İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/412 E. 2024/134 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/412
- Karar No
- 2024/134
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/412 KARAR NO : 2024/134
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 27/04/2023 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 27/04/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili bankanın ...... Şubesi ile müflis ...... Firması arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden borçlu firmaya ticari krediler kullandırıldığını, söz konusu kredilerin teminatını teşkil etmek üzere, Müflis..... firmasının maliki bulunduğu "İstanbul İli, ...... İlçesi, ..... Mah. ..... Pafta, ..... Ada, ..... Parsel, E 3 Blok, ...... nolu" bağımsız bölümlerde bulunan 174 adet gayrimenkul üzerine müvekkil ......bank T.A.Ş. Lehine 25.05.2012 tarihinde ..... yevmiye numarası ile 1.dereceden 10.000.000,00 TL meblağlı; 17.07.2014 tarih ve ..... yevmiye numarası ile 2. Dereceden 15.000.000,00 TL; 29.07.2016 tarih ve ...... yevmiye numarası ile 3. Dereceden 50.000.000 TL bedelli ipotekler tesis edildiğini, borçlu ..... Organizasyon tarafından kredi borçlarının süresi içerisinde ödenmemesi sebebi ile hesaplarının kat edildiğini ve 11.04.2019 tarihinde İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığını, Müflis şirket hakkında yapılan icra takibinin kesinleştiğini, müflis hakkında Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... E. Sayılı dosyasından iflas kararı verildiğini, Bakırköy ....... İflas Müdürlüğünün ...... iflas sayılı dosyasından 24.11.2021 tarihinde iflas tasfiyesine başlandığını, İflasın açılması ile birlikte iflas dosyasına 18.01.2022 tarihinde 56.980.972,80 TL müvekkil banka alacağının bildirildiğini, alacaklarının ipotek ile teminat altına alındığı ve alacakları ipotek ile teminat altına alınmış olduğundan rehinle teminat altına alınmış olan alacaklarının yapılacak nisaplarda rehinli alacak olarak dikkate alınmasını ve işleyecek faizleri de İİK 196. maddesi gereğince talep etiklerini, İflas dosyasına sunulan 23.02.2023 tarihli dilekçe ile; Müvekkili bankanın güncel tarihli kapak hesabına göre fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile 67.126.558,32 TL alacağı bulunduğunu, Müvekkili banka lehine tesis edilen ipoteklerden kaynaklı olarak toplamda 75.000.0000,00 TL limite kadar olan alacaklarının rüçhanlı alacak olarak kaydedilmesi gerektiğinin bildirildiğini, alacakları gayrimenkul ipoteği ile teminatlı olduğundan kaydı istenen alacak ve faiz tutarı, ipotek limiti içinde bulunduğundan kesinleşmiş alacaklarının masaya rüçhanlı olarak kaydedilmesi gerektiğinin beyan edildiğini, gayrimenkul rehninin alacaklısına sağladığı güvenceler kapsamında, iflasın açılması tarihine kadar işleyen faizler ile iflasın açılmasından sonra rehnin satışına kadar işleyecek faizleri de girdiğini, Rehinle temin edilmiş alacağın, rehnin satışına kadar işleyecek faizinin de o gayrimenkulün bedeli üzerinde rüçhaniyeti olduğunu, dolayısıyla ipotekli gayrimenkullerin satışına kadar işleyecek olan faiz ve masrafların da talep edildiğini, tarafların 24.04.2023 tarihinde (19.04.2023 tarihinde e-tebligat olarak tebliğ edilmiştir) tebliğ edilen sıra cetveli ile rüçhanlı olan müvekkili banka alacağının ihtilafı yargılamayı gerektiğinden bahisle alacak kayıt taleplerinin reddine karar verildiğini, iflas idaresi tarafından düzenlenen sıra cetvelinin açık kanun hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, zira iflas idaresi rehinli alacaklının alacağının reddedilemeyeceğini bildiği halde alacağın tamamını reddettiğini, İİK'nun 233. maddesi uyarınca rehinli alacak için red kararı verilmesi mümkün olmadığı gibi sıra cetveline kabul edilmeyen alacakların ayrıntılı red sebebinin gösterilmesi gerektiğini, iflas idaresinin ipotekle temin edilmiş alacakları, bunları doğuran sebep veya ipotek limiti bakımından reddetmeyip, kabul etmediğini ikinci alacaklılar toplantısına bildirmesi gerektiğini, İflas dairesinin ret kararının 19.04.2023 tarihinde e-tebligat olarak tebliğ edildiğini, müflis hakkında kesinleşmiş icra takibi bulunmakta olup müvekkili banka alacağının yargılamayı gerektirmediğini, ayrıca dosyaya müflis şirket tarafından sunulan konkordato projesinde müvekkili bankaya 80.000.000 TL borcu bulunduğu ve bunun 75.000.000 TL'sinin ipotek ile teminat altına alındığının bildirildiğini, müflis hakkında İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ...... E. sayılı dosyasından devam etmekte olan kesinleşmiş icra takibi bulunduğunu, işbu dosyanın kesinleştiğine dair iflas dosyasına İstanbul ....... İcra Müdürlüğü tarafından derkenar gönderildiğini, iflas idaresi alacak kayıt dilekçesinde 56.980.972,80 TL'lik alacak kayıt talebinde bulunulduğunun ve bu alacağın reddedildiğinis, ancak iflas dosyasına sunulan 23.02.2023 tarihli dilekçe ile müvekkil bankanın güncel tarihli kapak hesabına göre fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak kaydı ile 67.126.558,32 TL alacağı bulunduğu, müvekkil banka lehine tesis edilen ipoteklerden kaynaklı olarak toplamda 75.000.0000,00 TL limite kadar olan alacaklarımızın rüçhanlı alacak olarak kaydedilmesi gerektiği beyan edildiğini, İflas açıldığı zaman ilk dosyaya sunulan beyanları esas alınarak değerlendirme yapılarak 56.980.972,80 TL'lik alacaklarının kabul edilmediğinin bildirildiğini, Müflis şirketin konkordato projesi ile iflas dosyasından düzenlenen sıra cetveli arasında çelişki olduğunu, neticede; İkinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmamaları ve ne nispetle katılmaları gerektiği konusunda karar oluşturulmasını, müvekkil ...... bank T.A.Ş.'nin kesinleşmiş takipten kaynaklı alacaklarını fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile Masaya rüçhanlı alacaklı olarak kaydının yapılmasını, Rehinli malların satışına kadar işleyecek faizin ve masrafların da satılan gayrimenkullerin bedeli üzerinde rüçhaniyetli olarak devamını, alacağımız ipotek ile teminat altına alınmış olduğundan rehinle teminat altına alınmış olan alacak tutarının yapılacak nisaplarda rehinli alacak olarak dikkate alınmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı İflas İdaresi vekili sunmuş olduğu 08/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Bakırköy ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasından 24.11.2021 tarihinden geçerli olmak üzere iflasına karar verilen Müflis ..... Organizasyon İnşaat San. A.Ş. hakkındaki iflas tasfiye işlemlerinin Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... İflas sayılı dosyasıyla yürütüldüğünü, Müflis şirket masasına sıra cetvelinin 14 Sıra numarasına ..... bank T.A.Ş. tarafından 56.980.972,80 TL alacak kayıt talebinde bulunulmuş olup, ibraz edilen belgeler ile müflis şirket yetkilisinin beyanı dikkate alınarak alacakla ilgili ihtilaf yargılamayı gerektirdiğinden alacağın tamamının reddine karar verildiğini, İflas idaresi tarafından verilen red kararı ile ilgili olarak alacaklı ...... bank T.A.Ş. tarafından, alacaklarının 23.02.2023 tarihli dilekçe ile güncel kapak hesabı sunarak alacaklarının 67.126.558,32 TL. olarak güncellediklerini bu hususun dikkate alınmadığı, ayrıca alacağın ipotekle teminat altına alındığı ve başlatılan ipotek takibinin kesinleştiği, bu nedenle iflas idaresinin İİK.233. maddesi gereğince rehinli alacakla ilgili red kararı veremeyeceği iddiasıyla söz konusu kararın iptali hususunda mahkemede dava açıldığını, İİK.'nın 195. Maddesi “Borçlunun gayri taşınır mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.” İİK.196.maddesi “İflasın açılması ile birlikte, iflas masasına giren alacaklarda faiz işlemeye devam eder. Rehinle temin edilmemiş alacaklarda ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygulanır. Ancak, bu maddeye göre alacaklılara tahakkuk edecek faiz ödemeleri, 195 inci maddeye göre hesaplanan ana paralar ödendikten sonra bakiyesi üzerinden yapılır." Şeklindeki hükümleri ile yerleşik Yargıtay kararları dikkate alındığında, kural olarak alacak rehinle teminat altına alınmış olsa dahi, alacakların iflas tarihine kadar işlemiş faiz ve takip masraflarıyla birlikte iflas masasına yazdırılabileceğini, İflas masasına giren alacaklara iflas tarihinden sonra faiz işlemeye devam edeceğini, Rehinli alacaklar iflasın açılmasıyla birlikte muaccel olmayacağından rehinli malın satışına kadar akdi faiz, satıştan sonra bakiye alacakları üzerinden kanuni faiz işlemeye devam edeceğini, Ancak iflastan sonra işleyen faizlerin masaya kaydedilmeyeceğini, İflastan sonra işleyen faizlerin ödeme aşamasında dikkate alınacağını ve masada kayıtlı tüm alacaklar ödendikten sonra dosyada para kalması halinde faiz ödemelerinin yapılacağını, davacı banka vekilinin 23.02.2023 tarihli güncel tarihli kapak hesabına göre alacaklarını 67.126.558,32 TL. olarak güncellemişler ise de, yukarıda da belirtildiği üzere iflas tarihinden sonra işleyen faizin masaya kaydedilmesinin mümkün olmadığını, Kaldı ki davacının alacağının tamamının reddine karar verildiğini, Müflis şirkete ait bir kısım taşınmaz kaydında davacı bankanın ipoteğinin olduğunu, Ancak bu teminat (limit) ipoteğin içerisinin dolu olup olmadığı, yani ipoteğe konu alacağın mevcut olup olmadığı, mevcut ise alacağın ne kadar olduğunun tespiti yargılamayı gerektirdiğinden iflas idaresince alacağın reddine karar verildiğini, her ne kadar da davacı banka vekili tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı ve takibin kesinleştiği belirtilmiş ise de, iflas tarihinden önce başlatılan ve borçlu müflis şirket yetkilisi tarafından kasıtlı veya kasıtsız olarak itiraz edilmeyerek kesinleştirilen icra takibinin iflas idaresini bağlayıcı nitelikte olmadığını, aksi durumda kötü niyetli bir müflisin iflastan önce yapacağı hileli ve danışıklı işlemlerin diğer alacaklıları zarara sokacağını, bu nedenle iflas idaresinin red kararının yerinde ve hukuka uygun olduğunu, mahkemece, müflis şirkete ait ticari defterler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davacının talep edilen miktarda alacağının bulunmadığının görüleceğini, Yasa koyucu, kanun metnine (İİK m. 233) koymuş olduğu “...İpoteğin iptali veya miktarının tenzili iddiasını takip hakkı, isteyen alacaklıya 245 inci madde hükmü çerçevesinde devrolunur” şeklindeki ibare ile iflas idaresinin; ipotekle ilgili, yani ipoteğin herhangi bir nedenle hükümsüz kaldığı veya hileli olduğu veya geçersiz olduğu veya ipotek miktarının/limitinin düşük olması gerektiği veya benzer sair nedenlerle değerlendirme yapma ve bu gerekçelerle alacağı reddetme yetkisini ortadan kaldırdığını, İflas idaresinin alacakla ilgili karar verme yetkisini kısıtlamadığını, mevcut olmayan bir alacağın sadece taşınmaz kaydına teminat olarak konulmuş bir ipotekten dolayı kabul edilmesinin düşünülemeyeceğini, nitekim alacaklı banka vekili tarafından iflas masasına verilen muhtelif tarihli dilekçelerde alacağının önce 56.980.972,80 TL ve daha sonra 67.126.558,32 TL miktarlarda olduğunun belirtildiğini, söz konusu talep edilen miktarların hangi faiz oranı ve hangi tarihten itibaren işletilip işletilmediği belli olmadığı gibi talep edilen miktarların ve oranın kredi sözleşmelerindeki faiz oranıyla kanun ve Yargıtay uygulamalarında belirlenen oranlara Uygun olup olmadığı ancak yapılacak bilirkişi incelemesiyle tespit edilebileceğini, ayrıca davacı banka üzerinde ipotek bulunan 174 adet taşınmazı olmasına rağmen önce 97 adet taşınmazın satışını talep ettiğini, ancak işbu taşınmazların bir kısmında tesis edilmiş bulunan ipoteklerin terkini ile ilgili muhtelif tüketici mahkemelerinde açılmış olan ipotek terkin davalarında taşınmazların satışına engel tedbir koyulduğunu, akabinde 