İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/562 E. 2025/180 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/562
Karar No
2025/180
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/562 Esas KARAR NO : 2025/180

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 03/11/2022 KARAR TARİHİ : 17/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :24/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç kiralama ve tamir işleri ile iştigal ettiğini, davalının ... plakalı aracında meydana gelen hasarın giderilmesi için müvekkili şirkete başvurduğunu, müvekkili şirketçe aracın tamir işlemleri basiretli bir tacir olarak yerine getirilmiş olmasına ve davalı tarafça hasar işlemlerine ilişkin sigorta şirketinden ödeme alınmış olmasına karşın yapılan işlemler neticesinde ödenmesi gereken tutarın davalı tarafça müvekkiline ödendiğini, bu nedenle de mevcut cari hesap ekstresi ile müvekkili şirket adına İstanbul ... İcra müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın icra takibine herhangi bir gerekçesi olmadan itiraz ettiğini, icra takibinin haksız şekilde durduğunu, bu nedenlerle; icra dosyasına yapılan itirazın iptalin, likit alacağın % 20' si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf aleyhine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının tacir sıfatının olduğunu, davacı tarafından takip öncesi faiz talep edildiğinden bu hususun hukuka aykırı olduğunu, faizin asıl borcun ferilerinden olduğunu, eğer sözleşmenin tarafları arasında herhangi bir faiz sözleşmesi yapılmamış ise borçlunun temerrüde düştüğü tarihte işlemeye başlayacağını, borcun temerrüde düşmesi için belirli bir tarih belirlenmediğini, borçluya ihtar çekilmesi ile borçlunun temerrüde düşmüş sayılacağını, borçluya gönderilen ödeme emrinin borçluyu temerrüde düşürmek için gönderilen ihtar sayıldığını, ortada usule uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin araca ilişkin davacıdan hiçbir işçilik hizmeti almadığını, söz konusu aracın tamir için davacıya teslim edildiğini, aracın tamir edilmemesi üzerine oradan alındığını ve başka bir yerde tamirinin yaptırıldığını, davacı tarafından davaya konu fatura içeriğindeki hizmet yapılmamış olmasına rağmen yapılmış gibi usul ve yasaya aykırı olarak fatura düzenlendiğini ve müvekkili tarafından teslim alındığı algısı oluşturulmaya çalışıldığını, bu nedenlerle; davanın görevsizlik nedeniyle reddini, davanın dava şartı yokluğundan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi ... Esas-... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiştir. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 5.249,16TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; .Davacı .... MOTORLU ARAÇLAR SAN. TİC. LTD. ŞTİ'nin yasal defter kayıtlarının incelenmesinden dava dilekçesi ve C/H Ekstresinde de belirtildiği üzere 5.074,00 TL'nin ödenmediği,Davacı .... Motorlu Araçlar San. Tic. Ltd. Şti'nin Yasal Defterlerini Türk Ticaret Kanunun 64. Maddesinin 3. Fıkrasında açıklanan sürelerde Açılış ve Kapanış Tasdiklerinin yapıldığının görüldüğü, 6100 sayılı Hukuku Muhakemeleri Usul Kanunun 222. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince “Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş ve açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır” hükmü gereğince Davacı ... MOTORLU ARAÇLAR SAN. TİC, LTD. ŞTİ'nin yasal defterleri Sahibi Lehine delil olma niteliğine sahip olduğu şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 04/12/2023 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davalı vekilinin 21/12/2023 tarihli dilekçesi ile davalı şirketin ticari defterlerinin Antalya ilinde bulunması sebebiyle talimat yazılmasını ve bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesini talep etmiştir. Davalı defterleri incelenmesi için dosya Antalya Bölge Bilirkişilik Kuruluna Bağlı mali müşavir bilirkişisine ....'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacının davalıya 5.074,00TL Fatura tanzim ettiği davalının bu fatura bedelini nakit ödediği defter kayıtlarından görüldüğü, Davalının defter kayıtlarına göre davacıya borcunun bulunmadığı görüş şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıya 5.074,00TL Fatura tanzim ettiği, davalının bu fatura bedelini nakit ödediği defter kayıtlarından görüldüğü ancak nakit ödemeye ilişkin mahkememize herhangi bir belge sunmadığı anlaşılmakla nakit ödeme hususunun davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, davacının talep edebileceği toplam alacağın 5.074,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya ilişkin talebin reddine ve reddedilen kısım yönünden şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 5.074,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-5.074,00TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40TL ilam harcından peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 80,70TL Başvuru Harcı, 80,70 TL Peşin harcı olmak üzere toplam 161,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.546,61TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydına, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 53,40TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına, 8-Davacı tarafından sarf edilen 6.500,00TL bilirkişi ücreti, 600,00TL posta masrafı, olmak üzere toplam 7.100,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 6.863,07TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.074,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 175,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 19/02/2025

Katip ... ✍e-imzalıdır Hakim ... ✍e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/562, K. 2025/180, T. 17.02.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-562-e-2025-180-k-1164ad47fee5