İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/510 E. 2023/510 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/510
Karar No
2023/510
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/510 Esas - 2026/10 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/510 Esas KARAR NO : 2026/10

DAVA TARİHİ : 15/01/2018

BİRLEŞEN ... 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ...ESAS SAYILI DOSYASINDA

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 05/04/201

BİRLEŞEN ... 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/90 E SAYILI DOSYASINDA

DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 07/02/2024

KARAR TARİHİ : 08/01/2026 K. YAZIM TARİHİ : 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sıfatıyla davalılar ... Anonim Şirketi ve Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi aleyhine açtığı davada, müvekkili ile ...Kaynaklar Bakanlığı arasında ... Termik Santralinin işletme hakkının devri için yapılan ihale sonunda Bakanlar Kurulu kararına dayanılarak Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ile davacı şirket arasında 07.01.1999 tarihinde imtiyaz sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile ayrıca 4 üniteden oluşan ... Termik Santrali ile santralin 1 inci ve 2 nci ünitelerinin ana yakıt ihtiyacını karşılayan kömür (maden) sahalarını işletme hakkının 20 yıl süre ile müvekkiline devir edildiğini, aynı sözleşme ile santralin işletilmesi ile üretilen elektrik enerjisinin ... A.Ş.’ye (...) satılmasının kararlaştırıldığını, bu kapsamda ... ile müvekkili arasında Elektrik Satış Anlaşması (...), Yakıt Anlaşması, Fon Anlaşması ve Devir Anlaşması imzalandığını, sözleşme imzalandıktan sonra 01.10.2001 tarihinden itibaren ...'ın ... .... .... A.Ş. (...), ... A.Ş.(...), ... .... .... A.Ş. (...) olarak üç ayrı tüzel kişiliği bölündüğü, elektrik satış sözleşmesinin ...ile santralin mülkiyeti ve santralin ana yakıtı olan kömürü sağlayan maden sahalarının ruhsat hukukunun ise davalı ... ile yürütüldüğünü, ... ile yapılan sözleşmenin yeni oluşan diğer tüzel kişilikleri de bağlayacağını, 1 ve 2 nci ünitelerin fiilen devrin gerçekleştirildiği 30.06.2000 tarihinden 3 ve 4 üncü tevzi ünitelerinin ise yine fiili devrin gerçekleştirildiği 04.10.2001 tarihinden itibaren müvekkil şirketçe işletildiğini, santralden üretilen elektrik imtiyaz sözleşmesinin eki ... uyarınca davalı ...'a satıldığını, 04.06.2011 tarihli ek protokol ile santralin 3 ve 4. ünitelerine enerji sağlayan maden sahalarının da imtiyaz sözleşmesi kapsamına alındığını, 17.08.2011 tarihinde yapılan ek protokol ile protokol ekindeki maden sahalarının davacı şirkete devredildiğinı, protokol ekinde yer alan maden sahaları koordinatları ve rezerv raporunda tasarım değerleri, sahalardaki rezerv bilgileri, kömürün ortalama analiz değerleri, 3 ve 4 üncü ünitelerin yıllar içinde kömür ihtiyaçlarının yer aldığını, belirtildiği şekilde kabul ve taahhüt edildiğini, ek protokol uyarınca imtiyaz sözleşmesi kapsamında işletmesi müvekkile devredilen sahaların ve sahalardan üretilen kömürün kalori özelliklerinin 17.08.2011 tarihli ek koordinatları ve rezerv raporuna ve santralin dizaynına uygun olmadığını, özellikle (E) sahasında kömürün kalorisinin öngörülen düzeyde bulunmadığını, eksik kalorili kömürler ve çalıma aralığı nedeniyle 80-120 MW aralığından fazla güç elde edilemediğini, üretilen kömürün kül oranlarının dizayn değerlerini aşması nedeniyle, kazanın küllerle tıkandığını, değirmen aşınmaları nedeniyle kazan borularının aşırı erezyona maruz kaldığını, kazanda curuflanmalar ve kazan basıncında dengesizlikler olduğunu, E ve H sahasında davalı ...’ın (mülga ...) kabul ve taahhüdünün aksine kömürün kalorifik (ısıl) değerinin çok düşük olması, damarının inceliği, killiliği, zenginleştirme imkanından yoksunluk sebebiyle santralin ihtiyacını karşılamak amacıyla elde edilen ana yakıtın santralin mevcut ünitelerinde dizayn yüklerini karşılayamaz ve üretim yapılamaz hale gelindiğini, defalarca bu hususta yazışmalar yapıldığını, yeni saha tahsisleri istendiğini, taleplerin yerine getirilmediğini, bunun sonucu olarak müvekkil şirketin davalı tarafından kabul edildiği gibi, kendinden kaynaklanmayan nedenlerle aylık programa ve yıllık garanti edilen ... miktarına göre eksik elektrik üretmek zorunda kaldığını, müvekkilin ...’a sattığı elektrik enerjisi karşılığı olarak imtiyaz sözleşmesinin 18 inci maddesi gereğince ...'ın müvekkiline ödeyeceği enerji bedelinin kapasite bedeli ve üretim bedeli olmak üzere iki kısımdan oluştuğunu, ...'nın 4.3.1. maddesi gereğince diğer taraftan müvekkil şirketin üretmediği emre amade kılmadığı elektrik bedellerinin kapasite bedelinden düşüleceğini, ancak aynı maddede ...’tan kaynaklanan nedenlerle aylık programa göre üretilemeyen enerji için aylık kapasite bedelinden düşme yapılamayacağının düzenlendiğini, bu hususun ...'ın haleflerini bağlayacağını, eksik üretim için kapasite bedeli ödenmeyeceği halde, davalı ...'ın sözleşmeye aykırı biçimde kapasite bedeli ve eksik üretim cezaları uygulayarak müvekkilin eksik elektrik enerjisi alacaklarından tek taraflı kesinti yaptığını, müvekkilinin alacaklarının eksik ödendiğini, eksik üretimin önlenmesi için yeni üretim sahalarının tahsisi istendiği halde bunun yerine getirilmediğini, gecikme cezası uygulandığını, davalının ... ya aykırı olarak kapasite bedeli için muhtelif fatura düzenleyip istihkaktan kesildiğini, davalının bir de haksız ve hukuka aykırı olarak yıllık eksik üretim cezası adı altında tahakkuk yapıp kesinti yaptığını, imtiyaz sözleşmesinin 16 ncı ve ...'nın 2.5 4.4.1 maddelerinde ...’tan kaynaklanan nedenler dışında, müvekkil şirketin garanti ettiği ... miktarının gerçekleştirilememesi halinde yılın son gününde geçerli olan birim fiyatı üzerinden ...’a ödeme yapacağının hükme bağlandığını, davalının 30.07.2015 günlü 642.021,94 USD tutarındaki faturayı müvekkilin Haziran 2015 dönemi enerji alacağından, 31.07.2015 tarihinde kesinti yapmak suretiyle ve 25.08.2015 günlü fatura bedeli olarak 3.593.757,26 TL tutarındaki faturayı ise müvekkilinin temmuz 2015 elektrik enerjisi alacağından 02.09.2015 tarihinde kestiğini, ...’tan kaynaklı sebeplere dayalı bu kesintinin imtiyaz sözleşmesi ve ...’ya aykırılık taşıdığını, yine eksik üretim cezasını Haziran 2015 dönemine ait enerji alacağından 31.07.2015 tarihinde değil 02.09.2015 tarihinde, Temmuz 2015 dönemi enerji alacağından kesmesi nedeniyle düzenlediği 25.08.2015 tarihli 57.020,95 TL tutarındaki gecikme faizi faturasının müvekkilinin Temmuz 2015 dönemi enerji alacağından 02.09.2015 tarihinde kesinti yapılmasının da yasaya aykırı olduğunu, ihtar çekilmeden temerrüde düşülmeden faiz yürütülemeyeceğini, bu yönden de yapılan kesintinin yasaya aykırılık taşıdığını, ... tarafından T.C. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığına gönderilen 02.11.2015 gün ve 399-51950 sayılı yazı ve ekindeki 28.10.2015 tarihli kömür üretim ve kalori sorunlarının incelenmesi ile ilgili raporda bile müvekkil şirketin termik santralin tasarım değerlerine uygun şekilde kömür üretebilmek için elinden geleni yaptığının, gerekli dikkati ve özeni gösterdiğinin, kusurunun bulunmadığının ifade edildiğini, bunların müvekkili tarafından ...’a 01.09.2015 günlü ve 08.09.2015 tarihli yazılarla bildirilmesine rağmen davalının ABD doları ve TL bazında kesintilere devam ettiğini, ileri sürerek haksız olarak kapasite bedeli ve eksik üretim cezası olarak yapılan kesintiler ile bunların gecikme cezası olarak yapılan kesintiler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, eksik üretim cezası ve kapasite bedeli olarak kesilen 5.410.129,80 USD'nin, KDV dahil 179.357,09 USD kısmının 01.04.2015 tarihinden; 1.380.870,64 USD + 642.021,94 USD olmak üzere toplam 2.022.892,59 USD kısmının 31.07.2015 tarihinden; 950.989,02 USD'nin 02.09.2015 tarihinden; 2.082.129,60 USD'nin 01.10.2015 tarihinden; 174.761,50 USD'nin 02.11.2015 tarihinden, Kamu Bankalarının ABD doları cinsinden bir yıl vadeli dövize uyguladıkları en yüksek deviz faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, döviz olarak tahsilin mümkün olmaması halinde 469.574,79 TL'nin kesintinin yapıldığı 01.04.2015 tarihinden, 5.622.629,94 TL'nin kesintinin yapıldığı 31.07.2015 tarihinden, 2.776.887,94 TL'nin kesintinin yapıldığı 02.09.2015 tarihinden itibaren, 6.310.101,97 TL'nin kesintinin yapıldığı 01.10.2015 tarihinden itibaren, 510.338,55 TL'nin (Toplam 15.689.533,19 TL) kesintinin yapıldığı 02.11.2015 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar, ...'nın 4.3.7 maddesine göre 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkındaki Kanun’un (6183 sayılı Kanun) 51 inci maddesinde öngörülen gecikme zammı ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, eksik üretim cezası olarak kesilen KDV dahil 3.593.757,26 TL ve gecikme faizi olarak kesilen 57.020,95 TL olmak üzere toplam 3.650.778,21 TL'nin kesintinin yapıldığı 02.09.2015 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar işleyecek kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; üretilecek kömürün kalitesi ve yerel jeoteknik koşullar hazırlık ve üretim planlarının gerçekleşme oranı gibi hususların iç içe geçmesi, birbirini etkilemesi nedeniyle bu hedeflerin gerçekleşme yüzdesinde olumsuzluklar yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu, madenciliğin işletme koşulları nedeniyle hedeflerden sapılabileceğini, zorlukların E ve H sahasının jeolojik yapısından ve bu zorluklardan kaynaklandığını, önceden öngörülemeyen bu husus nedeniyle yeterli üretimin yapılamaması ve şirketin dışarıdan kömür tedariki yoluna gitmesi gibi durumlar karşısında müvekkil şirketin bir denetim ve yönetim sorunu bulunmadığını, 15 yıllık uygulamanın bu durumu teyit ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı şirketin imtiyaz sözleşmesi ile taahhüt ettiği yıllık elektrik üretimini sağlamak için termik santralin tasarım değerlerine uygun kaloride ve miktarda kömür üretimi yapmak için elinden geleni yaptığını, gerekli hazırlık ve üretim çalışmalarını işletme koşullarının ve teknik kısıtların müsaade ettiği ölçüde yerine getirdiğini, planlanan üretimi gerçekleştirmeye çalıştığı E sektöründe yaşanan üretim ve kalori sağlama sıkıntısının önceden öngörülemediğini, tarafların kusurundan kaynaklanmayan tamamen jeolojik ve teknik kısıtlar ve işletme koşullarını bir neticesi olduğunu, müvekkilinin elinden geleni azami seviyede yaptığını, tacir olan davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, teşekküllerinin davaya konu uyuşmazlıkta kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ...Kaynaklar Bakanlığı arasında imzalanan imtiyaz sözleşmesi ile 4 üniteden oluşan ... Termik Santrali ile santralin 1 inci ve 2 nci ünitelerinin ana yakıt ihtiyacını karşılayan kömür (maden) sahalarını işletme hakkını 20 yıl süre ile müvekkili şirkete devir edildiğini, aynı sözleşme ile santralin işletilmesi ile üretilen elektrik enerjisini ...'a satılmasının kararlaştırıldığını, ... ile müvekkili arasında devir sözlemesi imzalandığını, müvekkilinin kusuru olmadığı halde davalı tarafından kapasite bedeli kesintisi, eksik üretim cezası, gecikme faizi uygulandığını, müvekkilinin üretimi durdurma noktasına gelecek derecede maddi güçlüğe düştüğünü, imtiyaz sözleşmesi ve ekleri uyarınca, müvekkili tarafından üretilecek elektriğe ilişkin yıllık üretim taahhütleri ve aylık ... programı bulunduğunu, tahsil edilen sahaların yetersiz olması nedeniyle yeni sahaların tahsis edilmesinin talep edildiğini, bu taleplerin yerine getirilmediğini, garanti ve taahhüt edilen kömür değerleri ve rezervin hatalı bildirimi sebebiyle santralin hesaplanan kapasitede çalışamadığını, bu nedenle, üretim taahhütlerinin yerine getirilemediğini, yapılan yazılı başvurulara rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının sözleşmeden kaynaklanan edim yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle elektrik enerjisi üretim bedeline dayanan istihkaklardan Şubat 2016 dönemi itibariyle (E) sahasında üretim yapılmasının fiilen mümkün olmaması nedeniyle, davalılar tarafından eksik üretim cezası ve kapasite bedeli kesintisi yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını, davalının, sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve bu nedenle eksik elektrik üretimi yapılmasında ağır kusurunun bulunması nedeniyle ve Şubat 2016 dönemi için kapasite bedeli olarak kesilen 545.573,57 USD kesinti tarihi, 31.03.2016 tarihinden itibaren kamu bankalarının USD cinsinden 1 yıl vadeli dövize uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, döviz olarak tahsile hükmolunmaması halinde KDV hariç toplam 1.548.610,00 TL'nin kesinti tarihi, 31.03.2016 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinde öngörülen gecikme zammı (faizi), olmadığı takdirde kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, eksik üretim cezaları ve kapasite bedel kesintileri ve bunlara uygulanan gecikme faizleri nedeniyle davacının, borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi: Davacı vekili Yargıtay bozma ilamı sonrası sunduğu 06.10.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; ... 7 ATM ...Esas sayılı dava dosyasında dava değerini KDV dahil 643.776,81 USD olarak belirlemiştir. Davalı ... vekili birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasına cevap dilekçesinde; uyuşmazlık imtiyaz sözleşmesinden kaynaklandığından idari yargı organlarının görevine girdiğini, husumetin Bakanlığa yöneltilebileceğini, sorunun yeraltındaki uygun kalori kömürün uygun işletme teknikleri ve ekipmanları ile üretilememesinden kaynaklandığını, bu işletmecilik faaliyetinin davacının tercihi ve sorumluluğu altında olduğunu, İHDS’nin 7.3/d maddesinin “Şirket fiili devirde kendisine devredilen maden sahalarındaki kömür rezervini tekniğine uygun şekilde kullanarak tesislerde imtiyaz sözleşmesinde öngörülen garanti edilen yıllık üretim miktarlarını sözleşme süresince gerçekleştirilmekle yükümlüdür. Şirket fiili devirde teslim aldığı maden sahasındaki rezervin miktar ve kalitesinin yetersiz olduğunu gerekçe göstererek imtiyaz sözleşmesinde garanti ettiği yıllık üretimlerde değişiklik yapamayacaktır. Bu nedenlerle gerçekleştirilemeyen eksik üretim miktarlarının şirket kusuru nedeniyle gerçekleştirilmediğinin kabul edilecektir” şeklinde düzenlendiğini, müvekkilinin sahada yeterli miktar ve nitelikte kömür bulunduğu hususunu garanti ve taahhüt etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/38 E. sayılı dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...ve ... aleyhine açtığı davada müvekkili şirket ile ...Kaynaklar Bakanlığı arasında imzalanan imtiyaz sözleşmesi ile 4 üniteden oluşan ... Termik Santrali ile santralin 1 inci ve 2 nci ünitelerinin ana yakıt ihtiyacını karşılayan kömür (maden) sahalarını işletme hakkının 20 yıl süre ile müvekkiline devredildiğini, aynı sözleşme ile santralin işletilmesi ile üretilen elektrik enerjisini ...'a satılmasının kararlaştırıldığını, ...ile müvekkili arasında devir sözleşmesi imzalandığını, 17.08.2011 tarihinde ... ile ek protokol düzenlendiğini, protokolün ekinde Maden Sahaları Koordinatları ve Rezerv Raporu’nun bulunduğunu, rezerv raporunda E ve H Maden sahalarında kalori alt ısıl değeri ve sahadaki kömür rezervinin oranı ve yeterlilik hususunda müvekkiline garanti ve taahhüt verdiğini, söz konusu sahalarda taahhüt edilen miktar ve kaloride kömür bulunmadığını, bu konuda bir çok rapor alındığını, rezervin ve kalorinin düşük olduğunun raporlarda belirtildiğini, kömürün kalori değerlerinin ve rezervin düşük olması nedeniyle enerji santralinin taahhüt edilen miktarda elektrik üretimi gerçekleştiremediğini, müvekkilinin kusuru olmadığı halde davalı tarafından kapasite bedeli kesintisi, eksik üretim cezası, gecikme faizi uygulandığını, yeni sahaların tahsisi taleplerin yerine getirilmediğini, garanti ve taahhüt edilen kömür değerleri ve rezervin hatalı bildirimi sebebiyle santralin hesaplanan kapasitede çalışamadığını, bu nedenle, üretim taahhütlerinin yerine getirilemediğini, yapılan yazılı başvurulara rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının sözleşmeden kaynaklanan edim yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle elektrik enerjisi üretim bedeline dayanan istihkaklardan şubat 2016 dönemi itibariyle (E) sahasında üretim yapılmasının fiilen mümkün olmaması nedeniyle, davalılar tarafından eksik üretim cezası ve kapasite bedeli kesintisi yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını, davalı tarafların, sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve bu nedenle eksik ... yapılmasında ağır kusurunun bulunması nedeniyle ve kapasite bedeli olarak haksız ve hukuksuz olarak kesilen KDV dahil; Mayıs 2015 dönemine ilişkin olarak 19.06.2015 tarihli fatura ile 872.051,31 ABD dolarını 01.07.2015 tarihinde, Ekim 2015 dönemine ilişkin olarak 20.11.2015 tarihli fatura ile 3.044.523,12 ABD dolarını 02.12.2015 tarihinde, Kasım 2015 dönemine ilişkin olarak 22.12.2015 tarihli fatura ile 2.152.761,33 ABD dolarını 31.12.2015 tarihinde, Aralık 2015 dönemine ilişkin olarak 20.01.2016 tarihli fatura ile 1.458.681,31 ABD dolarını 03.02.2016 tarihinde, Ocak 2016 dönemine ilişkin olarak 19.02.2016li fatura ile 1.080.451,44 ABD dolarını 02.03.2016 tarihinde, Mart 2016 dönemine ilişkin olarak 20.04.2016 tarihli fatura ile 392.517,44 ABD dolarını 02.05.2016 tarihinde; Nisan 2016 dönemine ilişkin olarak, 20.05.2016 tarihli fatura ile 301.251,95 ABD dolarını 01.06.2016 tarihinde yaptığı kesintilerin toplamı olan 9.302.237,90 KDV dahil ABD dolarına, kamu bankalarının ABD doları döviz cinsinden bir yıllık vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen istirdadını, döviz olarak ödemenin kabul edilmemesi halinde Türk Lirası olarak ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden belirlenecek meblağa tahsil tarihinden itibaren uygulanacak avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ...'ın keseceğini bildirdiği 01.07.2015 - 30.06.2016 tarihlerini kapsayan 16 ncı işletme yılına ilişkin eksik üretim cezası olarak, 7.037.899,26 ABD doları (KDV hariç) ile 44.334.751,34 TL(KDV hariç) Mayıs 2016 - aralık 2017 dönemine ilişkin kapasite bedeli kesintisi ile 01.07.2016- 30.06.2017 dönemine ilişkin eksik üretim cezası ve bunların faizi ve her türlü ferileri nedeniyle çıkarılan muaraza niteliğindeki uyuşmazlıktan dolayı borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı ... vekili birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/38 E. sayılı dosyasına cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkilinin yeterli miktar ve kömür garanti ve taahhüt etmediğini, görece daha az maliyetli üst tabakadaki kömürleri çıkaran ve yüksek kazanç sağlayan davacının bu tür yakınma ve davalarla sözleşme şartlarını kendi menfaatine esnetmeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/40 E. sayılı dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarındaki sözleşme nedeniyle isihkaklarından haksız olarak kesildiği iddia olunan toplam 38.185.612,89 ABD Dolarına kamu bankalarının ABD Doları cinsinden bir yıl vadeli dövize uyguladıkları en yüksek döviz faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile müvekkiline verilmesin, ayrıca Türk Lirası olarak müvekkilimin istihkakından yapılmış olan 104.534.014,56 TL kesintinin de yapıldığı fatura-kesinti tarihlerinden itibaren ... hükümleri uyarınca tahsil tarihine kadar değişecek oranlar gözetilmek kaydı ile, 6183 sayılı yasanın 51. maddesinde gösterilen gecikme (temerrüt) faizi ile birlikte, davalıdan istirdadı ile müvekkiline verilmesini, davalının ceza kesintilerinin taksitle ödenmesi nedeniyle tarafımıza tahakkuk ettirerek istihkaklarımızdan kestiği Kapasite Cezası Geri Ödeme Gecikme Faizi olan 10.450.273,01 TL ile Üretim Bedeli Ceza Geri Ödeme Gecikme Faizi olan 25.191.041,17 TL olmak üzere toplam 35.641.314,18 TL'nin de dava dilekçemizin 16 ve 17. sayfalarında tablo halinde belirtilen fatura (kesinti) tarihlerinden itibaren davalıdan istirdadı ile müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili birleşen ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/40 E. sayılı dosyasına cevap dilekçesinde; Davanın çözümünde idari yargının görevli olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, istirdat davasının koşullarının bulunmadığını, davanın sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında reddi gerektiğini, davacının faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin iddialarının reddi gerektiğini, yabancı para cinsinden ödeme taleplerinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.

Fer'i Müdahil Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının müdahil dilekçesinde özetle; Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/90 Esas sayılı istirdat konulu davaya davalı yanında müdahil olarak katılma talebinde bulunduklarını, iş bu davanın konusunu oluşturan işlemlerin idari işlem olduğunu ve dava konusu işlemlerin idari sözleşme niteliğine haiz sözleşmelerden kaynaklandığını, uyuşmazlığın görüleceği yargı yerinin İdari Yargı olduğunu, davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiğini, Elektrik Satış Anlaşması ve Ek protokolün tarafının ... olduğunu ve davaya konu tutarların ...'a ödendiğini, imtiyaz sözleşmesinde ya da müvekkili Bakanlık ile davacı şirket arasında imzalanan 04/06/2011 tarihli Ek Protokol 11'de kömür kalorisi ile garanti verildiğine ilişkin herhangi bir hükmün yer almadığını, Mahkememizin 27/12/2018 tarihli 2015/836 Esas, 2018/1033 karar sayılı kararında üretimsizliğe neden olduğu kabul edilen kömür kalitesi vb sebepler mücbir sebep olarak kabul edilmiş değilken, sonradan ortaya çıkan şartlar nedeniyle İmtiyaz Sözleşmesi, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ve ... hükümlerinin uygulanamayacağı yönündeki Yargıtay 1.... .... .... Karar sayılı bozma kararı tamamen sözleşme hükümleri dışına çıkılarak Anayasa ve Yasa hükümleri ile Yargı kararlarının yok sayıldığını, şirket, maden sahasındaki kömür rezervinden kaynaklanan bir nedenle üretim yapamadığı takdirde kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın üretimin gerçekleşmemesinden sorumlu olduğunu, Yargıtay bozma kararının hukuka aykırı olduğunu, haksız ve mesnetsiz açılan davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın İhbarı ve İhbar Edilen Maden Tetkik Arama Enstitüsünün Beyanında özetle: Davanın ihbar edildiği ve davalılar yanında davaya katılan Maden Tetkik Arama enstitüsü vekili, taraf sıfatlarının bulunmadığından söz ederek, öncelikle ihbar edilen ve müdahil taraf olarak yargılama dışında tutulmak istediklerini, esasen davanın yerinde olmadığını, kurumlarınca yapılan inceleme sonuçlarının doğru olduğunu, her hangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, Nallıhan Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat ile yapılan keşifte numune alma sırasında kurum vekilinin maden sahasına indirildiği keşif tutanağına yazılmışsa da, bu hususun doğru olmadığını belirtmişlerdir.

DELİLLER -Sözleşme örneği -... Termik Santralinin Devrine ilişkin 23.06.2000 tarihli sözleşme, ekindeki Maden Sahaları Koordinatları ve Rezerv Raporu, -... Termik Santralinin Rehabilitasyonu ve İşletilmesi için görev verilmesiyle ilgili imtiyaz sözleşmesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Ek protokol II uyarınca ... termik Santrali Devir sözleşmesinde Değişiklik Yapılması için oluşturulan Komisyon tarafından düzenlenen 28.07.2011 günlü KOMİSYON RAPORU ve ekindeki protokol ve maden sahaları ek rezerv raporu 17.08.2011 tarihli -Devir Sözleşmesine ek Protokol ve bu protokole ekli , ... Termik Santrali 1, 2, 3, ve 4 . Ünitelere kömür sağlayan Maden Sahaları Koordinatları ve rezerv Raporu başlıklı 27.07.2011 günlü rapor -Davalı ... tarafından dosyaya 07.09.2016 tarihli dilekçeyle sunulan ... .... .... Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Beypazarı Kömür Havzası H ve E Sektörleri rezerv ve Alt Damar ile Fleksür Güneyi Araştırma Sondajları Raporu başlıklı Haziran 2010 günlü Rapor -... tarafından Park Termik Elektrik San. ve Tic. A.Ş. Ne yazılan 24.03.2016 günlü yazı örneği -Türkiye elektrik kurumunun ... A.Ş. ve Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Adlı iki şirkete bölünmesine ilişkin 15.09.1993 gün ve 21699 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 93/4789 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, Türkiye ... A.Ş.'nin Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Ve ... A.Ş. Ve Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. unvanlı üç şirkete bölünmesine ilişkin 05.02.2001 gün ve 2001/2026 sayılı Bakanlar Kurulu kararı -Davacı Şirkete ait ticari defter ve belgeler, -Fatura örnekleri, enerji ve eskalasyon hak ediş faturaları, eksik üretim cezası faturaları, Kapasite Bedeli İade faturaları, Kesintilerin KDV ayrım tabloları, ödemelere ait icmal cetvelleri, kesinti faturaları, kesinti tablosu, kesinti mahsup fişi örnekleri -Prof. Dr. Fikret Eren tarafından düzenlenen 29.02.2016 günlü hukuki mütala örneği -Osmangazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü tarafından Mayıs 2015 tarihli rapor örneği, -9 Eylül Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü Kontrol ve Denetim Heyetinin 28.07.2015 günlü raporu, -Nallıhan Sulh Hukuk mahkemesinin 2015/3 D.İŞ sayılı dosyası örneği -Yargıtay 11 HD. 07.06.2023 Tarih 2022/1037 Esas ve 2023/3584 Karar sayılı Bozma ilamı sonrası alınan Bilirkişi raporları DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl ve birleşen davalar, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince açılan davalar ile; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmeleri bulunduğu, sözleşmenin devamı müddetince davalı tarafça kapasite bedeli kesintileri ve eksik üretim cezalarının tahakkuk ettirilerek kendilerinden tahsil edildiği, yapılan işlemlerin sözleşmeye aykırı olduğu, davalı tarafça yapılan kesintilere neden olan üretim eksikliğinin kendilerinden kaynaklanmadığı, davacı şirketin kusurunun bulunmadığı, davalı idarenin başka deyişle ...'ın 17.08.2011 tarihli ek protokol ekindeki maden sahaları koordinatları ve rezerv raporunda E ve H sahaları için belirtilen ısıl değerlerin ve kömür niteliklerinin hatalı belirtildiği, fiili olarak bu sahalardan elde edilen linyitin asıl değerlerinin çok düşük olduğu, yeterli kalorinin elde edilemediği, bu şekilde üstlendikleri yıllık 3,5 milyar kWh elektirik üretimi taahhütünü gerçekleştiremedikleri, kendilerinden kaynaklanan bir kusur bulunmadığı, E ve H sahasını kendilerine tahsis eden ... ın kusurlu olduğunu ileri sürülerek davalı tarafça yapılan kesintilerin iadesinin talep edildiği, davalı tarafça ; davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, husumet yönünden davanın reddi gerektiği, davacı tarafın tacir olduğu, basiretli davranması gerektiği, yaptığı sözleşmenin sonuçlarını üstlenmesi gerektiği gibi, tahsis edilen E ve H sahalarında üretim eksikliğinin davacının kusurundan kaynaklandığı, işletmenin yeterli verimlilikte çalıştırılmamasından davacının sorumlu olduğu bu konuda kendilerinin kusuru olmadığı savunularak davanın usul ve esastan davaların reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde verilen ilk karar ile; usule yönelik itirazların reddi ile Asıl ve birleşen davaların esastan reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 10.11.2021 2019/785 Esas, 2021/1808 Karar sayılı ilam ile istinaf taleplerinin reddine dair karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine bu kez Yargıtay 11 HD. 07.06.2023 Tarih 2022/1037 Esas ve 2023/3584 Karar sayılı Bozma ilamı ile davanın reddine dair kararın bozulduğu ve dosyanın mahkememize iade edildiği anlaşılmış, mahkememizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmak suretiyle yargılamaya devam olunmuştur. Yargıtay bozma ilamının incelenmesinde '''.......Tüm bu hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde rezerv raporunda E ve H sektörleri için belirlenen ısıl değerlerin maden sahasında bu bölümlerden elde edilen kömürün ısıl değerleri ile aynı olmadığı, bu bölümlerde ısıl değerleri daha düşük kömürlerin bulunduğu anlaşıldığı gibi bu husus Mahkemenin de kabulünde olup Mahkemece bu durumun üretimde etkili olacağı sonucuna varılmış, ...'ın aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmemiş, Mahkemenin bu kabulüne karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmamıştır. 23.06.2000 tarihli ... Termik Santrali Devir Sözleşmesinin 7.3-d bendinde Şirketin, fiili devirde teslim aldığı maden sahasındaki rezervin miktar ve kalitesinin yetersiz olduğunu gerekçe göstererek İmtiyaz Sözleşmesinde garanti ettiği yıllık üretimlerde değişiklik yapamayacağı, bu nedenlerle gerçekleştirilemeyen eksik üretim miktarlarının şirket kusuru nedeniyle gerçekleştirilemediği kabul edileceği kararlaştırılmışsa da E ve H sahaları ek sözleşmelerle 23.06.2000 tarihinden çok sonra 2011 yılında tahsis edildiğinden 2011 yılında yapılan bu tahsis sahalarındaki kömürün özelliklerinin davacı şirket tarafından 23.06.2000 tarihli sözleşme tarihinde öngörülemeyeceği gibi protokolün ekinde bulunan MTA raporu baz alınarak düzenlenen rezerv raporundaki değerlerin sahadaki kömürde bulunmamasından davacının sorumlu tutulamayacağı nazara alınıp ...'nın ilgili hükümleri uyarınca eksik üretimden kaynaklı ceza niteliği taşıyan kesinti yapılamayacağı gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bozma ilamı sonrası yapılan yargılamanın devamı esnasında ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan, tarafları aynı olan 2024/90 Esas sayılı dava dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkememizce az yukarıda anılan Yüksek Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle, bozma ilamı doğrultusunda Bilirkişi heyetinden 11.12.2024 tarihli kök ve itirazlar üzerine 22.05.2025 tarihli ek rapor alınmış alınan rapor dosya kapsamına ve denetime elverişli olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede; Davacı şirket ile TC. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında 620MW kurulu gücündeki dört üniteden ibaret ... Termik Santralinin işletme hakkının devri rehabilitasyonu ve işletilmesi ile 1 ve 2. ünitelere kömür sağlayan maden sahasının rehabilitasyonu ve işletilmesi için 07.01.1999 tarihinde imtiyaz sözlemesi imzalandığı, imtiyaz sözleşmesinin uygulanması için ... ile ... (Elektrik Satış anlaşmasının) imzalandığı, daha sonra ...'ın üç tüzel kişiliğe bölündüğü, bununla üretilen elektriğin ... 'a satılmasına ilişkin ...'nın ...ile maden ruhsatına sahip ... ile de imtiyaz sözlemesinin yürütülmeye devam edildiği, davalıların ...'ın halefi oldukları, sözleşmeye konu 3 ve 4. Ünitelerin kömür ihtiyacı için E ve H sahalarının daha sonradan imtiyaz sahası içine alındığı, bunun için davacı şirket ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı arasında 04.06.2011 tarihli Ek Protokol II imzalandığı, ek protokollün uygulanabilmesi içinde ... ile yürütülen devir sözleşmesini tadil eden devir sözleşmesine ek 17.08.2011 tarihli protokolün davalı ...ile aynı tarihli ... protokolünün imzalandığı ve bu sahaların davacıya tahsis edildiği, 17.08.2011 tarihli ek protokol ekinde Maden Sahaları Koordinatları ve rezerv raporlarının yer aldığı, protokolde yeni tahsis edilen E ve H sahalarının ısıl değerleri ve rezerv miktarları kömürün damarlarına göre ayrı ayrı olmak üzere detaylı olarak belirtildiği taraflar arasındaki sözleşme içeriğine göre; davalı tarafça davacı şirkete tahsis edilen sahalardan kömür üretimi yapılarak Santral'de yakılmak suretiyle elektrik enerjisi üretileceği, Elektrik Satış Anlaşmasıyla ( ...) üretilen bu elektrik enerjisinin ... 'a satılacağı, davacının kendisine tahsis edilen sahalardan üreteceği kömürün santralde yakılması suretiyle üreteceği elektrik enerjisine karşılık davalının ödeyeceği elektrik enerji bedelinin Kapasite Bedeli ve Üretim Bedelinden oluşacağı, ... anlaşmasının 4.3.1 maddesi uyarınca davacı şirketin emre amade kılamadığı elektrik bedelleri için kapasite bedeli ödenmeyeceği eş söyleyişle eksik elektrik üretiminin kapasite bedelinden düşüleceği yine anılan madde uyarınca ...'tan kaynaklanan nedenlerle aylık programa göre üretilemeyen enerji için ise aylık kapasite bedelinden düşme yapılamayacağının hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Yüksek yargıtay bozma ilamında işaret edildiği üzere, devir sözleşmesinin tadiline ilişkin 17.08.2011 tarihli Ek protokol ile davacıya tahsis edilen E ve H sahalarında, iş sahbi ...'ın Rezerv raporu ile garanti, taahhüt ve kabul ettiği kalori ve diğer özelliklerin taahhüt edilenden çok düşük olduğu hususunun alınan bilirkişi raporlarıyla saptandığı, bozma ilamı öncesi bu hususun mahkemenin de kabulünde olup mahkememizce bu durumun üretimde etkili olacağı sonucuna varıldığı, nitekim mahkemenin bu kabulüne karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmamış olduğu belirgin olup, hal böyle olunca taraflar arasında imzalanan ...'nın 4.3.1 maddesinde belirtildiği üzere aylık programa göre elektrik enerjisinin üretilememesinin ...'dan kaynaklanmakta olduğu, aylık programa göre üretilemeyen enerji için Aylık Kapasite Bedelinden kesinti/mahsup/düşme işlemi yapılmasının olanaklı olmadığı bu kapsamda davalı tarafça, davacıya ait hak edişlerden yapılan kesintilerin davacı tarafa iade edilmesi gerektiği, yine anılan nedenlerle davacının hak edişlerinden eksik üretim cezası kesintisinin yapılmasının da olanaklı olmadığı az yukarıda belirtilen bozma ilamına göre; “... E ve H sahaları ek sözleşmelerle 23.06.2000 tarihinden çok sonra 2011 yılında tahsis edildiğinden 2011 yılında bu tahsis sahalarındaki kömürün özelliklerinin davacı şirket tarafından 23.06.2000 tarihli sözleşme tarihinde öngörülemeyeceği gibi, protokolün ekinde bulunan MTA raporu baz alınarak düzenlenen rezerv raporundaki değerlerin sahadaki kömürde bulunmamasından davacının sorumlu tutulamayacağı nazara alınıp ...'nın ilgili hükümleri uyarınca eksik üretimden kaynaklı ceza niteliği taşıyan kesinti yapılamayacağı kanaatine varılmış, ayrıntıları 11.12.2024 tarihli kök ve itirazlar üzerine alınan 22.05.2025 tarihli ek raporda açıklandığı ve belirtildiği şekilde yapılan hesaplamalar doğrultusunda asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş, taraflar arasındaki akti ilişki kapsamında davalı tarafça yapılan kesintilerin haksız nitelikte olup, kesinti yapılan /ödeme yapılan tarih itibariyle davalı tarafın temerrüde düştüğü kanaatine varılmakla her bir kesinti/ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Taraflar arasındaki İmtiyaz Sözleşmesi ile ekleri niteliğindeki Elektrik Satış Anlaşması (...), İşletme hakkı devir bedeli, İmtiyaz Sözleşmesi ekinde bulunan Üretim Bedeli Tablosu ile Kapasite Bedeli Tablosu içeriği nazara alındığında, ABD Doları bazında belirlemeler yapıldığı, yapılacak ödemelerin ABD Doları bazında düzenlenen faturalar ile o günkü kur karşılığı şeklinde dolar olarak ödendiği, sözleşme kapsamında ABD Doları olarak aynen ödenmesini teminen faturanın düzenlendiği tarih ile ödemenin yapıldığı tarih arasında geçen sürede döviz kurunda herhangi bir değişiklik olması halinde, Elektrik Satış Anlaşmasının(...) 4.2.4. maddesi uyarınca KUR FARKI faturası kesilmek suretiyle faturanın ödeneceği, böylece ABD Dolarının aynen ödenmiş sayılacağının kararlaştırılmış olduğu, yine ...'nın 4.3.3. maddesinde, ABD Doları bazında belirlenmiş olan tarifenin ABD Tüketici fiyatları genel endeks sayıları değişiklik oranına bağlı olarak eskalasyonu tabi tutulacağının da hükme bağlandığı, davalı tarafça davacıdan yapılan kesintilerin USD ve TL cinsinden olmak üzere 2 ayrı para birimi üzerinden gerçekleştirildiği anlaşılmakla, yapılan haksız kesintilerden yabancı para (USD) cinsinden yapılan kesintilerin/ödemelerin yine USD karşılığının davacı tarafa iadesi gerektiği kanaatine varılarak hüküm tesis edilmiştir. Birleşen ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2024/90 E. Dosyasında hükmün tamamlanması talebi bakımından yapılan değerlendirmede; Mahkememizce tefhim edilen 08.01.2026 tarihli kısa kararda Birleşen ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2024/90 E. dosyasında, dava konusu olan Kapasite Cezası Geri Ödeme Gecikme Faizi olan 10.450.273,01 TL ile üretim bedeli ceza geri ödeme gecikme faizi olan 25.191.041,17 TL olmak üzere toplam 35.641.314,18 TL'lik talep bakımından sehven hüküm tesis edilmediği anlaşılmıştır. HMK 305/A bendinde ''Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir" şeklinde düzenleme mevcut olup, mahkememizce HMK 306 maddesi yollaması ile 304 maddesi uyarınca işaret edilen usul izlenmek suretiyle, gerekçeli karar yazılmadan evvel davacı vekiline ait hükmün tamamlanmasına dair talep dilekçesi nazara alınarak, talep dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiş, davalı tarafça talebe karşı beyan dilekçesi sunulmadığı anlaşılmış, dosya kapsamına göre gerekçeli kararın yazımı esnasında bu eksiklik tamamlanmak suretiyle Birleşen ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2024/90 E. dosyasında toplam 35.641.314,18 TL bakımından az yukarıda açıklanan aynı gerekçeler ile yapılan haksız kesintinin davalı taraftan tahsiline (taleple bağlı kalınarak en son kesinti tarihi olan 02.09.219 tarihinden itibaren avans faizi ile) karar verilmiş yine mahkememizce tefhim edilen kısa kararda hükme karşı istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiği belirtilmiş ise de, dosyada Yargıtay bozma ilamı üzerine yargılama yapılmak suretiyle hüküm tesisi edildiği buna göre verilen karara karşı Temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, gerekçeli kararın yazımı esnasında bu husus düzeltilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl dava dosyasında; a- Davanın KABULÜNE, 5.410.129,80 ABD Doları'nın (USD) davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, hükmedilen tutarın ; -179.357,09 USD (ABD doları) tutarındaki kısmı için, kesintinin yapıldığı 01.04.2015 tarihinden itibaren; -1.380.870,64 USD (ABD doları) + 642.021,94 USD (ABD doları) olmak üzere toplam 2.022.892,59 USD (ABD doları) tutarındaki kısmı için kesintinin yapıldığı 31.07.2015 tarihinden itibaren; -950.989,02 USD (ABD doları) tutarındaki kısmı için kesintinin yapıldığı 02.09.2015 tarihinden itibaren -2.082.129,60 USD (ABD doları) tutarındaki kısmı için kesintinin yapıldığı 01.10.2015 tarihinden itibaren; -174.761,50 USD (ABD doları) tutarındaki kısmı için kesintinin yapıldığı 02.11.2015 tarihinde tarihinden itibaren olmak üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının bir yıllık ABD Doları cinsinden döviz mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte döviz cinsinden davalıdan tahsiline, b- 3.650.778,21 TL'nin, kesintinin yapıldığı 31.08.2015 tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, c-Kabul edilen tutar olan 5.410.129,80 USD'nin dava tarihi olan 16/11/2015 tarihindeki(Hukuk Genel Kurulunun 07.04.1993 tarihli ve 1993/13-41 Esas, 1993/145 Karar sayılı kararında da talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki rayice göre Türk parası karşılığı üzerinden ilâm harcının hesap edilmesi gerektiğine dair kararı uyarınca) Merkez Bankası USD(dolar) efektif satış Kuru üzerinden hesaplanan (1 Dolar:2.8870 TL) 5.410.129,80 üzerinden belirlenen 15.619.044,73 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.066.936,95 TL karar ve ilam harcından 330.284.17 peşin harcın düşümü ile eksik kalan 736.652,78 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, ç-Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL başvuru harcı ile 330.284,17 TL peşin harç olmak üzere toplam 330.311,87 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine d-Davacı tarafından yatırılan 114.101,62 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.182.380,89 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine f-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

2- Birleşen ... 7 ATM ...E. dosyasında; a- DAVANIN KABULÜNE; 643.776,81 USD'nin (ABD doları) kesintinin yapıldığı 31.03.2016 tarihinden 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının bir yıllık ABD Doları cinsinden döviz mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte döviz cinsinden davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,

b. Kabul edilen tutar olan 643.776,81 USD'nin dava tarihi olan 05.04.20216 tarihindeki(Hukuk Genel Kurulunun 07.04.1993 tarihli ve 1993/13-41 Esas, 1993/145 Karar sayılı kararında da talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki rayice göre Türk parası karşılığı üzerinden ilâm harcının hesap edilmesi gerektiğine dair kararı uyarınca) Merkez Bankası USD(dolar) efektif satış Kuru üzerinden hesaplanan (1 Dolar:2.8370 TL) 643.776,81 üzerinden belirlenen 1.826.394,81 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 124.761,03 TL karar ve ilam harcından 26.446,39 peşin harç ile 69.598,24 TL ıslah harcının düşümü ile eksik kalan 28.716,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, c-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı, 26.446,39 TL peşin harç ile 69.598,24 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 98.993,83 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ç-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 273.695,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine d-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

3- Birleşen ... 7 ATM 2018/38 E. Dosyasında; a- DAVANIN KABULÜNE; 9.302.237,90 ABD Doları'nın (USD) davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, hükmedilen tutarın ; - 872.051,31 USD (ABD doları) tutarındaki kısmı için kesintinin yapıldığı 01.07.2015 tarihinden itibaren; -3.044.523,12 USD (ABD doları) tutarındaki kısmı için kesintinin yapıldığı 02.12.2015 tarihinden; -2.152.761,33 USD (ABD doları) tutarındaki kısmı için kesintinin yapıldığı 31.12.2015 tarihinden itibaren; -1.458.681,31 USD (ABD doları) tutarındaki kısmı için kesintinin yapıldığı 03.02.2016 tarihinden itibaren; -1.080.451,44 USD (ABD doları) tutarındaki kısmı için kesintinin yapıldığı 02.03.2016 tarihinden itibaren; -392.517,44 USD (ABD doları) tutarındaki kısmı için kesintinin yapıldığı 02.05.2016 tarihinden itibaren; -301.251,95 USD (ABD doları) tutarındaki kısmı için kesintinin yapıldığı 01.06.2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının bir yıllık ABD Doları cinsinden döviz mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte döviz cinsinden davalıdan tahsiline, -26.269.220,76 USD (ABD doları)'nın kesintinin 02.09.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının bir yıllık ABD Doları cinsinden döviz mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte döviz cinsinden davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, b. Kabul edilen tutar olan 9.302.237,90 USD'nin dava tarihi olan 15.01.2018 tarihindeki(Hukuk Genel Kurulunun 07.04.1993 tarihli ve 1993/13-41 Esas, 1993/145 Karar sayılı kararında da talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki rayice göre Türk parası karşılığı üzerinden ilâm harcının hesap edilmesi gerektiğine dair kararı uyarınca) Merkez Bankası USD(dolar) efektif satış Kuru üzerinden hesaplanan (1 Dolar:3.7717 TL) 9.302.237,90 üzerinden belirlenen 35.085.250,69 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 2.396.673,47 TL karar ve ilam harcından 1.789.607,59 peşin harcın düşümü ile eksik kalan 607.065,88 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, c-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı ile 1.789.643,49 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.789.679,39 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ç-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.406.852,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine d-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

4- Birleşen ... 9 ATM 2024/90 E. Dosyasında; a-DAVANIN KABULÜNE; 38.185.612,89 ABD Doları'nın (USD) 02.09.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının bir yıllık ABD Doları cinsinden döviz mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte döviz cinsinden davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine b-104.534.014,56 TL'nin 02.09.2019 tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, c-35.641.314,18 TL'nin 02.09.2019 tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, d. Kabul edilen tutar olan 38,185,612,89 USD'nin dava tarihi olan 07.02.2024 tarihindeki(Hukuk Genel Kurulunun 07.04.1993 tarihli ve 1993/13-41 Esas, 1993/145 Karar sayılı kararında da talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki rayice göre Türk parası karşılığı üzerinden ilâm harcının hesap edilmesi gerektiğine dair kararı uyarınca) Merkez Bankası USD(dolar) efektif satış Kuru üzerinden hesaplanan (1 Dolar:30.6358 TL) 38.185.612,89 üzerinden belirlenen 1.169.846.799,37 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 79.912.234,86 TL karar ve ilam harcından 5.308.801,41 peşin harcın düşümü ile eksik kalan 74.603.433,45 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, e-Davacı tarafından yatırılan 60,80 TL başvuru harcı ile 5.308.801,41 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.308.862,21 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 12.754.467,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/a-14.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, h-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi 08/01/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/510, K. 2023/510, T. 08.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-510-e-2023-510-k-b5d25da16342