09.01.2023 tarihli dilekçesinde 91 adet taşınmazın satışını istediğini, bu 91 dairenin arasında da ipotek terkin davası açılan ve satışa engel nitelikte tedbir kararı alındığını, Sonrasında 1 adet taşınmaz için daha satışa engel nitelikte tedbir kararı alınmış olduğunu, 24.01.2023 tarihinde davacı banka tarafından 90 adet taşınmazın satışının talep edildiğini, işbu davaların derdest olduğu, yargılamanın devam ettiği, yeni ipotek terkin davalarının açılmaya devam ettiği, işbu davalarda satışa engel nitelikte tedbir kararlarının alındığını, davacı bankanın ipotekli alacağının olmasının salt alacaklı olduğunu göstermemekte ipoteklerin terkini ile ilgili davaların mevcudiyeti ve bu mahkemelerin vermiş olduğu tedbir kararının varlığı iddia edildiği gibi İK 233. maddeye aykırı işlem yapıldığı iddiasını ortadan kaldırmakta ve iflas idaresinin haklılığını göstermediğini, Zira söz konusu ipoteğin terkini ile ilgili açılmış davalar neticesinde verilecek olan kararların işbu davada Sayın Mahkeme'nin vereceği kararı doğrudan etkileyeceğinden işbu davaların neticesinin de beklenmesi gerektiğini, dolayısıyla alacaklı banka tarafından talep edilen miktarın büyüklüğü de dikkate alındığında diğer tüm masa alacaklılarının ve müflis şirketin menfaatlerinin haleldar olmaması açısından ve gerçek alacağın tespiti bu yön itibariyle önem arz ettiğinden mahkemenin yapacağı tespit, inceleme ve yargılama neticesinde vereceği karar açısından iflas idaresinin verdiği kararın doğru olduğunu, neticede davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 235'nci maddesine istinaden açılmış olup, iflas idaresince kabul edilmeyen alacağın müflisin’in iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir. İflâs Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevaptan, müflis ...... Organizasyon İnşaat Sanayi Anonim Şirketinin Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas sayılı idosyası üzerinden 24/11/2021 tarihinde iflâsına karar verildiği, iflâs tasfiye işlerinin ...... iflâs sayılı dosyasında yürütüldüğü, iflâs idaresi tarafından düzenlenen cetvelin Ticaret Sicil Gazetesinde ve ..... Gazetesinde ilan edildiği,davacının masraf yatırması nedeniyle sıra cetvelinin kendisine 24/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği,buna göre davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişiler Prof. Dr. ..... tarafından mahkememize sunulan 08/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davacı banka ile davalı kredi lehtarı (asıl borçlu) MÜFLİS- ..... ORGANİZASYON İNŞAAT SANAYİ A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, bahse konu sözleşme kapsamında nakdi krediler kullandırılmış olduğu, bahse konu sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalı müflis şirketten aşağıda tespit edilen ASALETEN alacaklarını iflas masasına kaydı bağlamında talep edebileceği kanaatinin edinildiği, dosya içeriğine göre alacağın 75.000.000,00 TL'lık rehinle (İpotek, menkul rehni, işletme rehni vesaire gibi) temin edilmiş olduğu anlaşıldığından, hali hazırdaki mevcut delil durumuna göre mezkur alacağın tamamı imtiyazlı / rüçhanlı alacak statüsünde değerlendirilmiş olduğu, toplam 56.917.082,89 TL'lık nakdi alacağın iflas masasına tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla İİK'nun 195. 206 m. ve 235 m. hükmü uyarınca imtiyazlı / rüçhanlı alacak statüsünde kaydının yaptırılabileceği, gayrinakdi alacak yönünden davacı banka kayıtlarında halen risk unsuru taşıyan herhangi bir çek taahhüt bedeli kaydı bulunmadığı için, iflas masasına kaydı gereken gayrinakdi bir alacağın bulunmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 235. maddesinde; “Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir. Anılan hüküm gereğince alacağı iflâs idaresi tarafından tamamen veya kısmen reddedilen ve sıra cetveline alınmayan yahut da sıra cetveline alınan başka bir alacaklının alacağına veya sırasına karşı koymak isteyen alacaklının, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içerisinde iflâs masasına (idaresine) karşı iflâs kararı verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine sıra cetveline itiraz davası açması gerekir. Bu dava iflâs alacaklıları veya mülkiyet dışında istihkak iddiasında bulunanlar tarafından açılabilir; müflisin bu davayı açması mümkün değildir (Atalı /Ermenek /Erdoğan, s. 613). Sıra cetveline itiraz davası, normal bir eda (alacak) davasıdır. Çünkü bu dava ile, alacaklı, iflâs idaresinin alacağını tamamen veya kısmen haksız olarak reddettiğini iddia ederek iflâs masasının (idaresinin) bu alacağı ödemeye mahkûm edilmesini ister. Uygulamada bu dava “kayıt kabul davası” olarak nitelendirilmekte ve dava dilekçesinde, alacaklı, alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmektedir (Kuru, s. 1333). Kayıt kabul davası bilindiği üzere alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas idaresine karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise iflas dairesidir. İspat yükü kural olarak masaya yazdırılması gereken alacağı olduğunu iddia eden davacı alacaklı üzerindedir. Sadece alacak belgesinin bulunması alacağın gerçek varlığı yönünde yeterli olmayıp alacaklı-borçlu arasındaki temel ilişkilere inilip sair belge ve bilgilerle gerçek alacağın tespit edilmesi gerekli olup ispat hususuda alacaklıya aittir. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde,Davacı ile müflis şirket arasında genel kredi sözleşmeleri bulunduğu ve bu kredilerin teminatı olarak müflis şirkete ait taşınmazlar üzerine ipotek tesis edildiği,müflis şirketin kredi borcunu süresinde ödemediği,bilirkişi raporu,genel kredi sözleşmeleri,ipotek belgeleri,tapu kayıtları ve dosya içerisindeki diğer belgelerden alacağın varlığının ispat edildiği,alacağın gerçek varlığı yönünde yeterli delillerin bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 56.917.082,89.-TL alacağın müflis şirketin iflas masasına tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla kayıt ve kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebinin ispat edilemediğinden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile ; 56.917.082,89.-TL alacağın müflis ..... Organizasyon İnşaat Sanayi Anonim Şirketinin iflas masasına, İİK'nın 206 ncı maddesi uyarınca İstanbul İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosayısından yapılacak tahsilat ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla İmtiyazlı/Rüçhanlı alacak statüsünde KAYIT VE KABULÜNE,
2-Davacının,fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalı iflas idaresinden alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından ödenen 179,90 TL Başvurma Harcı ile 179,90 TL Peşin Harç, 25,60 TL vekalet harcın davalı iflas idaresinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 16 adet tebligat+posta ücreti 499,50 TL , bir bilirkişi inceleme ücreti 80.000,00 TL olmak üzere toplam 80.499,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 80.409,24 TL'nin davalı iflas idaresinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalı iflas idaresinden tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı iflas idaresinin kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalı iflas idaresine VERİLMESİNE, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafından peşin olarak yatırılan 710,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 164/2 nci madde hükmü uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 10 gün içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı,davalı vekilinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.08/02/2024
Başkan ..... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ..... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ....... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ..... ☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."