İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/518 E. 2025/395 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/518
Karar No
2025/395
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/518 Esas - 2025/395

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2023/518 KARAR NO : 2025/395

DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 03/11/2023 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 Yazım Tarihi: 30/10/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalı şahsın ... başvuru nolu “...” ibareli marka başvurusuna SMK 6/1, 6/3, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddelerine istinaden itiraz edildiği; Davacı markalarında ..." ibaresinin baskın bir şekilde ön plana çıkarılarak asli ve ayırtedici unsur olarak kullanıldığı gibi, Davacının ... nolu 2 "... ... sizsiniz...... ..." ibareli markanın da sahibi olduğu; bu markada “...” ve “...” ibarelerinin müstakil bir marka unsuru olarak kullanıldığı; başvuru markasında da “...” ibaresinin ön plana çıkarıldığı; ...” kelimesinin “...” kelimesinden farklı bir yazı tipi ile tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde ve davacı markalarıyla aynı tertip tarzına sahip olacak şekilde başlangıç unsuru olarak yer aldığı; markaların başlangıç unsurlarının aynı heceyle başlaması ve birebir aynı şekilde telaffuz edilmesi nedeniyle markaların işitsel anlamda karıştırılacağı; "..." ibaresinin "sınır", "..." ibaresinin ise "sınırsız" anlamına geldiği ve aynı kökten türetilmiş “...” ve “...” markaları arasında kavramsal bir benzerlik bulunduğu; "..." ibaresinin Türkçede "artı" anlamına geldiği ve marka altında tüketiciye sunulan bir hizmetin standardın ötesinde daha özel olarak sunulan bir versiyonunu simgelediği; "..." ibaresini tavsif eden, anlamını güçlendiren bir ibare olduğu için markaya ayırtedilicilik kazandırmadığı; taraf markalarında ön plana çıkarılan "..." ve "..." asli unsurları arasında kavramsal, işitsel ve görsel olarak ayırtedilemeyecek benzerlik olması ve mal ve hizmetlerin aynı olması sebebiyle ilişkilendirme dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu; Davacının “...” ibaresi üzerindeki hak sahipliğinin itiraza konu marka tescil başvurusundan en az 13 yıl öncesine dayandığı; Davacı Şirketin kurucu ortağı ...’ın 2009’dan itibaren “... yayınları” ibareli marka ile faaliyet gösterdiği; 22.06.2012’de Davacı şirketi kurarak “...” markasıyla yayıncılık ve eğitim faaliyetini devam ettirdiği; ...’ın marka kullanımına bağlı tüm haklarını Davacıya devrettiği; Davacının faaliyetlerini 2009-2019 yılları arasında "..." ibareli ticaret unvanı ile sürdürürken, bu ibareyle yan yana kullanmakta olduğu "..." ifadesi ile güncellediği; Davacının eğitim faaliyetlerinde "... ..." markasını davalı şahsın faaliyet gösterdiği ... şehrinde dahi 5 ayrı ... vasıtasıyla kullanıldığı; "... " markasını kullanmak üzere okullara lisans hakkı verdiği; Türkiye çapında çok sayıda distribütörü üzerinden "..." markalı ürün ve hizmetleri alıcılarına ulaştırdığı, her yıl "..." markası için onlarca lisans sözleşmesi yaptığı; “...” markalı eserlerin bir kısmının .... gibi saygın ve köklü eğitim kuruluşlarında aktif olarak kullanıldığı, Davacının özellikle eğitim hizmetleri ve sınav hazırlık kitapları basım ve yayımı üzerinde faaliyet gösterdiği, kitaplarda "..." ibareli markasını kullanıldığı, bu kitapların eğitim hizmetlerinin tamamlayıcı unsuru olarak kullanıldığı; Davacının "..." markası altında 1. sınıftan 12. sınıfa kadar her öğrenciye hitap eden deneme kitapları, yaprak test, konu anlatımlı kitaplar ve okuma kitapları yayınladığı ve satışa sunduğu, Yüksek öğretim kurumları sınavlarına hazırlanan öğrenciler için ise, "Kronometre serisi, El kitapları, Soru bankaları, ... serisi, Denemeler" şeklinde her derse yönelik yayınları bulunduğu; 2020 itibarıyla Davacının yayıncılık faaliyeti kapsamında - sadece sınav hazırlık kitabı olarak kullanılmak üzere - çıkarılan ve satışa sunulan yüzlerce yayının haklarını elinde bulundurduğu; Davacının yayınlarının dağıtımı ve pazarlanması amacıyla 11 bölge ana distribütörü ve bu distribütörlere bağlı olarak çalışan ve sayıları yıldan yıla 200-300 arası değişen bayi üzerinden Türkiye'nin her yerinde alıcılara ulaşarak çok yüksek satış rakamlarına ulaştığı, 2019 yılı itibarı ile sadece sınav hazırlık kitapları için satış adedi 2 milyonun üzerinde olduğu; ..." markası altındaki eğitim faaliyetleri de "... " adı altında kolejler üzerinden ve "... " markası altında özel öğretim kursları üzerinden gerçekleştirdiği; 2019-2020 öğretim yılı itibariyle Davacıdan lisans hakkı alarak çalıştırılan birçok ... fiilen eğitim hizmeti verdiği; Davacının kurucu ortağı ...’