İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/62 E. 2025/312 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/62
- Karar No
- 2025/312
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/62 Esas KARAR NO:2025/312 DAVA: Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 23/01/2023 KARAR TARİHİ: 16/04/2025
Mahkememizde görülen Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ ne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalıya taraflar arasındaki gayrimenkul satış sözleşmesine ait cari hesap gönderildiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince davalıya ödenen tutar ve ödenen davalı borçlarının toplamı nedeniyle müvekkili şirketin 397.964,58- TL tutarında zararı oluştuğunu, davalı, bu durumun ortaya çıkma ihtimali nedeniyle müvekkili şirkete senet de verdiğini, ancak, belgeler ile sabit bu hukuki ve fiili duruma karşılık; davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, davalı tarafın tüm ihtarlarına rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı kendisi hakkında ------- Esas sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olup; davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, İlaveten, takip konusu meblağ davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olup, aynı zamanda likit bir alacak olduğunu, davalarının kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından başlatılmış olan gerek ----- Sayılı takip dosyası gerekse sayın mahkemeniz huzurunda açılan işbu dosyada taraf olarak ----gösterildiğini, Ancak----- yetkilisi olmakla beraber işbu dosyaların tarafı olmadığını, davacı tarafından başlatılan --------- Sayılı takip dosyasına dayanak olarak gösterilen cari hesap kayıtları da incelendiğinde söz konusu hesapların muhatabının müvekkili değil -------- olduğunu, işbu sebeple davacı tarafından müvekkili aleyhine haksız ve hukuk olarak ikame edilen işbu davanın husumet yokluğu sebebiyle usulen reddi gerektiğini, zira borcun muhatabı müvekkili ---- olmadığını, Davacı şirket tarafından müvekkil aleyhine başlatılan ---- Sayılı takip dosyasından 15.09.2022 tarihli ödeme emrinde asıl alacak 456.259,58-TL olarak gösterilmesine rağmen işbu dava değeri olarak 397.964,58-TL olarak gösterilmiş olması ve işbu davanın itirazın iptali davası olması sebebiyle kısmi dava olarak açılamayacağı da göz önünde bulundurulduğundan işbu davanın usulden reddi gerektiğini, Davacı tarafından; ----- sayılı takip dosyasında, dosyaya sunulan takip dayanağı belge; Müvekkili ---- yetkilisi olduğu ----- tarihli cari hesap gösterildiğini, takip dosyasına sunulan cari hesabın detayları incelendiğinde; takibe konu ---- bulunan tapunun ------ öte yandan aynı fabrika bünyesinde yer alan demirbaş ve teçhizatlar için de --- olmak üzere toplamda ---- Müvekkili ------ ödeme yapıldığından bahisle arta kalan tutar bakımından 397.964,58-TL bakımından icra takibi başlatıldığını, bir kısmı gösterilen takip dayanağı belge cari hesapta, müvekkiline ödenmiş gibi gösterilen, 0021605 seri numaralı, ------çek bedeli müvekkiline ödenmediğini, bu durumda müvekkilinin, 397.964,58-TL borçlu değil alacaklı konumunda olduğunu, Müvekkilinin, davacı şirket tarafından 15.000.000,00-TL'lik sözleşmeye imza attırılmak zorunda bırakıldığını ve söz konusu fabrikanın tapusu kendisinden zorla alındığını, 02.06.2022 tarihinde tapu müdürlüğünde yapılan devirde ise müvekkili ve davacı şirket arasında anlaşılan gerçek bedel olan 21.000.000,00-TL üzerinden tapu devri gerçekleştirildiğini, Müvekkili ve davacı şirket arasında yapılan sözleşmede gerçek bedelin 21.000.000,00-TL + 4.000.000,00-TL teçhizat bedeli olarak yapılmış olmasına rağmen müvekkile zorla imza ettirilen sözleşmede 15.000.000,00-TL olarak gösterilmiş olması sebebiyle davacı şirket tarafından sözleşmenin hukuk aleminde geçerli bir sözleşme olduğu izlenimini vermek amacıyla müvekkil adına --------Çeki düzenlenmiştir. Ancak davacı tarafından düzenlenen bu çek müvekkile teslim edilmemiş ve 03.06.2022 tarihinde davacı şirket çalışanlarınca ------ getirilerek müvekkiline zorla çek bedeli tahsil edilmiş izlenimi verdirilerek çek bedeli müvekkiline ödenmediğini, davacı tarafından kötü niyetli olarak başlatılan --------sayılı takip dosyasından dolayı %20'den az olmamak üzere taraflarına kötü niyet tazminatına hükmedilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiliyle, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın davanın İİK 67. Madde gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davacının cari hesap alacağından bahisle icra takibinde bulunduğu, davalının itirazı ile takibin durduğu, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı ihtilafsız olup, ihtilafın davalının bu borçtan şahsi sorumluluğunun doğup doğmadığı, doğmuş ise miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Dosyanın ------ NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE talimat yazılarak davalı ---- dava dışı ---- şirketin dava konusu -------- yıllarına ait ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere,
TALİMAT MAHKEMESİNCE İNCELEME GÜNÜ VERİLEREK bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, davalı ---------, vekiline ve dava dışı şirkete ayrı ayrı meşruhatlı davetiye çıkarılarak dava konusu yıllara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi için defterin inceleme gün ve saatinde mahkemeye getirilmesinin istenmesine, sunulmadığında, Kesin süre içinde defter ibraz etmeyen tarafın veya incelemeye hazır bulundurmayan tarafın defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılarak dosyadaki delillerin ve defterlerini ibraz eden tarafın kayıtlarının incelenmesi ile yetinileceğinin ihtarına, eğer defterler kapsamlı ise bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilerek mahkememizce resen seçilecek bir MALİ MÜŞAVİR (YMM-SMMM) bilirkişiye dosyanın tevdii ile davalı tarafın dava konusu yıllara ait ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde inceleme yapılarak, davalının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, 15/09/2022 takip tarihi itibarı ile davalı kayıtlarında davacıya cari bir borcu gözüküyor mu gözüküyorsa nelerden kaynaklandığı; davacının davalıdan alacağı varsa miktarı hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Talimatla alınan --- tarihli bilirkişi raporunda; Davalı taraf ----, dava dışı -----, Bina ve arsa satışında 21.000.000,00 TL, Makine teçhizat 4.000.211,80 TL, Demirbaş 65.831,00 TL Toplam 25.066.052,80 TL bedelle, Davacı --------- sattığı, Dava dosyasında taraflar arasında gerçekleşmiş satışla ilgili sözleşme görülmediğinden, gayrimenkul satış tapu harcının taraflar arasında ne şekilde anlaştıkları bilinemediğinden, üç sonuca göre değerlendirilip hesabı yapıldığı, davacı tarafın dosyaya sunduğu muavin defterinde 10 Milyon çek ödemesinin olduğu ancak davalı tarafın resmi defter ve muavin defterinde Böyle bir tutar ve dekontun olmadığı tespit edildiğini, Davalı tarafın resmi defterlerinde çek hesabı hiç kullanılmadığını, ilgili bu çek raporunda borç hesabında değerlendirilmeyip, takdirinin mahkemeye ait olduğunu, Davacı-------değişik tarihlerde tapu harcı alıcıya ait ise (845.825,00 TL) ,davalı satıcı firmanın kurum ve kuruluşlara olan borçlarını ve davalı firmaya çekle toplam 15.037.378,88 TL ödediği, bu ödeme sonucunda davacı tatafın davalı,tarafa 10.028.673,92 TL borçlu olduğu, Davacı ------ değişik tarihlerde tapu harcı Satıcıya ait ise (845.825,00 TL), davalı satıcı firmanın kurum ve kuruluşlara olan borçlarını ve davalı firmaya çekle toplam 15.883.203,88 TL ödediği, bu ödeme sonucunda davacı tarafın davalı tarafa 9.182.848,92 TL borçlu olduğu, Davacı --------- tarihlerde tapu; harcı bölüşülmüş ise (422.912,5 TL) ,davalı