İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/574 E. 2025/306 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/574
- Karar No
- 2025/306
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/574 KARAR NO : 2025/306
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 01/09/2023 KARAR TARİHİ : 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan sıra cetveline itiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarihli dava dilekçesinde; davalı müflis adına kayıtlı bir kısım gayrımenkullerde de malikin yine müflisin kendi olduğundan aidat borcunun müflis adına tahakkuk ettiğini, işletme projesinin iflas masasına "iadeli taahhütlü" olarak ... marifetiyle 21.09.2022 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, 1.Blok 14.kat282 nolu daire, 24.kat 322 nolu daire, 24.kat 323 nolu daireler, 2. Blok 11.kat 449 nolu ve daire, 13.kat 453 nolu daire, 14.kat 458 nolu daire, 17.kat 469 nolu daire, 21.kat 485 nolu daire, 19.kat 478 nolu daire, 16.kat 466 nolu daire, 21.kat 486 nolu daire, 15.kat 462 nolu daire, 3.kat 409 nolu daire, 4.kat 414 nolu daire, 2.kat 2 nolu daire, 4.kat 415 nolu daire, 3.kat 410 nolu daire ve 2.kat 405 nolu daireye ilişkin, “Yatırım Bütçesi”, “Rezerv Aidat Avansı” ve “2022 Kasım, Aralık, 2023 Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran” bedellerinin ödenmesi için iflas masasına alacak başvurusu yapıldığını, alacak taleplerinin aidat borcuna dayandığını, ... 1.İflas Dairesi ... iflas dosyasının 105.sırasındaki aidat ve ortak gider alacağı toplamı olan 2.945.629,98 TL tutarın alacak kayıt başvurusunun masaya kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sitede müflisin kullanma ve yararlanmasında olan gayrimenkul bulunmamakta olduğunu, müflise ait gayrimenkullerin ekseriyetinin banka ipotek borcu sebebiyle ihale ile satıldığını, "..."nin halihazırda birçok kısmıyla natamam bir proje olduğunu, müflis adına bir takım gayrımenkuller bulunsa da bu gayrimenkuller banka ipotek alacağı sebebiyle ihale suretiyle satılmış olduğunu, ihalelerin bir kısmı kesinleşmiş bir kısmı henüz kesinleşmemiş olduğunu, müflisin, bu gayrimenkullerden yararlanamadığı gibi herhangi bir kira geliri de elde etmemekte olduğunu, kullanma ve yararlanma başlamadığından aidat borcu doğmamakta olduğunu, davanın on beş günlük hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının gözetilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Taraflar arasındaki ilişki çerçevesinde genel kurulda alınan yetki ile hazırlattırılan 06/09/2022 tarihli yönetim kurulu kararına dayanan işletme projesi ve bu kararın maliklere tebliğ edilmesi, yine işletme projesi kapsamında davalının maliki olduğu dairelerin dava dilekçesi içeriği dikkate alındığında, davalıların maliki olduğu açıklanan dairelerin müflis davalının mülkiyetinde olup olmadığı, buna göre müflis davalı şirketin adı geçen daireler nedeniyle yatırım bütçesi, rezerv aidat avansı ve 2022 Kasım Aralık, 2023 Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ayı bedellerinin ödenmesinden sorumlu olup olmadığı, buna göre davacının talebine konu olan 2.945.629,98-TL olduğu iddia olunan alacağın aidat borcundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacının 2.945.629,98-TL tutarında aidat ve ortak gider alacağı olup olmadığı, masaya kaydı gerekin miktarın ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. Henüz sıra cetvelinin tebliğ edilmediği aşamada bu davanın açıldığı, esasen davacının tebliğ için avans depo ettiği, ancak ilan tarihinin 25/02/2023 olduğu, ilk gönderilen evraklarda sıra cetvelinin tebliğine dair tebligat parçasının dosyada mevcut olduğu, buna göre davanın süresi içinde açılmış olduğu tartışmasızdır. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinden de anlaşılacağı üzere kayıt kabul talebine konu olan tüm alacak kalemleri 03/07/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan yetki çerçevesinde, yönetim kurulu tarafından işletme projesinin hazırlanması için profesyonel bir firmanın görevlendirmesi sonrasında ve 06/09/2022 tarihli yönetim kurulu kararı ile işletme projesinin onaylanarak yürürlüğe girmesi sonrası doğmuştur. Somut olayda davalı şirketin 30/06/2022 tarihli iflasına karar verildiği, davacı vekilinin ise iflas masasına kayıt ve kabulünü talep etmiş olduğu alacağın tamamının 03/07/2022 tarihli davacı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karara dayalı olarak alınan yönetim kurulunun 06/09/2022 tarihli kararı çerçevesinde doğan ve muaccel olan bir alacak olduğu, ayrıca talebe konu alacaklardan "..." olarak belirtilen alacak kaleminin 06/09/2022 tarihli yönetim kurulu kararının ikinci maddesi çerçevesinde ve karar tarihinden sonrası dönemi kapsayacak şekilde ve rezerv olarak alındığı, nitekim bilirkişi raporunun 4.sayfasında da açıklandığı üzere 06/09/2022 tarihi yönetim kurulu kararında da rezerv aidatının beş aylık avans aidatı olduğu, yani avans olarak alındığının dahi açıkça yazıldığı, böylelikle bu kalemin dahi adı geçen karar tarihi sonrası döneme ait olmak üzere belirlendiği, sonuç olarak tüm alacak taleplerinin iflas tarihi sonrası alınan kararlar çerçevesinde doğan ve muaccel hale geldiği ileri sürülen alacak kalemlerinden kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir. Bu çerçevede görev hususunun takdir edilmesi gerekir. Zira görev hususu dava şartı olup bu nedenle yetkiye ilişkin herhangi bir değerlendirmenin yapılabilmesi ise usulen mümkün değildir. "Dava, kayıt kabul istemine ilişkindir. İflas tarihinden sonra doğan bir alacağın masa borcu olup olmadığı yönündeki inceleme, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda genel mahkemelerce tespit edilecektir. (İflas Hukukunda Sıra Cetveli Prosedürü ve Sıra Cetveline Karşı Müraacat Yolları,..., Yayımlanmamış Doçentlik Tezi, s. 37) Dairemizin 02.02.2012 tarih ve ...E. ...K.sayılı ilamı da bu yöndedir. İİK'nda masa borçları için İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan HMUK'nın 1 ve 8. madde hükümlerindeki parasal sınıra göre Asliye ya da Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. İflas masasının bu safi (net) mevcudu (masaya giren mal, alacak ve haklar), "alacakların ödenmesine tahsis olunur" (İİK m.184,I,c.1). Buradaki "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflas alacaklarıdır." İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilirken (masaya yazdırılabilirken), müflisin iflas açılmasından sonra doğan alacakları, iflas alacağı olmadığından, iflas masasından talep edilemez. İflas masasından istenebilecek (hatta, iflas alacaklarından daha önce ödenecek) olan, bir başka alacak çeşidi de masa alacaklarıdır. Bunun masa bakımından adı "masa borcudur." Masa borçları müflisin değil, (çünkü, müflisin iflas açılktıktan sonra masayı bağlayıcı nitelikte borçlarlanmasına imkân yoktur.) iflas masasının yaptığı borçlardır. Masa borçları, iflasın açılmasından iflas tasfiyesinin sonuçlanmasına kadar, iflas masası (masa adına iflas dairesi veya iflas idaresi) tarafından yapılan borçlardır. (İİK. m. 248, 303/2) Masa alacakları iflas masasından tam olarak ödenir. (örn: İflas kararının ilanı giderleri (m.166;219), defter tutma (m.161;208) giderleri (bkz: m.160), masa mallarının muhafazası için kiralanan depo için ödenecek kira, iflas idaresinin ücreti (m.223,IV), masanın (iflas idaresinin) taraf olduğu davaları takip eden avukatın avukatlık ücreti masa borcudur. Bu sayma, tahdidi değildir; masa borçlarına bazı misaller vermek içindir. Şu halde, masa alacakları (borçları), iflas açıldıktan sonra iflasın tasfiyesi için bizzat masa (yani, masa adına iflas dairesi veya idaresi) tarafından yapılan borçlardır. Masadan ödenecek alacakların, iflas alacağı ve masa alacağı olarak ikiye ayrılmasının pratik önemi şudur: Masa alacakları, iflas masasından tam olarak ödenir. Masa alacakları, iflas alacaklarından daha önce ödenir (m.248). Oysa ki, iflas alacaklarının tam olarak ödenmesi çok enderdir (belki yalnız m.206'nın ilk üç sırasındaki imtiyazlı alacaklar tam olarak ödenir.) İflas alacakları (özellikle m. 206'nın dördüncü sırasındaki imtiyazsız alacaklar), İflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında ödenir. İşte bu nedenle, iflas masasından istenen bir alacağın, iflas alacağı mı, yoksa masa alacağı mı olduğunu belirlemenin büyük önemi vardır. (Kuru Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Tamamen Yeniden Yazılmış ve Genişletilmiş 2. Baskı, S. 1212 vd. Ankara, 2013) İflas masrafları ve masa borçları sıra cetvelinde yer alamayacağından, iflas masası aleyhine genel mahkemede açılması gereken davada İİK'nın 235. maddesindeki süreler uygulanmaz. Dairemizin 12.07.2012 tarihli ve ... E, ... K sayılı ilamında da açıklandığı üzere; kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır. (Yargıtay 23.HD ...E. ... K.sayılı kararı) Somut olayda, davalı şirketin 30/06/2022 tarihinde iflasına karar verildiği, davacı tarafça iflas masasına kayıt ve kabulü talep edilen alacak kalemlerinin ise alınan bilirkişi raporu ve dava dilekçesindeki iddia esas