ın 30.01.2014’de tescil edilen ... ve 19.12.2013’de tescil edilen ... alan adlarının kullanım haklarını Davacıya devrettiği; bu alan adlarının halen eğitim-öğretim hizmetlerinin tanıtımı için kullanıldığı ve Davacının eğitim öğretim hizmetleri bakımından marka kullanımından doğan öncelikli hak sahipliği olduğu; Davalıya ait marka başvurusunda Davacının “...” markası “...” şeklinde kullanıldığından, başvuru markasının Davacının eskiye dayalı hak sahipliği nedeniyle reddedilmesi gerektiği; Davacının "..." ibaresini fiilen 2009’dan beri ticaret unvanında, tabelalarında, internet sitelerinde, sosyal medyada ve diğer tüm tanıtım materyallerinde marka olarak kullanmakta olması, aynı kelimenin alan adı olarak tescilli ve fiilen kullanılması, ticaret unvanında "..." ibaresinin çekirdek ve ayırtedici unsur olarak kullanılması nedeni ile öncelikli hak sahipliği bulunduğu; dava konusu marka başvurusu ile Davacının ticaret unvanı ve alan adları birebir aynı olmasa bile aradaki benzerliklerin davanın SMK 6/6 bakımından da kabulünü gerektiği; ... Kararında Davacının SMK 6/6 uyarınca ticaret unvanına dayalı itirazıyla ilgili olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığı; Davacının sosyal medyada, izlenme oranı yüksek ulusal TV programlarında reklamlar verdiği ve izlenme oranı yüksek futbol maçları gibi etkinliklere sponsor olduğu; Davacıya ait "... " markasının internet sitesi, ... hesabı, ... hesabı, ... hesabı ve ... hesapları üzerinden sürekli tanıtıldığı; "..." markasının tanıtımı için çok sayıda sektörel fuara katıldığı; ... kararında davalıya ait ... numaralı markanın varlığı dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmışsa da, Davacının 2009 yılına dayanan hak sahipliği karşısında anılan markanın davalı lehine hiçbir üstünlük sağlamayacağı; ....E. sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmeden hiçbir anlam ifade etmeyeceği; Davalı adına tescilli .... tescil numaralı markaların hepsinde "..." ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı; Davacının "eğitim ve öğretim" hizmetleri için tanınmışlık seviyesi gözetildiğinde, Davacının markasal kullanımlarını sulandırmak gayesiyle yapılan "..." şeklindeki marka başvurusunun Davacı markasının itibarına da zarar vereceği; Davalının 2009’dan bu yana Davacının "..." markası üzerinde hak sahibi olduğunu ve Türkiye'nin dört bir yanında "..." markasını yoğun bir şekilde kullanmış olduğunu bilmesine rağmen bilinçli olarak "..." markası ile sektöre giriş yapmasının, "..." şeklindeki marka başvurusu tek başına kötüniyet bakımından yeterli bir delil olduğu; Davalının Davacının marka kimliğini “...” şeklinde sulandırarak kullandığı ve “...” markasından haksız bir şekilde faydalandığı” öne sürülerek; ... ’nun ... sayılı 31.08.2023 tarihli kararının iptaline ve yargılama safahatı içerisinde dava konusu ... başvuru nolu “...” ibareli markanın tescil edilmesi halinde bu markanın tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahıs vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davalının ... ve Tic ltd Şti ibareli ticari unvanının 2016’dan bu yana tescilli olduğu ve ... kararında belirtildiği gibi ... No.lu ...