satıcı firmanın kurum ve kuruluşlara olan borçlarını ve davalı firmaya çekle ödeme toplam 15.460.291,38 TL ödediği, bu ödeme sonucunda; davacı tarafın davalı tarafa 9.605.761,42 TL borçlu olduğu, Davacı tarafın dosyaya sunduğu muavin defterinde 10 Milyon çek ödemesinin olduğu ancak davalı tarafın resmi defteri ve muavin defterinde böyle bir tutar ve dekontun olmadığı için hesaplamaya dahil edilmediğini, davalı tarafın sunduğu 5.825,00 TL tutarındaki tâpu harcı dekontu çözümlenemediği için hesaplamada 845.825,00 TL alternatif hesaplamaya dahil edildiğini, davacı Firmanın resmi defter ve belgelerinin, davalı firma belgelerle birlikte çözümlenmesi kanaatinde olduğunu rapor etmiştir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca DAVACI TARAFIN tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde Mahkememizce resen seçilen mali müşavir bilirkişi eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, fabrikanın alım satımı davacı kayıtlarında ne miktarda gözüktüğü ve davalıya ne miktar ödeme yapıldığı, davacının davalı tarafın ödemesi gereken miktar varken kendi ödediği miktar varmı varsa bunun ne miktar olduğu, ayrıca taraflar arasında imzalanan gayrimenkul satış sözleşmesinin 4.5. Md. Tapu devri ve ilgili sair masraf ve harçlar davacı alacaklı tarafından ödeneceği nazara alınarak rapor düzenlenmesinin istenilmesine, karar verilmiştir. Mahkememizin --- tarihli duruşma tutanağı ile her ne kadar 06/12/2024 tarihinde saat 10:00'da bilirkişi incelemesi yapılmasına, karar verilmiş ise de; Davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ve kayıtlarını sunmadığı gibi mazeret yada yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı ve bilirkişi için taktir edilen ücretin davacı vekili tarafından yatırılmadığı, anlaşılmakla; Bilirkişi ücretinin yatırılmadığı ve gelen olmadığı görülmekle; bilirkişi incelemesinin yapılamadığına dair tutanak tutulduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı, davalı ile aralarında imzalanan gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince davalıya ödenen tutar ve ödenen davalı borçlarının toplamı nedeniyle zararının oluştuğunu, bunların tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde husumet itirazında bulunduğu, ayrıca davacıya herhangi bir borcu olmadığını aksine alacaklı olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Somut olayda istenen alacak (icra takibine konan alacak) gayrimenkul alım satımına bağlı alacak olup tapudaki işlem dışında bir de bu gayrimenkul için yazılı alım/satım sözleşmesi düzenlenmiştir. Gerek tapudaki alım/satım akdinde gerekse harici satım sözleşmesinde gayrimenkulün maliki ve satıcısı olan -----olup, davalı değildir. Davalının ----------- tek ortağı ve yetkilisi olması onu davalı kılmayıp, şirketin borç ve alacakları şirkete aittir. Şirket yöneticisi ortağın şahsi sorunluluğu yoktur. Bütçeleri/keseleri ayrıdır. Şirket borcundan dolayı şirket yöneticisinden tek ortak olsa dair alacak talebinde bulunamaz. Buradaki davalı tespiti hata niteliğinde olmayıp, HMK gereği Mahkemece düzeltilebilecek bir husus değildir. Mahkemece yapılan inceleme ve toplanan delillerle davalının şahsi sorumluluğuna gidilemeyeceği ortaya çıktığından davanın davalı yönünden husumet yokluğundan reddine ve şartları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davanın davalı yönünden Husumet Yokluğundan Reddine, 2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 6.796,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.181,03 TL fazla harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı taraf yararına AAÜT uyarınca 63.674,33 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, 5-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalının yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 8-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı . 16/04/2025