İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/602 E. 2025/839 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/602
- Karar No
- 2025/839
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/602 Esas KARAR NO:2025/839
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/10/2023 KARAR TARİHİ:25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyasına itiraz edildiğini, vaki itirazın iptali kapsamında .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı davasının ikame edildiğini, dava derdest iken dilekçe ekinde sunulan işbu davaya temel olan 12/05/2023 tarihli Sulh ve İbra protokolünün akdedildiğini, protokol kapsamında mezkur davadan feragat edildiğini, feragat üzerine davanın reddine karar verildiğini ve kararın da kesinleştiğini, davalı tarafından 12/05/2023 tarihli protokol kapsamında ilk iki taksit ödemesinin gecikmeli olarak da yapıldığını, 24/07/2023 tarihinde ödenmesi kabul edilmiş olan 65.000,00-TL ödemesinin ise bir gerekçe de ileri sürülmeksizin yapılmadığını, davalının varlığı ve miktarı konusunda hiç bir itilafta bulunmayan borcunu ödememesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı icra takibinin başlatıldığını ancak davalının kötü niyetle takibe itiraz ettiğini, alacağın likit olduğunu ve tutarın da ihtilafsız olduğunu, arabuluculuk sürecinde de ödeme hususunda mutabakat sağlanamadığını, davalının takip dayanağı protokol ve protokol altındaki imzaya herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalının borçlu ve alacağın likit olduğunun sabit olduğunu, likit alacağa haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedileceğinin tartışmasız olduğunu, enflasyonist ortamdan istifade etmek, zaman kazanmak ve müvekkilini zarara uğratmak bakımından açıkça kötü niyetle takibe itiraz ettiğini, davalının bu açık kötüniyeti karşısında icra inkar tazminatının yasal alt sınırının üzerine çıkılarak %100 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyasına yapılmış itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %100'den az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Taraflar arasında .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası derdest iken 12.05.2023 tarihinde "Sulh ve İbra Protokolü" imzalandığını, İşbu protokol uyarınca üç taksit olarak belirlenen ödemenin ilk iki taksiti eksiksiz bir şekilde müvekkili tarafından ödendiğini, Üçüncü taksitin ödemesi ile ilgili olarak müvekkilinin ödeme güçlüğüne düşmesi sebebiyle alacaklı tarafa ulaşıldığını ve kendilerinden süre talep edildiğini, müvekkilinin iyi niyetli talebine karşın davacı yanın müvekkiline ödeme hususunda herhangi bir kolaylık yahut insiyatif sağlamadığını, taraflarınca tensip zaptının tebliği ile işbu davanın ikame edildiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin kurumsal bir şirket olduğunu, tüm işlemler ve faaliyetlerin prosedürler ile işlediğini, bu nedenle müvekkiline karşı ikame edilen işbu kötü niyetli davanın reddini talep ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İflas Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı iflas dosyasında Mahkememiz davacısı ... ŞİRKETİ'nin alacak için kayıt yaptırıp yaptırmadığı, kayıt yaptırdı ise kaçıncı sıradan kabul edildiği, ikinci alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığı hususlarında Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. Tarafların sunmuş oldukları dilekçeler incelenmiştir. Tarafların ticaret sicil kayıtları incelenmiştir. GEREKÇE: Dava; taraflar arasında düzenlenen hizmet ve bakım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görüldü. Celp edilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden; alacaklı ... ŞİRKETİ Tarafından borçlu ... TİC. A.Ş. aleyhine 24.489,48-TL üzerinden faturaya dayalı takip başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 22/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 29/11/2017 tarihli takibe itiraz dilekçesinin dosyada olduğu, itirazın süresinde olduğu ve takibin durdurulmuş olduğu görüldü. İflasın açılması, maddi hukuka ilişkin ilişkileri ve hükümleri cebri şekilde etkilediği gibi medeni usul ve icra hukuku kuralları üzerinde de etki meydana getirir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/14240 Esas 2017/15777 Karar sayılı ilamında da değinildiği üzere kural olarak, İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Diğer anlatımla, iflasın açılmasıyla dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğü'ne (İflas Dairesine) aittir. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK'nın m.191), müflisin iflâs masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, iflâsın açılması ile hak ehliyetini kaybetmediği gibi, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflâs idaresine aittir. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davalara devam edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir. (md. 194). İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflâsın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (md. 237) on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir. (md. 194/1) İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da halen derdest bulunan (görülmekte olan) ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, (davacı olarak) müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı (davalı olarak) açılmış olan davalardır. Somut olaydaki alacak davası da bu tür davalardandır. Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi, duran davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre, bir ayrım yapmak gerekir: Müflisin davalı olduğu davalarda: iflâs idaresi, alacakları tahkik ederken, ( md. 230 vd) müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermez; sadece, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki kararı, ikinci alacaklılar toplantısında karar verilir. İkinci alacaklılar toplanması davaya devam edilmesine karar verirse, iflâs idaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra (müflis yerine) davayı takip eder veya tayin edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir. Alacak masaca kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirketin dava açıldıktan sonra iflasına karar verildiği, eş söyleyişle davalı şirketin yargılamanın devamı sırasında müflis halde olduğu anlaşılmaktadır. Açıklandığı üzere iflas eden şirketin bütün hak ve borçları yasa gereği olarak iflas masasına intikal ettiğinden ve müflisin bu hak ve borçları üzerinde tasarruf ehliyeti kalktığından iflas açıldıktan sonra masaya giren tüm mal, hak ve alacaklara ilişkin dava açılması ve açılmış davanın takibi iflas idaresine aittir (İİK m. 194). Somut dosyada müflis şirketi temsilen iflas masasının dosyaya sunduğu 07/10/2021 tarihli cevap yazısında 33.103,71-TL'nin tamamının kabulüne karar verildiği ve sıra cetvelinde 214. sıraya kaydının yapıldığı belirtilmiştir. Dava değeri ise 23.468,90-TL'dir. Dava konusu alacak, davalı müflisin masasına kabul edilip sıra cetveline davacı alacağı olarak yazıldığından, dava konusuz kalmıştır. Çünkü, davalının iflası ile iş bu dava kayıt kabul davasına dönüşmüştür. Kayıt kabule karar verilmesi halinde elde edilecek sonuç, alacağın müflisin masasına yazılmasından ibarettir. İş bu alacağın müflisin masasına kaydının yapıldığı ve böylece eldeki iş bu davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla dava hakkında mahkememizde esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. Takip düştüğünden icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 170,42-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır