İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/579 E. 2026/16 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/579
- Karar No
- 2026/16
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/579 Esas KARAR NO : 2026/16 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/08/2023 KARAR TARİHİ : 08/01/2026
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 21/08/2023 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında mal ve hizmet alım satımı yapılması konusunda anlaşmaya varılması üzerine davalı firma vereceği hizmetlerin karşılığında düzenlemiş olduğu 26.06.2023 tarih,-------- Seri nolu 700.000,00 TL bedelli faturayı müvekkiline gönderdiği, müvekkilinin bunun karşılığında keşidecisinin --------- Şti.'nin olduğu 29.08.2023 tarihli 700.000,00 TL bedelli --------- seri nolu çeki ciro edip verdiği, ancak davalı şirket yetkilileri henüz herhangi bir hizmet sunmadan tekrar müvekkilinden ek ücret talebine bulunmaları üzerine müvekkili ile davalı, taraflar arasında daha önce kesilen faturaya karşılık iade faturasının kesilerek davalı tarafa verileceği, davalının da almış olduğu çeki müvekkiline iade etmesi için karşılıklı anlaşarak, anlaşmayı sonlandırdığı, bunun üzerine müvekkilinin 20.06.2023 tarihinde davalı tarafa --------- seri nolu 700.000,00 TL bedelli iade faturası düzenleyerek davalı şirkete gönderdiği, davalı taraf müvekkilimden almış olduğu çeki iade edeceğini belirttiği halde bu güne kadar müvekkiline bu çeki iade etmediği, gelinen bu aşmada müvekkilinin borçlu olmadığı ve kendisine iade edilmesi gerekirken iade edilmeyen çek nedeniyle zarara uğrama riski ile karşı karşıya olduğu, bu nedenle müvekkilinin zarara uğramaması için dava konusu çekin ödenmemesi için tedbir kararı verilmesi gerektiği, İİK 72. Maddesinde; icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davalının dava konusu çeki henüz iade etmemiş olması nedeni ile cebri icra tehdidi altında bulunan müvekkili şirketin zarara uğramaması açısından keşidecisinin -------- Şti.nin olduğu 29.08.2023 tarihli 700.000,00 TL bedelli--------- seri nolu çekin bankalara ibrazı halinde ödenmemesi için öncelikle teminatsız, mümkün olmaması halinde uygun görülecek teminat karşılığı ödemeden men kararı için öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, devamında müvekkilinin söz konusu çek nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine, çekin 3. kişilere ödenmesi halinde ödenecek olan bedelin davalıdan tahsiline ve devamında yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER :--------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 28/11/2023 tarihli yazı cevabı -------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 29/11/2023 tarihli yazı cevabı -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 29/11/2023 tarihli yazı cevabı -------- Bankası Genel Müdürlüğü'nün 16/12/2023 tarihli yazı cevabı -26/05/2024 tarihli bilirkişi raporu -Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir Bilirkişi tarafından sunulan 26/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; " davacının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2023 dönemi Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davacının 2023 döneminde e- defter mükellefi olduğu, 2023 Yılı Ocak ayı GİB onaylı Yevmiye defteri ve Defter-i Kebir Açılış beratları ile Ağustos ayı (dava tarihi itibariyle) GİB onaylı Yevmiye defteri ve Defter-i Kebir beratlarını süresinde aldığı, davacının ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davacının ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, verilen yetki ile davalının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2023 döneminde Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterlerinin ilk işe başlama olarak tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221/3 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davalının 2023 Şubat ayından itibaren e- defter mükellefi olduğu, 2023 Yılı Şubat ayı GİB onaylı Yevmiye defteri ve Defter-i Kebir beratları ile Ağustos ayı (dava tarihi itibariyle) GİB onaylı Yevmiye defteri ve Defteri Kebir beratlarını süresinde aldığı, davalının ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davalının ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Tarafların ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede; Davalı tarafından 26.06.2023 tarih -------- seri numaralı KDV dahil 700.000,00 TL tutarlı “7 Mal Hizmet DIŞ TİCARET DANIŞMANLIK HİZMET BEDELİ” açıklamalı hizmet faturasına karşılık davacı tarafından 26.06.2023 tarih --------seri numaralı KDV dahil 700.000,00 TL tutarlı 'DİĞER ÇEŞİTLİ GİDERLER” açıklamalı iade faturası düzenlendiği, ilgili faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından düzenlenen faturaya karşılık aynı tarihte iade faturası düzenleyen davacının her iki tarafın ticari defterlerinde de sabit olduğu üzere fatura yönünden borçlu olmadığı, Davalıya verilen ve iş bu davaya konu edilen çek nedeniyle davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi (21.08.2023) itibariyle davalıdan 700.000,00 TL alacaklı gözüktüğü, Davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi (21.08.2023) itibariyle her ne kadar karşılıklı fatura mahsuplaşmasından sonra davacıya davacı tarafından verilen iş bu davaya konu edilen çeke ilişkin 01.10.2023 tarihinde çek giriş kaydı ile davacı lehine alacak yazılan 700.000,00 TL tutarında borçlu olduğu, tarafların vergi dairesi müdürlüklerinden gelen BA-BS formlarının incelenmesi neticesinde tarafların 2023 dönemi BA BS formlarında yer alan bilgilerin birbiriyle uyumlu olduğu, BA BS formlarına yansıyan bilgilerin tarafların ticari defter kayıtlarıyla örtüştüğü, dava konusu çeke ilişkin yapılan İncelemede ise; dava konusu çekin keşidecisinin --------- Şti., lehtarının davacı ---------- olduğu 29.08.2023 ödeme günlü 700.000,00 TL bedelli -------- seri nolu çekin her iki tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığı, ilgili çekin ödenip ödenmediği hususu ile ilgili Sayın Mahkemece dava dosyasına kazandırılan müzekkere cevaplarında-------Ş 16.12.2023 yazında; çekin 29.08.2023 tarihinde takas merkezince tahsil edildiğinin bildirildiği, ---------Ş 15.01.2024 yazında; söz konusu çekin 29.08.2023 tarihinde --------Ş. tarafından tahsil edildiği belirtilmiş olup yazı ekinde gönderilen dava konusu çekin arka kısmında davacı --------- tarafından ciro edilerek davalı --------- şirketine verilmesi akabinde ------- tarafından 29.08.2023 tarihinde tahsil edildiği, çek bedeline ilişkin ödeme ----------Ş tarafından 03.07.2023 tarihinde davalı--------- hesabına 627.300,00 TL olarak gönderildiği, aradaki (700.000,00-627.300,00) = 72.700,00 TL'nin faktöring işlemi komisyonu olduğu, davalının ticari defter kayıtlarında 01.10.2023 tarihinde “01/10/2023--------- 04.07.2023 TARİHLİ ÖDEME” açıklamasıyla kayda alınan ve davacı aleyhine borç yazılan 200.000,00 TL tutarlı işlemin incelenmesi neticesinde; ilgili tutarın ---------- hesabından açıklama olmaksızın --------- adına gönderilen --------- olduğu, davalının ticari defter kayıtlarında 01.10.2023 tarihinde “01/10/2023------- -------- 05.07.2023 TARİHLİ ÖDEME” açıklamasıyla kayda alınan ve davacı aleyhine borç yazılan 210.000,00 TL tutarlı işlemin incelenmesi neticesinde; ilgili tutarın --------- hesabından açıklama olmaksızın --------- adına gönderilen-------- olduğu " şeklinde tespitlerde bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; davacı tarafından davalıya ciro edildiği belirtilen -------- Bankası'na ait 29/08/2023 düzenleme tarihli, -------- Şti. tarafından keşide edilen -------- numaralı çek nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile çekin ödenmesi halinde çek bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Menfi tespit davası ile ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması hâlinde de borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir.Bunun dışında icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi dayanaksız kalır ve borcu ödemekten kurtulur.Menfi tespit konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri:2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Meni tespit davasında borçlu, ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacı vekili davalı şirket ile müvekkili şirket arasında mal ve hizmet alım satımı yapılması konusunda anlaşmaya varılması üzerine davalı firma vereceği hizmetlerin karşılığında düzenlemiş olduğu 26.06.2023 tarih, --------- Seri nolu 700.000,00 TL bedelli faturayı müvekkiline gönderdiği, müvekkilinin bunun karşılığında keşidecisinin --------- Şti.'nin olduğu 29.08.2023 tarihli 700.000,00 TL bedelli -------- seri nolu çeki ciro edip verdiği, ancak davalı şirket yetkilileri henüz herhangi bir hizmet sunmadan tekrar müvekkilinden ek ücret talebine bulunmaları üzerine müvekkili ile davalı, taraflar arasında daha önce kesilen faturaya karşılık iade faturasının kesilerek davalı tarafa verileceği, davalının da almış olduğu çeki müvekkiline iade etmesi için karşılıklı anlaşarak, anlaşmayı sonlandırdığını ve davalıya ciro edildiği belirtilen --------- Bankası'na ait 29/08/2023 düzenleme tarihli, -------- Şti. tarafından keşide edilen --------- numaralı çek nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile çekin ödenmesi halinde çek bedelinin davalıdan tahsili talep etmiştir Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle karşılıklı fatura mahsuplaşmasından sonra davacıya davacı tarafından verilen iş bu davaya konu edilen çeke ilişkin 01.10.2023 tarihinde çek giriş kaydı ile davacı lehine alacak yazılan 700.000,00 TL tutarında borçlu olduğu tespit edilmiştir ---------Ş cevabı yazısı ile çekin 29.08.2023 tarihinde takas merkezince tahsil edildiğinin bildirildiği, --------Ş 15.01.2024 tarihli yazında söz konusu çekin 29.08.2023 tarihinde ----------Ş. tarafından tahsil edildiği belirtilmiş olup yazı ekinde gönderilen dava konusu çekin arka kısmında davacı --------- tarafından ciro edilerek davalı --------- şirketine verilmesi akabinde ---------- tarafından 29.08.2023 tarihinde tahsil edildiği, çek bedeline ilişkin ödeme -------Ş tarafından 03.07.2023 tarihinde davalı---------- hesabına 627.300,00 TL olarak gönderildiği, aradaki (700.000,00-627.300,00) = 72.700,00 TL'nin faktöring işlemi komisyonu olduğu, davalının ticari defter kayıtlarında 01.10.2023 tarihinde “01/10/2023-------- -------- 04.07.2023 TARİHLİ ÖDEME” açıklamasıyla kayda alınan ve davacı aleyhine borç yazılan 200.000,00 TL tutarlı işlemin incelenmesi neticesinde; ilgili tutarın davalı şirket yetkilisi olan --------- hesabından açıklama olmaksızın davacı şirket yetkilisi ------- adına gönderilen -------- olduğu, davalının ticari defter kayıtlarında 01.10.2023 tarihinde “01/10/2023-------- ------- 05.07.2023 TARİHLİ ÖDEME” açıklamasıyla kayda alınan ve davacı aleyhine borç yazılan 210.000,00 TL tutarlı işlemin incelenmesi neticesinde; ilgili tutarın yine --------- hesabından açıklama olmaksızın-------- adına gönderilen --------- olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile ticari defterlerinde kayıtlı ödemelerim müvekkil şirketin tek yetkilisi tarafından davacı şirketin tek yetkilisi olan --------- gönderilen ödemeler olduğunu, taraflar arasında dava dosyasına yansımayan bir hukuki ilişki mevcut olup buna ilişkin yazışma kayıtlarını Mahkemeye sunduklarını dosyanın taraflar arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılması amacı ile hukukçu bir bilirkişiye ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ve davalı şirketin yetkisili --------- tarafından , davacı şirketin yetkilisi olan --------- hesabına gönderilen 410.000,00 TL ödemeleri gösterir dekontları ibraz etmiştir. Davacı vekili davalı tarafın davaya herhangi bir cevap verilmediğini davalı tarafın, iddiaları inkar ettiği kabul edilse de yeni iddialar ive farklı iddialar ileri sürmesini kabul etmediklerini dava konusu uyuşmazlığın arkasında hiç bir hukuki işlem olmadığını beyan etmiştirMahkememizce davacı şirket yetkilisine 6100 sayılı HMK 169-171 maddeleri gereğince isticvap davetiyesi çıkarılmasına, isticvap davetiyesi çıkarılmasına karar verilmiş dava konusu --------Ş.'ye ait keşideci -------- Şti., lehtarı ----------Şti. olan 29.08.2023 keşide tarihli , 700.000,00 TL bedelli ---------- seri nolu çekin dava dışı ---------Ş. tarafından tahsil edilmesine ilişkin talebinizin olup olmadığı, davalı şirket --------Ş 'nin ticari defterlerinde kayıtlı dava dışı davalı şirket yetkilisi --------- tarafından tarafınıza ait hesaba 04/07/2023 tarihinde gönderilen 200.000,00 Tl ve 05/07/2023 tarihinde gönderilen 210.000,00 TL para transferinin dava konusu ---------Ş.'ye ait keşideci --------- Şti., lehtarı -------- Şti. olan 29.08.2023 keşide tarihli , 700.000,00 TL bedelli -------- seri nolu çek nedeniyle yapılıp yapılmadığı, dava konusu çek nedeniyle yapılmamış ise söz konusu tarafınıza yapılan para transferinin neye ilişkin olduğu hususlarında HMK 169-171 maddeleri gereğince isticvabınıza karar verilmiş olup; belirlenen gün ve saatte isticvap olunmak üzere bizzat hazır bulunmanız gerektiği, geçerli bir özrünüz olmaksızın gelmediğiniz veya gelip de sorulara cevap vermediğiniz takdirde, isticvap konusu yapılan vakıaları ve davalı şirket yetkilisi --------- tarafından tarafınıza ait hesaba 04/07/2023 tarihinde gönderilen 200.000,00 Tl ve 05/07/2023 tarihinde gönderilen 210.000,00 TL para transferlerinin dava konusu çek nedeniyle yapıldığı hususlarını ikrar etmiş sayılacağı ihtar edilmiştirMahkememiz dosyasının 10/07/2025 tarihli duruşmasında isticvap olunan davacı şirket yetkilisi beyanında: "ben davacı -------- yetkilisiyim. Davalı şirket ile yapmış olduğumuz anlaşma doğrultusunda danışmanlık hizmeti verilecekti. Söz konusu anlaşmadan vazgeçilmesi nedeni ile kendilerine bu iş için vermiş olduğum 700.000,00 TL bedelli çekin iade edilmesi yönünde talepte bulundum. Ancak 1 hafta beni olayadılar ve söz konusu çeki iade etmediler. Söz konusu çekin dava dışı --------ş.tarafından tahsil edilmesine yönelik davalı şirketten herhangi bir talebim olmadı. Davalı şirket yetkilisi --------- tarafından tarafıma gönderilen 210.000,00 TL ve 200.000,00 TL'lik ödemeler dava konusu dışında davalı şirket yetkilisi olan -------- şahsi bir alacağımdan kaynaklı olarak tarafıma gönderilmiştir. Dava konusu çek nedeni ile davalı şirketten herhangi bir ödeme almadım. Davalı şirket yetkilisine vermiş olduğum 410.000,00 TL'lik borç ikimizin ortak arkadaşı olan --------- vasıtası ile gerçekleşmiştir. Ben --------- davalı şirkete borcunun olduğuna ilişkin bir bilgim yoktur. --------- borcunun vermiş olduğum çekten tahsil edilmesine ilişkin bir talebim olmamıştır. Vermiş olduğum 410.000,00 TL'yi elden --------- vasıtası ile borç olarak ---------- verdim." şeklinde beyanda bulunmuştur Aynı celse duruşmada bulunan davalı şirket yetkilisi -------- alınan beyanında ---------- arkadaşı olduğunu kendisine altın bozdurarak borç verdiğini, kendisi borcunu ödeyemeyince davacı şirket tarafından verilen çekin kırdırılarak tahsil edilmesine yönelik talepte bulunduğunu, davacı şirket yetkilisi olan ------- de --------- kendisine olan borcundan bilgisi olduğunu hatırladığı kadarı ile davacı şirket yetkilisinin ---------- 60.000,00 TL civarında bir borcu olduğunu bildiğini beyan etmiş olup davacı şirket yetkilisi ---------- borcundan herhangi bir bilgisi olmadığı ve davalı şirket yetkilisinden söz konusu çeki geri istediğini ancak iade edilmediğini beyan ederek söz konusu iddiaları inkar etmiştir. Dosya kapsamında yer alan tara beyanları, ticari defterlerde yer alan tespitler ve isticvap olunan hususlar birlikte değerlendirildiğinde denetine açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile; davacının ,keşideci -------- Şti.'ne ait hesaptan keşide edilen --------Ş'ye ait 29.08.2023 keşide tarihli 700.000,00 TL bedelli ---------- seri nolu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının TESPİTİ ile çek bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜ ile; Davacının ,keşideci -------- Şti.'ne ait hesaptan keşide edilen --------Ş'ye ait 29.08.2023 keşide tarihli 700.000,00 TL bedelli --------- seri nolu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının TESPİTİ ile çek bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan karar tarihinde alınması gerekli 47.817,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 11.954,25 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 35.862,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 111.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davaı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi masrafı 4500,00 TL , posta, KEP ve tebligat masrafı ile dosya masrafı 462,25 TL olmak üzere toplam 4.962,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 269,85 TL ile mahsup edilen peşin harç 11.954,25 TL olmak üzere toplam 12.224,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile--------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2026