alındığında iflastan sonra doğduğu anlaşılmıştır. Bu durumda dava konusu edilen alacak miktarlarının, İİK m. 235 hükmüne dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmadığı anlaşılmaktadır. İflâstan sonra doğan, masa borcu niteliğinde olduğu iddia edilen alacaklar yönünden İİK m.235/f.2-ilk cümlesi uyarınca ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yönündeki hükmün somut olayda uygulanabilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca Yargıtay uygulaması dahi gözetilerek masa alacağı olduğu tespit olunan dava konusu alacak kalemi yönünden görevli mahkemenin genel hükümlere göre takdir olunması gerekmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki Kat Mülkiyeti Kanununun 35. maddesi (d) bendinde ortak gider aidatlarının toplanması yöneticinin görevleri arasında olup aynı maddenin (i) bendinde de kat mülkiyetine ilişkin borç ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen kat maliklerine karşı dava ve icra takibi yapılması da yöneticinin görevleri arasında bulunmaktadır. Yukarıda anılan kararlar çerçevesinde aidat alınması dahil tüm alacak kalemleri yönetim tarafından takdir edilmiş olup somut davada Kat Mülkiyeti Kanununu m.35 hükmü kapsamında yönetim adına talepte bulunulduğu, talebin kabul olunmadığı, bunun üzerine ise yönetimin yapacağı iş ve işlemlerden dolayı site yönetimi adına bu davanın açıldığı, esasen vekaletnamenin dahi site yönetimi tarafından verildiği görülmektedir Dava konusu alacak anlaşıldığı üzere iflas tarihi sonrası doğan ve ortak gider alacağı niteliğindeki masa alacağıdır. Somut olayda alacak kalemlerine ilişkin aidatın ait olduğu dairelerin sitede olduğu, tüm bu dairelerin ise tek parsel üzerinde bulunduğu, buna ilişkin tapu kayıtlarının celbedildiği, tapu kayıtlarından bu durumun açıkça anlaşıldığı, bu durumda alacağın Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklı olduğu kabul edilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Ek 1. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde çözümleneceği açıkça belirtilmiştir. Bu şatlarda mahkememizin görevli mahkeme olmadığını kabul etmek gerekir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK m.115/f.1 hükmü uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermektedir. Bu durumda taraflarca itiraz olmasa dahi bu hususun mahkememizce ele alınması zorunlu olup nitekim bu husus mahkememizce kendiliğinden araştırılmış ve dikkate alınmıştır. Yapılan açıklamalar karşısında davacının, 12/01/2023 tarihli kayıt kabul dilekçesine konu alacağın ... 1. İflas Dairesinin...sayılı iflas masasına kaydı ile ilgili talep noktasında mahkememizin görevsizliği sebebiyle, davanın HMK m.114/f.1-bent (c) hükmü nedeniyle ve HMK m.115 hükmü karşısında dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, görevli mahkemenin İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğuna, Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi karşısında taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurmaması nedeniyle karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak, dava dosyasının görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesine, bu suretle dosyanın akabinde İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, belirtilen sürede talep olmadığı takdirde mahkememizce HMK.m.20 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilebileceğinin taraflara bildirilmesine, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının, 12/01/2023 tarihli kayıt kabul dilekçesine konu alacağın ... 1. İflas Dairesinin ... sayılı iflas masasına kaydı ile ilgili talep noktasında mahkememizin görevsizliği sebebiyle, davanın HMK m.114/f.1-bent (c) hükmü nedeniyle ve HMK m.115 hükmü karşısında dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, Görevli mahkemenin İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğuna, 2-Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi karşısında taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurmaması nedeniyle karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak, dava dosyasının görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesine, Bu suretle dosyanın akabinde İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Belirtilen sürede talep olmadığı takdirde mahkememizce HMK.m.20 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilebileceğinin taraflara bildirilmesine, 4-Yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere vekillerin huzurunda ve oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip