İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/673 E. 2024/716 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/673
- Karar No
- 2024/716
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/673 Esas KARAR NO :2024/716
DAVA:Sıra Cetveline İtiraz DAVA TARİHİ:24/08/2009 KARAR TARİHİ:28/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin verdiği dava dilekçesinde özetle; ....İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasından borçlular ... LTd.Şti'le dava dışı diğer borçlular hakkında 10.11.2008 ödeme tarihli, 20.06.2006 düzenleme tarihli, 1,000.000,- TL bedelli bonodan kaynaklanan kambiyo yolu ile icra takibi başlatıldığını, bu takipte borçlu ... Ltd.Şti'nin ... İl özel İdaresindeki hakedişlerine haciz konulduğunu, Borçlu ... Ltd.Şti.’nin bu hakedişlerinin .... Noterliği'nin 14.11.2008 tarihli 23307 yevmiye no.lu ihtarı ile; 1-...'ya 100.000,- TLlik, 2-....Mad.San.ve Tic. İht. İhr. Ltd.Şti.’ne 225.750,'TL'lik, 3-... İnş. Taah. Tur. Nak San ve Tic. Ltd. Şti’ne 36.000,-TLlik, 4-... Day Tük. Mad. İnş. Tur. San. Ltd. Şti.’ne 180.000,-TLlik, 5-...’a 60.000,- TLlik, 6-...'a 95.000,- TLlik, 7-... İnşaat San. VeTic. Ltd.Şti’ne 710.000,- TLlik kısımlarını .... Noterliği’nin 17.11.2008 tarihli, ... yevmiye no.iu ihtarı ile muvazaalı olarak temlik ettiğini. Söz konusu temliklerin tarihinin 14.11.2008 ve 17.11.2008 olup, takibe konu senedin ödeme tarihinin 10.11.2008, müvekkili ...’ın senedi protesto ettirme tarihinin de 12.11.2008 olduğunu, bunun, açıkça, borçlu ...’nin bu temlikleri gerçekte borçlu olmadığı halde temlik yaptığı şirketlere kendisini borçlu gösterip alacaklılardan mal kaçırma kastı ile muvazaalı olarak yapıldığını gösterdiğini, lehine temlik yapılanların ... şirketine bugüne kadar icra takibi yapmamış olmalannın da muvazaa iddialarını kanıtladığını, davalIlarIn alacaklarını, borçlu şirketin ticari defterlerinin de incelenmesi suretiyle ispatlamak yükümlülüğü altında olduklarını, Yargıtay kararının bu yönde olduğunu iddia ederek, lst.14.lcra Müdürlüğünün ... E.sayjlı dosyasından yapılan sıra cetvelinin davalılar arasındaki muvazaalı temlike dayanılarak yapıldığından ve bu alacaklar gerçek olmadığından, davalıların sıra cetvelinden çıkarılmasına, müvekkili banka alacağının 1.sıraya alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; ... Ltd Şti'nin yaptığı ... Anadolu Lisesi inşaatında taşeronluk yaptığını, aynı zamanda Bayındırlık'ta olan işlerinin takibini yaptığını, kendi cebinden harcamalar yaptığını, yapılan işler neticesinde ... Bayındırlık îl Müdürlüğü kendi yazmış olduğu yazı ile onayladığını. ...'n yapmış olduğu itirazı kabul etmediğini, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: ... Tic. A.Ş. Bankasının hakkında açtığı davaya cevap olarak ... ... Ltd. Şti. Kesilmiş faturalar, ödeme makbuzları tahsilatları ve faturaların KDV beyanları ve bu şirketten alınan temlik fotokopisi ve temliğe ödenen noter makbuzu ve ... yapılan tahsilat makbuzunu sunduğu, malzemelerin verilip verilmediği konusunda ihtilaf halinde işin yapıldığı yerde malzemelerin tespitinin ve kontrolünün yapılmasını talep etmiştir. Davacı .... tarafından açılan davanın.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayısına kaydedildiği,davaya konu alacağın davacı ... A.Ş.'ye (Ünvan değişikliği öncesi ...A.Ş.) temlik edildiği, mahkemelerin teşekkülüne ilişkin değişiklik sonrası .