gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin...... projesindeki inşaatların %70 oranında tamamlandığını, müvekkili şirketin söz konusu süreçte yüksek kredi faizleri ödemek zorunda kaldığını, döviz ve inşaat maliyetlerinde büyük bir artış yaşandığını, müvekkili şirketin inşaatlarına devam edemez bir hale geldiğini, müvekkili şirketin ana finansörü olan ...... Bankası ile 15.01.2021 tarihinde protokol akdettiğini, müvekkili şirketin 26.04.2021 tarihinde KAP'a duraklayan inşaat projelerine devam edileceğine dair açıklamada bulunduğunu, müvekkili şirketin kendi uhdesi dışında gelişen mücbir sebeplerden sorumlu tutulmaya çalışıldığını, müvekkili şirketin ödemelerini tatil etmediğini, müvekkili şirketin nakit akışının sekteye uğramasının aciz hali doğurmadığını, müvekkilinin mal varlığının borcunun çok daha üzerinde olduğunu, davacıların subjektif bir şekilde rayiç bedel belirleyip bu tutar üzerinden icra takibi başlattıklarını, davacıların taleplerinin haksız olduğunu belirterek davacıların sözleşmeleri feshetme koşullarının oluşmadığının tespitine ve davanın tümden reddine; mahkemenin aksi kanaate olması halinde ise, bilirkişilerce davacıların yapmış olduğu ödemelerin ayrı ayrı hesaplanmasına, bilirkişiler tarafından müvekkili şirketin aciz halinde olup olmadığının yahut ödemeleri tatil edip etmediğinin tespiti için inceleme yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE : Dava, İİK'nın 156. madde hükümlerine dayalı alacaklıların açtığı adi takipten doğan itirazın kaldırılması ve iflas iflas istemine ilişkindir. Mahkememiz tarafından belirlenen duruşma gün ve saatinin davacılar vekiline meşruhatlı davetiye ile bildirilmesine karşın davacılar vekilinin duruşmada hazır olmadığı gibi geçerli bir mazerette bildirmediği anlaşıldığından HMK'nun 150/1.maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın HMK.'nun 150/5 maddesi uyarınca 26/01/2024 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA, 3-Davacıların yaptığı yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalının kendini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/1.maddesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 630,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 10 gün içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.01/02/2024
Başkan ..... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ...... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ...... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ...... ☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."