İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/577 E. 2023/998 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/577
- Karar No
- 2023/998
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/577
KARAR NO : 2023/998
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 14/07/2023
KARAR TARİH: 08/12/2023
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacı dava dilekçesi ile özetle; dava dışı ... ŞTİ. adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin “Bornova/İZMİR” olduğunu, 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesi uyarınca şirketin ticaret sicilinden kaydının 14/08/2014 tarihinde resen silindiğini, tasfiyenin usulüne uygun yapılmadığını, şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın bulunduğunu, müvekkilinin şirket ortağı ve müdürü olduğunu, şirketin borçlarının ödendiğini ve son olarak bu aracın satış işlemleri yapılmak istendiğinde şirketin sicilden terkin edilmesi nedeniyle satış işleminin yapılamadığını, şirketin terkin ve tasfiye işlemlerinin usulüne uygun yapılmaması durumunda silinme tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçse de şirketin ihyasının istenebileceğine dair emsal kararların bulunduğunu, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerektiğini belirterek, ... LTD. ŞTİ.’nin ihyasına, ... plakalı arasın satış işlemlerinin yapılabilmesi ve şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için müvekkilinin yahut yeni bir tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesi ile özetle; müdürlüklerinin “Merkez ...” sicil numarasında kayıtlı ... Ticaret Limited Şirketi’nin 06/05/1985 tarihinde tescil edildiğini, sermayesinin 200,00 TL olduğunu, 6103 sayılı kanunun 20. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince çıkarılan Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyeleri ile Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5. maddesinin (a) bendi uyarınca 04/04/2014 tarihinde münfesih sayıldığını, tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, bu durumun 15/04/2014 tarihli 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlandığını, yasal süre içinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12/08/2014 tarihinde sicil kaydının silindiğini, bu durumun 18/08/2014 tarihli 8633 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığını, öncelikle 6102 sayılı TTK’nın geçici 7/15 maddesi gereğince 5 yıl süre içerisinde açılmayan davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, terkin işlemlerinin tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, münfesih durumunda olduğu belirlenen şirketlerin tescilli adreslerine ihtarnamelerin gönderildiğini, 6102 sayılı TTK’nın 31. maddesi gereğince tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin ve dolayısıyla adres değişikliğinin de tescil edilmesi gerektiğini, gönderilen ihtarnamelerin tebliğ edilememesinin tamamen ilgili şirketin basiretli bir tacir olarak davranmaması ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını, yapılan kayıt silme işleminin kanun hükmünün uygulanması olduğunu, müdürlüklerinin, davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğunu ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, diğer taraftan basiretli tacir olan dava konusu şirketin veya devam eden davaları/icra takipleri bulunan ilgililerin müdürlüklerine herhangi bir bildirimlerinin bulunmadığını, icra takiplerinden ve davalardan müdürlüklerinin haberdar olmasının mümkün olmadığını belirterek, yasal süre içerisinde açılmayan davanın öncelikle süre yönünden reddine, müdürlükleri aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
GEREKÇE ;
Dava; sicildeki kaydı TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince silinen şirketin yeniden ihyası istemine ilişkindir.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gönderilen belgeler incelendiğinde; ihyası istenen dava dışı ... Şirketi’nin "Merkez ..." sicil numarasında kayıtlı olduğu, adresinin “.../ İZMİR” olduğu, sicil kaydının 12/08/2014 tarihinde 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca resen silindiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “sicildeki kaydı 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince silinen dava dışı dışı ...Limited Şirketi’nin yeniden ihyası koşullarının bulunup bulunmadığı, davanın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı” konusundadır.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin uygulamasına göre malvarlığı bulunan şirketlerin 10 yıl içinde tasfiye amacıyla ihyasına karar verilmesi gerekli olup, eldeki bu davada da sicildeki kaydı silinen şirkete ait aracın tasfiyesi istendiğinden ve terkin tarihi olan 12/08/2014 tarihinden itibaren 10 yıllık süre dolmadığından, davanın yasal süre içerisinde açıldığı kanaatine ulaşılmış, zaman aşımı itirazı reddedilmiştir.
Trafik kayıtları incelendiğinde; ... plakalı aracın ihyası istenen ... Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
Davacı vekili 08/12/2023 tarihli duruşmada; aracın şirket adına kayıtlı olduğunu, aracın satış işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla şirketin ihyasına ve tasfiye memuru olarak müvekkilinin atanmasına karar verilmesini istediklerini belirtmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7/15. maddesinde; "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesinde "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7/15. maddesinin son cümlesi uyarınca ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşlar haklı sebeplere dayanarak sicilden şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerdir.
Sunulan ve toplanan deliller ile tüm dosya içeriğine göre; sicildeki kaydı TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince resen silinen şirket üzerinde ... plakalı aracın kaydının bulunduğu, dolayısıyla mal varlığının tasfiyesinin yapılabilmesi yönünden mahkememiz dosyasında davacının, şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının ve haklı sebebinin bulunduğu anlaşıldığından; davanın kabulüne, ... plakalı aracın satış, devir vs işlemlerinin ve sonrasında ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla sınırlı olarak ihyasına, şirkete tasfiye memuru olarak davacının atanmasına karar verilmiştir.
Davanın niteliği gereği davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü “yasal hasım” konumunda olduğundan, aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmemiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜNE,
İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde “Merkez ...” sicil numarasında kayıtlı ... Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin “şirkete ait ... plakalı aracın satış işlemlerinin ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması” amacıyla sınırlı olmak üzere İHYASINA,
2-Ek tasfiye işlemlerini yapması için şirkete tasfiye memuru olarak eski ortaklarından davacı Elvan Karahan’ın atanmasına,
3-Tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına,
4-Şirketin ihya edildiği ve tasfiye memuru atandığı hususunun Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesine,
5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/12/2023
Başkan ...
E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza