İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/511 E. 2025/53 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/511
Karar No
2025/53
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/05/2023 KARAR TARİHİ : 13/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....Tarihinde müvekkili şirkete ait ve sürücüsü .....olan .....Plaka sayılı araç ile .....Plaka sayılı .....adına kayıtlı ve .....sevk ve idaresinde olan .....poliçe numaralı Zorunlu ZMSS poliçe ile aracın trafik kazası neticesi hasarlandığını, davalı tarafın sigortalısı olan aracın, müvekkili şirkete ait araca Diyarbakır ilinde arkadan çarpması neticesi tarafların kendi aralarında tutmuş olduğu maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında davalı sigortanın poliçe ile teminat altına aldığı aracın arkadan çarpmak sureti ile müvekkiline ait .....Plaka sayılı aracın hasarlanması nedeni ile davalı tarafın dava dışı sigortalısı %100 oranında tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracın piyasa değeri ilgili tarihte 590.000-600.000,00 TL civarında olduğunu, araçta meydana getirdiği hasar ve parça değişimi sebebi aracın emsallerine göre 70.000,00 TL bir değer kaybı bulunduğunu, araçta oluşan değer kaybı için davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu, ancak 2.05.2023 tarihinde 14.517,26 TL olarak kısmi olarak tazmin edip karşılandığını belirtildiği, müvekkiline ait .....Plaka sayılı araçta oluşan değer kaybı bedelinin davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın meydana gelip gelmediği kesin delillerle ispatlanmamış olup davacının işbu kazanın meydana geldiğini ve iddia olunan hasar ile kazanın illiyetinin olduğunun ispatlanması gerektiğini, davacının huzurdaki dava bakımından talep ettiği değer kaybı tutarı net bir şekilde tespit edilebilir bir zarar kalemi olmakla birlikte işbu davanın değeri olarak belirtilen tutarın 55.482,74-TL olarak net tutar şeklinde belirtilmesi kapsamında da kısmi nitelikte bir talepte değil net bir tutar talep edildiğini, dolayısıyla huzurdaki davanın kısmi dava olarak ikamesinin davacı açısından hukuki faydası bulunmadığını, Davacıya müvekkil sigorta şirketine yapmış olduğu başvuru neticesinde; dava dilekçesinde yer alan ödeme ikrarları da göz önüne alınarak 14.517,26-TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını, davacıya yapılan işbu ödeme başvuru evrakı kapsamında alınan eksper raporunda yer alan tutar olup bunu aşan bir ödeme talebi mevcut araçtaki değer kaybı iddiası için başvuran tarafça ispatlanmalı ve eksik evrak ile bir başvuru yapıldı ise yazılı başvurusunda işbu eksikliği tamamlamayan davacının işbu davasının bu sebeple reddi gerektiğni, arz ve izah edilen nedenlerle, SBM'ye bildirimde bulunulduğunda otomatik ve ücretsiz eksper ataması yapıldığı halde davacı yan tarafından ekstra masraf yapılarak alınan raporun "mütalaa" niteliği taşıdığı ve makul masraf olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek eksper rapor ücretine ilişkin taleplerin reddini, her halde haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, bilvekale arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasara bağlı oluştuğu ileri sürülen değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle bakiye değer kaybı istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin 100.000,00 TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre .....tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; meydana gelen trafik kazası nedeniyle .....Plakalı sayılı araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybının davalıdan tahsili talebine ilişkin olduğu anlaşıldı. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Kusur yönünden mahkememizce yapılan değerlendirme; .....plakalı araç sürücüsünün seyir halinde ilerlerken aracının hızını trafik durumuna uygun ayarlaması, önünde seyir halinde olan aracın herhangi bir nedenle aniden yavaşlaması ya da durması veya herhangi bir tehlike anında önünde seyir halinde olan araca çarpmadan kendisinin de yavaşlayarak durabilmesi için dikkatini seyir yönüne vermesi ve önündeki araçla arasında güvenli bir takip mesafesi bırakması gerekirken bu kurallara uymadığı, seyir halinde ilerlerken dikkatini seyir yönüne vermediği, önünde seyir halinde olan .....plakalı araç ile arasında güvenli bir takip mesafesi bırakmadığı, dikkatsiz tedbirsiz ve özensizce hareket ettiği, önünde sağ şerit üzerinde yolcu indirmek için duran .....plakalı araca arkadan çarptığı ve kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği değerlendirilerek sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanan kök ve ek raporda " Yukarıdaki bilgiler ile yapmış olduğu araç ve dosya incelemeleri neticesinde; Dava konusu aracın .....tarihinde yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası oluştuğu, Araçta oluşan hasarın mevcut kaza sonucu oluşacağı araçta oluşan hasarın onarımı için .....tarihli ekspertiz raporu referans alınarak tespit edilen: bagaj kapağı, bagaj tutamağı ve amblem parçalarının değiştirildiği; arka tampon, bagaj havuzu, arka panel ve bagaj döşemesi parçalarında hasar onarım işlemi yapıldığı anlaşılmış ve toplam 9 adet parça için ekspertiz çalışması yapıldığı, raporda belirtilen yedek parça ve işçilik giderlerinin yapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu olduğu, dava konusu aracın onarılacak durumda olduğu, hasarı onarıldıktan sonra ve ..... hasar tarihi dikkate alınarak, emsal bir aracın ikinci el rayiç bedelindeki değer kaybının; aracın markası, modeli, araç tipi, 24.767 kilometrede olduğu, parça değişimi, boya işlemi yapılan kısımlar ve mevcut hasardan dolayı oluşacak tramer miktarı ve onarım işlemleri göz önünde bulundurularak, dava dosyasında bulunan belgeler (eksper raporları, tutanaklar, resimler ve sair evraklar) doğrultusunda ve Yargıtay 17. Hukuk dairesi ...... K. Sayılı ilamında, emsal uygulamaları kapsamındaki, nisbi yöntemine göre ise davaya konu araçta .....TL değer kaybının oluştuğu ve sigorta şirketi tarafından 14.517,26 TL tenzil edildiğinden 16.656,44 TL ödemenin yapılması gerekeceği" mütalaa edilmiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından değer kaybı bedeline yönelik itirazları mevcut ise de anılan raporun içtihatlara ve mevzuata uygun dosya kapsamıyla uyumlu olduğu kabul edilirek tarafların itirazlarının reddine karar verilmiş ve ilgili tespit hükme esas alınmıştır. Dosya kapsamının değerlendirilmesinde; Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Buna göre tüm dosya kapsamı ile dava talep sonucu birlikte değerlendirildiğinde; davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı miktarının 16.656,44 TL olduğu kabul edilmiş ve kabul edilen alacağa davalı sigorta şirketine başvuruyu takip eden 8. iş günü sonundan itibaren sigortalı aracın hususi araç olması nedeniyle yasal faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 16.656,44 TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.137,80 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 947,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 190,29 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ile peşin harç olarak yatırılan 947,51 TL olmak üzere toplamda 359,80 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından 75,00 TL tebligat ve posta gideri ile 2.200,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.275,00 TL yargılama giderinin, kabul red oranı dikkate alınarak, 682,95 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 16.656,44 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranı dikkate alınarak, 936,62 TL'lik kısmının davalıdan tahsili hazineye irad kaydına, bakiye kalan 2.183,38 TL'lik kısmın ise davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/511, K. 2025/53, T. 13.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-511-e-2025-53-k-3af41b010eaf