+... markasının sahibi olduğu; davaya konu ... + ... markası ile davacı markaları arasında SMK 6/1 iltibas koşullarının oluşmadığı; zira, ....’nin 13.10.2021 tarih .... s. kararıyla Davacının ... nolu “... grup” ... nolu “... ... yayınları” ... nolu “... ...” ibareli markalarını dayanak göstererek Davalının ... ... ibareli, 30/11/2016 tarihli ... + ..., 28/03/2019 tarihli ... ... ... markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin davasının reddedildiği; davaya mesnet ... tescil numaralı "... ... sizsiniz...... ..." ibareli markanın ....’nin belirtilen kararıyla hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ve kullanımı haksız rekabet teşkil ettiğine karar verilmiş bir marka olduğu; davanın ....’da derdest olduğu; Davacının buna rağmen ... sayılı bu markayı dayanak göstererek itirazlarda bulunduğu; Davalının ... ... ... markasıyla iltibas için devraldığı ... sayılı markayı dayanak göstererek ... ibareli marka müracaatlarında da bulunduğu, bu nevi bir başvurunun ....E (.... E.) sayıyla görülen ve reddedilen davaya konu olduğu; Davacının ... ve ... nolu “... ...” markalarının ise tescili geçersiz olduğundan davaya dayanak gösterilemeyeceği; ... sayılı markanın ... unsurunun farklı olduğu ve farklı sınıfta tescilli olduğu, itiraza mesnet diğer markaların da görsel ve anlam ... kelimesi "Birşeyin nicelik bakımından erişebileceği son nokta" anlamına gelen bir isim iken, ... kelimesinin Sonsuzluk anlamına gelen sıfat ve zarf olarak kullanılan bir sözcük olduğu, iki kelime arasında kavramsal benzerlik bulunmadığı; ... kelimesinin, ... kelimesiyle birlikte Sonsuzluktan da fazla anlamına geldiği; siz sız gibi yapım eklerinin kelimeleri anlam ve/veya görev açısından değiştirebilen ve ortaya yeni kelimeler çıkaran ekler olduğu; yapım eklerinin, çekim eklerinden farkının geldikleri kelimeden farklı yani yeni kelimeler türetmesi olduğu ve ... ile ... kelimelerinin anlamının farklı olduğu; Davacının 6/3 gereği geçmişte bu markanın tescilsiz kullanımı ile hak elde edilmediği; zira, Davacı markalarının tescilsiz kullanıma konu olmadığı; Davacının kendi ... limitli ve tescilli markalarını kesip ... kısmını çıkarıp veya "..." ekini atarak marka başvurusundaki ... markasındaki ... kısmının veya ... gibi kısaltılmış şekli ile karşılaştırarak, eskiye dayalı kullanım olduğunu iddia ettiği; Davacının ...' de dava dışı bir şahıs ile yazılı olarak "... " adlı tescilsiz bir markanın lisans sözleşmesini yapmasına rağmen fiiliyatta Davalının ... sayılı ... ... markasıyla rekabet ederek adı geçen şahsın aracılığıyla tescilsiz ... ... markasını kullandığı; Davalının ... sayılı marka başvurusunu yaptığı 30.11.2016’da davacının ticaret unvanının ... ... San. Tic. Ltd. Şti olduğu; Davacı tarafından Davalının pek çok marka başvurularına karşı itirazları gibi, ... ... ve ... ve ... ... ... markalarının hükümsüzlüğü için açtığı .... E. davasındaki üstün hak iddiasının Bilirkişilerce uygun bulunmadığı; SMK 6/6’da bahse konu ticaret unvanının salt ticaret siciline tescilinin değil, markasal kullanımın arandığı; Davacı markalarının tanınmış marka olmadığı, Davalının sadece kendi markasının seri markası olabilecek markalar için başvurusu yaptığı ve davaya konu markanın kendi tescilli markasıyla tam bir uyum halinde olduğundan kötüniyetli olmadığını öne sürülerek davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas-benzerlik-karıştırılma ihtimali oluşup oluşmadığı, itiraz mesnedi markalar açısından kullanım ispatına konu markaların kurum itiraz aşamasında kullanım ispatının yerine getirilip getirilmediği, davacı tarafın başvuru markası açısından SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanı,isim ve diğer fikri hak, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... Sayılı ... kararının iptalinin davalı şahıs markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 04/09/2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 03/11/2023 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; " ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı ....... ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Belirtilen ilkeler ışığında yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuruyla itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasındaki görsel, işitsel farklılıklar ile başvuru sahibi adına kayıtlı ... sayılı markanın varlığı da dikkate alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı görüşüne ulaşılmıştır Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Bunun yanında, 6769 s. SMK'nın 6/3 kapsamındaki hak sahipliği yönünde yeterli kanaate ulaşılamadığından, bu iddianın kabulü mümkün olmamıştır. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın tüm gerekçeleriyle reddi gerekmiştir. KARAR; İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları

....

41.nci sınıf 21/04/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; " başvuru markasının tesciline karar verilen/tescil edildiği 16. sınıf mallar Davacının .... sayılı markalarının kapsamında olan birebir AYNI MAL, 41. sınıf hizmetler de Davacının .... sayılı markalarının kapsamında olan birebir AYNI HİZMET niteliğindedir. (1) SMK 6/1 kapsamında, ... sayılı başvuru markasının tesciline karar verilen mal ve hizmetlerden “16. Sınıf: Basılı ..., basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar” malları ile “41. Sınıf: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri, fotoğrafçılık hizmetleri”nin Davacının ... karar iptal ve hükümsüzlük talebine mesnet ... sayılı markasının kapsamındaki mal hizmetlerle aynı/aynı tür/yüksek derecede benzer mal ve hizmet niteliği taşıdığı; (2) “...+...” esas unsurlu başvuru markasının, Davacının "...” ve “...” “...” ibarelerini esas unsur olarak ihtiva eden ... sayılı markasıyla bütünsel genel izlenimde görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerliği sebebiyle, tesciline karar verilen yukarıdaki aynı, aynı tür veya yüksek derecede benzer mal ve hizmetler bakımından iltibas yaratabileceği; (3) “...+...” esas unsurlu başvuru markasının, bütünsel genel izlenimde görsel, işitsel ve kavramsal olarak, Davacının ... karar iptal ve hükümsüzlük talebine mesnet gösterdiği, aynı veya benzer mal ve hizmetleri kapsayan “...”, “... ...”, “...” ve “... ...” esas unsurlu diğer markalarıyla ise görsel, işitsel ve kavramsal olarak ilişkilendirilebilecek ve karıştırılabilecek düzeyde benzerlik taşımadığı ve SMK 6/1 kapsamında herhangi bir mal veya hizmet için iltibas şartlarının oluşmadığı; (4) SMK 6/3 kapsamında, “... + ...” ibareli başvuru markasının veya bu markanın ihtiva ettiği herhangi bir kelime veya ... unsurunun Davacı tarafından 22.01.2022’den önce başvuru markasının tesciline karar verilen mal ve hizmetlerde fiilen markasal kullanımla ayırtedici hale getirildiği ve böylece gerçek hak sahipliği sıfatı kazanıldığının iddia veya ispat edilmediği; başvuru markası ile Davacının fiili markasal kullanımı iddiasına konu ... ibaresi/markasının iltibas yaratmadığı; aksinin benimsenmesi halinde, Davacının “...” markasının da sadece “16.sınıf: Basılı ..., basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler posterler, fotograflar, afisler, tablolar, çıkartmalar, pullar” malları ve “41. Sınıf: Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulastırılmasına iliskin hizmetler (global iletisim agları vasıtasıyla anılan hizmetlerin saglanması da dahil) hizmetleri bakımından fiili markasal kullanımının belgelendiği; (5) SMK 6/6 kapsamında, davaya konu marka başvurusunun esas unsur olarak ihtiva ettiği “...” ibaresinin, kök sözcüğü “...” ibaresi olan bir alan adıyla iltibas yaratmayacağı gibi, Davacı adına tescilli ... ibareli bir internet alan adının bulunduğunun ve bu alan adı üzerinden açılan bir websitesinde Davalının başvuru tarihi 22.01.2022 öncesinde davalı markasının tesciline karar verilen herhangi bir mal veya hizmetin tanıtımı veya satışının yapıldığının ispatlanamadığı; (6) SMK 6/6 kapsamında, Davacı Şirketin 22.06.2012’de kurulduğu ve 2009-2019 arasında "..." olan ticaret ünvanının sonradan “...” olarak değiştirildiğinin beyan edildiği, ticaret ünvanını “...” olarak tescil edildiği tarihin açıklanıp belgelenmediği; davaya konu “...” ibaresinin, "..." veya “...” ibaresi ile iltibas yaratacak düzeyde benzer olmadığı; aksinin kabulü halinde, Davacının sunduğu 2016-2022 dönemine ait 7 adet faturaya göre, Davacının ... veya ... ibareli ticaret ünvanları altında fiilen sunduğu mal ve hizmetlerin “16.sınıf: Basılı ..., basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler posterler, fotograflar, afisler, tablolar, çıkartmalar, pullar” malları ve “41. sınıf: Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulastırılmasına iliskin hizmetler (global iletisim agları vasıtasıyla anılan hizmetlerin saglanması da dahil)” hizmetlerinden ibaret olduğu; (7) SMK 6/5 kapsamında, başvuru markasının esas unsur olarak ihtiva ettiği “...” ibaresinin, Davacının “...” esas unsurlu markalarından herhangi birisi ile iltibas yaratacak düzeyde belirgin benzerlik taşımadığı gibi; itiraz veya dava aşamasında, dava konusu markasının başvuru tarihi itibarıyla Davacının “...” ibareli herhangi bir markasının herhangi bir mal veya hizmet bakımından refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka” olduğunun ve Davalı Şirket’in “...+...” ibareli markasının tescili ve kullanımı halinde SMK 6/5’de düzenlenen Davalının haksız menfaat temin etmesi, Davacı markalarının itibarına veya ayırt edici karakterine zarar verilmesi sonuçlarından birinin doğabileceğinin somut olgu veya delillerle ortaya konulamadığı; (8) SMK 6/9 kapsamında tarafların kötüniyet itirazına ilişkin iddia, savunma, delilleri ve tespitlerimizin yukarıda belirtildiği" şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "...+... " ibareli marka başvurusu ile davacının kullanım ispatı gerekmeyen " ..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Bilirkişi tablosu incelendiğinde davacı markası ile işaretsel /görsel/sesçil benzer görülen ; Davacının mesnet markalarından ; aşağıda belirtilen emtialarda ... sayılı marka açısından 41.nci sınıf; ... sayılı marka açısından 41.nci sınıf ... sayılı marka açısından 41.nci sınıf ; ... sayılı marka açısından 41.nci sınıf ... sayılı marka açısından 41.nci sınıfta emtia benzerliği oluştuğu; Buna göre ; bilirkişi heyeti raporunda sayfa 8-9 ve 18 deki karşılaştırma tablosuna göre dava konusu başvuru markasının kapsamındaki 41. Sınıftaki 1-2-4-5-6-7 alt grubunda bulunan hizmetler yönünden benzer/ilişkili ve bağlantılı emtialar olduğundan emtia benzerliği de gerçekleştiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen hizmetler açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi " ..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasındaki baskın ... ibaresindeki benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, benzerlik nedeniyle bu hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Bu emtialar açısından aksi yöndeki ... kararı yanlış olarak değerlendirildiği; Bunun dışında kalan emtialarda ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı; Diğer yönden ise ; Davalının önceki markası ile sonraki marka aynı olmadığı gibi kısmen emtialar da benzemediğinden müktesep hak koşulu da oluşmadığı; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan kısmi iltibası ortadan kaldıran sebepler oluşturmadığından neticeden bilirkişi heyet raporu da benimsenerek dava kısmen kabul edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1- Davanın KISMEN KABULÜNE, 2- Dava konusu ... ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 41. Sınıftaki 1-2-4-5-6-7 alt grubunda bulunan hizmetler yönünden ... kararının kısmen iptaline, markanın bu emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına, 3- Diğer kısımlar yönünden ise DAVANIN REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile bakiye 345,55‬ TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 6-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Davacının yaptığı 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 315,5‬0 TL tebligat gideri, 269,85 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 8.585,35‬ TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 4.292,675‬ TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 08/10/2025 Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/518, K. 2025/395, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-518-e-2025-395-k-3343930265eb