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/98 esas sayılı sırasına kaydedildiği, daha sonra tekrar mahkemelerin teşekkülüne ilişkin değişiklik sonrası mahkememizin ... esas sırasına kaydedildiği, mahkememiz dosyasında davalılardan ... İnş. .... Ltd. Şti. ve ... Day. Tük. .... Ltd. Şti. Yönünden dosyanın tefrik edilerek mahkememizin 2018/637 esasına kaydedilerek bu dosyada da davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, diğer davalılar yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, dosyanın görevsizlikle gönderildiği .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/226 esas sayılı dosyasında da görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesine gönderildiği ve 20/09/2023 tarih 2023/319 esas 2023/2240 karar sayılı ilamı ile Yargı yeri olarak mahkememiz belirlendiğinden dosyanın yukarıdaki sırasına kaydı yapıldığı görülmüştür. Görevsizlik kararı öncesi taraflarca gösterilen delliller toplanmış, davacı tarafın hak ve alacaklarının belirlenmesi, 14/11/2008 tarihli temliknamenin muvazaaya dayanıp dayanmadığı, 14/8/2009 tarihli sıra cetvelinin usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmış. Davalı ... .... Yönünden ... Asliye Hukuk Mah. Aracılığıyla alınan 03/01/2011 tarihli talimat raporunda " ... Day. Tük... Ltd. Şti. İlgili olarak: 2009 yılı içerisinde 180.000,00 TL'nin reddiyat makbuzu ile tahsil edilmiş olduğu, geriye kalan gerçek alacak bakiyesinin 91.277,35 TL olduğu, bu bakiyenin 92.795,43 TL olarak şüpheli alacaklar hesabına aktarılarak cari hesabın kapatılmış olduğu" görüşü bildirilmiştir. Muvazalı alacaklar yönünden yapılan inceleme sonucunda bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu 05/12/2014 tarihli raporda " a) Davacı bankanın alacağı ve miktarının tartışma konusu olmadığı, b) Takip borçlusu dışındaki davalıların takip borçlusundan olan alacaklarının miktarını İspat etmekle yükümlü oldukları ... ... Tüketim Malz Ltd Şti ve ... İnşaat Ltd, Şti tarafından davalı takip borçlusundan alacaklarım ispat yönünde faturaların dosyaya sunulduğu ancak davalılar tarafından sunulan faturaların tek başına alacağın mevcut olduğunu kanıtlayamayacağı, bu faturaların takip borçlusu tarafından daha önce ödenmiş de olabileceği bu nedenle de faturalara ilaveten takip borçlusu ile alacaklı olduğu iddiasında bulunan davalıların ticari defter ve kayıtlarını incelenmesi ve bu kayıtların temlik işlemine uygunluk göstermesi gerektiği, bu itibarla dava dosyasında mevcut faturaların davalılardan ... ... Tüketim Malz Ltd Şti ve ... İnşaat Ltd. Şii nin takip borçlusundan alacağının varlığını ve miktarını kanıtlamaya yeterli olmadığı, c)Takip borçlusundan alacağı ispat ile yükümlü olan diğer davalılar tarafından bu hususta dava dosyasına delil sunulmadığı," görüşü bildirilmiştir. Davalı ...'ın ticari defterleri üzerinde ... Asliye Ticaret Mahkemesinden alınan talimat raporunda " Sayın Mahkemenin ara kararı gereğince davalılardan ... firmasının davalı ... ... ile San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti'nden 2008 yılı Kasım ayı itibariyla alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise gerçek alacak miktarının ne olduğu hususunun belirlenmesi istenmiş olup, davalı ... firması ile ... firması arasında 2008/Mart ayında başlayıp 10.11.2008 tarihinde sona eren mal alımı satımına dayalı ticari bir çalışmanın olduğu, bu çalışma dahilinde detayları rapor ekinde mevcut muavin kayıtlardan görüleceği üzere davalı ... firmasının davalı ... ... ile San. Ve Dış Tic. Ltd.'den 10.11.2018 tarihi itibariyla 56.103,12 TL tutarında alacaklı olduğu "görüşü bildirilmiştir. Taraf itiraz ve iddialarının değerlendirilmesi bakımından yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak 29/03/2016 tarihinde yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmış alınan raporda " 1) Davacı Bankanın alacağı konusunda herhangi bir tartışmanın söz konusu olmadığı, 2) Takip borçlusu 1 no.lu davalı ... ... İletişim San.ve Dış Tic. Ltd.