Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1115 E. 2025/2801 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1115
- Karar No
- 2025/2801
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1115
KARAR NO : 2025/2801
KARAR TARİHİ: 10/11/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/02/2025
NUMARASI : 2025/121 2025/170
DAVANIN KONUSU:Kayıt kabul
Taraflar arasındaki davada Bakırköy1. Tüketici Mahkemesi ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesince, "... davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla; karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulmuş olmakla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi 2023/3450 E. - 2023/3089 K. Sayılı 29/12/2023 tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle kararın kaldırılması üzerine, yargılamaya devam olunmuş, 10/12/2024 tarihli duruşmada davacı vekilinin davadaki taleplerinin inşaatın tamamlanma bedeline hükmedilmesine ilişkin olduğu ve para alacağı niteliği taşıdığı şeklinde beyanda bulunduğu dolayısıyla; davanın kayıt kabul davası niteliği taşıdığı..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...davada davacı tarafından dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarda açık bir şekilde öncelikle aynen ifa talebinde bulunulduğu, davanın açıldığı tarihte iflas idaresi ve alacaklılar toplantısında davacının aynen ifa talebine yönelik olumsuz bir kararın bulunmadığı, iflas idaresinin sözleşmenin aynen ifasına karar verme ihtimalinin davanın açıldığı ve sonraki tarihte mümkün olduğu, davacının aynen ifa talebinin davadan sonra yargılama sırasında imkansızlaştığı, yargılama sürecinde ortaya çıkan imkansızlık nedeniyle davacının terditli tazminat talebinin incelenmesi hususunda terditli talep yönünden görevli Mahkeme'nin yargılama sırasında değişmesinin usul ve yasaya göre mümkün olmadığı, zira yargılama sırasında davacının aynen ifa talebi iflas idaresi tarafından kabul edilseydi bu konudaki dava hakkındaki kararın Tüketici Mahkemesi tarafından verileceği açık olup bu sebeple davacının terditli tazminat talebinin esas talep olan aynen ifa talebini incelemekle görevli Mahkeme tarafından genel hükümlere göre incelenerek sonuçlandırılması gerektiği, davacı tarafından aynen ifa talepli olarak eldeki davanın açıldığı tarihte düzenlenmiş bir sıra cetvelinin olmadığı, davacının reddedilen bir alacağının olmadığı dolayısıyla davanın 2004 sayılı İİK'nın 235. Maddesi kapsamında sıra cetveline itiraz/kayıt kabul davası olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal veya hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır.Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu sözleşme iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir.(İ.İ.K. m.198)İflâsın açılması ile henüz vadesi gelmemiş olan alacaklar da, iflâs kararı ile birlikte talep edilebilir hale gelir. İflâsın açılması gününe kadar işlemiş olan faiz ve takip masrafları ana paraya eklenerek iflâs masasına yazdırılır.Alacağı taliki bir şarta veya belirsiz bir vadeye bağlı bulunan alacaklılar da alacaklarını iflâs masasına kaydettirebilirler. Tasfiye sonunda bu alacaklar için ayrılan pay, ancak şartın gerçekleşmesi veya belirsiz olan vadenin gelmesi halinde ödenebilir. Alacaklılar arası eşitlik ilkesi gereği, para alacağı dışındaki alacaklar, iflâsın açılması ile birlikte konusu olan şeyin iflâs kararı tarihindeki değeri kadar para alacağına dönüşür ve masaya para alacağı olarak yazılır. Ancak iflâs idaresi, masa menfaatine uygun görürse konusu para olmayan alacakları bir iflâs alacağı olarak ödemek yerine, aynen ifa etmeyi tercih edebilir.Adi tasfiyede iflâs idaresi alacaklıların incelemesini yapıp bitirdikten sonra, düzenlediği sıra cetvelini iflâs dairesine verir. Bunun üzerine sıra cetveli ilân edilir ve bu ilânla ikinci alacaklılar toplantısı için davet yapılır. İİK’nın 194. maddesinde, iflas açılması ile kural olarak müflisin taraf olduğu hukuk davalarının duracağı ve ancak ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra devam olunabileceği hususu düzenlenmiştir. İkinci alacaklılar toplantısında dava konusu alacağın masaya kabul edilmemesi halinde davaya kayıt kabul davası olarak devam edilerek bir karar verilmesi gerekir. Somut olayda, davacı vekili, 10/12/2024 tarihli duruşmada. aynen ifadan vazgeçerek inşaat tamamlama bedeline dair para alacağının hüküm altına alınması talebinde bulunduğuna göre iflas tarihinden sonra açılan davaya (hukuki yararın varlığı bakımından alacağın masaya yazılıp yazılmadığı da denetlenerek) kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerekmektedir. Bu durumda davaya bakmak görevi ticaret mahkemesine ait olmaktadır. (İİK'nın 235/1.)
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 10/11/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere