İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/454 E. 2026/96 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/454
Karar No
2026/96
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/454 Esas KARAR NO :2026/96

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:26/07/2023 KARAR TARİHİ:12/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nın dava konusu kaza sonucu yaralanan ve tedavi görmek zorunda kalan sigortalısı ...’ün tedavi, bakım, ulaşım, rehabilitasyon ve geçici iş göremezlik zararlarını ödeyerek halefiyet kazandığı için davacı sıfatı ile iş bu davayı ikame ettiğini, dava konusu talepler ile davadan önce davalı ... Başkanlığı’na, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye ve davalı ... Sigorta A.Ş.’ye ayrı ayrı müracaat ettiklerini ancak davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından davalılara karşı dava konusu talepler ile ilgili yapılan arabuluculuk toplantıda anlaşma sağlanamadığını, davalılardan, ... Sigorta A.Ş.’ne ... nolu ZMM Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın, 21.09.2015 tarihinde, davalılardan ... Sigorta A.Ş.’ne ... nolu ZMM Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada her iki aracın kusurlu olduğunu, kaza esnasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ve ağır şekilde yaralanan ...’ün iş göremezlik, tedavi, bakım ve sair giderleri olan 115.435,31 EURO'nun müvekkili şirket tarafından karşılandığını, hastane, hekim, ameliyat, ilaç giderlerinin ... tarafından karşılanması gerektiğinden davalı ...’na dava açtıklarını, tedavi ve sağlık giderleri ile, sağlık hizmetlerine ulaşım, yeme-içme, konaklama, evde bakım, pansuman, fizik tedavi, rehabilitasyon, özel hastane muayene farkı, vb. masrafların, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatları, geçici ve sürekli bakım gideri, sigorta poliçesi kapsamında olduğundan (Sakatlık ve Ölüm- Tedavi/Sağlık Gideri olarak iki ayrı limit) kazaya sebebiyet veren araçların ZMM Trafik Sigorta Poliçelerini düzenleyen ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'ne karşı da dava açtıklarını beyan ederek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu kaza sebebiyle yaralanan ...’ün müvekkili şirket tarafından karşılanan 115.435,31 EURO tedavi gideri ve iş göremezlik ödemesinin (fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının) müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı sigorta şirketleri kusur oranları ve azami poliçe limitleri ile SGK ise tedavi giderlerinden sorumlu olmak kaydıyla), tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu kazanın meydana gelmesinin ardından mağdur ...'ün zararının tazmini için müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine müvekkili şirket tarafından yapılan değerlendirme sonrasında vekil Av. ...'e 255.000,00 TL tutarındaki tazminat miktarı 23.10.2017 tarihinde ibraname ile ödenmek suretiyle mağdur ...'ün maluliyetine ilişkin zararın tazmin edildiğini, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile, davacı tarafın sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsü bakımından tüm hak ve alacaklarından feragat ettiğini, bu nedenle davanın müvekkili şirket bakımından reddi gerektiğini, KTK Madde 111 gereğince tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğini, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu 23.10.2017 tarihli ibranme ile tam olarak yerine getirmiş olması ve işbu davanın 26.07.2023 tarihinde açılması sebebiyle 2 yıllık sürenin geçtiğini, davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle davacının, basiretli bir tacir olarak, sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemeyi tenzil etmemesi sebebiyle, mükerrer ödeme yaptığını, davacının mağdura yapmış olduğu ödemelerin neye istinaden yapıldığı bilmediklerini fakat dosyaya sunulan evraklardan mağdurun sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri zararlarını karşılayacak şekilde tüm ödemelerin mükerrer olarak yapıldığını, ayrıca sigortalı araç sürücüsünde 0,77 pr. alkol tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kendi kusuru ile sebep olduğu trafik kazasında, sürücünün alkollü olması sebebiyle indirim yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle davacının rücu talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği maddi tazminata ilişkin taleplerinin kalem kalem açıklaması gerektiğini, davacı, her ne kadar mağdura 115.431,31-Euro ödeme yaptığını iddia etse de bu ödemenin neye istinaden yapıldığı, hangi tarihte yapıldığı ve hangi alacak kalemine ait ne kadar ödeme yaptığının belli olmadığını, davacının rücuya ilişkin taleplerini açıklanmasını talep ettiklerini, davacının Euro cinsinden rücu talebinde bulunduğunu, müvekkili şirketin yalnızca TL cinsinden yapılan hesaplamalardan sorumlu tutulabileceğini, davacının ... plakalı aracın ne sigortalısı ne de sigortalı araç sürücüsü olmadığını, Zorunlu Trafik Sigortasında taraf sıfatı ile bağlı olmayan davacının açmış olduğu davanın husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, davacının, mağdurun işvereni olduğunu, sigorta poliçesinin ise trafik kazası sebepli olduğunu ve müvekkili şirketin sigortalısı ile müvekkili şirket arasında olduğunu, işverenjn sözleşme tarafı olmadığını, müvekkili şirketten rücu talep edecek konumda bulunmadığını, sigortalı ve sigortacının rücu talebinde bulunabileceğini, mağdurun işvereninin rücu talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının mağdura yaptığı ödemelerin sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğunu, mağdurun iddia edildiği gibi malul kaldığının sabit olmadığını ve tespite muhtaç olduğunu, Almanya yasalarına göre düzenlenecek herhangi bir maluliyet raporunun, ülkemiz yasa ve yönetmeliklerine uygun olmayacağından, adli tıp kurumundan maluliyet raporu alınması gerektiğini, mağdur ...'ün geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri zararının poliçe teminat kapsamında olmadığını, davacının geçici iş göremezlik gideri, tedavi gideri ve bakıcı talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, tedavi giderlerinin, Trafik Sigortası Genel Şartları ve Karayolları Trafik Kanunu gereği trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin, başvuranın tedavi gideri zararından sorumlu tutulmasının, yasaya, trafik sigortası genel şartlarına aykırılık teşkil edeceğini, müvekkili sigorta şirketinin yalnızca sigortalı araç sürücüsünün kusurundan poliçe limitiyle sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile; müvekkili şirketin ancak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu tutulabileceğini, müvekkili şirketin kaza tarihi itibari ile temerrüte düşmediğinden, kaza tarihinden itibaren başlayacak faiz isteminin yerinde olmadığını, söz konusu uyuşmazlığın haksız fiil olduğunu, avans faiz istenmesinin kabul edilemeyeceğini beyan ederek; davanın müvekkili şirketin tüm sorumluluğunu yerine getirmesi sebebiyle reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, usul yönünden reddi gerektiğini, davacının, yabancılık sebebine bağlı olarak teminat yatırma yükümlülüğü bulunduğunu, mahkememiz tarafından teminat belirlenerek davacı şirketin teminat yatırmasına, yatırılmaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin net olmadığını, taleplerine ilişkin alacak kalemlerinin neler olduğunu belirtilmediğini, her bir alacak kalemi için talep edilen miktarların belirtilmediğini, talep edilen tutarın hangi alacak kaleminden oluştuğu ve alacak kalemlerinin miktarının ne olduğunun açıklanması gerektiğini, rücu talebinde sadece sigortalı ve sigortacının bulunabileceğini, davacının sözleşme tarafı olmadığını, müvekkili şirketten rücu talep edecek konumda olmadığını, bu nedenlerle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın her ne kadar müvekkili şirkete başvuru yaptığını beyan etmişse de gerekli evrakları temin etmediğinden dava şartını yerine getirmediğini, bu nedenle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluk da olmayacağını, öncelikle dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur oranının tam olarak belirlenmesi gerektiğini, davacının taleplerinden müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderlerin sağlık gideri teminatı kapsamına girdiğini, sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, kazaya karışan aracın müvekkili şirket ile arasındaki ilişkinin ticari nitelik arz etmediğini, tazminat talebinin haksız fiilden kaynaklanmadığını, KTK’ nın tazminatın biçimi ile ilgili borçlar kanunun haksız fiil hükümlerine yollama yaptığını, borçlar kanununda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin sadece sorumluların ödemesi gerektiğinin açık olduğunu, faiz talebine ve faizin türüne itiraz ettiklerini beyan ederek; davanın reddine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili kurum aleyhine olan taleplerinin haksız ve yersiz olduğunu, ...'ün acil müdahalesinin kaza tarihi olan 21.09.2015 tarihinde, trafik kazasının hemen ardından acil girişi yapılarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde gerçekleştirildiğini, acil tıp, ortopedi ve travmatoloji servisinde tedavi edilip acil hali sona erdikten sonra taburcu edildiğini, kendi isteği ile Almanya'ya gittiğini ve orada tedavisine devam ettiğini, trafik kazasına bağlı acil tedavilerinin devlet hastanesi ve özel hastane tarafından sağlandıktan sonra Medula Hastane sisteminden fatura edildiğini ve müvekkili kurum tarafından karşılandığını, yasal düzenlemeler ışığında acil hali sona eren hastanın, kurumla sözleşmeli olmayan ve yurtdışında bulunan hastanede aldığı acil hal sonrası tedavilerine ilişkin giderlerden müvekkili kurumun sorumlu olmadığını, davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklanmadığını, sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsiline ilişkin olduğundan Borçlar Kanunu’nda düzenlenen rucüya ilişkin zamanaşımı hükümlerine tabi olduğunu, dava konusu olayda uzatılmış ceza zamanaşımı süresi olan 8 yılın kimlere karşı geçerli olduğunun belirlenmesi gerektiğini, huzurdaki dosyada davalı olarak yer alan müvekkili kuruma, trafik kazası yani haksız fiilden değil, KTK kapsamı dışındaki bir kanuni düzenleme uyarınca SGK’ya yüklenen tedavi giderleri ödeme yükümlülüğü dolayısıyla dava açıldığını, müvekkili kurum bakımından uzatılmış zamanaşımının uygulanmaması gerektiğini, KTK 109/3. maddesinde yer alan rücuya ilişkin 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın müvekkili kurum yönünden zamanaşımı bakımından reddini talep ettiklerini, davaya konu kazanın 21.09.2015 tarihinde meydana geldiğini, SGK'ya başvuru tarihi olan 31.08.2018 tarihi itibari ile 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkili kuruma yapılan taleplerin zamanaşımına uğradığını, talep tarihi itibariyle söz konusu bedellerin, yasal süreler içerisinde müvekkili kuruma başvurulmadığından hak düşürücü süreye uğradığını, Türkiye - Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesine göre idari yardım yapmakla yükümlü bulunan müvekkili kurumdan, sigortalıların geçirdiği trafik kazası ile ilgili olarak Alman Sigorta Kurumunda idari yardım talebinde bulunulması gerektiğini, müvekkili kurumun kayıtlarının tetkikinde, sigortalıların geçirdiği trafik kazası ile ilgili olarak Alman Sigorta Kurumunca müvekkili kurumdan herhangi bir idari yardım talebinde bulunulmadığının belirlendiğini, bu sebeple davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesi gerektiğini, vatandaşların ödediği zorunlu trafik sigorta poliçesi prim bedellerinin belirli bir yüzdesinin SGK’ya verildiğini, özel sigorta şirketlerinin zorunlu trafik sigortası poliçesi nedeniyle yapacakları ödemelerin SGK’nun sorumluluğuna geçtiğini, sağlık poliçesi kapsamında yapılan ödemelerin SGK sorumluluğuna geçtiğine dair bir hüküm olmadığını, trafik poliçeleri haricindeki diğer poliçelerden (örneğin huzurdaki davada olduğu gibi sağlık poliçelerinden) ...’na herhangi bir prim aktarımı yapılmadığını, davacı ile sigortalı arasındaki sigorta poliçesinden de müvekkili kuruma herhangi bir prim aktarımı yapılmadığını, sigorta şirketi özel sağlık sigortası nedeniyle lehtardan primlerini tahsil etmiş olduğundan, özel sağlık sigortası nedeniyle yapılan ödemelerden ...’nun sorumlu tutulmasının davacı sigorta şirketi lehine sebepsiz zenginleşme meydana getireceğini, özel sağlık sigortası vasıtasıyla trafik kazalarına ilişkin sağlık harcamaları Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesiymiş gibi SGK’dan talep edilmesinin mevzuatın suistimal edilmesi anlamına geleceğini, davacının sigortalısının trafik kazası öncesi ve sonrasında yabancı ülkede sigortalı olarak çalıştığını ve yaşamını sürdürdüğünü, Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde 04/04/2015 tarihinde yapılan değişiklik ile sağlık hizmet bedellerinin nasıl ödeneceği yasa hükmüne bağlandığını, genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esaslarına göre hazırlanan ... Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında ödendiğini, kaza tarihinin 2015 kanun değişikliği sonrasında olduğunu, müvekkili kurum tarafından karşılanacağı belirtilen tedavi masraflarının Türkiye’de üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmeti bedelini kapsadığını, bunun dışında yurtdışında çalışan ve çalıştığı ülke mevzuatına göre sigortalı olan kişilerin yurtdışında yapılan tedavi masraflarından 2918 sayılı yasanın 98. maddesi çerçevesinde müvekkili kurumun sorumluluğunda olmadığını, ...'ün genel sağlık sigortası kapsamında olmadığını, ikametinin yurtdışında, yabancı ülkede bu ülkenin kanunlarına göre sigortalı olarak çalıştığını, Türk vatandaşı olup trafik kazası nedeniyle yurtdışında tedavi görmesi gereken kişilerin tedavi masraflarının nasıl karşılanacağının, müvekkili kurum tarafından yayımlanan “Trafik Kazalarına Bağlı Tedavi Giderleri” konulu 2012/5 sayılı genelgenin 5. Maddesinde “T.C. uyruklu kişilerin yurt dışı tedavileri ise Kurumun ilgili mevzuatı çerçevesinde yürütülecektir.” şeklindeki düzenleme ile açıklığa kavuşturulduğunu, kastedilen tedavi masrafının T.C. uyruklu kişinin trafik kazası nedeni ile Türkiye'de yapılması mümkün olmayan ve yurtdışında yapılması gereken tedavilerden bahsedildiğini, yurtdışında yaşayan ve yaşadığı ülke mevzuatına göre sigortalı olan kişiler için yurtdışında yapılan tedavi masraflarının kastedilmediğini, T.C uyruklu kişilerin yurt dışı tedavi giderlerinin SUT hükümleri gereği sevk edildiği takdirde karşılandığını, yurtdışı sağlık harcamalarının karşılanabilmesi için; 5510 Sayılı Kanun kapsamında sağlık yardımları SGK tarafından karşılanan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yurt içinde yapılamayan tetkik/tahlil ve tedavi işlemleri usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ile bağlı bulunduğu il müdürlüğüne veya Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğüne başvuru yapıldığını, tedavi için gerekli sağlık kurulu raporunun temini ve onay aşamalarının tamamlanmasını müteakip hasta / yakını veya SGİM tarafından GSSGM'ne intikal ettirilerek GSSGM Makamının onayına sunulduğunu, kazalının tedavisini yurtdışında sürdürmesi ve mevzuatın gereklerini yerine getirmediği sabit olduğundan SGK’nın Almanya’daki tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmadığını, trafik kazaları sonucu oluşan sağlık giderlerinin karşılanması, SGK - GSSGM tarafından yayımlanan Trafik Kazalarına Bağlı Tedavi Giderleri konulu 07/02/2012 tarihli ve 2012/5 sayılı Genelge ile düzenlendiğini, kurumla sözleşmeli olmayan sağlık hizmet sunucularınca (SHS) trafik kazalarına bağlı olarak oluşan sağlık hizmeti giderleri SUT hüküm ve ekleri esas alınarak manuel olarak değerlendirilip ödendiğini, hastanın ilk 24 saat içinde stabilize edilerek ilgili kliniğe yatırılması veya hastanın başka bir sağlık hizmeti sunucusunun yataklı kliniğine sevk edilmesiyle acil halin sona erdiğini, dolayısıyla; dava konusu tedavilerin 2016-2017-2018 yıllarına ait olduğunu, acil hal kapsamına girmediğini, davacının müvekkile kurumdan olan taleplerini tümünü kabul etmemekle birlikte, tedavi giderlerine ilişkin evraklar incelendiğinde birtakım gider kalemlerinin, bakım parası, ulaşım giderleri, sürekli ve geçici işgörmezlik tazminatı, SGK tarafından karşılanmayan ulaşım ve tedavi giderleri, sürekli ve geçici bakıcı gideri, sosyal güvenlik primleri, emeklilik primleri gibi tedavi gideri olarak kabul edilemeyecek giderler olduğunu, dava dilekçesi ekinde yer alan tedavi belgelerinde geçtiği üzere; ek bakım ücreti, gelir eşitleme, hijyen teşvik programı için ek ödeme, eğitim ve eğitim kurumları için katkı payı, eyalet hastanelerinde kalite güvence için ek ödeme, müşterek federal komite için sistem ek ödemesi, yardımcı banyo ürünleri, ayakkabı, hastalık parası, ödenmemiş zorunlu primler, masrafı üstlenenin payı, hastalık ödeneği ödenmemiş sağlık sigortası primleri olduğunu, bu gibi kalemlerin bilirkişi marifetiyle incelenerek tedavi gideri olarak kabul edilemeyecek giderlerin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili kurumun bakıcı, ulaşım, ilaç, pansuman ve diğer bakım giderlerinden, yeme-içme özel hastane muayene farkı, geçici ve sürekli sakatlık tazminatları, yabancı ülke sigorta primleri, yabancı devletin, eyalet yönetimlerinin kesintileri, geçici ve sürekli bakım giderinden sorumluluğu bulunmadığından kurumdan istenemeyeceğini, davacı kuruluş ile müvekkili kurum arasında ticari bir ilişki ya da bir sözleşme bulunmadığını, kamu kurumu olan SGK'nın kanundan kaynaklanan sorumluluğuna ilişkin bir davada yasal faiz dışında bir faiz türünün talep edilmeyeceğini beyan ederek; davanın, öncelikle, zamanaşımı süresi ile hak düşürücü sürenin dolması, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden, davacının sigortalısının yurtdışında yaşayan ve yaşadığı ülke mevzuatına göre sigortalı olması nedeniyle bu kişi için yurtdışında yapılan tedavi masrafları müvekkili kurumca karşılanmadığı, bunun dışında kalan bakıcı, tedavi masrafı ve yol giderlerinden de müvekkili kurumun sorumlu olmadığından esastan reddine, yargılama giderleri ve nispi vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; arabuluculuk son tutanağının fotokopisini, davalılara yapılan başvuru dilekçelerinin fotokopisini, trafik kazası tespit tutanağı fotokopisini, sigortalı ...'e ait tedavi evraklarının fotokopilerini sunmuş olduğu görüldü. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi ekinde; ... Sigorta A.Ş. tarafından ... hesabına gönderilen 23/10/20217 tarihli 255.000,00 TL bedelli işleme ait dekont fotokopisini ve ... plakalı plakalı araca ait 26/08/2015 - 26/08/2016 tarihli Zorunlu Trafik Sigortası Poliçesinin fotokopisini sunmuş olduğu görüldü. Davalı ... Başkanlığı vekilinin cevap dilekçesi ekinde; davacı şirketin sigortalısı ...'e ilişkin kurumlarında yapılan yazışmaların fotokopisini sunmuş olduğu görüldü. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin 31/07/2023 tarihli dilekçesi ekinde dava konusu kazaya ilişkin ... numaralı hasar dosyasının gönderilmiş olduğu, ilgili hasar dosyasından herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığının bildirilmiş olduğu görüldü. Davacı vekilinin 22/09/2023 tarihli dilekçesi ile dava konusu kazaya ilişkin olarak yürütülen soruşturma neticesinde .... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasından kamu davası açıldığının bildirildiği, mahkememizce dosyanın celp edildiği, dosyanın tetkikinde; yapılan yargılama neticesinde sanık ...'ın sabit olan müşteki ...'e yönelik taksirle yaralama suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına, CMK.nun 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 27/04/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşıldı. Mahkememizin 14/12/2023 tarihli celsesinde davalı SGK vekiline kaza sebebiyle ...'e rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, aylıkbağlanıp bağlanmadığı hakkında açıklama yapıp bilgi ve begeleri sunmak üzere süre verildiği, davalı SGK vekilinin 15/12/2023 tarihli dilekçesi ile; rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı, gelir bağlanmadığı, gelir bağlanmadığından peşin sermaye değeri oluşmadığı, sigortalıya herhangi bir işgöremezlik rapor parası ödenmediğinin tespit edildiğinin bildirildiği, aynı celsede davacı vekiline ödemelere ilişkin açıklayı beyan ve ödeme belgelerini sunmak, sigortalısına ait 0038437007 numaralı sağlık poliçesini sunmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin 26/12/2023 tarihli dilekçesi ile davacı şirketin yasal bir sağlık sigortası kurumu olduğunu, yasal sağlık sigortasının Almanya' da yaşayanlar için zorunlu olarak kabul edildiğinin, Türkiye'deki devletin zorunlu tuttuğu Genel Sağlık Sigortası ile benzer yönler içerdiğini, dolayısıyla özel sağlık sigortaları gibi özel klozlara sahip poliçeler tanzim edilmediğini beyan ettiği, dilekçesi ekinde ...'ün 03/07/1984 ile 14/03/2021 tarihleri arasında sigortalı olduğuna dair evrakın tercümesini sunmuş olduğu, 28/12/2023 tarihli dilekçesi ile ödemelere ilişkin beyan ve ödemelere ilişkin evrakların tercümelerini sunmuş olduğu, yine aynı celsede davalı ... Sigorta A.Ş. vekiline müvekkili nezdinde bulunan hasar dosyasını sunmak üzere süre verildiği, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin 08/01/2024 tarihli dilekçesi ekinde hasar dosyasının sunulmuş olduğu anlaşıldı. Mahkememizce ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne yazı yazılarak dava konusu kaza sebebiyle dava dışı ...'e ait tedavi evraklarının celp edildiği anlaşıldı. Mahkememizin 04/04/2024 tarihli celsesinde dosyanın kusur ve maluliyet raporu alınması için ATK'ya gönderilmesine ve davalının zamanaşımı itirazının reddine dair karar verildiği, dosyanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi' nin 2021/6210 Esas 2021/8648 Karar sayılı ilamı uyarınca davaya konu kazanın gerçekleştiği 12/09/2015 tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri uyarınca geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı, var ise süresinin tespiti yönünden rapor tanzim edilmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci İhtisas Dairesi'ne, davaya konu trafik kazası sebebiyle kusur yönünden rapor tanzim edilmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderildiği, İkinci İhtisas Dairesi'nin 28/05/2024 tarihli yazısı ile ...'ün muayenesi için randevu tarihi verildiği, mahkememizce ara karar kurularak ...'ün verilen randevu tarihinde kimlik belgesiyle birlikte Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'nda hazır bulundurulmasının davacı tarafça sağlanmasının ihtar edildiği, davacı vekilinin 07/06/2024 tarihli dilekçesi ile dava dışı ...'ün yurt dışında ikamet ettiğini, Türkiye'ye gelme imkanı bulunmadığını, fiziki olarak muayene olma imkanı bulunmadığından dolayı ara karardan rücu edilerek dosyada bulunan bilgi ve belgeler üzerinden rapor alınmasını talep ettiği, mahkememizce İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci İhtisas Dairesi'ne yazı yazılarak dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler üzerinden raporun düzenlenmesinin mümkün olup olmadığının sorulduğu, verilen cevapta kişinin sekel durumunu belirtir son durum muayenesinin dosya içerisinde görülmediği bu nedenle mevcut belgelerle yeterli kanaat oluşturulamayacağının bildirildiği, mahkememizce yeniden ara karar kurularak davacı vekiline yazı cevabına karşı beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin 26/07/2024 tarihli dilekçesi ile davacı şirket tarafından geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri doğrultusunda yapılan ödemelere ilişkin ödeme görüntüleri, ödeme kalemleri, yapılan tedavilere ilişkin tespitler, hastane evraklarının dosya içerisinde ayrıntılı olarak bulunduğunu, Adli Tıp Kurumu tarafından müvekkili şirket tarafından sigortalısına yapılmış olan ödemeler konusunda rapor düzenleme görevi bulunmadığını, dosyada mevcut bulunan bilgi ve belgeler doğrultusunda dosya üzerinden geçici iş göremezlik ödemesi ve tedavi gideri miktarının sigorta poliçesi kapsamına girip girmediği, davalıların ayrı ayrı sorumluluğu ve miktarlarının hesaplanması için konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, dava dışı ...'ün yurt dışında ikamet ettiğinden Türkiye'ye gelme imkanı bulunmadığını beyan ettiği, mahkememizin 03/10/2024 tarihli celsesinde davacı vekiline sigortalısı ...'ü hazır edip edemeyeceği hususunda beyanda bulunmak üzere son kez 2 haftalık kesin süre verildiği, aksi taktirde mevcut dosya durumuna göre karar verileceği hususunun ihtar edildiği, davacı vekilinin 09/10/2024 tarihli beyan dilekçesi ile dava dışı sigortalı ...'ün 14/03/2021 tarihinde vefat ettiğinin bildirildiği, mahkememizce dava dışı ...'ün nüfus kaydının UYAP sisteminden kontrol edildiği, 14/03/2021 tarihinde vefat ettiğinin tespit edildiği, mahkememizce Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'ne yeniden yazı yazılarak ...'ün vefat ettiğinin bildirilerek dosyadaki bilgi ve belgeler ile istenilen raporun tanzim edilmesinin istenildiği, 29/01/2025 tarihli raporda sonuç ve özet olarak; "Mevcut belgelere göre yapılan değerlendirmede; 14/03/2021 tarihinde vefat ettiği bildirilen ...’ün 21/09/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesinde; kas - iskelet sistemi, üst ekstremiteye ait sorunlar, el bileği eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6 ve Şekil 2.7 ‘ye göre üst ekstrmeite özürlülük oranı %8, Şekil 2.8 ve şekil 2.9’a göre üst ekstremite özürlülük oranı %3, olup balthazard formülüne göre %11, tablo 2.3’e göre %7 olduğuna göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %7 (YÜZDEYEDİ) olduğu, Ön kol kırığının fizyolojik iyileşme süresinin 4 ay olduğu ancak kişide gelişen psödoartroz komplikasyonu nedeniyle toplam iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (ONİKİ) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, raporun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilince 18/02/2025 tarihli maluliyet raporuna karşı beyan dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilince 20/02/2025 tarihli maluliyet raporuna karşı itiraz dilekçesi, davacı vekilince 27/02/2025 tarihli maluliyet raporuna karşı beyan dilekçesini sunmuş oldukları, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 28/06/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "A) Sürücü ...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, B) Sürücü ... %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, C) ...'ün kusursuz olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, raporun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilince 31/07/2024 tarihli kusur raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilince 29/08/2024 tarihli kusur raporuna karşı itiraz dilekçesini sunmuş oldukları anlaşıldı. Mahkememizin 20/03/2025 tarihli celsesinde ATK maluliyet raporuna karşı yapılan itirazların reddine, dosyanın aktüer uzmanı ..., doktor ..., ve sigorta alanında uzman ...'a tevdi ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, müteveffa sigortalının dava konusu kaza sebebiyle uğramış olduğu iş göremezlik ve tedavi masrafları zararının hesaplanarak, davacı sigortacı tarafından yapılan ödemeler ile karşılaştırılması, rücu şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve davacının davalılara rücu edebileceği miktarın her bir davalı yönünden ayrı ayrı miktar belirtilerek hesaplanarak rapor düzenlenmesine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 07/09/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "Dava dışı ...'ün 21.09.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması sonucu ... Üniversitesi Hastanesinde ve ... Travmatoloji Kliniğinde yapılan tedavileri kaza ile illiyetli olup, ... Üniversitesi Hastanesinde yapılan tedavilerin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığı, ... Travmatoloji Kliniğinde yapılan, kaza ile illiyetli ve faturalı tedavi giderlerinden kurum sorumlu olduğu tutarın 4.640,32 TL olarak hesaplandığı, Sigorta Mevzuatı yönünden; 1. Davaya konu olayda davalılardan 1 nolu davalı ... Sigorta A.Ş.'nin; dava dışı ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracı ... poliçe numarasıyla 26/08/2015 - 26/08/2016 tarihleri arasında Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu, 2. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre 21/09/2015 tarihinde meydana gelen davaya konu kazanın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiği, 3. Davaya konu olayda davalılardan 3 nolu davalı ... Sigorta A.Ş.'nin; dava dışı ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu ...plakalı aracı ... poliçe numarasıyla 07/03/2015- 07/03/2016 tarihleri arasında KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu, 4. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre 21/09/2015 tarihinde meydana gelen davaya konu kazanın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiği, 5. Davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle Zorunlu Trafik Sigortası Tedavi Giderleri (Sağlık Gideri) Teminat limitinin Kişi Başına 290.000,00 TL ve Sakatlanma ve Ölüm Teminat limitinin ise Kişi Başına 290.000,00 TL olduğu, 6. Davaya konu kaza sebebiyle zarar gören 3. şahıs konumunda olan dava dışı ...'ün önce Türkiye'de ... Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi gördüğü, sonra kalan tedavisini Almanya'da sürdürdüğü, tedavi giderleri ile iş göremezlik giderlerinin ise davacı ... şirketi tarafından karşılandığı 7. Davacı tarafça Sayın Mahkemeye sunulan dilekçede yer aldığı üzere; davacı tarafından iş göremezlik, tedavi, bakım ve sair giderleri olarak 115.435,31 EUR tutarında ödeme yapıldığının iddia olunduğu, ödemelere ilişkin olarak dosya içeriğinde tercüme olarak yer alan çeşitli faturalar bulunduğu, dolayısıyla davacı tarafça ödendiği iddia olunan tutarlara ilişkin hukuki değerlendirme ve takdir yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, 8. Davaya konu kaza sebebiyle davalılardan 1 nolu davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından dava dışı ...'ün vekili olduğu değerlendirilen dava dışı Av. ...'e 23/10/2017 tarihinde 255.000,00 TL tutarında tazminat ödemesi gerçekleştirildiği, ödemeye ilişkin banka dekontunun dosya kapsamında yer aldığı, 9. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre, davaya konu kaza sebebiyle davalılardan 3 nolu davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığı, 10. Detayları yukarıda yer aldığı üzere; dosya kapsamında bulunan T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın ...-101.01.02-2024/... sayılı 28/06/2024 tarihli Adli Tıp Raporu ile işbu bilirkişi heyet raporunun Tibbi ve Tedavi Giderleri Yönünden Değerlendirmeler kısmında yer alan tespitlere istinaden zarar gören 3. şahıs konumunda olan dava dışı ...'ün görmüş olduğu bedeni zararın (sağlık gideri + maluliyet) TTK Madde 1473 ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. Sigortanın Kapsamı maddesi uyarınca kişi başına sağlık gideri teminat limiti 290.000,00 TL ve kişi başına sakatlanma ve ölüm teminat limiti 290.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere, kusur oranlarına göre davalılardan 1 nolu davalı ... Sigorta A.Ş. ve 3 nolu davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenmiş olan zorunlu trafik sigorta poliçesi teminat kapsamında olduğu, 11. Davalılardan 1 nolu davalı ... Sigorta A.Ş.'nin dava dışı ...'ün vekili olarak değerlendirilen 23/10/2017 tarihinde Av. ...'e 255.000,00 TL tazminat ödemesi (mağdur ...'ün maluliyetine ilişkin zararı tazmin edildiği belirtilmektedir) gerçekleştirdiği göz önünde bulundurulduğunda, 1 nolu davalı ... Sigorta A.Ş. açısından sakatlanma ve ölüm teminat limitinin kalan bakiye tutar olan (290.000,00 TL - 255.000,00 TL) 35.000,00 TL ile sınırlı olduğu, 12. Davalılardan 1 nolu davalı ... Sigorta A.Ş. ve 3 nolu davalı ... Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından Sayın Mahkemeye sunulan cevap dilekçelerinde belirtilen zaman aşımı itirazlarına yönelik değerlendirmelerin farklı bir uzmanlık alanının konusu olduğu, bu husus ile ilgili tarafımca değerlendirme yapılamadığı, konuyla ilgili hukuki değerlendirme ve takdir yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Tazminat hesapları bakımından; 1- Adalet Bakanlığı, ATK, Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 28.06.2024 tarihli raporda; Sürücü Ahmet TAŞTAN'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ... %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, ...'ün kusursuz olduğu kanaatini bildirdikleri, 2- Adalet Bakanlığı, ATK Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 29.01.2025 tarihli 1252 sayılı raporda; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesine göre kazazede ... için; -Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %7 (yüzde yedi) olduğu, -Toplam iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (ONİKİ) aya kadar uzayabileceği, -Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı mütalaa olunduğu, 3- Kazazede ...'ün Almanya'da çalıştığı ve o ülke de sigortalı göründüğünden Almanya'da almış olabileceği ücretler dikkate alınarak seçenekli hesaplama yapıldığı, kusur oranlarına göre iş bu hesaplamanın tabloda gösterilmiş olduğu, 1. Seçenek 2. Seçenek Davacının 12 aylık Geçici İş Göremezlik maddi zararı = 126.049,95 TL 72.198,06 TL Davacının %7 Sürekli İş Göremezlik maddi zararı = 59.688,64 TL 34.186,16 TL Toplam maluliyet maddi zarar = 185.738,59 TL 106.384,22 TL Davalı ... Sigorta sigortalısı kusuru %25 kadar

46.434,65 TL 26.596,06 TL Davalı ... Sigortalısı kusuru %75 kadar = 139.303,94 TL 79.788,17 TL

4- Davalı sigorta şirketi ... Sigorta AŞ tarafından dava dışı kazazedeye 23.10.2017 tarihinde 255.000,00.-TL ödeme yapılmış olduğundan bu tutarın güncel değerinin hesaplanan maddi zarar tutarından mahsubu gerektiği, bu duruma göre kazazedenin maluliyet maddi zararları şu şekilde hesaplanmıştır. 1. Seçenek 2. Seçenek Davacının 12 aylık Geçici İş Göremezlik maddi zararı = 126.049,95 72.198,06 TL Davacının %7 Sürekli İş Göremezlik maddi zararı = 59.688,64 TL

34.186,16 TL Toplam maluliyet maddi zarar = 185.738,59 TL 106.384,22 TL Davalı ... Sigorta sigortalısı kusuru %25 kadar = 46.434,65 TL 26.596,06 TL Davalı ... Sigortalısı kusuru %75 kadar = 139.303,94 TL 79.788,17 TL Davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından yapılan 23.10.2017 ödemesi = 255.000,00 TL 255.000,00 TL Yapılan ödemenin güncel değeri = 332.841,37 TL 332.841,37 TL Davalı ... Sigorta A.Ş. Bakiye sorumluluğu = -193.537,43 TL -253.053,20 TL

5- Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 23.10.2017 tarihinde yapılan ve güncel değeri 332.841,37.-TL olan ödeme ile kendi sorumluluk payını karşılamış olduğu, bu sebeple davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden bakiye sorumluluk bulunmadığı, 6- Buna karşılık, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yukarıda belirtilen kusur oranına denk gelen tutarlarla sorumluluğunun bulunduğu,

Toplam maluliyet maddi zarar = 185.738,59 TL 106.384,22 TL Davalı ... Sigorta sigortalısı kusuru %25 kadar = 46.434,65 TL 26.596,06 TL ...'nın ... Sigorta A.Ş.'den talep edebileceği tutar = 46.434,65 TL 26.596,06 TL

Yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilince 09/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... Başkanlığı vekilinin 12/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini, davacı vekilinin 19/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin 25/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini sunmuş oldukları, mahkememizin 25/09/2025 tarihli celsesinde taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanları değerlendirilmek üzere bilirkişilerden ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin 12/11/2025 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak; "Tedavi giderleri bakımından: Dava dışı ...'ün 21.09.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması sonucu ... Üniversitesi Hastanesinde ve ... Travmatoloji Kliniğinde yapılan tedavileri kaza ile illiyetli olup, ... Üniversitesi Hastanesinde yapılan tedavilerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığı, ... Travmatoloji Kliniğinde yapılan, kaza ile illiyetli ve faturalı tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu tutarın 4.640,32 TL olduğu, Tazminat hesapları bakımından; 1-Dava dışı kazazede ...'ün maluliyet maddi zararlarının kusur oranlarına göre dağılımın şu şekilde olduğu; (kök rapordaki hesaplama aynen korunmuştur.)

1. Seçenek 2. Seçenek Davacının 12 aylık Geçici İş Göremezlik maddi zararı = 126.049,95 TL 72.198,06 TL Davalı ... Sigorta sigortalısı kusuru %25 kadar = 31.512,49 TL 18.049,52 TL Davalı ... Sigortalısı kusuru %75 kadar = 94.537,46 TL 54.148,55 TL Davacının %7 Sürekli İş Göremezlik maddi zararı = 59.688,64 TL 34.186,16 TL Davalı ... Sigorta sigortalısı kusuru %25 kadar = 14.922,16 TL 8.546,54 TL Davalı ... Sigortalısı kusuru %75 kadar = 44.766,48 TL 25.639,62 TL Davacının toplam maluliyet maddi zararı (1+4) = 185.738,59 TL 106.384,22 TL Davalı ... Sigorta sigortalısı toplam sorumluluğu (2+5) = 46.434,65 TL 26.596,06 TL Davalı ... Sigorta toplam sorumluluğu (3+6) = 139.303,94 TL 79.788,17 TL Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 23.10.2017 ödemesi = 255.000,00 TL 255.000,00 TL Yapılan ödemenin güncel değeri = 332.841,37 TL 332.841,37 TL Davalı ... Sigorta A.Ş. bakiye sorumluluğu = - 193.537,43 TL - 253.053,20 TL Sigorta şirketlerinin 2015 teminat limitleri = 290.000,00 TL 290.000,00 TL

2- Davalı ... Sigorta AŞ den bakıldığında; Kaza tarihi itibarı ile davalı ... Sigorta AŞ'nin ZMSS poliçe limitleri sakatlık yönünden 290.000,00 TL ve tedavi gideri yönünden 290.000,00 TL'dir. ... Sigorta AŞ yönünden; davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının davacıya yapılan sürekli iş göremezlik tutarının güncel değeri ile karşılanmış olduğu, Davacının geçici iş göremezlik maddi zararı da davacıya yapılan geçici iş göremezlik tutarının güncel değeri ile karşılanmış olduğu, 3- Davalı ... Sigorta AŞ yönünden bakıldığında; Kaza tarihi itibarı ile davalı ... Sigorta AŞ'nin ZMSS poliçe limitleri sakatlık yönünden 290.000,00 TL ve tedavi gideri yönünden 290.000,00 TL'dir. Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 290.000,00 TL tutarındaki ZMSS sakatlık teminat limitinin altında kalmaktadır. Davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 290.000,00 TL tutarındaki ZMSS tedavi gideri teminat limitinin altında kaldığı, Sigorta Mevzuatı Yönünden; 1. Yukarıda yer alan açıklamalar dışında, kök kaporda Sayın Mahkemenize sunulan görüş ve kanaatlerimde değişiklik yapılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı, 2. Dolayısıyla kök rapordaki görüş ve kanaatlerimin muhafaza edildiği," yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilince 20/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... Başkanlığı vekilinin 24/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesini, davacı vekilinin 25/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesini, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin 26/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesini sunmuş oldukları anlaşıldı. Dava, trafik kazası sebebiyle zarar görene yurt dışında ödenen sigorta tazminatının rücu talebine ilişkindir. Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır. KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir. TBK md. 54 uyarınca bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar zarar olarak tazmin edilir. Her ne kadar talebin zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de; Halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 17/01/1972 tarihli ve 1970/2 E. 1972/1 K. sayılı kararında; sigorta bedelini ödeyen sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde ve sigorta ettirenin halefi sıfatıyla açacağı davanın zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı kişiye karşı açabileceği davanın zamanaşımına tabi olacağı ve aynı tarihte başlayacağına karar verilmiştir. KTK'nun 109. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmü yer almaktadır. Halefiyette, zarara uğrayan sigortalının zararını gideren sigortacı, sigortalının yerine geçerek, sigortalıya ödediği bedel nispetinde sorumlulara karşı dava açıp şayet sigortalı tarafından açılmış bir dava var ise davaya devam etmektedir. Bu nedenle halefiyete dayalı olarak açılan davada zamanaşımının sigortalı ile sorumlu kişi arasındaki hukuki ilişkiye göre belirlenmesi yani sigortalı tarafından açılan davada hangi zamanaşımı süresi uygulanacak ise sigortacı tarafından açılacak olan davada da aynı zamanaşımı süresinin nazara alınması gerekmektedir. Bu nedenle görülecek davada yetkili mahkeme, zamanaşımı ve ispata dair kurallar, sigortalı ile üçüncü kişi arasındaki hukuki ilişkiye göre belirlenir. Bu hukuki ilişkinin tabi olduğu zamanaşımı süresi, halefiyet davasında da geçerlidir. Zamanaşımı yönünden sigortalı için uygulanacak hükümler, sigorta şirketi için de uygulanır. Zarara sebebiyet veren aleyhine aynı olay sebebiyle zarar gören ile onun halefi yönünden, başlangıç ve sona erme tarihleri farklı iki tür zamanaşımı kabul edilemez. "...Dava, sağlık sigortası poliçesi uyarınca hak sahibine ödenen tedavi giderinin 6111 sayılı Kanun uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumundan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Rücu davası, sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Bu nedenle sigortacı tarafından açılan rücu davası aslında bir tazminat davasıdır. Zamanaşımı yönünden sigortalı için uygulanacak hükümler sigorta şirketi için de uygulanacaktır. Yine aynı nedenle zamanaşımı sigortalı için hangi tarihte işlemeye başlamış ise sigortacı için de aynı tarihte başlar ve aynı tarihte dolar. Zamanaşımı süresini düzenleyen 2918 sayılı KTK’nin 109/2. maddesinde davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş olması ve Ceza Kanununda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, davacının sigortalısının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının, cezayı gerektiren bir eylem niteliğinde bulunması, bu eylemle ilgili ceza davasının sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olması, 04.10.2011 kaza tarihinin üzerinden sekiz yıl geçmeden 24.03.2014 tarihinde davanın açılması karşısında, zamanaşımının gerçekleşmediği açıktır. Bu durumda mahkemece, zamanaşımı def’i reddedilip, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır..." (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/1686 Esas 2015/4071 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalısının trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle sağlık sigorta poliçesi uyarınca ödenen tedavi giderlerinin, sigortalının haklarına halef olarak tahsili talep edildiği için zamanaşımı süresinin KTK'nın 109/1. ve 2. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacının sigortalısının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazası cezayı gerektiren bir eylem niteliğinde olup, bu eylemle ilgili 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. Kaza tarihi olan 21/09/2015 tarihinden, davanın açıldığı 26/07/2023 tarihine kadar sekiz yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımına yönelik itiraz sebebi yerinde görülmemiştir. Somut olayda trafik kazası 21/09/2015 tarihinde ...ve ... plakalı araçlar arasında meydana gelmiştir. Dava dışı sigortalı ..., kaldırımda yaya olarak bulunduğu esnada kaza sebebiyle araçların savrulması ile zarar görmüştür. Davalılardan ... Sigorta ...ve ... Sigorta ... plakalı araçların zorunlu trafik sigortacısı olarak meydana gelen zarardan sorumludur. Davalı SGK'nın sorumluluğu ise tedavi giderlerine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde dava dışı zarar görene ödediği tedavi giderlerini ve iş göremezlik tazminatını talep etmiş ve davalıları müteselsil sorumlu tutmuş, ancak SGK’nın sorumluluğunu tedavi giderleri ile sınırlamıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden ...’ün 03/07/1984 – 14/03/2021 arasında davacı nezdinde sigortalı olduğu ve sigortanın o ülke mevzuatına göre zorunlu sağlık sigortası olduğu anlaşılmıştır. Davacının sunduğu tedavi ve sigorta belgelerinden, zarar görenin kaza sonrası tedavisine Almanya’da devam ettiği, davacının tedavi giderleri ve iş göremezlik zararına ilişkin ödemeler yaptığı görülmüştür. Bu sebeple davacının rücu talebinde aktif husumetinin bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Dava konusu kaza sebebiyle tarafların kusur durumunun tespiti için alınan ATK raporuna göre ...plakalı aracın %25 ve ... plakalı aracın %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu kusur tespiti, kazaya ilişkin yürütülen ceza kovuşturmasında .... ASCM’nin ... Esas sayılı dosyasında hüküm ile kabul edilen maddi durum ve kusur durumu ile uyumlu olup, mahkememizce de kabul edilmiştir. Dava dışı zarar görenin maluliyetine ilişkin alınan ATK raporunda, ...’ün kaza sebebiyle %7 oranında malul kaldığı ve 12 aya kadar iyileşme süresinin bulunduğu tespit edilmiştir. Raporun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime elverişli olduğu ve kaza tarihine göre doğru yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı anlaşılmış ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Zarar görenin kazanç durumunun tespitinde aktüer bilirkişi iki ayrı hesap yapmıştır. İlk seçeneğe göre dosyada mevcut olan bordroya göre, ikinci seçenekte Almanya’daki asgari ücrete göre hesap yapılmıştır. İş göremezlik zararı hesabında gerçek kazanç üzerinden zarar hesaplaması yapılması gerektiğinden mahkememizce zarar görenin ücret bordrosu esas alınarak gerçek gelirine göre yapılan zarar hesabı kabul edilmiştir. Bu halde yapılan hesaplamaya göre zarar görenin 126.049,95 TL geçici iş göremezlik ve 59.688,64 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 185.738,59 TL zararının bulunduğu tespit edilmiştir. Zarar görene, ... Sigorta tarafından 255.000 TL iş göremezlik tazminatı ödemesi yapılmıştır. Bu ödemenin güncellenerek zarardan mahsup edilmesi gerekmektedir. Aktüer bilirkişi tarafından yapılan güncel hesaba göre zarar görene ... Sigorta tarafından yapılan ödeme, zararı 332.841,37 TL oranında karşılamaktadır. Yani zarar görenin tüm iş göremezlik zararı ... Sigorta tarafından yapılan ödeme ile giderilmiş olup, bakiye bir alacağın bulunmadığı anlaşılmıştır. Tedavi giderlerine yönelik yapılan inceleme sonucu, yurt dışında yaşayan vatandaşların yurt dışında gördükleri tedavi sonucu giderlerin sorumlulara rücu edebileceği ve bunlardan belgeli giderlerden SGK’nın, belgesiz giderlerden sigorta şirketlerinin sorumlu olacağı anlaşılmıştır. SGK’nın yurt dışındaki tedavi giderlerinden kurumun sorumlu olmadığı yönündeki itirazı, yurt dışında yabancıların gördüğü tedavilerden kurumun sorumlu olmaması ancak vatandaşların yurt dışında gördükleri tedavilerden kurumun sorumluluğunun devam etmesi sebebiyle yerinde değildir. Davacının talep ettiği tedavi giderlerinin, doktor bilirkişinin raporu ile dava konusu kazaya ilişkin olduğu ve hastane kayıtları, sigorta belgeleri ile faturalardan belgeli oldukları anlaşılmıştır. Dolayısıyla talep edilen tedavi giderlerinden SGK’nın sorumluluğu bulunmaktadır. Tedavi giderleri belgeli olduğundan diğer davalıların ise sorumluluğu bulunmamaktadır. SGK’nın sorumluluğu SUT ile sınırlı olmayıp, tüm tedavi giderlerini kapsamaktadır. Buna ilişkin İstanbul BAM 17. HD’nin 2022/1218 Esas ve 2025/1526 Karar sayılı ilamı “…davacı sigortalısının Türk Vatandaşı olması nedeniyle ve yukarıda değinilen yasa değişikliği ile artık SUT kapsamında değil fatura bedeli üzerinden ödeme yapılması gerekeceğinden ve yine geçici 1. Maddede bu Kanun’un yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmeti bedellerinin de ... tarafından karşılanacağı düzenlendiğinden ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi" başlıklı 98. Maddesinde trafik kazası nedeniyle yapılacak ödemede aciliyet şartının aranmadığı anlaşılmakla davalı SGK uygulanan tedavilerin davacının sigortalısının kazadan kaynaklı yaralanması ile uyumlu olduğu tüm tedavi giderlerinden sorumlu olacaktır.” şeklindedir. Açıklanan içtihat ve mahkememizce alının doktor bilirkişi raporu uyarınca davacının, sigortalısına 59.896,11 EURO tedavi gideri ödemesi yaptığı, bu tedavilerin belgeli ve kazayla ilgili olduğu anlaşıldığından, SGK’nın tedavi giderinin ödenmesinden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının, sigortalısına ödediği tazminatlara göre aktif husumete sahip olmasına karşılık, rücu kapsamı Türk Hukuku’na göre belirlenecektir. Bu doğrultuda zarar görene ... Sigorta tarafından yapılan ödeme sonucu iş göremezlik zararının tümü giderildiğinden, davalıların iş göremezlik hususunda sorumlulukları kalmamıştır. Dolayısıyla davacının iş göremezlik zararına ilişkin rücu talebi yerinde değildir. Ancak tedavi giderleri konusunda SGK’nın sorumluluğu bulunduğundan ödenen 59.896,11 EURO tedavi giderinin SGK’dan rücu talebi haklıdır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, iş göremezlik zararına ilişkin rücu talebi yerinde olmadığından ve tedavi giderlerinin belgeli olması sebebiyle SGK’nın sorumluluğunda olduğundan Davalılar ... ve ... Sigorta yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Ret sebebi ortak olduğundan tek vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Tedavi giderlerinin rücu talebi kabul edilmiş, ödeme belgesi sunulmadığından ve ödeme tarihleri net bir şekilde açıklanmadığından dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. Dava dilekçesinde SGK’nın sorumluluğu tedavi giderleri ile sınırlı tutulduğundan, reddedilen miktarlar yönünden SGK lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiştir. HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2023/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ...'a 3.200,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilmiş, davanın, davalı ... Başkanlığı yönünden davanın kabulüne karar verildiği dikkate alınarak davalı ... Başkanlığı aleyhine arabuluculuk giderlerinin yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davalı ... Başkanlığı yönünden davanın kabulüne, 59.896,11 EURO tedavi giderinin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca işleyecek temerrüt faizi ile birlikte Davalı ... Başkanlığı’ndan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine, 3-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine, 4-Davalı ... Başkanlığı harçtan muaf olduğundan aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 11.779,27-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 268.557,41 TL vekalet ücretinin davalı ... Başkanlığı'ndan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 490.396,92 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'ne verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 54.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 8.600,00-TL ATK fatura bedeli, 3.057,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 38,40-TL vekalet harcı, 269,85-TL başvurma harcı, 11.779,27-TL peşin harç olmak üzere toplam 77.744,77-TL yargılama giderinin davalı ... Başkanlığı'ndan alınarak davacıya verilmesine, 8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Başkanlığı'ndan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı (davalı ... SİGORTA A.Ş. vekilinin e duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/454, K. 2026/96, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-454-e-2026-96-k-8068938155d6