Şti, (temlik eden) dışındaki davalıların takip borçlusundan olan alacaklarını ve miktarını ispat etmekle yükümlü oldukları, ... Day. Tük. Mad. İnş. Tur. San Ltd.Şti. ve ... İnşaat Ltd.Şti.'nin ve ...'ın takip borçlusu (temlik eden) ... Ltd.Şti.'nden alacaklarının varlığını ve miktarını kanıtlamış sayılamayacakları, 3) Takip borçlusu (temlik eden) ... Ltd.Şti.'nden alacaklarının varlığını ve miktarını ispat etmekle yükümlü olan diğer davalılar tarafından dosyaya bu konuda herhangi bir kanıt sunulmadığı," görüşü bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, muvazaaya dayalı sıra cetveline itiraza ilişkindir. Davacı vekili ....İcra Müdürlüğünün ... E sas sayılı dosyasından borçlular ... ile dava dışı diğer borçlular hakkında 10.11.2008 ödeme tarihli, 20.06.2006 düzenleme tarihli, 1,000.000, TL bedelli bonodan kaynaklanan kambiyo yolu ile icra takibi başlatıldığını, bu takipte borçlu ... Ltd.Şti'nin ... İl özel İdaresindeki hakedişlerine haciz konulduğunu, Borçlu ... Ltd.Şti.’nin bu hakedişlerinin .... Noterliği'nin 14.11.2008 tarihli 23307 yevmiye no.lu ihtarı ile; 1-...'ya 100.000,- TLlik, 2-....Mad.San.ve Tic. İht. İhr. Ltd.Şti.’ne 225.750,'TL'lik, 3-... İnş. Taah. Tur. Nak San ve Tic. Ltd. Şti’ne 36.000,-TLlik, 4-... Day Tük. Mad. İnş. Tur. San. Ltd. Şti.’ne 180.000,-TLlik, 5-...’a 60.000,- TLlik, 6-...'a 95.000,- TLlik, 7-... İnşaat San. VeTic. Ltd.Şti’ne 710.000,- TLlik kısımlarını .... Noterliği’nin 17.11.2008 tarihli, ... yevmiye no.lu ihtarı ile muvazaalı olarak temlik ettiğini. Söz konusu temliklerin tarihinin 14.11.2008 ve 17.11.2008 olup, takibe konu senedin ödeme tarihinin 10.11.2008, müvekkili ...’ın senedi protesto ettirme tarihinin de 12.11.2008 olduğunu, bunun açıkça, borçlu ...’nin bu temlikleri gerçekte borçlu olmadığı halde temlik yaptığı şirketlere kendisini borçlu gösterip alacaklılardan mal kaçırma kastı ile muvazaalı olarak yapıldığını gösterdiğini, lehine temlik yapılanların ... şirketine bugüne kadar icra takibi yapmamış olmalarının da muvazaa iddialarını kanıtladığını, davalıların alacaklarını, borçlu şirketin ticari defterlerinin de incelenmesi suretiyle ispatlamak yükümlülüğü altında olduklarını, ....lcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasından yapılan sıra cetvelinin davalılar arasındaki muvazaalı temlike dayanılarak yapıldığından ve bu alacaklar gerçek olmadığından, davalıların sıra cetvelinden çıkarılmasına, müvekkili banka alacağının 1.sıraya alınmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce celpedilen ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu ...tarafından 95.000,00 TL alacağın davalı Yasef Namer'e 16.03.2009 tarihinde temlik edildiği, icra dosyasına konu alacağın da .... Tarafından davacıya temlik edildiği, tarafların aktif ve pasif husumetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır. ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında düzenlenen 14/08/2009 tarihli sıra cetvelinin davacı temlik eden alacaklıya 17/08/2009 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın İİK 142. Maddesine uygun olarak 24/08/2009 tarihinde, yani tebliğden itibaren 7 gün içerisinde açıldığı ve süresinde olduğu görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/09/2022 tarihli 2019/(23)6-52 E. 2022/1141 K. sayılı ilamında muvazaa iddiası ve ispat yükü ve yöntemi açıklanmıştır. Anılan ilam; "...Sıra cetvelinin tebliğinden itibaren her alacaklı ilgilileri aleyhine genel mahkemede dava açmak suretiyle sıra cetveline itiraz edebilir. Davacı, sıra cetveline alınmış olan alacaklının alacağının esas veya miktarına itiraz eden alacaklıdır. Her alacaklı aynı veya kendisinden önceki dereceye yahut sıraya dâhil alacaklı hakkında itiraz edebilmek imkânına sahiptir. Yararı bulunmayan alacaklının itirazı dinlenmez. Örneğin birinci sıradaki alacaklının kendisinden sonraki sıralara müdahale niteliğindeki itirazları kural olarak dinlenmez (Deynekli, Kısa, s. 143). Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla fakat kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmeyen bir görünüş yaratmak hususundaki anlaşmalara denir. Muvazaanın tanımından da anlaşılacağı üzere, tarafların başkalarını aldatmak amacıyla yaptıkları görünürdeki işlem kural olarak geçersizdir (Deynekli, Kısa, s. 144). Borçlu, hakkında yapılan icra takibinde alacaklısı ile muvazaalı olarak yarattığı borca karşı, ödeme emrinin tebliği üzerine karşı koymamak suretiyle takibin kesinleştirilmesini ve bu suretle diğer alacaklılarının sıra cetvelinde alacaklarını tahsil imkânını kısıtlayabilir veya tamamen ortadan kaldırılabilir. Mahcuz malın satış bedelinin bütün alacaklıların alacağını karşılamaması üzerine icra müdürlüğünce düzenlenen sıra cetveline göre, alacağını tamamen veya kısmen alamayan alacaklılar bir başka alacaklının alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürebilirler. Bu husus alacağın varlığına yönelik olduğundan dava yoluyla genel mahkemede ileri sürülmesi gerekmektedir. Haciz yoluyla takipte borçlunun itirazı hâlinde, iflâsta da alacağın iflâs idaresince kabul edilmemesi durumunda alacaklı, alacağın varlığını ispat zorundadır. Sıra cetveline itiraz hâlinde ispat külfeti durumu değişmez, yani ispat yükü davacı alacaklıya değil, alacağına itiraz edilen davalı alacaklıya aittir. Aksi durumun kabulü hâlinde, borçlunun itiraz etmemesi veya alacağın iflâs idaresince kabulü durumunda ispat külfeti kuralı değiştirilmiş, olumsuzluğun ispatı kuralı kabul edilmiş olur. Bu davada taraf olan alacaklılar arasında alacakla ilgili doğrudan doğruya bir ilişki bulunmadığından davacı alacaklının böylesine ağır bir külfetin altına girmesi beklenemez. Sırasına itiraz edilen alacaklı, alacağının mevcudiyetini ve miktarını ispat etmek zorundadır (Deynekli, Kısa, s. 144). Davalı alacaklı, alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere de karşı da ileri sürülebilecek nitelikte olan usulüne uygun, birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Her zaman düzenlenmesi mümkün olan çek ve bono alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli değildir. Senetler, faturalar ve çekler ancak tarafları ve onları cüz’i ve külli halefleri yönünden kesin delil niteliğinde olup, temel ilişkinin ve kambiyo ilişkisinin dışında kalan davacı üçüncü kişi bakımından bu nitelikte bir ispat vasıtası olarak kabul edilemez (Bilgen, Mahmut: İcra ve İflas Hukukunda Sıra Cetveli, Ankara 2016, s. 491)..." şeklindedir. Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında, davacının iddiası kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasında olduğu için bu tür davalarda muvazaalı muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır. Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak muvazaalı olduğu ileri sürülen alacağın, kendisinden mal kaçırıldığı iddia edilen alacaktan daha sonra veya yakın tarihlerde doğmuş olması gerekir. Daha önce doğan alacak, daha sonra doğan alacak için muvazaa oluşturamaz. Takip işlemlerinin hızlandırılması, İİK'nun 20.maddesi uyarınca sürelerden feragat ve haczin borçlunun beyanı üzerine konulması, tek başına muvazaayı gösteren vakıalar değildir. Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklı alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte olan usulüne uygun, birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Ayrıca alacağın miktarına göre diğer tarafın açık muvafakatı bulunmadığı sürece tanık dinlenemez ve tanık beyanını dayalı olarak hüküm kurulamaz. Davalı alacaklının savunma ve delilleri çerçevesinde alacağın gerçek olup olmadığının tartışılması, davalı ile borçlu arasındaki hukuki ilişkinin ve davalının alacağının doğum tarihinin değerlendirilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetveline itiraz davalarında ise, kıyasen uygulanması gereken İİK'nın 235/3. maddesi uyarınca sıra cetvelinin iptaline değil, davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde, davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerekir. Sıra cetveline itiraz davaları sonunda verilen hüküm, sadece davanın tarafları bakımından sonuç doğurur ve verilen kabul kararı ile durumun tespiti ile yetinilmeyip, eda hükmü kurulmalıdır. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/1825 E. 2014/7542 K., 2015/5450 E. 2016/2833 K., 2015/8955 E. 2016/2043 K. sayılı ilamları) Açıklanan bilgiler doğrultusunda somut olayda temlik eden davacıya ait alacak, davalı alacağından daha önceki tarihte doğmuştur (emsal Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 11/12/2015 tarih 2014/8548 E. 2015/8074 K.). Davalının takibe konu alacağı temlik sözleşmesine dayalı olup, bu alacağın gerçek bir alacak olduğunun delillerle ispatlanması gerekmektedir. Tahsin dışındaki davalılar, defter incelemesine ilişkin ara karara rağmen defterlerini incelemeye sunmamışlardır. Her ne kadar davalı ... talimat mahkemesine defterlerini sunmuş ise de 28/03/2016 tarihli bilirkişi raporunda defterlerin usulüne uygun olmadığı tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalılar alacaklarının muvazaalı olmadığını ispatlayamadıklarından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1)Davanın KABULÜ ile, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında düzenlenen 14/08/2009 tarihli sıra cetvelinde ... Sis Turz San Ve Tic İth İhr Ltd Şti, ... ve ... İnşaat San Ve Tic Ltd Şti'ne ayrılan payın yargılama giderleri ve vekalet ücretleri de dahil olmak üzere davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde sıradaki davalılara bırakılmasına, 2-Karar tarihinde yürürlükte olan harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 15,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 412,00 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 15,60 TL başvuru, 15,60 TL peşin harç, 2.490,00 TL+ 1.740,60 TL olmak üzere toplam 4.261,80 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne , davalı Tahsin vekilinin yüzüne (e-duruşma ile); 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/11/2024
Başkan .... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır